Bilgiustam
Türkiye'nin Bilgi Sitesi

Çocuklarla Anne-Baba Arasındaki İletişimi Etkileyen Engeller Nelerdir?

0 39

Çocuklarla Anne-Baba Arasındaki İletişimi Etkileyen Engeller Nelerdir?Çocuklar sorunlarla karşılaştıklarında aileler genellikle kendi deneyimleri ışığında, onlara “akıl verme”, “ahlak dersi verme”, “soru sorma” gibi davranışlarda bulunmaktadırlar. Bu davranış şekilleri sorunu çözmek yerine, anne babasını dinlemekten sıkılan çocuğun daha fazla sorun yaratmasına sebep olabilmektedir.

Bazen önemli bir sorun ile mücadele eden çocuğunuza nasıl davranmamamız gerektiğini bilmeden çeşitli tepkiler gösterebiliriz. İşte, çocuğunuza bu durumlarda asla göstermemeniz gereken davranışları sizlerle paylaşmak istiyoruz.

Çocuğunuzla Aranıza Bir Set Kuran İletişim Engelleri:

1. Emir Vererek, Çocuğu Yönetmeye Çalışmak :

Bu davranışla evinizi asker ocağına çevirebilirsiniz. Çocuğunuza, ” Sütünü iç, uyku zamanı hadi yatağa, dişlerini fırçala, elini yüzünü yıka, evi dağıtma, dedenin elini öp, oyuncaklarını topla vb.” cümleler kurmak yerine, neyi neden ve nasıl yapması gerektiğini anlatmanız onun da yaptığı eylemlerin anlamını ve faydasını idrak etmesine yardımcı olacaktır. Bu tür davranışların çocuğunuza etkileri aşağıda sıraladığımız gibi olacaktır.

– Çocuğunuz korkacak ve istediğiniz şeyi yapmamak için direnecektir.
– Söylediğinizin tam tersini yapmaya çalışacaktır.
– İsyankar ve asi tavırlar takınacaktır.
– Kendini değersiz ve önemsiz hissedecektir.

Çocuklarla Anne-Baba Arasındaki İletişimi Etkileyen Engeller Nelerdir?2. Tehdit Ederek, Göz Dağı Vermeye Çalışmak :

Çocuğunuza istediğiniz şeyleri yapması için, onun davranışlarını koşullara bağlıyor ve korku salarak bazı davranışları göstermesini sağlıyorsanız, yanlış yoldasınız demektir. Örneğin çocuğunuz uyumak istemiyor olabilir. Uyumasını sağlamak için, “Uyumazsan bir daha parka marka gidemezsin.” gibi bir cümle kurarak onu koşullandırırsanız, uyumanın kendisine nasıl bir faydası olacağını bilmeyen çocuk, parka gidemeyeceğine odaklanır ve ağlamaya, agresif tavırlar göstermemeye başlayabilir. “Uyumazsan, terliği yersin.” gibi şiddet içeren bir cümle ile ona göz dağı verip, korkutmaya çalışırsanız da çocuğunuzu olumsuz tepkilere sürüklemekten başka hiçbir şey yapamazsınız. Televizyon izlemesini istemediğinizde bu davranışını bir koşula bağlarsanız da, televizyon izleme eylemini çekici hale getirmiş olursunuz. Bu tür davranışların çocuğunuza etkileri aşağıda sıraladığımız gibi olacaktır.

– Korku, boyun eğme yaratabilir. Hiçbirimiz ileride zorluklar karşısında yıkılan ve insanlara boyun eğen bireyler yetiştirmek istemeyiz değil mi?
– Onu tehdit ettiğiniz şeyi gerçekten yapıp yapmayacağınızı denemek için, istediğinizi özellikle yapmayabilir. Bu durumda ona söylediğiniz şiddet dolu davranışı göstermek istemezsiniz değil mi?
– Darılma, kızgınlık ve isyankar tavırlara yol açabilir.
– Kendisine saygı duyulmadığını düşünür. Bu durum onun da saygısız tutumlar içerisine girmesine yol açabilir.
– Şiddet kullanmayı çocuğunuza öğretmiş olursunuz.

Çocuklarla Anne-Baba Arasındaki İletişimi Etkileyen Engeller Nelerdir?3. Ahlak Dersi, Vaaz Vermeye Çalışmak:

” Büyüklere karşı yüksek sesle konuşulmaz. Babalar ne derse o olur. Sen abla oldun, ablalar böyle ağlamazlar.” gibi cümlelerin doğru olduğunu düşünerek çocuğunuza söyleyebilirsiniz. Ancak bunlar sizin istediğiniz doğrulardır. Bu davranışların sonuçlarına, sizin mi yoksa çocuğunuzun mu ihtiyacı olduğunu idrak ederek, cümlelerinizi en doğru şekilde kurmaya çalışmalısınız. Aksi taktirde anne babaya bağımlı yaşayan bir çocuk yetişebilirsiniz. Bu tür davranışların çocuğunuza etkileri aşağıda sıraladığımız gibi olacaktır.

– Zorunluluk ya da suçluluk duygusunu pekiştirir.
– Çocukta, kendisini daha fazla savunma isteği yaratabilir.
– Çocukta onun sorumluluk duygusuna güvenilmediği hissi oluşabilir.
– Onun değerlerinin önemsiz olduğunu hisseder.

Çocuklarla Anne-Baba Arasındaki İletişimi Etkileyen Engeller Nelerdir?4. Sürekli Öğüt vermek, Çözüm Getirmek :

“Arkadaşınla kavga etmek istemiyorsan, ondan uzak durmalısın.” gibi bir cümle ile sorununu çözmeye yardımcı olmak istediğiniz çocuğunuza, arkadaşıyla iyi geçinmenin yollarını göstermek yerine arkadaş çevresinden uzaklaşmasına sebep olacak bir davranışla yol göstermiş olursunuz. Oysa, hepimiz çocuğumuzun sosyal bireyler olmasını isteriz değil mi?

“Senin yerinde olsam, okulda yemeğimi herkesten önce ben bitirirdim.” gibi bir cümle ile öğüt verdiğiniz çocuğunuz, yemek yeme eyleminin faydasını unutarak arkadaşları ile bir yarış içerisine girecektir. Bu tür davranışların çocuğunuza etkileri aşağıda sıraladığımız gibi olacaktır.

– Çocuğunuz kendi sorunlarını çözmekten aciz olduğunu hissedebilir.
– Çocuğunuzun yaratıcı ve pratik düşünmesini, farklı seçenekleri deneyerek doğruyu bulmasına engel olmuş olursunuz.
– Anne babaya bağımlı bir çocuk olmasına neden olabilir, ileride siz olmadan hiçbir kararını veremeyen bir birey yetiştirebilirsiniz.

5. Öğretmek, Nutuk Çekmek :

Çocuk bir duruma isyan ediyor olabilir. ” Sen dünyada neler olduğunu anlamak için daha çok küçüksün.” , ” Senin onun gibi olmak için kırk fırın ekmek yemen gerekir” gibi cümleler kurarak nutuk çekmenin çocuğunuza etkileri aşağıda sıraladığımız gibi olacaktır.

– Savunucu tutumları ve karşı koyan tavrı ısrarcı hale gelir.
– Çoğunlukla aile ile bağların kopmasına ve sizi dinlememesine yol açar.
– Çocuk kendini yeteneksiz ve beceriksiz hissedebilir.
– Bıkkınlık ve nefret gibi duygulara kapılmasına neden olur.

6. Yargılamak, Eleştirmek, Suçlamak:

Asla bu davranışları çocuğunuza göstermemelisiniz. Kişiliğini bu şekilde baskı altına aldığınızda ileride problemli diye adlandırılacak bir birey yaratmış olursunuz.
” Ne pis bir çocuksun, yine her yeri kirletmişsin.”, ” Yemeğini yine mi bitiremedin.”,
” Tembelsin tembel, bu ödev niye yapılmamış?”, gibi cümleler çocukta yetersizlik hissi yaratacaktır. Bu tavırlarla karşılaşan çocuk, aşağıdaki davranışlar gösterebilir.

– Çocuk yargı ve eleştirileri gerçek olarak algılar. “Ben tembelim. Ben pisim. Beceriksizim” diye düşünebilir. Bu çocukta benlik saygısını azaltır. Kendini değersiz hissedebilir.

– Özgüveni eksik bir çocuk yetiştirmeyi istemezsiniz değil mi?

7. Çocuğu Sürekli Övmek, Pohpohlamak :

” Sen dünyanın en güzel kızısın. Kimse senin kadar güzel değil.”, “Benim oğlum dünyanın en güçlü erkeği, kimse ona bir şey yapamaz.” gibi cümlelerle çocuğunuzu sürekli överseniz, beklentilerinizin çok yüksek olduğunu düşünen çocuğunuz başarma kaygısı içerisinde yaşayabilir. Ayrıca;

– İstenilen şeyi yaptırmak için söylediğiniz sözler ona sahte gelebilir.
– Çocukta kaygı ve kızgınlık yaratabilir.
– Alışkanlık yapacağından, herkesin kendisine bu şekilde davranmasını bekler
– Yokluğu eleştiri olarak algılar.

Çocuklarla Anne-Baba Arasındaki İletişimi Etkileyen Engeller Nelerdir?8. Ad Takmak, Alay etmek, Utandırmak:

Hiç kimse kendisine lakap takılmasını, bir özelliği ile dalga geçilmesini istemez. Bu bir çocuk bile olsa…” Koca göbekli, biraz az yesene”, ” Yine başladı, bizim sulu göz…” gibi cümleler çocuğa kendisini değersiz hissettirecektir. Bu tür davranışların çocuğunuza etkileri aşağıda sıraladığımız gibi olacaktır.

– Çocuğunuz sizin tarafınızdan sevilmediğini düşünebilir. Oysa onu ne kadar çok seviyorsunuz değil mi?
– Çocuğunuz öz güven eksikliği yaşayabilir. Kendini küçük görmeye başlayabilir.
– O da sizin bir özelliğinizle dalga geçmeye size ad takmaya çalışabilir.

9. Yorumlamak, Analiz Etmek, Tanı Koymak:

Çocuğunuz kardeşine kızmış ve ağlıyor olabilir. Bu davranışı gösteren çocuğa, ” Sadece ilgi çekmek için bunu yaptığını biliyorum.” derseniz, bu davranışların çocuğunuza etkileri aşağıda sıraladığımız gibi olacaktır.

– Tehdit olarak algılayabilir, bu da çocukta başarısızlık duygusu yaratabilir.
– Kendini korumasız, köşeye kıstırılmış hisseder, kendisine inanmadığınızı düşünür.
– Yanlış anlaşılmaktan korktuğu için sizinle iletişimi kesebilir.
– Kendini savunmasız hisseden çocuk, bu davranışı ortaya çıkarıldığı için utanabilir.

7. Sürekli Soru Sormak, Sorgulamak:

Çocuğunuza bir dedektif gibi davranmamalısınız. Bu hem sizin hem de çocuğunuzun şüpheci bir kişilik sahibi olmanıza neden olabilir. Çocuğunuzla olan ilişkinizdeki güven sarsıntıya girebilir.

Neden ve nasıl gibi sorulara zorunlu olarak cevap veren çocuk, yalan söylemeye, hayır demeye, kaçmaya, baskıdan kurtulmak için farklı davranışlar göstermeye meyilli hale gelir.

-Soruların neden sorulduğunu algılayamayabilir ve korkuya kapılabilir.

-Sürekli sorgulanan çocukta güvensizlik ve kuşku hissi oluşur.

Çocuğunuzla sağlıklı bir iletişim kurabilmeniz için bu noktalara dikkat etmeniz, onunla engelsiz bir iletişimin kapılarını sizlere açacaktır. Baskısız, yaptığı şeyi doğru olduğunun farkında olduğu için yapan, özgür bireyler yetiştirmeniz dileğiyle…

Kaynakça:
donencepsikoterapi.com
Açev Ebeveyn Destek Semineri

Yazar:Eda Şahan

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul etmek Mesajları Oku