Göbek Büyüklüğü ile Beyin Büyüklüğü Arasındaki Bağlantı

Alınan fazla kilolar günümüzün sağlık sorunlarının başında gelmektedir. Kilo arttıkça kilo ve boy arasındaki oran yani vücut kitle indeksi de artar. Bu artış birçok hastalığa yakalanma riskini artırır. Özellikle riskli olan göbek çevresindeki yağlanmadır. Bel çevresinin erkeklerde 94, kadınlarda 80 cm’nin üzerine çıkması ciddi derecede kronik hastalık habercisidir. Bel çevresinin ölçüsü arttıkça insülin direnci de artmakta, diyabet başlamakta, tansiyon ve kolesterol yükselmektedir. Bunun sonucunda kalp hastalıklarına yakalanma olasılığı artmakta, beyin felci hatta kanser oluşabilmektedir. Bel çevresinin genişliğinin her 10 santimetre artması riski 13 kat artırmaktadır.

Beyinde yağ oranı yüksektir. Toksinler yağ dokuyu sever. Böylece kandaki kötü yağlar karında depolandığında beyin bir anlamda kendini korunmuş olur. İşin kötü yanı şudur ki göbekte toplanan yağlar kapasitenin üzerine çıkarsa karaciğere taşınır, yağlanan karaciğer görevlerini yapmakta zorlanır. Bu durumda damar ve kalbe zarar verici özelliği olan LDL kolesterol artar. Fonksiyonlarını tam gerçekleştiremeyen karaciğerin insüline yanıtı da azalır, kaslar glikoz şekerini düzgün biçimde kullanamaz. Kasların şekeri kullanamaması demek insülin normal düzeyde salgılansa da diyabete yakalanmak demektir. Ayrıca artan göbek yağları kişiyi hantallaştırır, kan basıncının yükselmesine neden olur. Bağışıklık sistemi de devreye girerek vücut bir saldırı altındaymış gibi davranır ve iltihaplanma başlar. İltihaplanma sürecinde zararlı maddeler dolaşıma katılır, beyindeki hücreler, kalp kası ve birçok başka doku hasar görür. Bu durum Alzheimer, damar sertliği ve kanser gibi hastalıkları tetikler.

Göbek Yağları Beyin İçin Kötüdür

Yapılan yeni çalışmalarda uzun zamandır özellikle kalp için kötü olduğu düşünülen göbek yağlarının beyin için de kötü olabileceği fikrine daha çok kanıt eklenmiştir. United Kingdom’da (Birleşik Krallık ’ta) yapılan araştırmada obez olan ve bel-kalça oranı yüksek olan kişiler, normal kilolu insanlarla karşılaştırılmış ve ortalama olarak biraz daha düşük beyin hacimlerine sahip oldukları bulunmuştur. Özellikle göbek yağı, sinir hücrelerini içeren beyin dokusu olan gri maddenin daha düşük miktarda olması ile ilişkilendirilmiş, düşük beyin hacmi veya beyin büzülmesinin, hafızada azalma ve demans riski ile bağlantılı olduğu saptanmıştır. Bununla birlikte çalışma sadece göbek yağı ile düşük beyin hacmi arasında bir ilişki bulunmuş, bel çevresinde daha fazla yağ taşımanın aslında beyin büzülmesine neden olduğu kanıtlanamamıştır. Beynin bazı bölgelerinde düşük miktarda gri madde olan kişilerin obezite riskinin daha yüksek olabileceği düşünülmektedir. Bağlantının nedenlerini açıklamak için gelecekte yapılacak başka çalışmalara ihtiyaç vardır.

Tehlikeli Yağ

Visseral yağ da denilen göbek yağları karın boşluğunun derinliklerinde (pankreas, karaciğer, kalp, böbrek gibi iç organların etrafında) depolanan yağlardır. Deri altındaki yağ dokudan farklı yapıda olan bu yağlar vücutta sinsice ilerleyen kronik inflamasyon sebebidir. Göbeği büyüyen, beli kalınlaşan bir kişide visseral yağlanma olduğu söylenebilir. Visseral yağlanmanın kalp ve damar hastalıkları, demans, diyabet, kanser ve depresyon gibi birçok hastalığa davetiye çıkardığı düşünülmektedir. Visseral yağlar sağlık açısından deri altında depolanan yağdan daha büyük riskler oluşturur. Visseral yağ doku endokrin bez gibi davranarak bazı hormonların ve sitokin denilen kimyasalların salınmasına neden olur. Böylece vücudun hormon dengesi bozulur. Visseral yağ dokudan salgılanan maddeler hem enflamasyona neden olur hem de kişinin iştahında, psikolojik durumunda, beyin fonksiyonlarında bozulmalara yol açar.

Yüksek Bel-Kalça Oranı Beyin Hacmini Azaltıyor

Daha önceki bazı çalışmalarda visseral yağ ile yüksek bel-kalça oranı ve düşük beyin hacmi arasında bir bağlantı bulunmuş ancak vücut kitle indeksi ve bel-kalça oranının birleşik etkisine bakılmamıştır. Yeni çalışmada araştırmacılar yaş ortalaması 55 olan 9.600’den fazla kişiden gelen bilgileri analiz etmiştir. Katılımcıların vücut (beden) kitle indeksi ve bel-kalça oranı ölçülmüş, beyin hacimlerini belirlemek için MRG (Manyetik Rezonans Görüntüleme) uygulanmıştır. Araştırmacılar hem yüksek beden kitle indeksi hem de yüksek bel-kalça oranına sahip kişileri sadece beden kitle indeksi ve sadece sağlıklı ağırlığa sahip kişilerle karşılaştırıldığında düşük beyin hacimlerine sahip olunduğunu bulmuştur. Özellikle hem yüksek beden kitle indeksi hem de yüksek bel- kalça oranına sahip olan kişilerdeki gri madde hacminin ortalama 786 santimetre küp olduğu saptanmıştır. Beden kitle indeksi yüksek olan ancak bel-kalça oranı normal olan kişilerdeki gri madde oranının 793, sağlıklı bir kiloya sahip olan kişilerdeki oranın ise 798 santimetre küp olduğu görülmüştür. Araştırmada yaş, sigara ve yüksek tansiyon dahil olmak üzere beyin hacmini etkileyebilecek diğer faktörler de dikkate alınmıştır.

Sonuç olarak visseral yağ (iç organlara ait yağlar) ve beyin büzülmesini birbirine bağlayan potansiyel mekanizmalara bakılmasa da bu tür yağlanmanın beyin atrofisinde (küçülmesinde) rol oynayabilecek inflamatuar maddeler ürettiği düşünülmektedir. Bütün bunlar genel sağlığın iyi olmasının iyi beyin sağlığı için çok önemli olduğunu göstermektedir.

Göbek Eritilmeli

Deri altındaki yağlar egzersizle giderilebilir ancak karın içi yağları kolayca giderilemez. Yaşı genç olanlarda diyet hızlı sonuç verebilir ancak ilerleyen yaşlarda diyet de egzersiz de göbeği eritmeye yetmez. Yaşla beraber hücrelerdeki enerji santralleri durumundaki mitokondriler de yaşlanır ve basit egzersizler bile kişiyi yorgun düşürür. Kasları güçlendiren aktiviteler azaldığından vücudun yağlanması kolaylaşır. İleri yaşlarda özellikle kadınlarda menopozdan sonra hormonal denge de bozulduğundan göbek kolay eritilemez. Yaşla birlikte tiroid bezi de az çalıştığından kadınların vücudu kilo almaya yatkınlaşır.

Peki, ne yapmalı da göbeği eritmeli? Bunu gerçekleştirmek için mutlaka metabolizma hızlandırılmalıdır. Günde 8 saatlik uyku kortizon seviyesini azaltacaktır. Çünkü karında biriken yağlarda kortizol reseptörleri bulunur. Bu da göbekte yağ toplanmasına neden olur. Karbonhidrat alımının kısıtlanması kilo verilmesini kolaylaştırır. Karbonhidrat kesildiğinde iştah azalacak, kilo verilmeye başlanacaktır. Kek, börek, poğaça, şerbetli tatlılar, tatlandırıcı bulunduran içecekler, glikoz şurubu ve früktoz içeren besinler azaltılmalıdır. Karbonhidrat alınamadığı için vücut enerji ihtiyacını depo yağlardan karşılar. Göbek ve beldeki yağların azalması hastalık riskini azaltır. Diyette proteine ve lifli besinlere ağırlık verilmeli, fiziksel aktivite (yürüyüş, yüzme, koşma gibi) artırılmalıdır. Egzersizler bol oksijen içeren açık havada yapılmalıdır. En etkili egzersiz haftada birkaç gün, açık havada yapılacak 30–45 dakikalık tempolu yürüyüşlerdir. Göbek eritmek için bütün bunlara ek olarak bol su içilmelidir. Bel ve göbek yağlanmasını artırdığı için alkol alımı da kısıtlanmalıdır. Stresten uzak kalmak da yağlanmayı azaltacaktır.

Kaynakça:

https://www.livescience.com

Ben Greenfield Fitness


https://www.haberturk.com

Yazar: Müşerref Özdaş

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :