Vücudun en ilginç olan ve hakkında en az konuşulan sistemi endokrin sistemidir. Endokrin sistemi, tüm sistemler gibi her şey olması gerektiği gibi çalıştığı sürece bir çaba gerektirmeden otomatik olarak işlevini sürdürür. Endokrin temel olarak endokrin sistem hormonların yaratılması ve yönetimi için bir nevi modem gibi işlevi görür. Hormonlarımız bir wi-fi ağı gibi çalışır. İyi uyku, kan şekeri dengesi, güçlü bağışıklık sistemi, sağlıklı cinsel yaşam vb. işlevleri hormonların fonksiyonlarından sadece birkaçıdır.
Peki, bir hormon dengesizliği olduğunda ne olur? Bunu anlamak için öncelikle bezlerin çeşitliliğini, salınan hormonları ve her bir hormonun izlemelerine yardım ettikleri sistemler veya organlar için neler yaptığının anlaşılması gerekir. Şayet ters giderse zincirleme reaksiyonu görülebilir. Hormonlar vücuttaki çeşitli bezler tarafından yaratılır ve bu bezlerin birçoğunu bilinir. Fakat ne yazık ki beyin, kalp, ciğerler ve diğer ana organlarla karşılaştırıldığında endokrin bezlerine yeterince önem verilmez. Bu küçük fakat önemli güç santralleri olan salgı bezleri şunlardır:

Ana Bezler

Hipofiz: Ana bez olan hipofiz bezi, diğer salgı bezlerini kontrol eder, bunun yanında büyümeyi tetikleyen bezdir.
Hipotalamus: İkinci olarak, bu bez diğer bezlerden hormon salınımını kontrol eder. Aynı zamanda açlık, ruh hali, susuzluk, uyku ve hatta cinsel dürtü gibi diğer birçok vücut sinyalinden sorumludur.

İç Bezler

Paratiroid: Vücudunuzdaki kalsiyum miktarını düzenler.
Timus: Bu bez kendi kendine olgunlaşmasına yardım eder, bağışıklık sisteminizin nasıl uyum sağladığını etkiler ve T hücreleri üretir (hastalıklara karşı savunmanız için gerekli olan bir tür Beyaz kan hücresi).
Pankreas: İnsülin üreterek kan şekeri seviyenizi kontrol eder.
Tiroit: Kalori yakma ve kalp atış hızı bu hormon üzerinden kontrol edilir.
Adrenal: Cinsiyet dürtüsünü kontrol eden ve stres düzeylerine yardımcı olmak için salgılanan, kortizol seviyelerini düzenleyen hormonu üretir.
Pineal veya Thalamus: Uyumaya yardımcı olmak için serotoninden melatonin üretir.
Yumurtalıklar: Yumurtalıklar östrojen, testosteron ve progesteron salgılar, hamilelik, ergenlik, kemik güçlenmesi, saç büyümesi, adet döngüsünü ve ruh halini düzenleyen sadece kadınlık hormonudur.
Testler: Erkeklerde testosteron üretir. Testosteron kemik yoğunluğu, ergenlik, kas kütlesi büyümesi, güç ve yüz kıllarında rol oynar.

Endokrin Bozucular

Hormonlar vücutta dolaşır, ancak yalnızca ihtiyaç duyulan hedef tarafından alınacak şekilde tasarlanmıştır. Hormonlarla etkileşime girerek düzenini bozan kimyasallara endokrin bozucular denir ve çeşitli şekillerde etkili olabilirler. Endokrin bozucuların etkileri şu şekildedir;
• Doğru hormonu taklit edebilir ve ardından hedefe doğru olan yere varabilirler.
• Orijinal hormonun salgılanmasını önleyebilirler.
• Endokrin bozucular, hormonun hedefe yapışmasını engeller.
• Hormonun sahip olması gereken etkiyi azaltır.
• Endokrin bozucular ayrıca hedef veya hedefin hormona nasıl tepki verdiğini de etkiler.
Bu bozulmaların herhangi biri bir fetusta meydana gelirse, ciddi gelişimsel sorunlar yaratabilir. Bir yetişkinde, vücut sinyalleri karışırken ve bir zincir reaksiyonu meydana geldiğinde çeşitli semptomlara neden olabilir. Bu kesicilerin bazı nedenleri:
• Kilo almak
• Şeker hastalığı
• Stres
• Tümör
• Hasar
• Radyasyon veya kemoterapi
• Kimyasallar
Hormon bozukluğunda en sık görülen semptomların çoğu, erkek veya kadın cinsiyet hormonlarının fonksiyon bozukluğundan dolayı cinsiyete özgüdür. Cinsiyete göre sempomlar şunlardır:

Kadınlarda Spesifik Hormonal Dengesizlik

Kadınlar için hormon dengesizliği ile başa çıkmak, östrojen, progesteron ve testosteron üç ana hormonunun menstrüel sürecin bir parçası olarak dalgalanması nedeniyle aylık bir durumdur. Bu aynı hormonlar hamilelik ve menopoz sırasında da dalgalanır. Kadınların hormonlarının birbirlerine karşı bir denge ve etkileşimi kastedilmiştir, ancak dalgalanmaları kısa sürede ortaya çıkabilmekte ve bu da dengeyi korumayı çok zorlaştırmaktadır. Bu hormonal dengesizliklerle ilgili semptomlar aşağıdakileri içerir, ancak bunlarla sınırlı değildir.
• Yorgunluk
• Baş ağrısı
• Kilo alımı veya kaybı
• Ruh hali
• Yüz, boyun ve vücutta incelmiş, uzamış kıl
• Kabızlık veya ishal
• Anormal kanama menulasyonla ilişkili veya değil
• Hamile kalmakta veya hamileliği sürdürmede zorluk

Erkeklerde Spesifik Hormonal Dengesizlik

Erkeklerde görülen hormonal dengesizlikler, yaşlandıkça ortaya çıktığı için pek konuşulmaz. Doğal olarak onları etkileyen hormonlar, büyüme hormonu ve testosterondur. 40 yaşına geldiklerinde, 20 yaşlarında sahip oldukları büyüme hormonlarının üretiminin yarısından daha azına sahiptirler. Testosteron kaybı da adrenal bezlerini etkiler, bu da kortizol seviyelerini etkiler. Onların hormonal dengesizlikler ile ilgili belirtiler çoktur, aşağıda bu belirtilerden birkaçı mevcuttur;
• Yorgunluk
• Azalan seks dürtüsü
• Kilo almak
• Depresyon
• Erektil Disfonksiyon
• Azalan kas kütlesi
• Muhtemel tiroit fonksiyon bozukluğu (hipertiroidizm veya hipotiroidizm)
• Adrenal fonksiyon bozukluğu (Andropoz veya Adrenal yorgunluk)
• Vücut kıllarında azalma
• Kısırlık
• Düşük sperm sayısı

Diğer Hormonal Dengesizlikler

Cinsiyete özgü hormonların ve ilgili bezlerin ötesinde, ortaya çıkabilecek daha fazla hormon dengesizliği vardır. Hangi bezleri etkilediğine bağlı olarak çok çeşitli belirtiler ve işlev bozuklukları yaratırlar. Önemli işlev bozukluklarından bazıları;
Tiroit bozukluğu: Bir tiroit bozukluğu hipotiroidizm veya hipertiroidizm şeklinde olabilir. Hipotiroidizmde, beziniz yeterince tiroit hormonu üretemez kilo alımı, halsizlik, üşüme hissi, saç dökülmesi, baş dönmesi, kuru cilt gibi semptomlar mevcuttur. Hipertiroidi çok fazla tiroit hormonu üreten tiroit nedeniyle oluşur ve kilo kaybına, yüksek enerjiye, açlığın artmasına, kalp atış hızınızın artmasına ve daha fazlasına neden olabilir.
Şeker hastalığı: Diyabet, vücudunuzun artık yediğiniz gıdalardan glikozu parçalamadığı bir hastalıktır. Kan dolaşımınızda glikoz tespit edildiğinden, insülin hormonu pankreasınızdan tetiklenir. Bu glikozun daha sonra vücudunuza enerji sağlamak amacıyla hücrelerinize aktarılması beklenir. Diyabete işaret edebilecek semptomlar susuzluk, artmış açlık, tatlı isteği, idrara çıkma, artan dayanıklılık ve bulanık görmedir.
Addison hastalığı: Addison hastalığı, adrenal bezler yeterince adrenal hormon üretmediğinde ortaya çıkan bir hastalıktır. Çoğu durumda, nedeni bilinmemektedir, ancak otoimmün sistem adrenal kortekse saldırır. Belirtiler genellikle potasyum ve sodyum dengesi ile ilgilidir. Belirtiler, dehidrasyon, kararmış cilt lekeleri, kalkarken baş dönmesi, ne kadar su içtiğine bağlı sodyum seviyelerinde dalgalanmalar, düşük kan şekeri, kan basıncındaki dalgalanmalar ve diğer komplikasyonlardan oluşur.

Hormonal Dengesizlik Bozukluklarını Tanımak

Bunlar, hormonlarımızın dengesizliğinin neden olabileceği hastalıkların sadece küçük bir listesidir. Yukarıda gösterildiği gibi, hormonlarımız vücudumuzun her yönünün işlevini kontrol eder. Bu nedenle, belirtileri çok geniştir. Bir bez etkilendiğinde, ilgili hormon diğer bağımlı bezler ve hormonlarla zincir reaksiyonuna neden olabilir. Bu etkileşime bağlı olarak, doktorların gerçek nedeni tanımlaması zor olabilir. Ek olarak, semptomlar kademeli olabilir, başlangıçta kolayca göz ardı edilebilir, çoklu nedenlerle ilişkili olabilir ve bir teşhisi daha da karmaşıklaştırır. Vücudumuza dikkat etmek şart olsa da, bir hormon dengesizliğinden korkmamak gerekir.
Büyüme aşamalarında gençlerde birçok komplikasyona neden olsa da, yaşlandıkça bazı hormonların üretimi artıracağını ve diğerlerinin azaltacağını doğal bir süreç olarak kabul etmek gerekir. Tedaviler, ek semptomları tedavi etmek için hormonların sentetik veya doğal formlarını, sağlıklı beslenmeyi, artan vitaminleri, egzersizi, muhtemelen ameliyatı ve destekleyici ilaçları almayı kapsar. Endokrin sistemimizin ve dolayısıyla hormonlarımızın ne kadar bedensel işlev gördüğünü anladıktan sonra insan vücuduna hayran kalınmaması imkânsızdır.
Eğer bir hormon dengesizliği olduğu düşünülüyorsa bir doktorla görüşülmesi gerekmektedir. Doktor dengesizliklerin nedeninin bulunması ve vücudun tekrar harekete geçirilmesi için düzeltici bir plan hazırlar. Diyet, egzersiz, stresi düşük tutma ve yeterince uyku almak, hormonların tekrar dengelenmesine yardımcı olabilir. Elbette, bunun istisnaları vardır, bu yüzden düzenli kontroller yaptırmak önemlidir.

Kaynakça:
chiro.org
ncbi.nlm.nih.gov

Yazar: Özlem Güvenç Ağaoğlu

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here