Medya Bağımlılığı ve Kurtulma Yolları

Okuma Süresi: 5 Dakika  | Yazdır

Günümüz insanının gerek mutsuzluğunun gerekse de yaşamına yön veren eğilimlerinin ana kaynağını medya kanalıyla edindikleri oluşturur. İnternet ve enformasyon teknolojisinin ceplerimize kadar girmesi, televizyonun her evin vazgeçilmezlerinden biri haline gelmesi, dizilerin adeta dini ritüeller gibi sıkı bir dakiklikle izlenip takip edilmesi hayatımızın ne derece medya güdümünde olduğunu anlatmaya yeter. Dürüst olursak bu durumun bir eğlence ve yaşam biçimi olmaktan öte bir bağımlılık olduğunu gayet adamakıllı bir şekilde söyleyebiliriz. Zira kişisel kontrolümüzü bizden tamamıyla alan ve günlük yaşamsal, eğitsel, sosyal vb. ihtiyaçlarımızı karşılaması bakımından hiçbir ehemmiyeti olmayan bu durumu bağımlılık olarak nitelendirmek son derece yerinde olacaktır.

Bu yazımızda medya bağımlılığının hayat ve yaşam biçimlerimiz için ne ifade ettiğini ve bu durumdan kurtulmak için neler yapabileceğimizi ele almaya çalışacağız. Medya bağımlılığı olarak ifade ettiğimiz şey, dış dünyamızda sanat, magazin ve futbol dünyasına ait ünlülerin hayatlarına dair magazinsel olaylar, politikacıların vaat ve şovları, düşük kalite abartılı gerçeklik ve komplo teorileriyle dolu düşük kalite bilgi yığınlarıyla örülü internet makaleleri gibi her türden program ve yayın kastedilmektedir.

Hayatımızın merkezine yerleşen interaktif cihazlarımızdaki sosyal platformlardaki içeriklere önce merak dürtüsüyle giriyoruz, bir zaman sonra başkalarının hayatlarına dair şeyleri daha fazla merak edip acaba yeni bir şey var mı diye tekrar tekrar bu platformlara girmeye başlıyoruz. Örneğin faceebook. Twitter, İnstagram gibi uygulamalar telefonumuzun rehberinden fazla işlevsellik gösteriyor ya da günün belli saatindeki dizimiz için bütün diğer faaliyetlerimizi bu saatlere göre ayarlayabiliyoruz.

İşte bu günlük yaşam programımız ve dizginleyemediğimiz medya bağımlılığımız zamanla hayatımızı gereksiz ve düşük kalite bilgilerle doldurmaya başlar. Düşük kalite gereksiz bilgiler yumağına dönüşen zihnimizin yaratıcılığı zayıflar, fukaralaşan zihnimiz nedeniyle sosyal etkileşim ve paylaşımlarımız de kalitesizleşir, mantıksal akıl muhakemesi doğallığını yitirerek bizi kendimiz için doğru olan seçimlerden uzaklaştırır. Tüm bu zihinsel hasarın yanında sosyal yaşamımızda da daha dramatik şekilde yalnızlaşma ve giderek gelişen bir yabancılaşmayla bunalımlı bir coşkunluğun içinde debelenmeye başlarız. Değer ve geçmişimize bağlılık, sosyal dayanışma ve fedakarlık gibi erdemler sanal bir nitelik alarak kaybolmaya başlar. Sık sık karşılaşılan bu durumlar her bakımdan bir duyarsızlıkla biz asla arzu etmediğimiz kronik şikayetçi bir hayatın sahibi yapar. Bütün bunların yanı sıra elbette evrene dair duyarlılığımızı besleme ve ihtiyacımız olan güncel bilgilere erişme imkanı vermesi bakımından kontrollü medya tüketimini medya bağımlılığının dışında tuttuğumuzu belirtmek gerek.
Peki medya bağımlılığından kurtulmak için neler yapılabilir veya bunun için nasıl bir başlangıç yapmalı ? Bu sorunun birçok cevabı sıralanabilir fakat en etkili kontrol ve kurtulma yöntemi, erteleme alışkanlığından kurtulmak ve sağlıklı ve anlamlı alışkanlıklara güçlü bir şekilde sadık kalmaktır. Sonrasında tüm dünyada en çok satan ve uygulanan kişisel yaşamı zenginleştiren Steven Covey’nin “Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı” adlı kitabında vurguladığı alışkanlıkları bir yaşam tarzına dönüştürmek ve bunlara kuvvetli bir sadakat göstermektir. Covey’nin kitabında sıraladığı yedi alışkanlık şunlardır:

1.Alışkanlık: Proaktif Ol 2.Alışkanlık: Sonunu Düşünerek İşe Başla
3.Alışkanlık: Önemli İşlere Öncelik Ver
4.Alışkanlık: Kazan/ Kazan Diye Düşün
5.Alışkanlık: Önce Anlamaya Çalış, Sonra Anlaşılmaya
6.Alışkanlık: Sinerji Yarat
7.Alışkanlık: Baltayı Bile

Bir diğer ve oldukça önemli bağımlılıktan kurtulma yöntemi de yine Covey’nin yukarıda andığımız kitabında da yer verilen şu çemberdeki iç daireyi olabildiğince geniş tutmamız gerekiyor.

Sürekli bir şekilde savaşlar ne oldu, ünlülerle ilgili en son hangi haber geçti, doğal afetlerle ilgili ne oldu, ne oluyor, diğer insanlar benim hakkımda ne düşünüyor, başkalarının siyasi fikirleri ne gibi sınırsız sayıda bizle ilgili olmayan gündemlerle meşgul olmaya başlarsak zamanla kendi mutluluk bahçemizi ve yaşamımızı koca bir çöplüğe çevirmiş oluruz. Sınırlı enerji ve zamanınızın sizinle olmayan son derece niteliksiz bilgilere harcandığını fark ettiğinizde bundan kurtulmanız hayli zor olacaktır. Aynı zamanda bu gündemin adamakıllı etkisine girdiğimizde evrene dair kaygılandığımız de değiştirmek istediğimiz şeylere dair de hiçbir katkımız olmadığı görülür. Zira insan ancak kendisini değiştirmeye başladığında etrafını da değiştirme kudretine ulaşabilir. Medya bağımlılığının doğurduğu gereksiz bilgilerden kurtulup sizden çaldığı zamanı tekrar kazandığınızda kafanızda kurguladığınız dünyaya ve yaşama dair şeyleri gerçekleştirmek için gereken zamana fazlasıyla sahip olduğunuzu fark edersiniz.

Medya bağımlılığı verdiği tüm coşkunluğa rağmen gittikçe pasifleşen ve his ve fikirleri sadece kafasında kalan sanal bir bireye dönüşür. Bu bağımlılığı kontrol altına aldığınızda hayatın ana fikrine deneyimlerin geçmesine bir fırsat sunmuş olursunuz. Medya bağımlılığı oldukça ciddi zararlar doğururken bunu en değerli zenginliğiniz olan enerji ve zamanınızı çalarak yapar. Bu bağımlılığın etkisine girdiğinizde herhangi bir medya platformunda değilken bile zihniniz oraya kaydığı için enerjinizi tüketmeye devam eder.
Medya platform ve uygulamalarını hayatımızdan çıkaramayacağımıza göre bu kaynağı kendimiz için etkili ve verimli hale getirmek birinci önceliğimiz olmalıdır. Bunun için karşılaştığımız gündelik bilgiyi veya uygulamayı kullanırken ‘ bu benim için ne anlam ifade ediyor , Hayatıma olumlu bir katkısı var mı, bu şey bana nasıl bir fayda sağlıyor ?’ sorularını sorduğumuzda pozitif bir cevap alamıyorsak hemen o mecradan uzaklaşmamız gerekir.

Kaynakça:
jamesclear.com/brain-food
britannica.com/topic/media-dependency-theory

Yazar: Erdal Uğur