Dopamin Nedir, Nerede Üretilir, Ne İşe Yarar?

Dopamin nedir, ne işe yarıyor ve nasıl yapıyor gibi sorular yıllardır sinir biliminde (nörobilimde) tartışmalara neden olmuştur. Dopamin son 60 yılda 110.000’den fazla araştırma makalesinin konusu olmuştur ancak hala nörobilimciler arasında bir tartışma kaynağıdır. Dopamin bir nörotransmitterdir. Hareket, dikkat, öğrenme ve duygusal tepkileri düzenlemeye yardımcı olur. Dopamin, ödül sisteminin bir parçası olarak zevk ve memnuniyet duygularına katkıda bulunduğundan bağımlılıkta da rol oynar. Aynı zamanda sadece ödülleri görmeye değil, onlara doğru ilerlemek için harekete geçilmesine de izin verir.

Nörotransmitter Nedir?

Dopamin, beynin sinir hücreleri (nöronlar) arasındaki sinyalleri iletmekten sorumlu olan nörotransmitterlerden biridir. Beyindeki kimyasal habercilere nörotransmitterler denir. Sinir hücrelerinin arasındaki boşluklara salgılanır. Bu haberciler daha sonra reseptörler olarak adlandırılan moleküllere bağlanır. Bu reseptörler, nörotransmitter tarafından taşınan sinyali bir hücreden komşu hücreye aktarır. Aslında çok az sayıda nöron dopamin yapar. Beynin farklı bölgelerinde farklı nörotransmitterler yapılır. Dopamin beynin iki ana bölgesinde üretir. Bunlardan biri substantia nigra, diğeri ventral tegmental alandır. Her iki beyin bölgesi çok küçüktür ama ürettikleri dopamin beyin boyunca dolaşan sinyaller iletir.

*Substantia nigra: Substantia nigra’dan üretilen dopamin hareketlere ve konuşmaya başlanmasına yardımcı olur. Bu alanda dopamin yapan beyin hücreleri henüz anlaşılamayan nedenlerden dolayı ölmeye başladığında sorunlar yaşanır. Bilim insanları şu anda genetiğin, çevresel faktörlerin ve doğal yaşlanma sürecinin hücre ölümü ve Parkinson hastalığı üzerindeki rolünü araştırmaktadır. Dopaminin yüzde 80’i kaybolduğunda titreme, hareket yavaşlığı, sertlik ve denge problemleri gibi Parkinson belirtileri ortaya çıkar. Genellikle 60 yaş civarında kadınlarda ve erkeklerde görülür. Parkinson hastalığına erken yakalanan (40 yaş civarında) kişiler de vardır.
*Ventral tegmental alan (VTA): Beynin bu bölümünde üretilen dopaminin işlevleri daha az tanımlanmıştır ve nörobilimcilerin tartışmalarının ana kaynağıdır. Dopamin üreten nöronlar aktive olduğunda dopamini serbest bırakır. Ventral tegmental alanda (VTA) üretilen dopamin, insanların hareket etmesine en azından doğrudan yardımcı olmamaktadır. Bunun yerine, bu alan genellikle hayvanlar (insanlar dahil) bir ödül beklediğinde veya aldığında dopamin’i beyine gönderir. Bu ödül lezzetli bir dilim pizza veya favori bir şarkı olabilir. VTA’daki bütün nöronlar dopamin yapmaz. Birçok çalışma, ağrı gibi istenmeyen veya zararlı uyaranların aniden ortaya çıkmasının, ventral tegmental alandaki bazı nöronların aktivasyonuna neden olduğunu ileri sürmektedir.

Dopamin Haz Almayı Sağlar

Dopamin ruh halini de etkiler. Dopamin, bir laboratuvar hayvanını, örneğin lezzetli yiyecekler elde etmek için bir kola tekrar tekrar basmaya iten şeydir. İnsanların bir dilim pizza daha yemek istemelerinin sebebi de budur. Ödül ve pekiştirme, yiyecek ve su gibi önemli şeyleri nerede bulacağımızı öğrenmemize yardımcı olur, böylece daha fazlası elde edilebilir. Caydırıcı bir olaydan kurtulmak da ödül olarak düşünülebilir. Ödüllendirici olan şeyler bizi oldukça iyi hissettirir. Dopaminin düşürülmesi, hayvanlarda yeme ve içme gibi aktivitelerden alınan keyfin kaybolmasına neden olabilir. Bu keyifsiz duruma anhedonia ya da haz kaybı denir.

Parkinson Tedavisi ve Dopamin

Dopamin, yoğun olarak motor sistemde görev alır. Beyin yeterli dopamin üretemediğinde, Parkinson hastalığı ortaya çıkabilir. Parkinson ilerleyici bir hastalıktır. Hastalık ilerledikçe beyin daha az dopamine sahip olduğundan, hastalığın semptomları daha belirgin hale gelir, hastada titreme, yürüme zorluğu ve hareketle ilgili diğer sorunlar gelişir. Araştırmacılar dopamin üreten hücrelerin kaybını durdurmanın veya yavaşlatmanın yolları üzerinde çalışmaktadır.
Parkinson hastalığını yönetmek için kullanılan, daha fazla dopamin oluşturulmasına izin veren çeşitli ilaçlar vardır. Bu ilaçlar, semptomların hafif veya ileri olmasına bağlı olarak tek başlarına veya birbirleriyle kombinasyon halinde kullanılabilir. Parkinson hastalığının birincil tedavisi, dopamin üretimini teşvik eden L-dopa adı verilen bir ilaçtır. Dopamin ayrıca şizofreni ve Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunda (DEHB) rol alır. Kanser ilaçları da dopamin seviyesini yükseltip Parkinson semptomlarını hafifletebilir. Semptomlar ilaçlarla çeşitli sebeplerden dolayı kontrol edemediğinde ameliyat düşünülmelidir. Beyindeki bazı bölgelerin yakılmasını içeren pallidotomi ve talamotomi ameliyatları dışında derin beyin stimülasyonu (DBS) ameliyatı da uygulanabilir. Bu ameliyatta beynin belirli bir alanına bir elektrot (implant) yerleştirilir.

Bağımlılık ve Dopamin

Uyuşturucu bağımlılığı ve Parkinson hastalığının ortak noktası yetersiz dopamin seviyeleridir. Düşük dopaminli insanlar bağımlılığa daha yatkın olabilmektedir. Belirli bir dopamin reseptörünün varlığı, daha yaygın olarak risk alma ve heyecan arama olarak bilinen duyum arayışı ile ilişkilidir Dopamin günlük davranışların çoğu için önemli olan, beyindeki birçok şeyi etkileyen bir kimyasaldır. En önemlisi ruh sağlığını ve zevk almayı etkiler, motivasyonu artırır ve kişiyi mutlu eder. Alkol ve kokain, nikotin gibi uyarıcılar ve eroin gibi diğer maddeler bir şekilde dopamin üretimini arttırır. Bu yükseliş insanları zararlı olsalar bile bu uyuşturucu maddeleri tekrar tekrar aramaya zorlar.
Kısa süreli kullanım, hemen hemen herkes için aynı ödül ve zevki üretir ve işler hızlı bir şekilde normale geri döner. Zaman içerisinde ilaçlara maruz kalmak, tercih edilen ilaca ve reseptörler üzerindeki etkilerine bağlı olarak beyni hassaslaştırır veya duyarsızlaştırır. Bu, bir kişi bir ilaca tolerans oluşturduğunda gerçekleşir. Kişi artık bir zamanlar doğal olarak meydana gelen aynı olumlu duyguları elde etmek için ilacın daha fazlasına ihtiyaç duyar. Uzun süreli aşırı uyuşturucu veya alkol kullanımı aslında beyni ele geçirir, duyguları, motivasyonu ve ruh halini kontrol eder. Zamanla bu ilaçlar normal dopamin akışının yerini alır ve onlar olmadan kişi motivasyonunu kaybeder, üzgün veya depresyonda hisseder, hem fiziksel hem de zihinsel olarak normal şekilde çalışamaz. Böyle kişilere uyuşturucu kullanmayı veya alkol almayı durdurabileceğini söylemek, neredeyse mutlu olmayı bırakmalarını söylemek gibidir ve bu onlar için hiç de kolay değildir.

Bağımlılık Tedavisi

Uyuşturucu ve alkol tedavisi, psikoterapi ve ilaçlar çoğu insanı dopamin işlevi bakımından normal duruma geri döndürebilir. Kullanım süresine, derecesine ve tercih edilen maddeye bağlı olarak bu biraz zaman alabilir. Tek başına iyileşmeye çalışmak yerine her zaman eğitimli bir tıbbi bağımlılık uzmanıyla birlikte çalışılması önerilir. Güvenli ve etkili iyileştirme mümkündür. Çok uzun süreli veya aşırı uyuşturucu ve alkol kullanımı beyin yapılarını ve davranışlarını geri dönüşü olmayacak şekilde değiştirebilir. Bununla birlikte bağımlı kişi tedavi ile beyin ve davranış değişiklikleri ile nasıl yaşayacağını öğrenebilir. Pek çok bağımlı, tedavi ile kaliteli bir yaşam sürse de tamamen tedavi edilemez. Bu nedenle kişi ne kadar erken tedavi görür ve bağımlılıklarının üstesinden gelirse başarılı bir sonuç almak için şansı o kadar artar.

Dopamin Nasıl Yükseltilir?

Dopamin, beynin zevk, motivasyon ve ödül kimyasallarıdır. Dopamin duyarlılığının arttırılması, motivasyon, hafıza, davranış, biliş, dikkat, uyku, ruh hali, öğrenme ve yoğun egzersiz gibi aktiviteler de dahil olmak üzere birçok günlük fonksiyonlar üzerinde derin etkilere neden olabilir. Dopamin seviyesini doğal olarak yükseltmenin yolları vardır.
*Temel kişisel bakım sağlanmalıdır: Dopamini yükseltmeye başlamak için doğru başlangıçtır. Düzensiz bir gece uykusu dopamini ciddi şekilde azaltabilir; bu yüzden iyi bir uyku düzeni ve hijyeni sağlanmalıdır.
*Dengeli beslenmeli, fiziksel aktivite artırılmalıdır: Dengeli bir beslenme ve fiziksel olarak aktif kalma sağlıklı bir yaşam tarzını sürdürmek genel sağlık ve iyiliğe katkıda bulunur. Dopamin duyarlılığını artırmak isteyenlerin kaçınması gereken bazı yiyecekler vardır. Patates cipsi, şekerleme ve kurabiye gibi abur cuburlar kişinin anlık olarak mutlu hissetmesine neden olabilir, ancak sağlık veya beyin için o kadar iyi değillerdir. İşlenmiş, abur cubur, şeker ve tatlılardan, beyni çökerten büyük miktarda dopamin içeren konsantre kalori kaynaklarından kurtulmak gerekir. Çok fazla doymuş yağ tüketimi de dopamin reseptörü hassasiyetini azaltır.
*Televizyon izleme süresi sınırlanmalıdır: Bazı insanlar rahatlamak için TV izliyor olsalar da kolayca bağımlı hale gelebilirler. İzleyiciyi içeri çekmek ve izlemeye devam ettirmek için tasarlanmış birçok yeni içerik vardır. TV izlemeyi bırakmak için zamanla izleme süresi yavaşça azaltmalı, daha sonra tamamen kesilmeli veya TV izlemek için harcanan zaman diğer etkinliklerle değiştirilmelidir.
*Sosyal medya kullanımını sınırlanmalıdır: İnternet kullanım süresi de TV izleme süresi gibi azaltılmalı, orta düzeye çekilmelidir çünkü internet bağımlılığı birçok insanı etkileyen ve giderek yaygınlaşan bir sorundur. Sosyal medya, eski arkadaşlarla bağlantı kurulmasına ve kişinin yaşamındaki önemli anların paylaşılmanıza izin vererek hayatı zenginleştirebilir ancak uygun şekilde yönetilmezse, zamanı tüketen, işi ve ilişkileri etkileyebilen bir bağımlılık haline gelebilir.
*YouTube daha az izlenmelidir: Site, bir videodan diğerine tıklamayı kolaylaştıracak şekilde mümkün olduğu kadar gezilebilir olacak şekilde yapılandırılmıştır ve çok bağımlılık potansiyeli olan bir eğlence platformudur. YouTube’un izlenmesi olabildiğince azaltılmalıdır.
*Video oyunları oynamaktan vazgeçilmelidir: Video oyunları bağımlılık yaratabilir. Video oyunları alışkanlığının üstesinden gelmek zordur ancak ondan uzaklaşmak beyne çok ihtiyaç duyduğu molayı verecektir.
*Kafein tüketimi sınırlanmalıdır: Kafein daha uyanık ve tetikte hissedilmesine yardımcı olabilir ancak çok uzun süre ve fazla içilmesi sağlık ve beyin için kötü olabilir. Kafein, doğal olmayan bir enerji patlaması sağlar ve yanlış kullanıldığında, adenozini (uyanıklıkla ilgili nörotransmiter) ve dopamin reseptörlerini hassaslaştırabilir. Aşırı kafein tüketimi, beyin sinapslarındaki dopamin konsantrasyonlarını artırır. Vücudu ve zihni sıfırlamak için kafeinden uzaklaşmak, bırakmak zor olabilir ancak çoğu insan kafeinsiz bir yaşamın yararlarını oldukça hızlı bir şekilde hisseder. Kafein bir ilaçtır ve herhangi bir ilaç gibi ondan kurtulmak için geri çekilme semptomlarına ve enerji seviyelerinizdeki ciddi düşüşe hazır olunmalıdır.
*Alkolsüz içecekler fazla tüketilmemelidir: Alkolsüz içecekler zararsız gibi görünse de fazlaca şeker içerir. Beyin taramaları, aralıklı şeker tüketiminin beyni belirli ilaçlara benzer şekillerde etkilediğini doğrulamıştır. Bunu, beynin duygusal kontrolle ilişkilendirilen bir parçası olan limbik sistemin kimyasını etkileyerek yapar. Şekere aralıklı erişim, madde bağımlılığının etkilerine benzeyen davranışsal ve nörokimyasal değişikliklere yol açabilir.
*Alkollü içki kullanılmamalıdır: Alkol GABA, glutamat ve dopamin gibi nörotransmitterlerin reseptör bölgelerine etki eder. Alkolün GABA ve glutamat bölgelerindeki aktivitesi, hareketin ve konuşmanın yavaşlaması gibi fizyolojik etkilere neden olur ancak bireyler sadece GABA ve glutamat etkileri için alkol içmez. Alkolün beynin ödül merkezinde, dopamin alanındaki etkinliği birçok insanı ilk etapta içmeye motive eden zevkli duygular yaratır. İçilen alkol miktarı mutlaka azaltılmalıdır.
*Uyuşturucu almaktan vazgeçilmelidir: Uyuşturucu maddeler dopamin salınım miktarını artırarak dopamin seviyelerini yükseltebilir. Bu maddeler o kadar güçlü ve uyarıcıdır ki dopamin seviyelerini bazal seviyelerinin % 1200 üstüne yükseltebilir.
*Mastürbasyon ve pornografiden uzak durulmalıdır: Bu, dopamin metabolik yollarını sıfırlamanın kilit yönüdür. Bunun üstesinden gelmek, yaşamınızın diğer kısımlarına da akacak. Pornografi ve açık görüntüler beyinde büyük miktarda dopamin salgılanmasına yol açar. Mastürbasyonla birleştiğinde bu karşılaşılabilecek en aşırı uyaranlardan biridir. Bu iki yapay dopamin kaynağının hayattan uzaklaştırılması ya da azaltılması beyin için çok faydalı olacaktır.
*Alışveriş alışkanlıkları yönetilmelidir: Bazı insanlara ihtiyaç duyulmayan eşyaları almak gerçekten çok cazip gelebilir. Yeni şeyler almanın sağladığı heyecana direnmek çok zor olabilir. Alışveriş alışkanlıkları konusunda kontrol kaybediliyorsa az miktarda nakit para taşımak ve tüm kredi kartlarını kullanmayı bırakmak iyi olabilir. Boş zamanlar dışarıda geçirilmeli ve alışveriş yapmak yerine yeni şeyler öğrenilmelidir.
*Müzik fazla kullanılmamalıdır: Müzik, çok çeşitli duygu ve düşünceleri çağrıştırabilir ve ruh halinde veya enerjide büyük değişiklikler oluşturabilir. Müzik ilham, verimlilik ya da ruh halini artırma için bir araç olarak kullanılabilir. Kronik müzik kullanımı, zaman içinde dopamin hassasiyetini potansiyel olarak etkileyebilir. Bağımlı olunmasa bile, müzik dinlerken geçirilen süreyi kısaltmak, duyguları dengelemek ve beyine müzik yardımı olmadan duyguları deneyimlemeyi öğretmek için yardımcı olabilir.
*Aşırı, yapay dopaminerjik faaliyetlerden kaçınılmalıdır: Yeterince uzun süre kullanıldığında birini “mutlu” duruma getirebilecek yapay bir şey kişiyi uyuşturur. Dengeyi korumak için fazla miktarda dopamin salındığında, dopamin reseptörleri aşağıya düşer, böylece aynı mutluluk seviyesine ulaşmak için daha fazla dopamin gerekir. Hedonist ya da hazcı bir yaşam tarzı sadece doyumsuzluğu besler.
*İlgi alanları ve hobiler edinilmelidir: Yaşamda tatmin edici ve doğal zevk kaynakları oluşturulmazsa, kişi kaçınılmaz olarak anında tatmin edici davranış ve etkinliklere yönelecektir. Hobiler iş dışındaki ilgi alanlarının keşfedilmesine, yaratıcı olmaya ve her türlü yeni şeyin denenmesine izin verir. Hayat boş olanlar (anlık hazlar) yerine anlamlı zevk kaynakları (gecikmeli haz) etrafında inşa edilerek, yaşam kalitesi büyük ölçüde artırılabilir.

Kaynakça:

https://www.medikalakademi.com.tr
https://www.psychologytoday.com

Yazar: Müşerref Özdaş

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :