Bilgiustam
Türkiye'nin Bilgi Sitesi

Batıklar Deniz Yaşamını ve Çevreyi Nasıl Etkiler?

0 53

Kaza sonucu oluşan gemi enkazlarının genellikle çıkarılması zordur ve bu batıklar genelde çevreye sızan zehirli maddelerle yüklüdürler. Gemi enkazlarının meydana gelmesinde en büyük faktör ise, çoğunlukla bir geminin gizli mercan resiflerine çarpması ve özellikle önemli deniz habitatlarına zarar vermesidir. Bunun yanında bu gemi enkazlarının birçoğu deniz yaşamına zarar verebilirken, bazıları yeni yaşam alanları yaratılması için bilinçli olarak su altına yerleştirilmektedir.
Kasten batırılan gemiler, bazı çevreler tarafından yeşil yıkıma neden olarak gösterilerek eleştirilere maruz kalmaktadır. Oysa araştırmalar tarafından batıkların doğru koşullar altında yapay resifler oluşturabileceği ileri sürülmektedir. Gemi enkazları balık ve diğer deniz canlılarının yaşaması yeni alanlar oluşturarak, resif ekosistemlerinin kaybının azaltılmasında etkili olabilir.

Kirlilik ve Habitat Tahribatı

Gemiler okyanusta büyük arızalar sebebiyle battığı ya da terk edildiği zaman kaçınılmaz olarak okyanus yaşamını etkilemektedir. Büyük gemiler deniz tabanını kazıdığında, 10.000 fit kareden fazla okyanus habitatına kolayca zarar verebilir. Hatta uzun vadede geminin içeriğinde bulunan malzemeler, boyası, yakıtı ve kargosu da çevreyi olumsuz yönde etkileyebilir niteliktedir.

Deniz Pırlanta Batığı

2007 yılında, MS Sea Diamond yolcu gemisi Ege Denizi’ndeki volkanik bir resifte karaya oturmuştur. Bir günden daha kısa sürede bu gemi Santorini kalderasına su altına batmıştır. Gemi enkazı Sea Diamond’da tahmini olarak, 150 katot ışın tüplü televizyon ve 1,7 ton pil bulunmaktaydı. Bu geminin elektrik donanımı ile içindeki mallar beraber yaklaşık 1 tondan fazla kurşun, 1.000 gram kadmiyum ve 80 gram cıva içermekteydi. Bakır, nikel ve krom gibi diğer ağır metaller batık geminin gövdesinde bulunurken, zamanla bu ağır metaller çevredeki deniz suyuna sızar veya kumu kirletebilecek tuzlara dönüşür.Batıklar Deniz Yaşamını ve Çevreyi Nasıl Etkiler?
Bu yolcu gemisi deniz suyunda doğal olarak düşük konsantrasyonlarda ağır metaller oluşturur. Sea Diamond batığının çevresindeki alanda yapılan bir araştırma, geminin karaya oturmasından üç yıl sonra Çevre Koruma Ajansı tarafından belirlenen güven sınırını aşan kurşun ve kadmiyum konsantrasyonları bulunmuştur. Araştırmacılar metallerin korozyona uğraması için geçen süreyi göz önüne alarak, bölgede ağır metal konsantrasyonlarının artmaya devam edeceğini tahmin etmişlerdir.
Sea Diamond, hala su altındadır ve çevreye zarar vermeye devam etmektedir. Bir kirlilik bariyeri mevcut olsa da, eleştirmenler gemi enkazının hasarını azaltmak için yeterli olmadığını bildirmektedirler. Yunan hükümeti Aralık 2019 yılında, enkazı kaldırma projesiyle ilerlemeye başlamışlar, ancak haftalar sonra proje durdurulmuştur.

Rena Gemi Enkazı

Ekim 2011 yılında, MV Rena olarak bilinen bir konteyner gemisi, Yeni Zelanda kıyılarındaki Astrolabe Reef’te karaya oturmuştur. Çarpışmadan kısa bir süre sonra, 700 metrelik gemi petrol sızdırmaya başlamış ve gemi kazasından dört gün sonra bu petrol 3 millik kaygan bir alan oluşturacak kadar denize dökülmüştür. Bu gemiden dökülen petrol tahmini olarak 2.000 deniz kuşunun ölümüne neden olmuş ve 300’den fazla penguen petrole bulanmıştır. Oluşan petrol sızıntısının ardından vahşi yaşamı kurtarma ekiplerince bu hayvanlar rehabilite edilmiştir.
MV Rena gemi enkazı nedeniyle oluşan petrol sızıntısı nispeten az olsa da, enkazın oluştuğu Astrolabe Reef, bugün geminin kargosu tarafından ciddi şekilde hasar görmeye devam etmektedir. Gemi enkazı oluştuktan sonraki yıllarda bu bölgede yapılan araştırma çalışmaları resifin çökeltilerinde toksik kimyasallar, petrol ürünleri, deniz yaşamında ağır metaller tespit etmişlerdir. Petrolün çoğu çevrede temizlenirken veya bozunurken, gemi kargosu arasında depolanan kirleticiler çevrede çok daha uzun süre kalmıştır. Mesela geminin gövdesi parçalandığında Rena’daki konteynırlardan bir tanesinde Astrolabe Reef’e dağılan 20 tondan daha çok granül bakır parçası bulunmaktaydı. Bakırın deniz yaşamı için toksik olduğu bilinir ve ince parçaların tamamen temizlenmesi imkansızdır.
Geminin kendisi de resif üzerinde kalıcı bir etkiye sahiptir. MV Rena’nın boya kaplaması tekne içindeki deniz yaşamının sürdürülmesini engeller nitelikte bir boyadır, yani Tributyltin veya TBT kimyasal maddeleri içerir. Bu iki kimyasalın 2008 yılında tekne kaplama boyalarında kullanımı yasaklanmıştır. MV Rena gibi TBT ile kaplı bulunan gemiler, yasaklanan TBT içeren boyayı tekrar kullanmadıkları takdirde ticari olarak denize açılmalarında kanunlara göre mahsur yoktur. Ancak enkaz oluşturabilecek bir kaza yaşarlarsa eski kullanılan kaplama çözünerek deniz yaşamını tehlikeye sokabilir.

Yeni Habitatlar

Yosun ormanları ve mercan resifleri deniz yaşamı içinde iç içe yer alan habitatlardır. Sadece kumlu bir deniz tabanına sahip alanlarla karşılaştırıldığında, resifler ile yosun ormanları, deniz yaşamının devam etmesi, saklanması için çok sayıda kuytu ve çatlak sağlar. Ayrıca gemi enkazları, deniz yaşamının devam etmesi için yeni yapılar ekleyerek sualtı dünyası üzerinde benzer bir etkiye sahip olabilirler.
Batıklar Deniz Yaşamını ve Çevreyi Nasıl Etkiler?Bir gemi enkazının deniz ortamına sağlayabileceği faydalar, bir geminin nerede battığına ve geminin bileşimine göre büyük ölçüde değişir. Mesela mevcut bir resifin üzerine rastgelen bir gemi enkazı, mevcut bulunan deniz habitatının büyük kısmında hasara neden olabilir. Ya da tam tersine mevcut bir resifin yakınında bulunan bir gemi enkazı, bölgedeki deniz yaşamı için yeni habitatlar sağlayabilir. Batıklar, deniz yaşamı için habitat yaratmanın yanı sıra, tüplü dalgıçların ziyaret edebileceği yeni yerler de oluşturur. Dalgıçlar doğal resifler yerine gemi enkazlarını ziyaret ederek, resifler ve sakinleri fayda sağlayabilir.Batıklar Deniz Yaşamını ve Çevreyi Nasıl Etkiler?
Çelik gövdeli bir kargo gemisi olan Bellucia, 1903 yılında Brezilya kıyılarındaki Rasas Adaları yakınlarında yanlışlıkla bir resife çarptıktan sonra batmıştır. Gemi, yaklaşık 85 fit derinliğinde iki parça halinde yerinde kalmıştır. Günümüzde gemi, balık besleme ve yumurtlama için önemli bir alan olarak kabul edilmekte ve yerel olarak usta balıkçılar tarafından kullanılmaktadır. İkinci bir çelik gövdeli batık olan ve 2003 yılında batan Victory, Bellucia’nın yakınında bulunur. Bellucia’nın aksine, Victory yaşam alanı yaratmak için kasıtlı olarak batırılmıştır. Gemi daha batmadan gövdesinde bulunan boya soyulmuş ve böylelikle deniz yaşamı açısından riskli tüm malzemeler ortadan kaldırılmıştır.
Bellucia Victory’den 100 yıl önce batmış olsa da, 2013 tarihinde yapılan bir araştırmada iki batık bölgesindeki balık çeşitliliğini yakındaki doğal resif ekosistemleriyle karşılaştırılmış ve karşılaştırma sonucuna göre gemi enkazlarının hiçbirinin doğal resiflere benzer bir balık çeşitliliğine ev sahipliği yapmadığı bulunmuştur. Yapılan çalışma, 100 yıllık bir gemi enkazının bile çok daha eski resiflere eşit kalitede yaşam alanı sağlayamadığını göstermiştir. Hem Bellucia hem de Victory, zaman içinde daha fazla deniz yaşamını desteklemeye devam edecek olsa da, batıklardan yapay resiflerin oluşturulması, doğal resiflerin kaybının yerini hızla alamaz.

Kaynakça:
namepa.net/2019/how-do-wrecks-impact-the-marine-environment/
researchgate.net/publication/ shipwrecks_at_the_sea_bottom_A_case_study_from_the_Mediterranean_basin
spotmydive.com/the-environmental-impact-of-sunken-shipwrecks/
cambridge.org/core/journals/journal-of-the-marine-biological-association-of-the-united-kingdom/article/effect-of-shipwrecks

Yazar: Özlem Güvenç Ağaoğlu

Bunları da beğenebilirsin
Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.