Enerji; insanların barınma, ısınma, soğutma, aydınlatma gibi temel ihtiyaçlarının karşılanmasına, mekanik ve teknolojik cihazların devamlı kullanımıyla, insan hayatının kolaylaştırılmasına ve modern dünya araç-gereçlerinin çalışmasına olanak sağlar. Şu an kullanılan en önemli enerji kaynağı olan fosil yakıtların sınırlı ve kısıtlı olduğu gerçeğinden hareketle bunların kullanımı, üretimi, stoklanmasında varlık âleminin hak ve hukukunun istimal edildiğinin bilincinde olunması İslam düşüncesinin esaslarındandır.
Yeryüzünde yaşamın temel taşı ve hayatiyeti sürdürmenin olmazsa olmazı olan enerji ve enerji kaynakları hakkında çağdaş İslam düşüncesinin belirleyici bir rolünün olmaması kabul edilemez. Bu konuda enerji kaynaklarının dengeli, ölçülü ve planlı kullanımı; enerjinin üretimi, tüketimi, değerlendirilmesi ve kazanımların paydaşlara sunulması ile enerji arzı ve güvenliği konusunda farkındalığın oluşturulması kapsamlı bir enerji politikasının olmazsa olmazlarındandır.
“Evet. Akarsuyun kenarında bulunsan bile suyu israf etme!” düsturunu esas alan İslam medeniyeti geçmişten emanet alınan, kısıtlı yeraltı ve yerüstü zenginlikleri ile enerji kaynaklarını hoyratça kullanımı yerine alternatif enerji kaynaklarına yönelerek enerji üretimi ve tüketiminin sorunsalını çevreye zarar vermeden çözümlemektedir. Giderek artan ve sorun haline gelen enerji ihtiyacının, gelecek nesiller de hesaba katılarakyenilenebilir enerji kaynakları ve temiz enerji kaynakları ile giderilmesi, meselenin küresel ısınmayave iklim değişikliğine neden olmadan çözümlenebilmesine de fırsat vermektedir.
Klasik enerji kaynak temini ve enerji üretimini planlaması yerine, enerji-ekonomi-ekoloji (3E) dengesi prensibine göre planlama anlayışı ile kaynak çeşitliliği ve jeopolitik gerçeklerin dikkate alındığı enerji güvenliği modelinin esas alınması öngörülebilir.

Yazar: Yusuf Enes Işık

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here