Glutatyon ve Nitrik Oksit: Üst Solunum ve Bağışıklık Desteği

Bazı kişileri virüs saldırısına karşı daha duyarlı yapan nedir? Bu sorunun cevabı hala tam olarak anlaşılmasa da, sağlıklı bir bağırsak astarının ve dayanıklı sağlam bir iç ekosistemin enfeksiyonlara karşı korunmada hayati bir rol oynadığı bilinmektedir. Çünkü bağışıklık sistemi % 75-80’i sindirim sisteminde çoğunlukla kolondadır. Çin tıbbında akciğerler ve kolon “yin/yang çifti” olarak görülür. IBS, kolit, Chron ve SIBO gibi sindirim sistemi hastalıkları akciğerleri zayıflatırken sağlıklı bir kolon akciğerleri destekler ve bu durum tersi yönde de geçerlidir. Sağlıklı akciğerler sağlıklı bir sindirim sistemi oluşturmaya yardımcı olur.
Kolonun bir mikrobiyom olduğu bilinmektedir, ancak akciğerlerde de olup olmadığı merak edilmektedir. Aslında öyle, ama bu mutlaka iyi bir şey değil. Akciğerlerin başlangıçta steril olduğu düşünülüyordu. 2016 yılında, Michigan Üniversitesi Tıp Fakültesi’ndeki araştırmacılar, normalde alt GI kanalında yaşayan bakterilerin, vücudun sepsis adı verilen bir enfeksiyona verdiği yanıttan kaynaklanan hayatı tehdit eden bir hastalığın kaynağı olduğunu keşfetmişlerdir.
Sepsis, aşırı hızda bağışıklık sistemidir. IL-6 ve TNFa gibi kimyasallar, enfeksiyonla savaşmak için kan dolaşımına salınır, ancak bunun yerine tüm vücutta iltihaplanmaya neden olmaktadır. Akut Solunum Hastalığında şiddetli sepsis vakaları COVID-19’daki gibi ARD vakalarında septik şok ve ölüme yol açabilir.
Akciğerlerde bulunan TNFa, akciğer mikrobiyomundaki Bacteroides ssp. alt akciğerlerde yaygın ve çok miktardadır. Bağırsağa özgü bu bakteriler, sadece akciğerleri yıkamak için sıvının kullanıldığı bir süreç olan “lavaj” ile tespit edilmektedir. Bakteriler akciğerlerde derin kolonize olduklarından kültürde tespit edilememişlerdir. Akciğerler ne kadar sistemik olarak iltihaplanırsa, alt akciğerlerde o kadar çok Bacteroid gelişmektedir.
Bağırsak mikrobiyomunun akciğerlere taşındığı ve sepsise neden olduğu bu bağırsak- akciğer bağlantısını bulmak, Akut Solunum Hastalığı (ARD) ile yoğun bakımda olan hastalar için çok şey ifade edebilir. Bakteriler bağırsaktan akciğerlere nasıl taşınır? Sızdıran bağırsak olabilir mi? Belki de bağırsak mikropları beyinde de bulunmuştur. Araştırmacılar bu gizemin izinde sıcaklar ve şaşırtıcı bir cevap, ağzın arkasındaki mikropların akciğerlere yerleşmesidir. Kendi mikrobiyomuna ev sahipliği yaparken, ağız ve bağırsaklar birbirleriyle etkileşirler.
Çok farklı mikrobiyomlara sahip olan cilt ve bağırsaktan farklı olarak, ağız ve kolon mikrobiyotası arasında % 45 çakışma vardır. Bu yüzden nasıl düşünülürse düşünülsün sağlıklı bir vücut için sağlıklı bir bağırsak gereklidir. Bağırsak astarının sağlam bir mikrobiyom olması kesinlikle bağırsak astarını korumak için önemlidir.

Glutatyon + Nitrik Oksit Desteği

Vücut akciğerlerdeki hava tedarikine yardımcı olmak için endojen bir bronkodilatör oluşturmaktadır. Veya belirli fermente gıdaları yemek, bağışıklık sistemini ve solunum yolu sağlığını destekleyen nitrik oksit seviyeni artırmaktadır. Üst solunum ve bağışıklık sağlığı için nasıl destek sağlayacağı konusunda aşağıda açıklamalar mevcuttur:
Glutatyon: Yenilen proteinden yapılmış bir bileşiktir birçok kimyasal reaksiyonda önemli bir rol oynayan hücrelerde bulunan bir antioksidandır. Lipozomal glutatyon, sağladığı biyo yararlanım nedeniyle genellikle tercih edilen türdür ve doğal olarak üretilen kimyasalların, kirleticilerin ve ilaçların detoksifikasyonuna yardımcı olabilir. Glutatyon ile takviye etmek üst solunum ve bağışıklık sağlığını destekleyebilir, astımı hafifletebilir, akciğer sağlığını artırabilir ve kan şekeri düzenlemesine yardımcı olabilir. Unutulmamalıdı ki, kesinlikle uzman bir doktor tavsiyesi olmadan takviye alınmamalıdır.
Reaktif elektrofillerin ve reaktif oksijen türlerinin (ROS) hücresel etkilerinin birbiriyle ilişkili olduğu ve glutatyonun her ikisinin de düzenlenmesinde ve detoksifikasyonunda merkezi bir rol oynadığı anlaşılmaktadır. Elektrofiller, nitrik asit metabolizmasının doymamış yağ asitleri ile reaksiyonundan oluşan nitroalkenlerden biri olan nitro oleik asit (NOA) ile oluşturarak hücresel glutatyon sistemini etkilemektedir. Bu reaksiyonun anti-enflamatuar özelliklere sahip olduğu bildirilmektedir.

Glutatyon Üst Solunum Yollarına Nasıl Yardımcı Olur?

Astım veya herhangi bir üst solunum yolu enfeksiyonu (soğuk algınlığı, grip veya yeni koronavirüs gibi) akciğerleri etkileyebilir, bu da solunum yollarının iltihaplanmasına ve daralmasına neden olabilir. Yeni koronavirüs, solunum yolunun üst veya alt kısmını enfekte edebilir, solunum yollarında ilerleyebilir, tahrişe ve iltihaplanmaya neden olabilir. Şiddetli koronavirüs vakalarında, enfeksiyon akciğerlerde (alveoller) küçük hava keselerine ulaşabilir.
Bir üst solunum yolu enfeksiyonunda (astım gibi) yetersiz bronkodilasyon ile bronkonstriksiyon durumu vardır. Sonuç olarak, bronkodilatörler ve antienflamatuar steroidler sıklıkla reçete edilir. Normal akciğer fonksiyonu sırasında, glutatyon nitrosoglutatyon adı verilen nitrik oksit (kan damarları genişletmeye yardımcı olan bir şey) ile birleştiğinde vücut kendi endojen bronkodilatörünü oluşturmaktadır. Astımda, doğal glutatyon seviyeleri akciğerlerde sağlıklı insanlardan çok daha düşüktür. Glutatyon eksikliği genetik bir kusur değildir, yeterli miktarda mevcut değildir. Şiddetli astım atağı sırasında nitrosoglutatyon seviyeleri sıfıra düşebilir.
Glutatyon takviyesi astımda çok yardımcı olabilir. Nitrik oksidin artmasıyla etkileri daha önemlidir. Bu noktada kişinin genlerini tanımlamak önemlidir, çünkü T786C endotelyal nitrik oksit sentaz geninde (eNOS) mutasyonlara sahip olmak sizi genetik olarak nitrik oksit oluşumuna yatkın hale getirebilir.

Daha Fazla Nitrik Oksit Nasıl Alınır?

Nitrik oksit vücutta önemli bir role sahiptir. Kan damarlarını genişletmeye, kan basıncını düzenlemeye, yaraları iyileştirmeye, böbrekleri atıkların giderilmesine yardımcı olur ve bağışıklık sistemi işlevini artırır. Sabit bir nitrik oksit kaynağı üretmenin iki yolu vardır. Amino asit, L-arginin için yeterli bir tedarik geliştirmektedir. Arginini diyet takviyesi olarak alabilir veya arjinin alımını hindi, domuz filetosu, tavuk, kabak çekirdeği, spirulina ve mercimek gibi yiyeceklerle artırabilir. Tüm bitkisel gıdalarda bulunan bileşik olan diyet nitratları kullanın. Yeterli nitrat kaynağı olan gıdalar pancar, roka, lahana ve sarımsak içerir (taze, çiğ karanfil en iyisidir).
C vitamini yüksek olanlar da dahil olmak üzere çeşitli sebzeler, yeşil ve kırmızı biber, lahana, yeşil karnabahar, Brüksel lahanası, avokado, kuşkonmaz, lahana ve brokoli gibi iyi olabilir. Bu sebzeler nitrik oksit üreten doğal nitratlara sahiptir. Fermente pancarlar nitrik oksit bakımından zengindir ve fermente oldukları için sıklıkla önerilen yiyeceklerdir. Ekstra fayda için için kırmızılahana, ekstra elma ve rezene eklenebilir. D vitamini almak için güneşlenmelidir. D vitamini eksikliği diyet ve güneş ışığından yoksun olabilir, ancak bu durum kişinin genlerinden de kaynaklanabilir. Birçok büyük ölçekli genom çapında ilişki çalışması (GWAS), GC, NADSYN1/DHCR7, CYP2R1, CYP24A1, SEC23A, AMDHD1’in serum D vitamini düzeyleri ile D vitamini eksikliğinde rol oynayabileceğini bulmuşlardır.

Kaynakça:
www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC6435943/
https://chrismasterjohnphd.com/lite-videos/2018/10/16/glutatyon-for-asthma
https://doi.org/10.1097/WOX.0b013e318232389e

Yazar: Özlem Güvenç Ağaoğlu

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar