Hayvanlarda Büyüme ve Metamorfoz

Büyüme

Embriyo sonrası gelişimde büyük morfolojik hareketler pek görülmemesine karşın, çok az bir hücre çoğalması ve hücre farklılaşması görülür. Fakat, hayvanların çoğunda hakim olan faktör, boyutça büyümedir.
Genellikle büyüme yavaş başlar, zaman içinde hızlanır, sonra yavaşlar ve en sonunda durur. Bu durum, tipik bir S-şeklindeki büyüme eğrisini ortaya çıkartır. Bu eğrinin genel şekli pek çok hayvan için geçerli olmakla birlikte, ayrıntıları türden türe önemli şekillerde değişiklik gösterir. Eğrinin meyili kısa zamanda çok hızlı büyüme ya da daha uzun bir sürede daha yavaş büyüme durumuna göre çeşitli türlerde farklıdır (bir dana ile bir çocuğun ağırlıkça büyüme oranını karşılaştırmaz). Pek çok faktör büyüme hızını etkileyebildiği için, eğrinin şekli nadiren genelleştirilmiş bir büyüme eğrisinde göründüğü kadar düz olur. Örneğin, hayvanların çoğunda, büyüme sütten kesildikten hemen sonra kısa bir zaman için yavaşlar ve ergenlik çağında çok sık değişir. Bu düzensizlikler eğride çukur ve yükseltiler şeklinde görülür.
Çoğunluğunu böceklerin oluşturduğu eklembacaklıların büyümesinde, genelleştirilmiş düz eğriden özellikle belirgin dik çıktılar görülür. Vücutlarını kaplayan dış iskelet çok hafif esneme yapabildiğinden, bu hayvanlar; ancak deri değiştirme dönemlerinde büyüyebilirler. Bununla birlikte, her deri değiştirmede, eski dış iskeletin atılmasından sonra ve yenisinin sertleşmesinden önce, kısa bir zaman dilimi içinde büyümede çok hızlı bir artış görülür. Sonuçta ortaya çıkan büyüme eğrisi basamak basamak bir şekle benzer.
Büyüme vücudun her tarafında aynı hızla ve aynı zamanda olmaz.
Bir civciv ile tavuk ya da bir bebek ile erişkin insan arasındaki farklılıkların sadece tüm boyutta değil aynı zamanda vücut oranlarında da olduğu bilinmektedir. Küçük bir çocuğun başı vücudunun geri kalan kısımlarına göre, bir erişkinin kafasından çok daha büyüktür. Ancak, çocuğun bacakları da gövdesine göre erişkinin bacaklarından daha kısadır. Eğer çocuğun vücudu aynı oranları koruyarak erginin ki kadar büyümüş olsaydı sonuç erişkine benzemeyen bir birey olacaktı. Vücudun çeşitli kısımlarının farklı zamanlarda büyüyüp farklı zamanlarda durması yüzünden normal erişkin oranları ortaya çıkmaktadır.
Boyutları birbirlerinden farklı iki yakın akraba tür de vücut oranlarında çoğunlukla farklılıklar vardır. Bu durum iki türün büyüme şeklindeki her hangi bir temel farklılıktan değil, basitçe tüm vücut boyutundaki hafif bir artışın, otomatikman vücudun bazı bölgelerinde oransız artışa neden olmasından kaynaklanmaktadır. Örneğin, geyiklerde, boynuzları n uzunluğu tüm vücut boyutundan daha hızlı artar. Sonuçta eğer A türü B türünden hafifçe daha fazla büyürse ve doğal seçim müdahale etmezse, o zaman A türünün oransal olarak daha büyük boynuzları olacaktır.

Larva Gelişimi ve Metamorfoz

Boyutça büyüme her zaman embriyo sonrası gelişimin temel mekanizması değildir. Sucul hayvanların çoğu, özellikle hareketsiz yaşayan organizmaların larva dönemlerini geçiren formları erginlerine çok az benzer. Bazen çok keskin gelişme değişiklikleri birbirini izleyerek, olgunlaşmamış hayvanı erişkin bir birey haline dönüştürebilir ki bu olaya metamorfoz denir. Çoğunlukla hızlı hücre bölünmesi ve farklılaşması olur, hatta bazen de morfogen etik hareketler görülür. Büyüme, yalnız başına larvanın ergine dönüşmesini sağlayamaz.
Pek çok sucul hayvanda türlerin dağılımı, larva dönemine bağlıdır. Minicik larvalar ya yüzerler ya da su akıntılarıyla pasif olarak taşınıp, metamorfoz geçirerek yerleşik erginlere dönüşecekleri yeni yerlere giderler. Kurbağa gibi, ergini yerleşik olmayan başka türlerde ise, larva dönemindeki (kurbağa olduğunda iribaş) uyumsal önem göze çarpar. Bu durumda larvaların yayılma sorunu yerine alternatif besin kaynaklarını (kurbağa erginleri karnivor olup büyük ayları yakalarken, iribaşlar esas olarak mikroskobik düzeydeki bitkilere beslenirler) kullanmayı tercih ettikleri görülür.
Larva dönemi pek çok sucul hayvanın yaşamı, boyunca görülmekle birlikte, birbirine en çok benzeyen larvalar, karasal böceklerin belirli gruplarında (sinekler, kınkanatlılar, kelebekler, güveler ve yabanarıları) görülür. Genç sinek, yabanarısı ya da güve bir tırtıldır.
Larval yaşamları sırasında bu böcekler bir kaç kez deri değiştirirler ve biraz daha büyürler; fakat bu büyüme onları ergin görünümlerine daha fazla yaklaştırmaz, sadece daha büyük larva olurlar. Sonunda, larva gelişimlerini tamamladıktan sonra pupa denilen hareketsiz bir evreye girerler. Bu dönemde genellikle bir kılıf ya da koza içinde yer alırlar. Pupa dönemi sırasında, larva dönemine ait eski dokuların pek çoğu yıkılıp, imajinal disk denilen küçük hücre gruplarından yeni doku ve organlar gelişir. İmajinal diskler larvada bulunurlar; fakat daha fazla gelişmezler. Bu yüzden, pupadan çıkan ergin, larvadan tamamı ile değişik olup bambaşka bir gelişme programının ürünüdür.
Pupa evresi ve tanımlanan gelişme tipi ile böceklerin çoğu tam metamorfoz geçirir. Bu tip böceklerin larva ve ergin dönemleri arasında görülen belirli farklılık değişimin iki farklı yönde olduğunu gösterir. Bu durumda, genelde, larva beslenme ve büyüme için özelleşirken, ergin de aktif olarak yayılma ve üreme için özelleşmiştir.
Tam metamorfoz böceklerin hepsinde görülmez. Çekirgeler, hamamböcekleri, tahtakuruları ve bitler gibi pek çok hayvan kademeli metamorfoz geçirirler. Bu böceklerin gençleri erginlerine benzer; ancak vücut oranları farklılık gösterir (kanat ve üreme organları özellikle zayıf gelimiştir). Bu böcekler her birinde erginine daha çok benzedikleri deri değiştirme serilerinden geçerler. Çeşitli vücut parçalarının birbirlerine oransal büyümeleri sonucunda ergine daha çok benzerler. Pupa dönemleri yoktur ve olgunlaşmamış dokuları da tam metamorfoz geçiren böceklerdeki gibi parçalanmaz.

Kaynakça:
https://biologydictionary.net/

Yazar: Taner Tunç

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :