Aracınızı kullanırken önünüze bir anda bir şeyin çıkması veya öndeki aracın birden durması gibi durumlarda ani fren yapmak durumunda kalabilirsiniz. Böyle bir durumda kaza olmaması için aracınızın en kısa mesafede durmasını istemeniz en doğal temenninizdir. Bu yazıda aracınızın fren mesafesini etkileyebilecek 10 faktörden bahsedilecektir. Bazı faktörleri düzeltmek doğrudan sizin elinizde iken bazıları ise elinizde olmayabilir. Örneğin; lastiklerinizin diş derinliği kötü ise lastiklerinizi yenileyerek doğrudan müdahale edebilirsiniz. Ancak kar veya yağmurun yağmasını engellemek doğrudan sizin elinizde değildir. Bu durumlarda alacağınız başka tedbirlerle sürüş güvenliğinizi sağlayabilirsiniz. Durma mesafenizi azaltmak için hangi önlemleri alabileceğinizi ve neleri yapabileceğinizi bu yazıda bulabileceksiniz.

Durma mesafeniz aslında iki temel unsurla ilişkilidir. Bunlardan birisi düşünme zamanı diğeri ise aracınızın fren mesafesi olacaktır. Düşünme zamanı, bir engelle karşılaşıldığında o bilginin sürücüye ulaşması ve sürücünün bunu fark edip fren pedalına basmasına kadarki süreden oluşur. Fren mesafesi ise fren pedalına bastıktan sonra aracın tamamen durması için geçen mesafedir.

1. Hız

Aracınızın hızı, hem düşünce mesafeniz hem de fren mesafeniz üzerinde etkili olan en önemli faktörlerden birisidir. Basitçe söylemek gerekirse, ne kadar hızlı gidiyorsanız, frenleri uygulamadan önce (düşünme zamanı) daha fazla mesafe kat edilmiş ve aracın tamamen durması (fren mesafesi) için gerekli olan mesafe o kadar uzamış olur. 30 – 60 km arası hızlarda, aracınızın tamamen durması için ortalama 12 metre yani genel olarak 3 araba uzunluğu gereklidir. Bu nedenle, özellikle yerleşim yerlerindeki hız limitlerine uymanız ayrıca önemlidir. 60 km üzerinde bu mesafe daha da artar ve bir otoyolda 120 km hızla seyreden bir araba, durmak için 96 metrelik veya 24 araba uzunluğu bir mesafe kat edecektir. Bu nedenle, önünüzdeki araç ile aranızdaki takip mesafesini sürekli korumanız özellikle önemlidir.

2. Frenler

ABS, günümüzdeki çoğu araçta bulunmaktadır. Ancak, bilinenin aksine ABS durma mesafenizi azaltma konusunda çok fazla yardımcı olmaz. ABS, yani kilitlenmeyi önleyici sistemler durma mesafesini azaltmaktan ziyade aracınızın kontrolünü kaybetmemenize imkan vermektedir. Bununla birlikte, düzgün bir şekilde bakımı sağlanan frenler durma mesafesi konusunda büyük farklar oluşturabilir.

Fren balataları, frenler uygulandığında fren diskine sürtünen bir sürtünme malzemesi bloğuna sahiptir. Bu sürtünme malzemesi zamanla aşınır ve fren diski de zamanla incelebilir. Tüm bunlar balata ve disklerin aşırı ısınmasına ve durma gücünü kaybetmesine neden olabilir. Bu nedenle, iyi muhafaza edilen ve bakımı iyi yapılan frenler durma mesafenizi azaltacaktır. Frenler, ıslak yollardan ve su birikintilerinden etkilenebilir. Balataların ıslanması dolayısıyla nemlenmesi durma mesafenizi olumsuz bir şekilde etkiler. Dolayısı ile derin bir su birikintisinden geçtikten sonra yavaş hızla devam etmeniz ve fren balatalarını kurutmak için birkaç kez fren denemesi yapmanız tavsiye edilmektedir.

3. Lastik Basıncı

Lastikler, mümkün olan en iyi durdurma mesafesini sağlamak için yol ile temasını en üst düzeye çıkarmalıdır. Lastikler gereğinden az veya çok şişirildiğinde, yol ile temas ettiği yüzey alanı azalır. Az şişirilmiş lastikler, lastiğin dış kenarlarındaki yol ile daha fazla temas ederken, aşırı şişirilmiş lastikler merkezde daha fazla temasa geçer. Her ikisi de lastikleriniz için kötü bir haberdir ve durma mesafenizi olumsuz etkiler. Bu durum sadece lastiklerin düzensiz aşınmasına neden olmaz, aynı zamanda aracınızın çekişini de etkiler; lastikler yol yüzeyine ısınmada ve arabayı durdurmada daha az etkili oluyor demektir. Lastik basıncınızı sık sık kontrol edin ve araç el kitabınızdaki tavsiye edilen basınç değerlerini kullanın. Bu sayede hem lastiklerinizin ömrünü uzatır hem de durma mesafenizi korumuş olursunuz.

4. Lastik Diş Derinliği

Kural gereği, lastik diş derinliği 1.6 mm’ye ulaştığında lastiklerinizin değiştirilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, lastiklerinizdeki geri kalan taban yüzü derinliği bu asgari minimuma erişmeden önce fren mesafeniz üzerinde büyük bir farklılık gösterebilir. Çoğu lastik, yaklaşık 8 mm’lik lastik taban yüzü ile hayata başlar ve giderek yıpranır (aşırı frenleme gibi diğer faktörler aşınma hızını da etkileyebilir). Diş derinliği azaldığında lastiğin yol tutuş kabiliyeti de azalır. Islak bir yolda 50 km hızla ilerlerken, 8 mm’lik diş derinliğine sahip yeni lastiklere sahip bir araba 25.9 metrede durabilmektedir. Aynı koşullarda yolculuk eden aynı arabanın sadece 3 mm izi kalmış lastiklerle donatılmış olması onu 35 metrede durduracaktır. Lastikler yasal olarak yeteri diş derinliğine sahip olmasına rağmen, % 35 daha fazla bir durma mesafesine neden olmaktadır. Lastikler 1.6 mm’lik taban yüzüne ulaştığında aynı şartlarda durma mesafesi 43 metreye yükselir, bu da yeni lastiklerin durma mesafesinin neredeyse iki katıdır!

5. Lastik Kalitesi

Michelin, Goodyear veya Pirelli gibi bilinen üreticilerin üst seviye lastiklerini satın almak kaliteli bir lastik ürünü aldığınızı gösterir. Ancak sayısız lastik testleri, kontrol, tutuş ve durma mesafesi söz konusu olduğunda üst seviye lastiklerin gerçekten fazladan parayı hak ettiğini ve bütçedeki muadilleriyle karşılaştırıldığında sürekli olarak daha iyi bir performans gösterdiğini ispatlıyor. 100 km hızla seyahat ederken, premium lastiklerle donatılmış bir araba ile daha ucuz lastiklere sahip bir araba karşılaştırıldığında üst seviye lastiklerin ortalama 16 metre daha kısa mesafede durdurabilmektedir. Premium lastiklerin yakıt verimliliği, daha uzun ömür ve suda kızaklama direnci gibi kanıtlanmış diğer avantajları da bulunmaktadır.

6. Yol Koşulları

Lastikleriniz ne kadar iyi durumda olursa olsun, ne kadar önlem almış olsanız da hava koşulları elinizde olmayan bir etkendir ve duruş mesafenizi doğrudan etkiler. Özellikle karlı ve buzlu yollar fren mesafenizi ciddi oranda artırabilir. Lastikleriniz ile yol arasındaki sürtünmeyi artıracak her koşul kaçınılmaz olarak fren mesafenizi uzatacaktır. Ağır yağmurlu havalarda, lastik dişleri arasına giren su yol yüzeyi arasında hızla dağıtılamayacağından durma mesafenizi olumsuz etkileyebilir. Kış koşullarında, lastik dişleri arasına sıkışan karlar, yol ile olan teması azaltacağından fren mesafenizi artıracaktır. Bu durumlar, kuru bir yol ile kıyaslandığında 10 kat daha fazla kayma ve durma mesafesine neden olabilmektedir. Bütün bunlardan dolayı, kötü hava koşullarında hız limitlerini uymanız, takip mesafenizi korumanız tehlikelerden koruyacak en iyi yöntemlerdir.

7. Yol Görüşü

Görünürlük, fren mesafenizi doğrudan etkilemeyen ancak düşünme zamanınızı etkileyen faktörlerden birisidir. Tehlikeleri önceden fark etmeniz ne kadar uzun sürerse fren pedalına basmanız o kadar gecikecektir. Kirli bir ön cam, yol görüşünüzü azaltacaktır. Bu nedenle camlarınızı düzenli olarak temizlemeleri ve sileceklerinizin çalıştığından emin olmalısınız. Eskimiş silecek lastikleri, kirleri görüş alanınıza bulaştırarak yol görüşünü daha da düşürebilir. Bu nedenle düzenli periyotlarla silecek lastiklerini değiştirmeniz tavsiye edilmektedir. Soğuk havalarda özellikle ön camınız buz tuttuysa tamamen temizlemeden yola çıkmamanız önerilir.

8. Dikkat Dağınıklığı

Gözlerinizi her zaman yolda tutmak, tehlikeleri önceden tespit etmenize ve düşünme zamanınızı azaltmanıza yardımcı olur; ancak, özellikle bu dijital çağda yaygınlaşan araç içi teknolojilerin dikkat dağıtması oldukça kolaydır. Cep telefonu, sürücü konsantrasyonu söz konusu olduğunda en büyük sorunlardan birisidir ve gelen çağrılara araç içi Bluetooth ile cevap veremediğiniz sürece sürüş esnasında telefonunuzu kullanmamalısınız. Sürüş esnasında navigasyondan rota belirleme ve radyo ile oynamak da büyük dikkat dağıtıcı olabilir. Bu nedenlerle bu teknolojilerin üreticileri, ses komutları ile ve sürücünün dikkatini yolda tutan diğer girdileri kullanarak bu sistemleri araçlara entegre etmek için ciddi çalışmalar yapmaktadırlar.

9. Alkollü Olmak

Araç kullanırken alkol almamalısınız. Araç kullanmadan evvel alkol almışsanız o şekilde yola çıkmamanız gerekir. Alkol almamış bir arkadaşınızın aracınız kullanması veya bir taksi çağırarak eve ulaşmanız daha sağlıklı olacaktır. Ayrıca son dönemlerde uyuşturucu almış bir şekilde araç kullananların da sayısının arttığı ve bu nedenle kazalara sebep olunduğu söylenmektedir. Alkollü araç kullanımı hemen her ülkede yasaklanmıştır ve o şekilde yakalanan araç sürücülerinin ehliyetine el koyma veya belirli bir süre trafikten men edilme gibi cezalara çarptırıldığı bilinmektedir.

Esrar ve kokain içeren alkol ve uyuşturucular, insanlardaki bilgi işlem süresini uzatmaktadır. Tehlikeli kazalar anlık olmaktadır ve hayati önlemler birkaç saniye içinde alınmalıdır. İçki veya uyuşturucu etkisi altındaki bir sürücü, aniden yola çıkan bir yayayı zamanında fark etmesi çok zordur. Bir alkollü veya uyuşturucu etkisinde olan bir araç sürücüsünün, acil duruş durumlarında fren pedalına gerektiği kadar sert bir şekilde basmadıklarını gösteren kanıtlar vardır, çünkü duyuları bozulmuştur ve zayıflamıştır.

10. Yorgunluk

Otoyollar gibi monoton yollarda meydana gelen kazaların beşte biri sürücülerin sürüş esnasında uykuya dalmalarından kaynaklanmaktadır. Fakat uyumasa bile, yorgun sürüş, reaksiyon sürenizi ciddi derecede yavaşlatabilir ve karar verme becerilerinizi zayıflatabilir. Sürüş esnasında kendinizi yorgun hissederseniz ya da konsantrasyonunuzu kaybediyorsanız, durmak ve ara vermek için güvenli bir yer bulmaya dikkat etmeniz gerekir. Uzun yolculuklarda her iki saatte bir 15 dakikalık mola vermeniz ve mümkün olduğunda sürücü görevlerinizi yanınızdaki diğer yolcularla paylaşmanız tavsiye edilmektedir. Bu durum size tehlikeler karşısında zamanında uyarılmanız ve tepki vermeniz konusunda yardımcı olacaktır.

Bu yazıda, araç kullanırken belki de en hayati konulardan birisi olan durma mesafesi konusunda nelere dikkat etmeniz gerektiğinden ve fren mesafenizi etkileyen faktörlerden bahsettik. Yukarıda listelenen konulara dikkat etmeniz hem kendi can güvenliğiniz hem de diğer sürücülerin ve yayaların can güvenliği açısından oldukça önem arz etmektedir. Alacağınız belki de bir takım basit önlemler birçok kazayı engelleyecek ve sürüş güvenliğinizi artıracaktır. Aracınızın kalitesi ve/veya güvenlik seviyesi ne olursa olsun bu basit önlemleri almadığınız sürece can güvenliğiniz tehlikede demektir.

Kaynakça:
https://www.kwik-fit.com/blog/10-things-that-can-affect-your-stopping-distance

Yazar:Bekir Afşar

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here