Hatırlatma ve Bellek Nedir ?

Bellek organizmanın yaşamı boyunca elde ettiği bilgileri sakladığı, ihtiyaç duyduğunda ise kullandığı yani hatırladığı bir mekanizmadır. Belleği bir harddisk gibi düşünebiliriz. Bellekte iki temel süreç vardır. Bunlarda biri depolama diğeri ise hatırlamadır.

Depolama: Belleğe yeni bir veri girişinin olması yani bilginin saklanmasıdır. Örneğin matematikteki formülleri zihnimize depolarız.

Hatırlama: Depolamaya alınan bilginin ihtiyaç halinde geri çağrılmasıdır. Bu nedenle hatırlamaya geri çağırma da denilmektedir. Formülü biliyorsam, problem çözerken bunu kullanmam uzun süreli bellekteki bilginin geri çağırması söz konusudur.

BELLEK ÇEŞİTLERİ

Duyusal Bellek: Duyu organları tarafından algılanan bellek türüdür. Genellkle 4 saniye duyu organlarında tutulur. 2 saniye içerisinde ise bellekten silinir.

Kısa Süreli Bellek: Geçici bir süreliğine belleğe alınan bilgilerin saklanmasıdır. Örneğin bir yol tarifi sorduğumuzda söylenen bir market ismi o andan sonra unutulur. Fakat bilinmesi gereken bir durum vardır ki kısa süreli bellek tekrarlama ya da örgütleme yoluyla daha kalıcı olabilir. Aynı zamanda kısa süreli bellek uzun süreli belleğe geçişini de sağlayabilir. Bu sayede bilgiler davranışa ve ya alışkanlıklara dönüşecektir.

Uzun süreli Bellek: Sonsuz bir kapasiteye sahip olduğu bilinen uzun süreli belekte bilgiler kalıcı olarak depolanır. Bilgiler yok olmaz. Bilgilere yenileri eklenerek kompleks bir yapıya doğru ilerler. Daha nadir hatırlanan bir bilgi olmasına rağmen kalıcı olması zaman ister. Uzun süreli bellek, açık bellek ve örtük bellek olmak üzere ikiye ayrılır.

3.a. Açık Bellek: Açık bellekte belli bir yere ve zamana ait bir durum varsa anısal bellek söz konusudur. Aynı zamanda bir durum ya da olayın anlaşılması ve anlamlandırılması söz konusu ise bu belleğe de anlamsal bellek denilmektedir.
3.b. Örtük Bellek: Bilgilerin öğrenilmeyi ya da kaydedilmeyi istemeden ya da farkında olmadan depolandığı durumdur. Klasik koşullama, beceri ve alışkanlıklar, farkında olmadan öğrenme bu duruma örnektir.

BELLEĞİ GELİŞTİRMEK İÇİN NE YAPMALIYIZ?

Öğrenilme aşamasında sık sık tekrarlar yapmak belleğin gelişmesine imkan sağlar. Aynı zamanda bireyin yaşam koşullarının iyi olması, öğrenmeyi kolaylaştıracak koşulların sağlanması gerekmektedir. Herkesin öğrenme durumu aynı olmadığından bireyin kendine ait öğrenme ve zihinde tutma yöntemlerini geliştirmesi gerekmektedir.
İyi beslenmelidir. Öğrenmede bireyin fizyolojik koşulları ne kadar iyi olursa öğrenme o oranda iyi ve etkili olur.
Hatırlamada ise belli yöntemler bulunmaktadır. Başlıca hatırlama (geri çağırma) yöntemleri arasında sesselleştirme, zihinde canlandırma, kümeleme, örgütleme ve çağrışım kurma teknikleri vardır.

UNUTMA
Unutma zihinde var olan bilgilerin hafızadan silinmesidir. Unutma kişinin yaşına bağlı olabileceği gibi belli travmalar, kazalar sonucunda da gerçekleşebilir. Aynı zamanda bilgilerin sık tekrar edilmemesi, ket vurma gibi nedenlerdir.

Ket vurma ise, geçmiş bilgilerin silinmesine geriye ket vurma, yeni öğrenilen bilgilerin silinmesi ise, ileriye ket vurmadır. Fakat bir çok ket vurma ile negatif transferi karıştırmaktadır. Ket vurmada bilginin tamamen silinmesi söz konusu iken, negatif transfer de öğrenme zorluğu söz konusudur.

DÜŞÜNME, DİL, PROBLEM ÇÖZME

Bireyin dış nesnelerle olan ilişkisinden de hareketle uyarıcılar yoluyla kurduğu bağlantı yoluyla düşünme gerçekleşir. Zihinde ise bu durumlar sembolleştirilir. Bu semboller ise düşünmenin asıl malzemesidir.
Düşünmede nesnelerin zihindeki görüntülerine sembol denir. Örneğin kavramlar birer semboldür. İmge ise Hayal gücüne de dayalı olarak duyu verileriyle edinmiş olduğumuz deneyimlerin zihinde canlandırılmasıdır. Örneğin yaz tatilini anımsamak, annemizin yemeğini hayal etmek… birer imgedir. İmge psikolojide imaj ya da hayal olarak da kullanılmaktadır.
Kavram ise, nesnelerin anlatımında kullanılan kelime tasarımlarıdır. Kullandığımız kalem bir nesne ise, kalem sözcüğü bir kavramdır. Belli noktalarda benzerlikleri bulunan durum ya da kişileri, nesnelerin tanımlanmasıdır. Örneğin, kalem, silgi ,defterin kırtasiye ürünü kategorisine girmesi gibi.
Günlük yaşamda bir çok problem ile karşılaşılmaktadır. Problem çözme biçimleri ise aynı değildir. Psikolojide problem çözme dört temelde gerçekleştirilmektedir.

Öfke ve saldırganlık,
Deneme ve yanılma,
Mekanik çözüm (daha önce işe yarayan çözüm yolunun tekrar uygulanması),
Düşünerek problem çözme,

Problem Çözme Davranışının Aşamaları

Hazırlık Dönemi: Problemin tanımlanması ve ne olduğunun belirlenmesi
Kuluçka Dönemi: Bekleme sürecini kapsar. Çalışmaya belli bir süre ara verilir. Bu esnada problem çözümünde ortaya çıkabilecek sorunlar uzaklaştırılır.
Aydınlanma ve Kavrayış Dönemi: Kişinin bilinci dışında gerçekleşen ve birden ortaya çıkan çözüm aşamasıdır. Kişiye fikir aniden geldsiği için aydınlanma aşaması olarak geçer. Örneğin bir problemin nasıl çözüleceğinin aniden hatırlanması gibi.
Değerlendirme: Ortaya atılan fikrin ne derece etkili olduğu ya da etkisinin olup olmadığıdır.
Yaratıcı Düşünme: Kişinin farklı bir bakış açısı ya da yeni fikirler ortaya koyabileceği düşünme türüdür. Örneğin sanatta ortaya konan eser de yaratıcılık vardır.
Yaratıcı Düşünmeyi Engelleyen Faktörler
Bireyin özgüvensiz olması, yeni fikirler ortaya koymasını engeller. Aynı zamanda alışkanlıkları, aşırı gergin ya da utangaç olması, işleve takılma, aşırı mükemmellik isteği bireyin yaratıcı düşünmesini engeller.
Düşünme Çeşitleri
Akıl Yürütme (Usa Vurma): tümevarım ya da tümdengelim yöntemlerindeki gibi belli akıl ilkelerine dayanarak bulunulan çıkarımlardır.

Deneme- Yanılma Düşünmesi: Farklı çözüm yolları deneyerek sonuç bulunmaya ya da problem çöınzülmeye çalışılır.
Düş Kurma: Problem için farklı ve yaratıcı fikirler ortaya atılır. Çözüme ulaşmak için zihinsel imgelerden yararlanılır.
Gerçekçi Düşünme: Bir şeyin olumlu ya da olumsuz yanlarını ortaya koymak için kullanılır. Bir terazi var gibi düşünüp bir tarafa iyi olanın bir tarafa kötü olanın yazılması gibi.
Çağrışımsal Düşünme : Bir kişinin bir olay ya da duruma karşı belli düşünceler geliştirmesi ve anlam yüklemesidir. Örneğin matematik dersinin öğrenciye annesiyle sayı saydıkları anı hatırlatması gibi.

Dil ve Düşünme
Dil bireylerin duygu ve düşüncelerini ifade etme biçimleridir. Düşüncenin aktarımında dil ne kadar önemli ise, dilin kullanımında da iletişimin kalitesi ve bireyin yeterlilik düzeyi çok önemlidir. Bireyin belli simgeler ve sembolleri kullanması, jest ve mimikler, iletişimin farklı unsurlarındandır.

Yazar: Soner İnce

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :