Kadınlarda Görülen SKAD Kalp Krizi Nedir?

Aniden oluşan kalp damarı yırtılması, tıpta bilinen adıyla “spontan koroner arter diseksiyonu (SKAD)”, (spontaneous coronary artery dissection, SCAD), yaklaşık yüzde 90 oranında kadınlarda görülmektedir ve 50 yaşın altındaki kadınlar arasındaki kalp krizlerinin bir numaralı nedenidir. Ayrıca, gebe kadınların ve yeni doğum yapmış kadınların kalp krizi nedenleri arasındadır. SKAD’lı kadınlar genellikle genç, sağlıklı, ailelerinde kalp hastalığı olmayan, aktif kadınlardır. Görüldüğü yaş ortalaması sadece 42’dir. Nadir olarak erkeklerde de görülebilmektedir.

Spontan koroner arter diseksiyonu, bir veya daha fazla koroner arterin duvar katmanları arasında oluşan ani bir yırtıkla ortaya çıkan, kalp krizinin az bilgi sahibi olunan ve henüz tam anlaşılamamış bir türüdür. Yırtık, kalbe giden kan akışını kısmen veya tamamen bloke etmekte ve kalp krizine yol açmaktadır. Tekrar edebilmekte, ani kalp durmasına neden olabilmekte ve bazen ölümle sonuçlanabilmektedir. Plak birikimi nedeniyle zamanla oluşan damarlardaki tıkanmanın neden olduğu “geleneksel” kalp krizinden farklı olarak, SKAD tamamen başka özelliklere sahip bir arter tıkanıklığıdır. Hastalar, genellikle ateroskleroz açısından herhangi bir risk faktörüne de sahip değildir.

Nedenleri Ve Risk Faktörleri

Saptanabilmiş bir nedeni henüz bulunmayan spontan koroner arter diseksiyonu, genellikle yüksek kolesterol, yüksek tansiyon ve diyabet gibi atardamarlarda plak oluşumu (ateroskleroz)için gerekli geleneksel kardiyovasküler risk faktörleri olmayan kişilerde ortaya çıkmaktadır. Araştırmacılar, SKAD ile ilişkili olarak birçok hastalık ve durumu tanımlamış olsalar da, çoğunlukla, bilinen bir risk faktörü veya başka bir hastalığı olmayan sağlıklı kişilerde ortaya çıkmaktadır.

Kuşkulanılan ilişkili koşullar veya potansiyel tetikleyiciler şunları içermektedir:
– Fibromüsküler displazi (FMD)
– Hamilelik veya doğum sonrası dönem
– Aşırı fiziksel efor, spor
– Aşırı duygusal stres
– Bağ doku anormallikleri ve monogenetik mutasyonlar
– Vasküler Ehlers-Danlos sendromu (tip IV)
– Marfan sendromu
– Loeys-Dietz sendromu
– Otozomal dominant polikistik böbrek hastalığı
– Psödoksantoma elastikum

Kriz Belirtileri

SKAD vakalarında, semptomlar, geniş ölçüde farklılık göstermektedir. Göğüs ağrısı, nefes darlığı gibi belirtiler yaşayanların acilen tanı ve tedavi için hemen en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalarında yarar vardır.

Kalp krizi belirtileri şunlardır:
– Göğüste ağrı, basınç veya yanma
– Kollarda, omuzlarda veya çenede ağrı
– Nefes darlığı
– Mide bulantısı
– Terleme
– Sıradışı, aşırı yorgunluk hissi
– Baş dönmesi
– Hızlı kalp atışı

Birçok kadın, göğüste ağrı olmaksızın da kalp krizi geçirebilmektedir. SKAD’ın egzersiz sırasında veya dinlenme sırasında da ortaya çıkabildiği bilinmektedir.

Tanılama

Spontan koroner arter diseksiyonu bir kalp krizi türü olduğundan, elektrokardiyogram (EKG) ve enzim kan testleri (genellikle troponin) yapılmaktadır. Ancak, bu klasik yaklaşımla tanılamada hatalar olabildiği, hatta kriz geçirmekte olan bir hastanın sağlıklı görülüp evine gönderilmesiyle ölüm gerçekleştiğinden, SKAD tanısı koroner anjiyogram (kateterizasyon) ile veya bilgisayarlı tomografi (BT) ile yapılmaktadır. Tıbbi teknolojideki gelişmeler daha fazla kişinin hayatta kalmasına yol açmıştır ve SKAD kalp krizinde hayatta kalma oranı, klasik kalp krizinden daha yüksektir.

SKAD tanısında karşılaşılan en büyük zorluklardan biri de, sağlık profesyonellerinin, genç, görünüşte sağlıklı bireyi görmeleriyle yanılmalarıdır. Hastaların kendileri veya aile üyeleri bile, genç ve sağlıklı bir kişinin kalp krizi geçirebileceğini akıllarına getirmemektedir. Ne yazık ki, kalp hastalığı olan bir çok insan gibi, bazı SKAD hastaları da acil servisten bir panik atak teşhisi veya mide problemi teşhisi ile, daha şiddetli semptomlarla geri dönmek üzere gönderilmektedir ve bu gecikme ölümcül olabilmektedir.

Tedavi Yöntemleri

Son birkaç yıldır, spontan koroner arter diseksiyonu hakkında çok şey öğrenilmiş olmasına rağmen, halen bilinen bir nedeni yoktur ve SKAD’ı önlemenin henüz hiçbir yolu da bulunamamıştır. Ancak SKAD’ın doğru bir şekilde ayırt edilmesi çok önemlidir, çünkü akut ve uzun süreli bakım yaklaşımları farklıdır. Spesifik olarak, SKAD’a bağlı akut koroner sendrom için perkütan koroner girişim uygulanan hastaların, ateroskleroz için yapılan uygulamalara göre teknik başarı oranları belirgin bir şekilde daha düşüktür (yüzde 62’ye karşı yüzde 92).

Araştırmalar, akut SKAD’lı hastaların diğer kalp krizi hastalarından farklı şekilde tedavi edilmesi gerektiğini göstermiştir. SKAD’ın teşhisi ve tedavisi, geleneksel kalp krizlerinden daha karmaşıktır. Konservatif, non-invaziv tedavi genellikle en iyi sonuçları vermektedir. Araştırmalara göre, spontan vasküler iyileşmede önemli bir oran, koroner akışın korunduğu stabil hastalarda, konservatif tedavi ile gerçekleşmektedir. Konservatif tedavi, 4-5 günlük izlemeyi içermektedir. Tam bir arter tıkanıklığı varsa veya hasta stabil değilse veya göğüs ağrısı varsa, stent veya baypas ameliyatı gibi invazif bir prosedüre geçilmektedir.

Statinler, yeni bir SKAD kalp krizini önleyememektedir ve bazı araştırmalara göre statin kullananlarda daha fazla tekrarla karşılaşılmaktadır. Uzmanlar, göğüs ağrısı için aspirin ve tansiyon ilaçları gibi önerilerde bulunabilmektedir. Vakanın hastaneden taburcu edilmesinin ardından, bir kardiyak rehabilitasyon programına kayıt olması, hem fiziksel hem de duygusal olarak iyileşme sürecinde çok önemli bir destektir. İyi bir diyet programı, dinlenme, stresten uzak durma, hafif bir egzersiz programı, yakınlarının desteği hastanın iyileşmesi için temel faktörlerdir.

İyileşme Süresi ve Düzeyi

İyileşme zamanı kişiden kişiye değişmektedirir. Tıp literatüründe yapılan bazı vaka çalışmaları, ilk birkaç gün içinde spontan iyileşmeyi rapor etmektedir. SKAD hastalarında diseksiyonu kötüleştirmemesi, iyileşme sürecini bozmaması veya işlem sırasında yeni diseksiyona neden olmaması için, acil durumlar dışında tekrar anjiyografi yapılmaması gerektiğine inanılmaktadır.

Bir SKAD hastasının sürüp giden bir göğüs ağrısı ile veya diğer semptomlarla karşılaşması normaldir. Bazen bu sorunlar, stentleme veya baypas grefti ile ilişkili olabilir. Bazı SKAD hastalarının arterlerinde stentle ilişkili skar dokusu gelişebilir. Bazı hastalar, krizin kalp kasına verdiği hasar nedeniyle, yaşamını kalp yetmezliği ile sürdürmek durumundadır.

Kaynakça:
– Mayo Clinic, “Spontaneous coronary artery dissection (SCAD)”, https://www.mayoclinic.org
– Jacqueline Saw, “Spontaneous Coronary Artery Dissection”, Canadian Journal of Cardiology, Vol.29, I.9, (2013)
– Nobukazu Ishizaka, Suguru Tanaka, Jun Tanigawa, Hideaki Morita, “Spontaneous Coronary Artery Dissection and Fibromuscular Dysplasia”, Canadian Journal of Cardiology, Vol.30, I.7, (2014)
– R. Butler, M.W. Webster, G. Davies, et al., “Spontaneous dissection of native coronary arteries”, BMJ Publishing Group Ltd., Case Report (2010).

Yazar: Oben Güney Saraçoğlu

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :