1. Père-Lachaise Mezarlığı Paris, Fransa

Dünyadaki çok az yer, Paris’teki Père-Lachaise Mezarlığı’ndan daha önemli edebi şahsiyetlere ev sahipliği yapmıştır. Bu nefes kesici manzaraya gömülmüş olanlar arasında Honoré de Balzac, Gertrude Stein, Marcel Proust ve mezar taşı binlerce hayranın öpücüklerinden dolayı rujla kaplanmış olan tanınmış oyun yazarı, romancı, kısa öykücü ve şair Oscar Wilde vardır. Mezarlığın turistik bir yer olması çoğu insana tuhaf gelse de, 1.5 milyondan fazla insan sadece dünyanın en dikkat çekici mezarlığını görmeye değil; ayrıca 109 dönüm boyunca dolaşırken hayal bile edilemez pitoresk manzaraları da almak için Paris’in bu en büyük mezarlığına ve parkına akın etmektedir. 1804’teki açılışından itibaren, Père-Lachaise Mezarlığı dünyanın en çok ziyaret edilen mezarlığıdır.

2. City Lights Kitabevi San Fransisco, Amerika

“Samimi, gündelik, anarşik bir çekicilik” ile övünen City Lights kitapevi, başlangıçta Amerika’daki Beat nesli için çok önemli bir üreme alanıdır. 1953 yılında Beat şair Lawrence Ferlinghetti ve Peter D. Martin tarafından kurulmuştur ve iki yıl sonra Jack Kerouac, Allen Ginsberg ve William Carlos Williams gibi ikonik yazarların bağımsız yayıncısı olmuştur. Bu tarihi kitabevi San Fransisco’da bu güne kadar, her sene düzinelerce yeni başlık yayınlamış ve sansüre karşı savaşmıştır. Şiir, kurgu, tarih, müzik, maneviyat ve çok daha fazlasını kapsayan geniş bir kitap koleksiyonuyla, dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçiler, kitabevinin çeşitli özel ilgi alanlarına odaklanmış uzman personeli tarafından elle toplanmış benzersiz metinler bulabilirler. Ziyaretçiler mağazada, San Francisco bölgesinde hala çok canlı bir deneyim olarak yaşayan Beat kültürünün belirleyici iklimini başlangıcında olduğu gibi hissedebilmektedirler.

3.Nietzsche Evi Sils-Maria , İsviçre

19. yüzyılda filozof olan Friedrich Nietzsche’nin en ilham verici manzara ortamı olarak gördüğü şey, Nietzsche Evi’dir. Nietzsche 1881 ve 1883-88 yazlarını Sils Maria’da geçirmiş ve ”İyinin ve Kötünün Ötesinde (1886), Ahlakın Soykütüğü Üstüne (1887), Deccal (1888) ” adlı kitaplarını burada yazmıştır. Bugün, turistler bu eski yazlık evini ziyaret edebilmekte ve filozofun bir zamanlar fiziksel bir bağı olduğunu iddia ettiği manzarada güneşlenebilmektedirler. Bina şu anda bir kamu müzesi, mütevazi bir misafirhane ve yaklaşık 2000 ciltlik kitap içeriği olan bağımsız bir araştırma merkezi olarak hizmet vermektedir. Böylece, Nietzsche Evi’nde, 19. yüzyılın en büyük akıllarından biri tarafından hissedilen ilham hissedilebilir, ünlü filozofun değişik dillerdeki eserleri taranabilir ve gündelik hayatın telaşları olmadan güzel bir tatil yapılabilir.

4. Concord Walden Gölü Massachusetts, Amerika

Her ne kadar müzeler aydınlatıcı, eğitici ve ilginç şeylerle dolu olsa da, aslında hiçbir şey kendi başına bir şey deneyimleme kabiliyeti ile kıyaslanamaz. Bu nedenle, Walden gölü mükemmel bir tatil yeridir. Orada, Transandantalizm’in en tanınmış kişisi olan Henry David Thoreau’yu Walden’e çeken; onun emek, boş zaman, öz güven ve bireycilik üzerindeki eşsiz ve kalıcı inançlarını benimsediği ” Walden” ya da ”Ormanda Yaşam” (1854) adlı eserini yazdığı ormanlık alan deneyimlenebilir. Thoreau, toplumun sürekli gelişen kısıtlamalarından kurtulma arzusuyla ve bir birey olarak, yalnızca hayatta kalmayı değil hem fiziksel hem de ruhsal olarak da ayakta kalabildiğini kanıtlamak için iki yıl boyunca gölde yaşamıştır. Bugün, Walden Gölü, Thoreau’nun heybetinden neredeyse hiçbir şey kaybetmemiştir; çünkü göl Ulusal Tarih Alanı olarak kabul edilmiştir. Ziyaretçiler, yürüyüş, balık avı, kano ve kayak (kışın) gibi sayısız aktivitenin tadını çıkarabilmektedirler.

5. Les Deux Magots Kafe Paris, Fransa

Geçmişi 1812 yılına dayanan ve Ernest Hemingway, Jean-Paul Sartre ve Simone de Beauvoir gibi ünlü edebi şahsiyetlere ev sahipliği yapan Les Deux Magots, Paris’in en eski ve en ünlü kafelerinden biridir. Ayrıca André Breton ve arkadaşları Les Deux Magots’un müdavimlerinden olduğu için kafe Sürrealizm’in doğduğu yer olarak da kabul edilir. Kafe, günümüzde dünyanın dört bir yanından ünlü kişileri ve turistleri Fransız kültürünün özünü deneyimlemek için kendisine çekmektedir. Fransız tarihiyle çevrelenmiş bir çevre arayanlar için listenin en üstünde Les Deux Magots Kafe olmalıdır.

6. Harry Ransom Merkezi Austin Teksas, Amerika

Harry Ransom Merkezi, Austin Teksas’a yolu düşen her edebiyat severin kapsamlı edebi ve görsel sanat koleksiyonunu incelemek için uğraması gereken bir yerdir. 36 milyondan fazla el yazmasının, 1 milyon nadir kitabın ve 5 milyon fotoğrafın toplandığı, muhafaza edildiği ve erişilebilir hale getirildiği merkez, halkın merakını gidermek ve onların bilgi dağarcığını genişletmek için arşivlerini incelemelerine izin vermektedir. Canterbury Masalları’nın Cardigan el yazması – Amerika Birleşik Devletleri’ndeki bir devlet üniversitesinde yapılan bir Chaucer çalışmasının tek tam metni – ya da William Shakespeare, James Joyce, David Foster Wallace gibi ünlü yazarların ve çok daha fazlasının geniş el yazması koleksiyonları bu merkezde bulunmaktadır.

7. Dublin’de Ulysses Turu, İrlanda

James Joyce, en tanınmış romanı Ulysses’ten bahsederken, “Profesörleri yüzyıllardır söylediklerim üzerinde tartışmaya devam edecek kadar çok bilmece ve bulmacaya koydum.” demiştir. Dublin sokakları okurlara romanın kahramanları Stephen Dedalus ve Leopold Bloom’un rotasını Dublin sokaklarında dolaşarak izleme ve mistik metni anlama şansı vermektedir. Boston Üniversitesi, 20. yüzyılın başlarında Dublin’in hayatının nasıl olduğunu, günlerini (16 Haziran 1904; günümüzde Bloomsday olarak bilinir) haritalayarak ve tromandan ilgili alıntılar sunarak metini deneyimlemeleri için okurlara yardımcı olmuştur. Bu tur okuyucuya Stephen ve Leopold’un çeşitli karakterlerle karşılaştığı yerleri görme ve ilk okumada gözden kaçmış olabilecek bazı manzaraları, sesleri ve kokuları yakalama fırsatı tanımaktadır.

8.Kurt Vonnegut Kütüphanesi Indianapolis, Indiana, Amerika

Kurt Vonnegut’un ”Kedi Beşiği (1963), Mezbaha No 5” gibi eserlerini okumuş ve yazarla ilgilenen okurların ziyaret edilecekler listesinin başında olması gereken bir yerdir burası. Kütüphane sadece romanlarını, romanlarının her birinin ilk baskısını, çeşitli karalamalarını ve yazılarını yazdığı bir daktilonun görülebildiği, üretken hicivcinin çalışmalarını ve yaşamını destekleyen bir müze olarak hizmet etmez; ayrıca yazarın arkadaşları ve ailesi tarafından bağışlanan diğer hatıraları da burada bulunmaktadır.

9. Yasnaya Polyana, Rusya

Orta Rusya’nın göbeğinde, Leo Tolstoy’un doğduğu, yaşamının büyük bir bölümü için yaşadığı, ve belki de insanlık tarihinin en önemli romanı olan Savaş ve Barış (1865-69) ve Anna Karenina’yı (1875-77) yazdığı aile evidir Yasnaya Polyana. Ölümünden sonra ailesinin nesiller tarafından kusursuz bir şekilde bakımı yapılmış olan ev, Nazi işgali de dahil birçok savaştan zarar görmeden çıkmış, böylece dünyanın her yerinden hayranlarının ziyaret edebilmesi için bir müzeye dönüştürülmüştür. Ziyaretçiler arazide serbestçe dolaşabilir ya da rehberli turlara katılabilirler. Yazarın kişisel eşyalarının çoğu ölümünden bu yana neredeyse hiç taşınmamıştır ve kütüphanesi onu hayatta kalan eşinin yorulmak bilmez çabaları sayesinde dikkatle kataloglanmıştır.

10. Shakespeare and Company Kitabevi Paris, Fransa

Lawrence Ferlinghetti’nin teşvikiyle, Ağustos 1951’de George Whitman, Paris’te kitapçı ”Shakespeare and Company” i açmıştır. Bu kitabevi Sylvia Beach tarafından açılan 1920’lerin ve 30’ların F. Scott Fitzgerald, Ernest Hemingway ve Jules Romains gibi büyük sanatsal toplulukların üyeleri için ödünç verilip kütüphane ve samimi bir toplantı alanı olarak görev yapan orijinal kitabevi ile aynı yolu izlemiştir. Kitaplarla neredeyse dolup taşan bu tarihi kitabevine yapılan ziyaretlerde Shakespeare and Company’ nin kurucularına ithafla imzalanmış bir Baldwin romanı bulmak imkansız değildir.

Kaynakça:
https://www.britannica.com/list/international-literary-tour-10-places-every-lit-lover-should-see

Yazar: Derya Demirörs

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here