Dil, düşünce ve yaşantıların kelime adı verilen semboller ile dile getirilmesidir. Beynin sol yarım küresinde Silvius yarığı kısmında toplaşan bir sinir yumağının ürünüdür. Wernick alanı adı verilen şakak lobu üst kısmının arka tarafı ve yan lobunu içeren bir alandır. Duyulan kelimelere bu bölgede anlamlar yüklenir. Alın lobu alt kıvrımının arka tarafı ve onun yanındaki ön alın alanları Broca alanı adı verilen bölge söz söylemeyi sağlar. Bu bölge ifadelerin doğru diziliminden ve gramerden sorumludur. Bu sinir yumağının tahrip edilmesi afazi denilen ifade bozukluğuna sebep olur. Afazi dediğimiz bozukluk ifade etme, sözleri anlama, sözcükleri seçme ve sözcükleri sıralama bozukluğudur. Sağ elini kullananların %90’ı ve sol elini kullananların %60’ı sol yarım küreyi konuşma merkezi olarak kullanır. Çok az insanın konuşma merkezi sağ taraftadır.

Afazi Belirtileri
Hastaların bir cismin ismini söyleyememesi en sık rastlanan belirtidir. Örneğin; silgi gösterildiği zaman silgi diyemez bunun yerine “silmeye yarayan bir şey” der ya da sözcüğü yanlış ifade eder.

Wernick Afazisi: Hastalar duydukları şeyleri ve okuduklarını tam olarak anlayamazlar. Kendilerini ifade ederken akıcı konuşurlar. Ama kelimelerin çoğunu yanlış söylerler. Hasta sanki yeni bir dil yaratmıştır, söylediklerini anlamak güçtür. Fakat kişi bu konuştuklarının farkında değildir. Onu anlamayan kişilere kızar, şüpheci ve saldırgan bir tavır takınır. Bu bozukluğu olan insanlar iyi okuyamaz, iyi yazamaz, nesneleri adlandıramaz ve kelimeleri tekrarlayamaz.

Broca Afazisi: Bu bozukluğa sahip insanlar az kelime kullanırlar, ara vererek konuşurlar, sözcüklerin dizilişi ve söylenişi yanlıştır. Adlandırma ve tekrar yapamazlar. İletişim, “evet”, “hayır”, ve hatta bir uğultuya indirgenebilir. Duyduklarını ve okuduklarını anlar, şarkılar söyleyebilir. Wernick afazisi ile arasındaki en temel fark kişi konuşamadığının farkındadır ve bu ondan depresyona neden olur.
Wernick ve Broca afazileri damar tıkanmalarına, kafa travmalarına, beyinde kanamaya veya tümörlerin sonucunda oluşabilir. Bu iki afazinin birlikte aynı kişide olması durumuna global afazi denir.

Diğer Afazi Çeşitleri

a) İletim Afazisi: Beyinde Broca ve Wernick alanları arasında bulunan sinirler tahribata uğramıştır. Bu afazi Broca afazisine çok benzer fakat iletişim akıcı bir şekildedir.
b) Anomik Afazi: Kişiler tek başına gördüğü bazı nesnelerin isimlerini aklında tutamaz. Alzheimer hastalığında ve bazı beyin travmalarında sıkça rastlanan bir anomidir.
c) Şakak Lobu Üst Kısmı Tahribi: Kişi işitir fakat konuştuğu dili yabancı bir dilmiş gibi anlamakta güçlük çeker.
d) Sol Art Kafa Tahribi: Hasta anadilinde yazılmış olan bir yazıyı yabancı dilde yazılmış gibi algılar, okur fakat algılayamaz. Çoğunlukla renklerin ismini unuturlar
e) Afemia: Bu rahatsızlıkta hasta dilsiz gibi davranır ve bu durum bir süre sonra fısıltılı bir konuşmaya evrilir.
f) Gertsmann Sendromu: Kişi temel matematik işlemlerini yapamaz, güzel yazı yazamaz, parmaklarını isimlendiremez ve genellikle sağ tarafı ile sol tarafının ayırdına varamaz.
g) Aprosodia: Cümlelerdeki vurgu noktalarını algılayamaz, vurgusuz olan kelimelerle monoton bir konuşma tarzı yaratırlar.
h) Agramatizm ya da Telegrafik Konuşma: Bu arazilerde yazılı ya da sözlü ifadelerde edatları ve bağlaçları kullanmazlar.
i) Somut Sözcük Afazisi: Çok nadir rastlanan bir dil bozukluğudur. Günümüze kadar 10-20 kişide bu rahatsızlığa rastlanmıştır. Bu kişiler kelimenin kendisi yerine kelimeye en yakın anlamda bir başka kelime kullanırlar. Örneğin; böğürtlen dedikleri zaman ağaç çileğini kastederler. Söyleyemedikleri bir takım sözcükleri çok rahat okurlar. Soyut ve somut sözcüklerin zihinde tekabül ettikleri alanlar farklıdır.

DİĞER BELLEK BOZUKLUKLARI

1) Hemineglect(Yarıyı İhmal)
Bu sendromda hastanın başı sağ tarafa meyillidir. Kişi vücudun sol kısmındaki bölgeleri yıkamaz, tıraş etmez ya da giydirmezler. Kişi sol tarafına konulan tabaklardan yemek yemez, kitap sayfalarının sol tarafını okuma, yazdığı zaman kağıdın sol tarafına yazmaz. Solunda duran uzuvların hiçbirinin kendisine ait olmadığını hissederler. Başka bir kişiye ait olduklarını düşündükleri bu uzuvlarını yataktan dışarıya atmak isterler ve çoğu zaman yere yuvarlanırlar.

2) Apraksi
Kişi kendisine bir hareket emri verilince yapamaz. Örneğin; “fermuarını kapat” denilince kapatamaz. Pandomim olarak diş fırçalama, bakım yapma gibi hareketleri yapmaz. Kişilerde en çok görülen Apracsi çeşidi fikir-hareket apraksisidir. Beyin kısmında düşünsel sistemle, hareket sistemi bağlantısı tahrip olmuştur, üzerinde düşündüğü bir eylemi taklit edemez. Düşünce apraksisinde kişi eylem sırasını karıştırır. Örneğin; kalemi ters tutarak yazmaya çalışır.
Kişinin kıyafetlerini giyememesi durumlarına giyinme apraksisi denilir. Onunla uzun süre uğraşması söz konusudur. Konstrucsion apraksisinde kişi bazı matematiksel şekilleri kopyalayamaz. Hastanın çevreye bakmak için gözlerini istediği gibi çevirememesi sendromuna Balint sendromu denir. Gördüğü şeyleri yakalayamaz ve çevresel görme ile beyin merkezli görmeyi bütünleştiremez.

LİMBİK SİSTEM AMNEZİLERİ
Hipotalamus ve bazı talamus çekirdeklerinin bulunduğu sisteme limbik sistem denir. Bu kısımda duygular, güdüler, salgı bezleri ve duyu sinirleri bulunur. Kişisel hatıraların depolandığı yer olarak da bilinir. Bu sistemin çift taraflı hasarı ağır amnezilere sebep olur. Amnezi geriye dönük ya da ileriye dönük olabilir. İleriye dönük olan amneziye anterograt, geçmişe dönük amneziye ise retrograt denir. Retrograt amnezi kişinin geçmişindeki anılarının silinmesidir. Kişiler yakın geçmişlerini hatırlamazken çok uzak geçmişi yani çocukluklarını hatırlarlar. Corpus Collosum bölgesi tahrip olmuş hastalar çevredeki sağ ve sol görselleri bir araya getiremezler.

YÜZLERİ HATIRLAMAK
Tanıdığımız bir insanın yüzünü gördüğümüz zaman onu hatırlarız. Beynimizde yüz tanıma için ayrılmış alanlar nesneleri tanımak için ayrılmış olan alanlardan farklıdır. Bir yüze baktığımız zaman beyin, o kişi ile alakalı ayrıntıları sıralar; cinsiyet, yaş, ırk, fizyonomik değişmezler, anatomik ayrıntılar, kişinin sesi ismi, o kişi ile olan anılar. 1980 yılında Marsilya eyaletinin La Timon Hastanesinde bir hasta doktorlar tarafından kendisine gösterilen kendi fotoğraflarını tanıyamıyordu. Tıbbi dilde bu duruma Prosopagnozi denmektedir.

Kaynakça:
https://www.aphasia.org/wp-content/uploads/2014/12/Aphasia-Definitions.pdf
Bilim ve Teknik Dergisi
http://www.turkpsikiyatri.com/C15S4/hafifBilissel.pdf

Yazar: Taner Tunç

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here