Bilgiustam
Türkiye'nin Bilgi Sitesi

Böbrekte Görülen Ürolojik Hastalıklar

0 34

Sağlık uzmanları böbrekler hakkında konuşurken sıklıkla böbrek fonksiyonu terimini kullanırlar; her iki böbrek de sağlıklıysa, yüzde 100 böbrek fonksiyonu vardır. Böbreğin biri işlevini yitirirse veya bir nakil operasyonu için bağışlanırsa, böbrek fonksiyonunun sadece yüzde 50’siyle bile kişi yine de sağlıklı olarak hayatını sürdürebilir. Bununla birlikte, işlev yüzde 20’nin altına düşerse, ciddi sağlık sorunları ortaya çıkar, çünkü böbrekler artık su ile kimyasalları düzenleme ve atıkları temizleme işlevlerini yerine getiremezler. Bununla birlikte yüzde 10 ila 15’in altındaki böbrek fonksiyon seviyeleri, diyaliz veya transplantasyonu gerektirir. Ne yazık ki, kronik böbrek yetmezliğinin semptomları (kademeli bir fonksiyon kaybı) birkaç yıl boyunca ve böbrek fonksiyonu yüzde 25 veya daha azına düşmeden önce genellikle fark edilmeyebilir.
Böbrekte Görülen Ürolojik HastalıklarAkut böbrek yetmezliği, bir kazanın, bazı ilaçların veya zehrin neden olduğu ani bir böbrek yetmezliği başlangıcını gösterir. Bu durumda böbrekler iyileşebilir veya hasar kalıcı olabilir. Böbrekler tamamen çalışmayı bırakırsa, sonuç, vücudun fazla su ve atık ürünlerle dolduğu, ellerde veya ayaklarda şişliğe, yorgunluğa ve halsizliğe yol açan üremi adı verilen bir durumdur. Son dönem böbrek hastalığı (SDBY), böbreklerin neredeyse tüm işlevlerini kaybettiği zaman anlamına gelir. Bunun birlikte spesifik böbrek rahatsızlıkları vardır ve bunlar aşağıdaki gibidir:

Analjezik Nefropati

Reçetesiz satılan ağrı kesicilerin veya analjeziklerin yanlış kullanımı böbrek yetmezliğine neden olabilir. Bu ürünler arasında aspirin, asetaminofen, ibuprofen ve naproksen sodyum bulunur ve bunların tümü önerilen dozlarda alındığında çoğu kişi için güvenlidir. Bununla birlikte, bu ilaçları birleştirmek veya belirli koşullara sahip olunduğunda bunları almak böbrek hastalığı riskini artırır. Lupus, ileri yaş, kronik böbrek rahatsızlıkları gibi bir otoimmün hastalığı varsa veya yakın zamanda alkol tüketildiyse bu ilaçlardan kaçınılmalıdır.
Bu koşullardan herhangi birine sahip kişi, kısa süreli kullanım akut (geçici) böbrek yetmezliğine neden olabileceğinden, analjezik alma riskini almadan önce sağlık bakım uzmanına ve eczacısına danıştığından emin olmalıdır. Birkaç yıl boyunca bu ürünlerden bir veya daha fazlasını günlük olarak almak bazı hastalıklara neden olabilir. Bu hastalıklar aşağıdaki gibidir:
• Analjezik nefropatiye,
• Kronik böbrek hastalığı
• Kademeli olarak son dönem böbrek hastalığı.
Kombinasyon ağrı kesiciler (aspirin ve asetaminofen gibi) özellikle tehlikelidir. Sık sık ağrı kesiciye ihtiyacı olduğu fark edildiğinde, böbrekleri korumak için en iyi seçenekler hakkında bir sağlık uzmanıyla görüşmektir.

Glomerüler Hastalıklar

Böbreğin filtreleme birimleri olan glomerüllere zarar veren hastalıklar böbrek yetmezliğine neden olabilir. Glomerüler hastalıkların iki ana kategorisi vardır ve bunlar aşağıdaki gibidir:
• Glomerülonefrit, kandaki atıkları ve fazla sıvıyı filtreleyen böbrekteki zar dokusunun iltihabı
• Glomerüloskleroz, böbrekteki küçük kan damarlarının yara izi veya sertleşmesi
Glomerüller hasar gördüğünde, protein ve kan idrara sızabilir ayrıca atık ürünler kanda birikebilir. Çok fazla protein albümini kaybedilirse, kan fazla sıvıyı daha az emebilir. Bazı glomerüler hastalıklar vardır ve bunlar aşağıdaki gibidir:
• Proteinüri
• Hematüri
• Azaltılmış glomerüler filtrasyon hızı (verimsiz atık filtreleme)
• Hipoproteinemi (kandaki düşük protein seviyeleri)
• Şişme veya ödem
Ayrıca bu hastalıkların birçok bir çok nedeni vardır ve bunlar aşağıdaki gibidir:
• Lupus gibi otoimmün hastalıklar: Otoimmün hastalıklar, istilacı bakteri veya virüslerle savaşmak yerine, bağışıklık sisteminin sağlıklı dokuya saldırması sonucu gelişen durumlardır.
• Alport sendromu olarak da adlandırılan kalıtsal nefrit: Ailede kronik glomerüler hastalık veya görme bozukluğu öyküsü bu sendromdan kaynaklanabilir ve erkeklerin kronik böbrek yetmezliğine veya görme kaybına ilerleme olasılığı daha yüksektir.
• Boğaz ağrısı, kalp enfeksiyonu (bakteriyel endokardit), HIV veya deri enfeksiyonu (impetigo) gibi enfeksiyonla ilişkili glomerüler hastalık. Böbrekler genellikle enfeksiyonla ilişkili hasardan kurtulur, ancak bazen hasar kalıcıdır ve ESRD ile sonuçlanır.

Son Dönem Böbrek Hastalığı (SDBY) ve Böbrek Yetmezliği

Böbrek hastalığının erken evreleri, belirgin semptomlara neden olmayabilir. Bununla birlikte, semptomlar sık baş ağrısı, yorgunluk veya tamamen kaşıntı içerebilir. Kötüleşen hastalık, idrara çıkma düzeninin değişmesine (daha sık veya daha az sıklıkta), iştah kaybına, bulantı, kusma, ellerde veya ayaklarda şişme, uyuşukluk, konsantrasyon güçlüğü, ciltte kararma ve kas kramplarına neden olabilir. Tedavisi genellikle tedavi bölümünde açıklanan diyaliz veya nakil gerektirir.
Diyabet teşhisi konulmadığında veya yetersiz kontrol edildiğinde, aşırı şeker kanda dolaşır ve böbreğe daha yüksek kan akışına ve glomerüler yara izine yol açar. Diyabetik nefropati, sağlıklı kan şekeri seviyelerini koruyarak geciktirilebilen veya önlenebilen bu tür hasarlar için kullanılan terimdir. Şeker hastalığı, yüksek tansiyon veya polikistik böbrek hastalığı denen genetik bir durumun varsa, böbreklere verilen zararı önlemek veya sınırlamak için tedavi edilmelidir. Çünkü bu tür bir hasar böbrek yetmezliğine ve SDBY’ye neden olabilir.

Mesane Kanseri ve Böbrek Kanseri

Mesane kanserinin belirti ve semptomları, idrarda kan (görünüşte parlak kırmızı veya paslı olabilir veya sadece mikroskop altında görülebilir), ağrılı ve sık idrara çıkma veya mesane boş olsa bile idrara çıkma dürtüsünü içerir. Renal hücre kanseri, böbrek kanserinin en yaygın şeklidir. Kanser büyüdükçe, karaciğer, kolon veya pankreas gibi yakın organlara veya vücudun diğer bölgelerine yayılabilir (metastaz yapabilir). Kanser hücreleri genellikle enfeksiyonla savaşan hücreler üreten fasulye şeklindeki organlara, lenf düğümlerine yayılır. Böbrek hücresi kanserinin belirti ve semptomları arasında idrarda kan, sırt ve karın ağrısı veya böbrekte bir kitle bulunur. Birçok böbrek kanseri, başka tıbbi nedenlerle yapılan ultrason veya BT incelemesiyle teşhis edilir.

Böbrek veya Üreter Taşları

Taşlar veya taş genellikle böbreklerde oluşur, ancak üriner sistemin herhangi bir yerinde de bulunabilir. Bu en ağrılı ve en yaygın idrar yolu bozuklukları arasındadır. Erkekler kadınlardan daha sık böbrek taşlarına yakalanmaktadır ve Kafkasyalılar Afrikalı Amerikalılardan daha hassastır. Taşların kadınlarda (daha sonra erkeklerde) 20 ila 50 yaşları arasında ortaya çıkma olasılığı ve daha önce taşı olan kişilerde ortaya çıkma olasılığı daha yüksektir. Böbrek taşlarının boyutu ve neden olduklarına bağlı olarak ağrı derecesi büyük ölçüde değişir. Çoğu yardım olmadan vücuttan atılır, ancak kalan taşları tedavi etmek için çeşitli stratejiler vardır.
Böbrekte Görülen Ürolojik HastalıklarBöbrek taşı, idrardan ayrılan ve böbreğin iç yüzeylerinde biriken kristallerden oluşur. İdrar, kristal oluşumunu engelleyen kimyasallar içerir, ancak bazı kişilerde bu süreç iyi çalışmaz ve taş geliştirirler. Taşlar yeterince küçükse idrar yolundan geçerek semptomlara neden olmadan bedeni terk ederler. Çoğu taş kalsiyum ve oksalat veya fosfat içerir, bu üçü de sağlıklı bir diyetin parçasıdır. Daha az yaygın olanı, idrar yolu enfeksiyonlarının neden olduğu strüvit veya enfeksiyon taşlarıdır. Taşları tanımlamak için kullanılan terimler arasında nefrolitiazis (böbrek taşları), ürolitiyazis (idrar yolu taşları) ve üreterolitiyazis (üreter taşları) bulunur. Bununla birlikte taş geliştirme nedenleri vardır ve bunlar aşağıdaki gibidir:
• Ailesinde taş geçmişi olanlar
• İdrar yolu enfeksiyonları,
• Böbrek bozuklukları
• Hiperparatiroidizm,
• Sistinüri (sistin olarak adlandırılan çok fazla amino asit)
• Hiperoksalüri (fazla oksalat tuzu üretimi) gibi metabolik bozuklukları
• Renal tübüler asidoz adı verilen bir hastalığı olanlar
Yüksek idrar kalsiyum seviyeleri, ağrılı taşlara dönüşebilen kalsiyum oksalat veya kalsiyum fosfat kristallerine yol açar. Bununiçin bazı risk faktörleri vardır ve bunlar aşağıdaki gibidir:
• Hiperürikozüri, ürik asit metabolizması bozukluğu
• Gut
• Aşırı D vitamini alımı
• İdrar yolunun tıkanması
• Diüretiklerin veya kalsiyum bazlı antasitlerin kullanımı
• Kronik bağırsak iltihabı,
• Bağırsak baypas ameliyatı
• Ostomi ameliyatı
İlk belirti genellikle üriner sistemdeki bir taşın hareketiyle tetiklenen ani, yoğun ağrıdır. Bu his genellikle böbrek veya alt karın bölgesinde sırtta ve yan tarafta keskin, çok şiddetli, kramplı bir ağrıdır. Ayrıca bulantı, kusma olabilir ve ağrı kasıklara yayılabilir. Kolayca geçemeyecek kadar büyük bir taş, taşı mesaneye sıkıştırmaya çalışırken üreterde ki kaslarda devam eden ağrıya neden olur. Taş mesaneye yaklaştıkça daha sık idrara çıkmaya mecbur hissedebilir veya idrar yaparken yanma ağrısı hissedebilir.
Böbrek taşları genellikle röntgen veya sonogram ile teşhis edilir ve idrar tahlili genellikle kan hücrelerini gösterir. Taş üretimini uyaran anormal maddeleri tespit edilmesi için kan ve idrar testleri uygulanır. Ayrıca üriner sistemi taramak için intravenöz pyelografi (IVP) veya spiral BT taraması adı verilen bir tür röntgen de kullanılabilir. Buna ek olarak, böbrek taşlarına neyin sebep olduğunu belirlemeye yardımcı olmak ve bu nedenle uygun önleme tedbirlerinin planlaması gerekir.

Böbrekte Görülen Ürolojik HastalıklarPolikistik Böbrek Hastalığı (PKBH)

Bu genetik bozukluk böbreklerde çok sayıda kistin büyümesine ve böbreğin işleyen kısımlarının kademeli olarak yer değiştirmesine neden olur. PKBH semptomları bazen çocuklukta sık baş ağrısı ve sırt veya yan ağrısı dâhil olmak üzere ortaya çıkar. Diğer semptomlar arasında yüksek tansiyon, idrar yolu enfeksiyonları ve böbrek taşlarının yanı sıra idrarda kan veya protein bulunur. Ancak hastalık yıllarca hiçbir belirti göstermeyebilir. İki tür PKBH türü vardır ve bunlar aşağıdaki gibidir:
• Otozomal Dominant Polikistik Böbrek Hastalığı (ODPBH) en yaygın olanıdır ve her 1000 yetişkinden 400’de birini etkiler. Semptomlar yüksek tansiyonu içerir ve durum böbrek yetmezliğine yol açabilir.
• İnfantil PKHB olarak da bilinen Otozomal Resesif Polikistik Böbrek Hastalığı (ARPKD) çok daha az yaygındır, yenidoğanlar, bebekler ve çocuklar da dâhil olmak üzere çok daha genç yaşta yalnızca 10.000’de biri ile 20.000’de birini etkiler. Hamilelik sırasında amniyosentez veya koryon villus örneklemesi ile tespit edilebilir.
• Hematüri
• Hematüri, idrarda kırmızı kan hücrelerinin varlığı için kullanılan bir terimdir. Bazen hematüri görülebilir, ancak çoğu durumda idrar normal görünür. Bu, kendi başına bir hastalık değildir fakat başka bir durumun işaretidir.
• Nedeni mesane veya böbrek kanseri gibi ciddi olabilir, ancak daha sıklıkla nedeni nispeten iyi huyludur. Örneğin egzersiz, epizodik hematüriye neden olabilir. İdrardaki açık kan, genellikle mesane enfeksiyonları veya böbrek taşları ile ilişkilidir. Yine de, idrarda kan görüldüğünde bir sağlık uzmanına danışılmalı veya idrar tahlilinde idrarda kırmızı kan hücreleri olup olmadığı takip edilmelidir.
• Hematüri nedenini belirlenmesi için idrar tahlili, kan testleri, ultrason, intravenöz piyelogram veya BT ürogram gibi çeşitli testler uygulanır veya mesane sistoskopla incelenir. Bunun yanında idrarda beyaz kan hücreleri varsa, bunun nedeni idrar yolu enfeksiyonu veya böbrek hastalığı olabilir. Tedavisi, hematüri nedenine göre düzenlenir ve ciddi bir durumdan kaynaklanmıyorsa tedaviye gerek yoktur.

Kaynakça:
denverurology.com/urology/bladder-urinary-conditions/
news-medical.net/health/Urologic-Diseases.aspx
aucofny.com/urologic-diseases-and-conditions/
byramhealthcare.com/blogs/common-urologic-problems-and-how-to-treat-them-urology

Yazar: Özlem Güvenç Ağaoğlu

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul etmek Mesajları Oku