May 15

grafik.jpg

Günümüzde dünya enerji üretiminde öncelikli kaynaklar petrol, doğlagaz ve kömür gibi yenilenemeyen enerji kaynaklarıdır. Özellikle doğalgazın çevreyi daha az kirletmesinden dolayı enerji üretimindeki payı gün geçtikçe artmaktadır. Yukarıdaki grafikte görüldüğü üzere, dünyanın en çok kullanılan enerji kaynağı petroldür. İkinci sırada kullanımı gittikçe azalan maden kömürü ve üçündü sırada üretim ve tüketimi hızla artan doğalgaz bulunmaktadır. Her dönem belirli bir enerji kaynağı önem kazanmıştır. Kömürün yerini zamanla petrol almış ve sonraki yıllarda doğalgaz önem kazanmıştır. Önümüzdeki yıllarda ise alternatif enerji kaynakları değer kazanacaktır.

Günümüzde dünya üzerinde kullanılmakta olan alternatif enerji kaynakları ve kullanım oranları şöyledir;

Nükleer Enerji
110.jpgNükleer enerji nükleer reaktörlerde atom çekirdeÄŸinin parçalanması veya çekirdek kaynaÅŸması esnasında açığa çıkan enerjidir. Nükleer yakıtlar ise uranyum ve toryumdur. Bu maddelerden çok yüksek oranlarda elektrik enerjisi üretilmektedir. Örnejin bir gram uranyumdan elde edilen enerji dört ton maden kömüründen elde edilen enerjiye denktir. Nükleer enerjide en büyük sorun radyasyon tehlikesidir. Günümüzde dünyada 31 ülkede 437 ünite ile elektrik üretimi nükleer santrallerden saÄŸlanmaktadır. Nükleer enerji ilk olarak II. Dünya Savaşı’ndan sonra İngiltere’de kullanılmıştır. 80 milyon nüfusa sahip olan Fransa’da 59 tane nükleer reaktör bulunmakta ve tüketilen elektriÄŸin %73′ü nükleer enerjiden saÄŸlanmaktadır. Nükleer enerji elektrik elde etmenin yanında tıpta ve sanayide kullanılan izotopların üretilmesinde, gemi ve denizaltının hareket ettirilmesinde kullanılmaktadır.

Güneş Enerjisi
2ince.jpgTemiz ve masrafsız bir enerji kaynağı olan güneÅŸin en önemli özelliÄŸi bol ve sınırsız olmasıdır. Kullanımı giderek artan güneÅŸ enerjisinden önceleri ısı enerjisi olarak son yıllarda ise geliÅŸen teknoloji ile beraber elektrik enerjisi olarak yararlanılmaktadır. GüneÅŸ panelleri ve fotovoltaik pillerle giderek azalan maliyetlerle elektrik enerjisi elde edilmektedir. GüneÅŸ enerjisiyle çalışan otomobiller yapılmıştır. Fakat bunlar genellikle tek kiÅŸilik ve çok sınırlı güce sahip araçlardır. Yapabildikleri hız 5km/h’i geçemediÄŸinden günlük kullanımda yer edinemeyecek kadar verimsizdirler. GüneÅŸ enerjisiyle çalışan bir diÄŸer ÅŸey de güneÅŸ ocağıdır. Yemek piÅŸirme amaçlı olarak kullanılan güneÅŸ ocakları son derece kullanışlı araçlardır. Kırsal bölgelerin sosyoekonomik kalkınmasına destek olan, orman tahribatını önlemeye yardımcı olan güneÅŸ ocaklarıdır. GüneÅŸ enerjisinden sıcak su da elde edilmektedir. ÖrneÄŸin Fransa ile İspanya arasındaki Pirene daÄŸları üzerinde kurulu olan güneÅŸ kollektörlerinden 320 derece sıcaklık saÄŸlanmaktadır. Aynı ÅŸekilde evlerin çatısına monte edilen güneÅŸ panellerinden sıcak suelde etmek de mümkündür ve yaygın olarak kullanılmaktadır. Avustralya, Japonya, İsrail ve ABD güneÅŸ enerjisinden yararlanan ülkelerin başında gelmektedir. İsrail’de güneÅŸ enerjisiyle her yıl 300 bin ton petrole eÅŸdeÄŸer enerji saÄŸlanmaktadır. KeÅŸke bütün ülkeler güneÅŸ enerjisine bu kadar önem verse, yılda çok büyük miktarlarda fosil yakıt tasarrufu yapılabilmesi mümkün olur. Yazının Devamı…

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,
Ara 28

Ülkemizde nükleer santral kurulsun mu kurulmasın mı diye yoÄŸun tartışmalar yaÅŸana dursun Japon’yada nükleer enerji konusunda enteresan geliÅŸmeler yaÅŸanıyor. Küçük ama akıllı dostlarımız gelecekte yaÅŸanması muhtemel enerji savaÅŸlarının bile önüne geçebilecek basit ve etkili bir enerji kaynağı geliÅŸtirme yolunda emin adımlarla ilerliyorlar.

Bir çoğunuzun aklına hemen hayalleri süsleyen soğuk füzyon gerçek mi oldu acaba şeklinde bir soru gelmiş olabilir fakat olay bu kadar çevreci değil. Ülkemizde daha çok dizüstü bilgisayarları ve LCD TV leriyle tanıdığımız Japon üretici Toshiba, 40 yıl boyunca küçük bir yerleşim birimine enerji sağlayabilecek güçte nükleer pil geliştirmiş durumda.

Önümüzdeki sene ilk denemelerine Japonya’da baÅŸlanması planlanan 200kw/saat güç üretme kapasitesine sahip mini nükleer reaktör, eÄŸer Amerikan Nükleer Enerji kurumundan da gerekli onayları alırsa 2009′da baÅŸta Amerika olmak üzere genel kullanıma sunulacak. Böylece enerji götürmenin zor olduÄŸu adalar, engebeli araziye kurulu kasabalar gibi yerleÅŸim birimlerine KW/saati 0.05$’dan enerji sunulabilecek.

toshibaspeedreaktor.jpg

Pilin çalışabilmesi için gerekli tesis her ne kadar karmaşık duruyor olsa da tesisin büyük kısmı nükleer pilin korunması ve üretilen enerjinin kontrol altına alınıp dağıtılmasıyla görevli cihazlardan oluÅŸuyor. 6 metre uzunluÄŸa ve 1.8 metre geniÅŸliÄŸe sahip olan pilin içerisinde tepkimeyi kontrol etmek için sıvı lityum-6 elementi bulunuyor. Enerjinin üretildiÄŸi asıl kısımda herhangi bir mekanik parça bulunmuyor ve enerji üretimi esnasında çekirdeÄŸe müdehale gerekmiyor. Tehlike anında ise otomatik olarak kapanma özelliÄŸine sahip. (Tabi bu Çernobil’deki reaktör için de geçerliydi. Kendini ne kadar hızlı kapatabildiÄŸini ve teklikeyi nasıl etkisiz hale getirdiÄŸini tüm dünya gördü (!))

Nükleer pilin bir kaç versiyonu bulunuyor; teknik detaylarını verdiğimiz versiyon, standart bir nükleer enerji santralinden 100 kat daha küçük yer kaplıyor ve 200kw/saat elektirik üretiyor. Pilin gelişmiş versiyonları 1100kw/saate kadar enerji üretebiliyorlar. Fakat üretilen enerji miktarı arttıkça pilin dayanma süresi de düşüyor zira 25.000 hanelik bir yerleşim birimine yetecek versiyon için 3 ile 5 yıl arası bir ömür belirlenmiş. Bu süre sonunda pilin değiştirilmesi gerekiyor.

Bu sistem sayesinde uzak bir gelecekte her sitenin veya uydu kentin kendi enerji santrali olabilecek. Satılık daire ilanlarında havuz, otopark ve oyun alanı yanında müstakil nükleer santral ibaresini de görebileceğiz :) (Tabi bu gelecekte nükleer pilleri bombaya dönüştürerek insanlara zarar vermeyi planlayacak teröristlerin olmayacağını varsayıyoruz.)

Daha ayrıntılı bilgi için aÅŸağıdaki adresleri ziyaret edebilirsiniz; bu enteresan haberi benle paylaÅŸan Murat KARAMANOÄžLU’na da tekrar teÅŸekkür ederim.

* http://www.bloomberg.com/
* http://www.utnl.jp/
* http://www.dvorak.org/

Alıntıdır

Etiketler: , , , , , ,
Nis 21

Nükleer enerji günümüz elektrik ihtiyacının yaklaşık %17’sini karşılamaktadır. Bazı ülkeler enerjilerinin büyük bir kısmını nükleer santrallerden üretmektedir. ÖrneÄŸin Fransa Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı verilerine göre elektrik enerjisinin %75′ini nükleer enerjiden saÄŸlamaktadır. Amerika ise enerjisinin %15′ini buradan karşılamakta fakat bazı bölgelerinde santraller daha yoÄŸun biçimde enerji üretimi yapmaktadır. Dünya çapında 400′den fazla nükleer santral bulunmakta ve bunların 100′den fazlası sadece Amerika’da yer almaktadır.

Nükleer Santraller Nasıl Çalışır?
Bir nükleer santral kurmak için zenginleÅŸtirilmiÅŸ uranyuma ihtiyaç vardır. Bu uranyum türleri U-235 baÅŸta olmak üzere, U-233, U-238 ve Plütonyum; P-239 ve P-241′dir. Uranyumun fizyon tepkimesine girerek bölünmesi sonucunda açığa çok yüksek miktarda enerji çıkar. Bu bölünme için, nötronlar yüksek bir hızla uranyum elementinin çekirdeÄŸine çarpar. Bu çarpışma çekirdeÄŸin kararsız hale geçmesine ve sonrasında büyük bir enrji açığa çıkartan fisyon tepkimesine neden olur. GerçekleÅŸen tetikleyici ilk fisyon tepkimesi sonucunda ortama nötronlar yayılır. Bu nötronlar diÄŸer uranyum çekirdeklerine çarparak fisyonu elementin her atom çekirdeÄŸinde gerçekleÅŸtirene kadar devam eder. Ortaya çıkan enerji kontrol edilmediÄŸi taktirde ölümcül boyutlardadır. Kontrol etmek için reaktörlerde fazla nötronları tutan ve tepkimeye girmesini engelleyen üniteler vardır. Bu sayede kontrollü bir fisyon tepkimesi zinciri saÄŸlanır.

Yazının Devamı…

Etiketler: , , , , , , , , , , ,
Sayfa 1 (1)1