Devletler veya Kurumlar Bizim Yerimize Neden Karar Alırlar?

İnsanların herhangi bir toprak parçası üzerinde toplu olarak yaşaması beraberinde birtakım zorunlu ortak kararları kaçınılmaz kılar. Regülasyon olarak ifade edilen devletin sosyal ve ekonomik hayatı düzenleyen bu gücüne yönelik uygulamalar coğrafi ve toplumsal farklılıklara göre değişse de özünde ya özgürlükçü ya da baskıcı olmak üzere iki şekilde gruplandırılabilir. Geçmişten günümüze ortaya konan yönetim ideolojileri ve felsefeleri büyük insanın seçim özgürlüğüne ve kendi hakkındaki kararları alabileceği inancına vurgu yapar. Ancak 21. Asırda yapılan psikolojik araştırmalar gösterdi ki insanoğlu hiç de öyle sanıldığı gibi mantıklı kararlar alabilen ve doğrudan kendi faydasına odaklanan bir canlı değildir. Bu yazımızda bireysel ve toplumsal faydayı en üst seviyeye çıkarmayı amaçlayan “liberteryan paternalizm” kavramı çerçevesinde kamunun karar mekanizmalarını nasıl tanzim ettiğini ortaya koymaya çalışacağız.

Liberteryan Paternalizm Nedir?

Liberteryan paternalizm terimsel kuruluşu itibarıyla zıt iki kavramın yan yana gelmiş halini tarif eder. Liberteryanizm doğrudan özgürlük kavramını ifade ederken, paternalizm ise devletin kendini tıpkı bir baba olarak konumlandırıp bireylerin yerine karar alıp onlar için en iyisine sadece kendisinin karar verebileceğini varsayan bir ideolojik yaklaşımdır. Terimin mucidi, Davranışsal İktisatçı Richard Thaler ve Cass Sunstein’dir. İkili Bu terimi ilk kez 2003 senesinde Amerikan Ekonomik İncelemeler Dergisi’ndeki makalelerinde işlemişlerdir. Kavram aynı sene Chicago Üniversit4esi Hukuk Dergisi’nde ayrıntılı olarak ortaya konulmuştur. Liberteryan Paternalizm terimini meşhur kılan ise 2017 senesinde 72 yaşındaki Richard Thaler’e verilen Nobel Ekonomi Ödülü olmuştur. Thaler’e verilen ödül, Türkçeye “Dürtme” olarak çevrilen “Nudge” kitabından sonra geldi. Ödül Komitesi, ödüle gerekçe olarak birçok farklı disiplini etkiyecek şekilde insan davranışlarının doğasına ve karar mekanizmalarının işleyişine dair yeni veriler/perspektifler sunmuş olmasını sundu.
Liberter patarnalizm, bireylerin seçimlerini özgürlüklerini tamamen sınırlandırmayacak şekilde kamu ve birey lehine şekillendirmek, manipüle etmeyi ifade eder. Paternalizmdeki baskıcı ve özgürlüğü yok sayan taraf törpülenerek, “vazgeçme” özgürlüğü korunurken ortaya maksimum fayda çıkarmak adına paternalizmin emrivaki yönünden istifade edilmiş olur. Liberteryan paternalizm, davranışsal ekonomi alanındaki psikolojik araştırmalarına dayanır. Davranışsal ekonomi, bireylerin karar alma ve muhakeme kabiliyetlerindeki bilişsel hataları inceleyerek insan zihninin şaşırtıcı kusurlarını ortaya koyar. Thaler yaptığı çalışmalarla psikoloji ve ekonomi bilimlerinde o zamana kadar hakim olan insanların rasyonel ve bencil olduğu anlayışı yerine aslında yanıltılmaya ve yanılgılara ne kadar açık olduğunu göstermiştir. Bununla birlikte aslında uygun seçim mimarisi uygulanırsa insanların daha insancıl olmaya meyilli olduğunu ortaya koymuştur. Thaler’in “dürtme” olarak ifade ettiği liberteryan paternalizm günümüzde ABD başta olmak üzere birçok ülkede ekonomik ve sosyal politikaların merkezinde yer almaya başlamıştır.

Liberteryan Paternalizm Uygulamaları

Liberteryan paternalizmi en yaygın şekilde ekonomi politikalarında görürüz. Bu her ne kadar doğrudan vatandaşların yararına uygulamaları çağrıştırsa da burada amaçlanan devletin ekonomi politikalarını desteklemek adına kişilerin hak arama sorumsuzluğunu istismar etme ön plandadır. Bunun en sık karşılaşılan yansıması bireysel emeklilik sigortası uygulamalarıdır. Normalde herhangi bir vatandaş için ekstra bir emeklilik fonu kullanmak ihtiyaç değildir ancak sistem tüm çalışanları otomatik olarak bu uygulamaya dahil ederek çıkışı serbest bırakır. Sıradan vatandaşların çoğunlukla yaptıkları iş karşılığında aldıkları ücretten yapılan kesintileri takip etmek zahmet veren bir iş olduğu için kapsamına alındıkları takip etmek pek olası değildir. Bir zaman sonra sigorta sistemine dahil edildiklerini öğrenen bireyler için artık çıkmak anlamsız hale geldiği için kalma yönünde karar alarak gönülsüzce de olsa sisteme destek sağlanır.
Liberteryan paternalizmin bir diğer en yaygın uygulaması organ bağışı konusundadır. Almanya ve Avusturya iki komşu ülkedir. Her iki ülke de kültür ve dil olarak kardeştir.
Avusturya’da organ bağışına katılım % 99.98 iken bu oran komşu ülke Almanya’da % 12’dir. Aradaki fark ne eğitim ne de insanlardaki dini fedakarlıkla ilgilidir. Farkı yaratan sır liberteryan paternalizmdir. Almanya’da organ bağışı tamamen gönüllülük esasına dayalıyken Avusturya’da ise sürücü ehliyeti alındığı sırada kişiler sisteme otomatik olarak bağışçı olarak kaydedilirler ancak çıkmak da serbest bırakılmıştır, fakat görüldüğü gibi insanların büyük çoğunluğu böyle bir durum için ilave olarak zahmete girmemeyi tercih etmektedir.
Thaler’e göre insanoğlu doğası gereği böyle bir aldanış içinde olacak şekilde yaratılmıştır. Nitekim insanın doğa karşısındaki birçok durumu doğanın bizi nasıl yanılttığını ortaya koyarken neden kamu otoriteleri insan ve toplum faydasını maksimuma çıkarmak için insanların bu zaafını kullanmasın? Thaler, Nudge isimli kitabında liberteryen paternalizmin birçok uygulamasını belirtir. Eş ve iş seçiminden, insan ilişkilerine kadar birçok konuda tüyolar verir.

Kaynakça:

Thaler, Richard, H. and Cass R. Sunstein. 2003. “Libertarian Paternalism .” American Economic Review, 93(2):175-179.
https://haberler.boun.edu.tr/tr/haber/ekonomik-kararlarimizdaki-hata-payini-azaltmak-mumkun-mu
https://duzensiz.org/durtme-nudge-d6bbfbd9b4ae

Yazar: Erdal Uğur

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :