Yerkürenin manyetik akımı bizi kozmik radyasyondan koruduğu için önemli bir konudur. Bu akımlar, elektrik ve yüksek ısıyla yüklü radyo aktif atomların ışıma yoluyla güney kutuptan çıkıp; yerkürenin etrafını gezdikten sonra kuzey kutbu yakınlarından çekirdeğe doğru yol alır. Söz konusu manyetik kutuplar da sabit değil, sürekli değişim halindedir. Oluşan görünmez varyasyonlar sürekli etki-tepki halindedir ve çekirdeğin kararlı bir yapıya ulaşması; sağlıklı aktivitesini gerçekleştirmesi için mevcut ısısıyla birlikte açığa çıkan enerjilerini sistemsel olarak boşaltıp; deşarj etmek zorundadır.

Büyük patlama sırasında dünya yoğun, kızgın ve hareketli bir enerji kütlesine sahip ısı kaynağıydı. Zaman geçtikçe soğuyan yapı, kütle çekim gücünün de etkisiyle birlikte trilyonlarca ton ağır metali merkezine yuttu, daha hafif metalleriyse yüzey kısma biriktirdi. Dolayısıyla dış çekirdekte sıvı bir katman oluşurken, iç çekirdek katı
bir demir kütle haline geldi. Bahsini ettiğimiz devasa metal tabakalar, saatte binlerce mil süratle bir yandan diğer yana sürekli hareket halindedir. İşte dış çekirdekteki bu hareketli sıcak metal, yer kürenin elektromanyetik alanının motorunu oluşturur. Yani motorun bozulması durumunda dünyanın çekirdeği dönmez ve açıklanamayan yıkıcı tabiat olayları gerçekleşebilir. Örneğin uçaklar ve uzay mekikleri irtifa kaybederek düşebilir, elektronik araçlar bozulacağından büyük bir kaos yaşanabilir, kuşlar uçuş kabiliyetlerini ve yönlerini ayarlamakta zorluk çekerek binalara sert bir şekilde çarparak ölebilir.
Statik boşalma atmosferde süper fırtınaların oluşmasına neden olabilir, her kilometre kareye onbinlerce yıldırımlar düşebilir. Hatta güneş fırtınaları oluşur ve tüm yer küreyi koruyan bir koruma kalkanı sağlayan manyetizma olmadığı için mikro dalga sıcaklık yer küreyi kızartarak yakabilir..Bu da dünya için bir felaket olur .Yani güneş ve dünya arasında manyetik alan ve radyo aktif koruma kalkanı hayati bir konudur.

Yerkürenin jeomanyetizmasında gözlemlenebilir bilimsel bozulmalardan bahseden bilim insanları için manuel senaryoların olmaması halinde de, gözlemleyemeyeceğimiz kadar uzun bir süreçte gerçekleşmesi tahmin edilen otomatik bir son daha var:

O da milyarlarca yıl sonunda radyoaktif kalkanın soğumasıyla da dünyada yaşamın zorlaşabileceğine dairdir.

Fakat endişe duyulacak asıl durum şu ki; güneşin eninde sonunda hidrojen stoğu azalacak ve nükleer fizyonunu kaybederek dış katmalarını içe gömüp şişerek büyümeye başlayacak.. Güneşin merkezine doğru oluşan bu sıkışık çöküş; büyük bir basınç etkisiyle patlamaya dönüşecek. Bu nedenle giderek büyüyen güneş kırmızı bir deve dönüşüp kendi mega nükleerini oluşturarak tüm gezegenleri (maalesef dünyamızı da) yutarak yok edecek..Güneş daha sonra aniden patladığı an itibariyle tekrar çöküşe geçerek, bu sefer beyaz bir noktaya dönüşerek hayatı sona erecek..

İyi Haber 1:
Bu trajik son milyarlarca yıl sonra gerçekleşecek..

İyi Haber 2:
Jeomanyetizma dinomatik etkisini hala sürdürmekte..

Kaynakça:
https://www.bilim.org/dunyanin-manyetik-alani/
http://www.bilimgenc.tubitak.gov.tr/makale/dunyanin-merkezi-nasil-sicak-kaliyor

Yazar: Gülşah Dedeoğlu

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here