Bilgiustam
Türkiye'nin Bilgi Sitesi

Bilimsel ve Kültürel bakış açısıyla yılanlar

0 308

Kimimizde korku ve endişeye sebep olabilen, geçmişten günümüze çeşitli kültürel sembollerde yer bulan, mit ve efsanelere konu olan ve ilginç türleri olan gizemli yaratıklar olan yılanları yakından tanımak ister misiniz? Üstelik de geçmişten günümüze şifa aracı haline gelmesi ve ilginç özellikleri ve yetenekleri olması yılanlar hakkında bilgi sahibi olma isteğinizi arttırabilir. O halde gelin yılanlar dünyasına beraber bakalım.

Yılanların Genel Anatomik ve Beslenme Özellikleri Nelerdir?

Yılanlar, sürüngenler(Squamata) takımını paylaşan kertenkelelerle yakından ilişkili soğukkanlı bacaksız sürüngenlerdir. Dünyada yaklaşık 3 bin 400 yılan türü bulunmaktadır. Bunların sadece 600’ü zehirlidir. Zehirli yılan türlerinin arasında sadece 200 tanesi insanlar için ciddi bir tehlike oluşturmaktadır. Yılanlar dünya üzerinde sadece Antartika’da yaşamaz. Onun dışında dünyanın her yerinde en az bir yılan türü yaşar. Yılanlar ormanlarda, çöllerde, denizlerde ve dağlarda yaşarlar. Himalayalar’da da 4900 metre yükseklikte yılan türüne rastlanmıştır.

Bilimsel ve Kültürel bakış açısıyla yılanlar

Yılanların boyutları oldukça değişkendir. En küçük yılan 10 santimetre uzunluğuyla iplik yılanıdır. En uzun yılan ise boyu 7 metreyi bulabilen dev pitonlardır. Pitonlar ve bazı Boa yılanları, sıcakkanlı avlarını görmeye yarayan burunlarının üzerinde kızıl ötesinde duyarlı alıcılara sahiptir.

Bir çıngıraklı yılanın kuyruğunun sallanmasına neden olan kaslar dünyanın en hızlı hareket eden kaslarıdır. Saniyede 50 kez kasılır. Dünyanın en zehirli yılanlarından biri olan Kara Mamba’nın ısırığı bir insanı 45 dakika içinde öldürür. Panzehiri bulunmadan önce bu yılanın ısırdığı insanın ölüm oranı yüzde 100’dür.

Yılan türleri içerisinde adeta “uçabilenler” bile vardır. Güneydoğu Asya’ya özgü “uçan yılanlar” olarak bilinen bir yılan türü 100 metreye kadar mesafelerde ağaçtan ağaca süzülebilme yeteneğine sahiptir.

Bütün yılanlar etoburdur. Bazı yılanların, avlarını yemeden önce öldürmek için kullandıkları zehirli bir ısırığı vardır. Diğer yılanlar avlarını sıkıştırarak öldürürler. Yine de diğerleri avlarını bütün ve canlı olarak yutarlar. Çoğu yılan, türlerin azınlığı dışında, esaret altında beslenmesi çok kolaydır. Yılanlar, yiyeceklerini çiğnemezler ve çok esnek bir alt çeneye sahiptirler. Çenelerinin iki yarısı sıkı bir şekilde bağlanmamıştır ve kafataslarında çok sayıda başka eklem bulunur. Yılanların büyük avları tüketmek(yutmak) için aslında alt çenelerini yerinden çıkardığı yaygın bir yanılgıdır.

Yılanlar, uzun aylar yer altında, karanlıklar dünyasında uyuduktan ya da öldükten sonra yeryüzüne çıkar, gömlek(kav) değiştirir.

Avcı Yılanlarla İlgili İlginç Haberler

Yılanların ilginç anatomik ve beslenme özelliklerini açıkladıktan sonra bilimsel araştırmaların yer aldığı enteresan avcı yılan haberlerine değinmemek olmazdı.

Livescience’de yer alan çarpıcı bir haber “Yılanlarla Timsahların Savaşı” olarak yer almıştır. Tüyler ürpertici yeni bir dizi fotoğraf bir zeytin pitonunun(Liasis Olivaceus) bir Avustralya tatlı su timsahını (Crocodylus johnstoni) alt üst ettiği gösteriyor. Zeytin pitonu Avustralya’ya özgü bir pitondur ve sadece orada bulunur. Bu tür 13 fit(4 m) uzunluğa kadar büyüyebilir. Avustralya’nın “tazeleri”(tatlı su timsahlarının yerel takma adı)  bu yılanlarla çatışmaları yaygındır. 2014 yılında, bir zeytin pitonu, Isa Dağı yakınlarındaki Moondarra Gölü’nde bir tatlı su timsahını öldürüp yerken videoya kaydedildi. Bu durumda, yılanın çenesini daralmış timsahın etrafına yavaşça germesi beş saat sürdü.

Pitonlar, esnek çeneleri sayesinde inanılmaz yutma becerileri sergileyebilirler. Yılan alt çenesi kemikleri ayırım sağlayan bir esnek bağ ile bağlanmış iki parçaya ayrılır. Bir piton, bir av hayvanına boyun eğdirdiğinde yılan ilk önce onun üzerinde “yürür”. Bu süreç “pterygoid yürüyüş” olarak adlandırılır. Daha sonra yılan, kaslarını sıkıştırırken ve yemek yutana kadar bastırılmış hayvanın etrafında kayarak avına asmak için çenesini kullanır.

Pitonların ayrıca büyük öğünleri bir kerede sindirmelerine yardımcı olan bir dizi genetik adaptasyonu vardır. Ulusal Bilimler Akademisi Bildiriler Kitabı’nda 2013 yılında yayınlanan araştırma, Birmanya pitonlarının yemek yedikten sonra metabolizmalarını hızla değiştirdiğini ve hatta akını idare etmek için iç organlarının(bağırsaklar, pankreas, kalp ve böbrekler dahil) boyutunu arttırdığını buldu.

Livescience’de 2019 yılında yar alan bir başka enterasan haber de “Başka Bir Yılanın Karnında Bulunan ‘Gizemli Akşam Yemeği Yılanı’ Sonunda Tanımlandı” başlığıyla yayınlandı. Araştırmacılar “Cenaspis aenigma” (Latince’de ‘Gizemli Akşam Yemeği’ olarak çevriliyor) ismini verdikleri yeni bir tür keşfettiler. Yetişkin bir erkek olan muhtemelen lezzetli yılan yaklaşık 26 santimetre uzunluğunda ölçüldü.

Araştırmacılar, bilgisayarlı X-ışını tomografisi(CT) taramalarını kullanarak yılanın kafatasının, üreme organlarının ve diğer iskelet özelliklerinin dijital modellerini oluşturdular ve bunları bilinen yılan modelleriyle karşılaştırdılar. Yılanı Colubridae Ailesinin” bir üyesi olarak tanımladılar. Ancak, yılan, araştırmaya göre yeni bir tür ve cinsi temsil eden özelliklere sahipti.

Arlington’daki Texas Üniversitesi’nde Biyoloji Profesörü olan baş çalışma yazarı Johantan Campell, 1976’da Meksika’da toplandığından beri bu gizemli yılan, on yıllardır biliniyor diyor. Yılan, bir mercan yılanının karnından çıkartıldıktan kısa bir süre sonra bilim adamları onu yeni bir tür olarak kabul ettiler. Ancak araştırmacılar, türleri yalnızca bir örnekten ve kısmen sindirilmiş bir örnekten tanımlamakta tereddüt ettiler. Önümüzdeki kırk yıl boyunca Campell ve meslektaşları Güney Meksika’nın dağlık bölgelerini taradılar ve “esrarengiz küçük yılan” hakkında daha fazla kanıt aramak için düzinelerce gezi yaptılar. Ancak, mercan yılanın midesindekine benzeyen canlı bir yılan bulamadılar. Birçok yılan kısıtlı coğrafi alanlarda yaşar. Bunun yanı sıra yılanlar, doğal ekosistemlerinde bol miktarda bulunmazlar. Bu da onları bulmayı zorlaştırabilir.

Sonunda aradan 42 yıl geçtikten sonra, bilim adamları nihayet keşiflerini paylaşma zamanının geldiğine karar verdiler. Campell, bir noktada bilgileri kullanılabilir hale getirmeniz ve diğer araştırmacıların takip etmesine izin vermeniz gerektiğini anlamalısınız diyor.

Yılanın Kültürel Önemi Nedir?

Bilimsel ve Kültürel bakış açısıyla yılanlar

Geçmişten günümüze yılanın dünyada önemli bir kültürel yeri vardır. Yılan merkezi düşüncenin sembolüdür. Yılanın gömlek(kav) değiştirmesi ölüp yeniden dirilmeyi temsil eder. İki yılanın bellerinden düğümlenip birbirlerini yutmaya çalışmalarını gösteren hareket Hermes’in işaretidir ve ticareti sembolize eder. Eski Yunan’da tıbbın ve sağlığın tanrısı Asklepios’tur. Sembolü bir asaya sarılmış yılandır. Heykellerinde genellikle bu yılanlı asa ile tasvir edilir. Tıbbın asıl sembolü de bu asadır. Sağlık, tıp demişken yılanın Kırgız Tıbbında önemi çok büyüktür. Orozobaev’in “Kırgız Halk İnancı ve Halk Hekimliği Uygulamalarında Yılan” konulu bir çalışması bulunmaktadır. Orozobaev, çalışmasını halk inancı ve sağlığı bağlamında iki alanda ele almıştır. Yılan hakkında dünyanın pek çok kültüründe çeşitli inanış ve uygulamalar mevcuttur. Bu inanış ve uygulamaların bir kısmını en eski Türk halklarından olan Kırgızlar halen yaşatmaktadır. Örneğin, Kırgızlar kırsal bölgelerde çadırın içine ya da avluna yılan girdiği zaman evin fertleri üzerine süt, ayran, kımız gibi sütlü içecekler serperek onun o bölgeden uzaklaşmasını sağlarlar. Bu uygulamaya Kırgızlar ‘ak serpme’ diyorlar. Ayrıca çoğu Kırgız Halk hekimi kendi koruyucu ruhlarının ak cılan(ak yılan) olduğunu ileri sürer ve özellikle de tedavi sırasında yılan organından hazırlanmış ak darı(beyaz ilaç) denilen tedavi malzemesini kullanırlar. Bu tür inanış ve uygulamaların kökenleri araştırılmış ama nedeni tam olarak anlaşılamamıştır. Diğer yandan yılan, Kırgızlarda çoğu folklorik kaynaklarda sinsi, kurnaz, dindar, kindar, ölümcül, kötü niyetli bir varlığı simgelemektedir. Fakat bazı Kırgız masallarında ise tam tersine zeki, dürüst, duyarlı, becerikli ve kutsal bir varlık olarak betimlenmektedir. Hatta yılan yılında(oniki hayvanlı Türk takviminin yılan yılı) doğan çocuğun zeki, becerikli ve sezgilerinin güçlü ve duyarlı olacağı söylenir. Özetle yılanın Kırgız inancında hem olumlu hem de olumsuz bir anlamı bulunmaktadır. Orozobaev, çalışmasında konuyu geniş kapsamlı ele almıştır.

Umarım yılanlar dünyasına birlikte keyifli bir yolculuk olmuştur. Bu gizemli varlıklar hakkında daha keşfedilecek çok şey var.  Bilimsel ve kültürel bağlamlarda ele alınacak yeni araştırmaları, çalışmaları heyecanla bekliyoruz.

Kaynakça:

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/155325,  

Kırgız Halk İnancı ve Halk Hekimliği Uygulamalarında Yılan, Yrd. Doç. Dr. Mayrambek OROZOBAEV

https://www.sciencedaily.com/terms/snake.htm

https://www.livescience.com/snakes-gut-living-frogs-and-toads.html

https://www.livescience.com/65904-python-swallows-crocodile-whole.html

https://www.livescience.com/64569-snake-inside-snake-new-species.html

https://www.cnnturk.com/yasam/yilanlar-hakkinda-bilmediginiz-13-gercek?page=5

https://seyler.eksisozluk.com/tip-sembolunun-hirsizlarin-tanrisi-hermesin-asasi-olarak-yanlis-kullanilisinin-hikayesi

                                                                                            Yazar: NİL GÜREL

Bunları da beğenebilirsin
Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.