Bilgiustam
Türkiye'nin Bilgi Sitesi

Koroner Kalp Hastalığını ve Kalp Krizini Önlemenin Yolları

0 29

Dünyadaki birçok ülkede ölümlerin büyük bir kısmı kalp krizinden kaynaklanmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü’nden (DSÖ’den) alınan verilere göre, kalp-damar hastalıkları nedeniyle yıllık ortalama ölüm sayısı 17 milyondur. Örneğin, Amerika Birleşik Devletleri’nde her 37 saniyede bir kişi kalp hastalığından ölmektedir. Bu, yılda yaklaşık 650.000 kişi demektir. Türkiye’de de durum pek farklı değildir. Her yıl çok sayıda (300 ila 400 bin) kişi kalp krizi yaşamakta, 150 ila 200 bin kişi hayatını kaybetmektedir. Kısacası, Türk Kardiyoloji Derneği (TKD) ülkemizdeki ölümlerin % 40’ının (bu oran her 3 dakikada 1 kişinin ölmesine karşılık gelir) sebebinin kalp ve damar hastalıkları olduğunu söylemektedir. Rakamlar her yıl artmaktadır. Belki de bu rakamlardan daha da şok edici olan, bu hastalığın çoğu durumda büyük ölçüde önlenebilir olması ve önleme adımlarının gerçekten çok karmaşık olmamasıdır.

Kalp Hastalığı Risk FaktörleriKoroner Kalp Hastalığını ve Kalp Krizini Önlemenin Yolları

Kalp hastalığı riskini artırabilecek birçok şey vardır. Bunlara risk faktörleri denir. Bazıları kontrol edilemez ancak kontrol edilebilecek birçok faktörler vardır. Bunları öğrenmek kalp hastalığı riskini azaltabilir. Değiştirilemeyecek ya da kontrol edilemeyecek kalp hastalığı risk faktörleri şunlardır:
Yaş: Yaşlandıkça kalp hastalığı riski artar. 45 yaş ve üstü erkekler, 55 yaş ve üstü kadınlar daha büyük risk taşır.
Cinsiyet: Bazı risk faktörleri kadınlarda kalp hastalığı riskini erkeklerden farklı şekilde etkileyebilir. Örneğin, östrojen hormonu kadınlara kalp hastalığına karşı bir miktar koruma sağlar ancak diyabet(şeker hastalığı) kadınlarda kalp hastalığı gelişme riskini erkeklere göre daha fazla artırır.
Irk veya etnik köken: Bazı grupların diğerlerinden daha yüksek riskleri vardır. Afrikalı Amerikalıların (Afro- Amerikalılar da denir) kalp hastalığına sahip olma olasılığı beyazlardan daha yüksek iken, Hispanik Amerikalıların (İspanyol kökenli, ana dilleri İspanyolca olan Amerikalılar) kalp hastalığına sahip olma olasılığı daha düşüktür. Doğu Asyalılar gibi bazı Asyalı grupların oranları daha düşüktür, ancak Güney Asyalıların oranları daha yüksektir.
Aile öyküsü: Erken yaşta kalp hastalığı geçirmiş bir yakın aile üyesi varsa risk daha fazladır.

Kalp Hastalığı Riskini Azaltma Yolları

Kalp hastalığına yakalanma şansını azaltmak için yapılabilecek birçok şey vardır. Araştırmalar, kalp hastalığı için en yüksek riske sahip kişilerin kontrol edilebilecek risk faktörlerine yönelik bazı basit önleyici tedbirler alarak risklerini %80’e kadar azaltabileceğini göstermiştir. Bu tedbirler sadece kalp hastalığı riskini azaltmakla kalmaz, felç riskini de yarıya indirir, kanser riskini 1/3 oranında azaltır ve kişilere demanstan korunmak için şans verir. Hayat kurtarabilecek ve uygulaması hiç de zor olmayan önlemler şunlardır:
1-Fiziksel olarak aktif olmak
2- Sağlıklı ve dengeli beslenmek
3- Sigara içmemek
4- Sağlıklı kilonun korunması
5- Kan basıncını yönetmek
6- Kolesterolü yönetmek
7- Kan şekerini (Diyabeti) yönetmek
8-Stresi Yönetmek
9-Alkolü sınırlamak
10-Yeterli uyku

1-Fiziksel Olarak Aktif Olmak
Her gün fiziksel olarak aktif olmak gerekir. Araştırmalar, haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta fiziksel aktivitenin kan basıncını düşürmeye, kolesterolü düşürmeye ve kiloyu sağlıklı bir seviyede tutmaya yardımcı olabileceğini göstermiştir. Kişi zaten aktifse, daha fazla fayda için yoğunluğunu artırabilir. Aktif olmayanlar yavaş başlamalı, giderek hareketliliği artırmalıdır. Bir seferde birkaç dakika bile bazı sağlık yararları sağlayabilir. Araştırmalar, orta düzeyde bir zindelik düzeyine bile ulaşmış kişilerin, düşük zindelik düzeyine sahip olanlara göre erken ölme olasılığının çok daha düşük olduğunu göstermektedir.
2-Sağlıklı ve Dengeli Beslenmek
Bu, genel olarak ilave şeker, rafine tahıllar (beyaz un gibi), doymuş yağlar ve koruyucular bakımından yüksek aşırı işlenmiş gıdalardan kaçınılan bitki odaklı bir diyet anlamına gelir. Sağlıklı bir beslenme, kardiyovasküler hastalıklarla savaşmak için en iyi silahlardan biridir. Tüketilen yiyecek (ve miktarı) kolesterol, kan basıncı, diyabet ve aşırı kilo gibi kontrol edilebilir risk faktörlerini etkileyebilir. Vitamin, mineral, lif ve diğer besin maddelerini içeren, ancak kalorisi daha düşük olan besinler açısından zengin gıdalar tercih edilmelidir. Sebze, meyve ve kepekli tahıl alımını vurgulayan, az yağlı süt ürünleri, kümes hayvanları, balık, baklagiller, tropikal olmayan bitkisel yağlar ve kuruyemişleri içeren ve tatlıların, şekerli içeceklerin ve kırmızı etlerin alımını sınırlayan bir diyet seçilmelidir. Sağlıklı bir kiloyu korumak için diyet fiziksel aktivite seviyesiyle koordine edilmeli, böylece alınan kalori kadar tüketilmelidir.
3-Sigara İçmemekKoroner Kalp Hastalığını ve Kalp Krizini Önlemenin Yolları
Sigara içenler sağlıklarını iyileştirmek için bırakmalıdır. Evde sigara içen biri varsa, bırakmaya teşvik edilmelidir. Sigarayı bırakmak zor olsa da kalp krizi veya felçten kurtulmak veya kronik kalp hastalığı ile yaşamak daha zordur. Bırakmanın en iyi yolunu bulma konusunda yardım için bir sağlık kuruluşuna gidilmeli ve bir doktorla görüşülmelidir. Başarılı bir şekilde bırakma şansını artıran etkili stratejiler ve ilaçlar vardır. Kişi sigara içmiyorsa şanslıdır ve hiç başlamamalıdır.
4-Sağlıklı Kilonun Korunması
Kişiler her yaşta kendileri için tıbbi anlamda sağlıklı olan kiloda kalmalıdır. Beden Kitle İndeksi (BKİ), kilonun sağlıklı olup olmadığını bilmeye yardımcı olabilir. Araştırma çalışmalarında 18,5 ile 25 Kg/m2 arasındaki (ideal ya da normal kiloda olan) BKİ kullanılmasına rağmen, BKİ birçok insan için sağlıksız kilonun büyük bir ölçüsü değildir. Sağlıksız kilo için muhtemelen bel çevresi daha iyi bir ölçüdür, özellikle bir erkek için 102 cm’den veya bir kadın için 88-89 cm’den büyükse sağlıksız kabul edilir. İdeal ölçüler kadınlar için 80 cm’nin, erkekler için 94 cm’nin altıdır. Beden kitle indeksinin kadınlarda 19 ila 24, erkeklerde 20 ila 25 arasında olması idealdir.
Obezite, kişileri kardiyovasküler hastalık riskini artıran yüksek kolesterol, yüksek tansiyon ve tip 2 diyabetin öncüsü olan insülin direnci gibi faktörler açısından risk altına sokar. Fazla kiloya sahip olan veya obez olanlar kilo vermelidir. Kilo vermek veya kiloyu normal sırlarda tutmak için kalori alımı azaltılmalı ya da hareket artırılmalıdır. Beden kitle indeksi kontrol edilebilir. Yardıma ihtiyacı olanlar bir plan dahilinde kilo vermek için bir diyetisyenle konuşmalıdır.
Not: BKİ (Beden Kitle İndeksi) bir kişinin ağırlığının (kilogram cinsinden) boyunun (metre cinsinden) karesine bölünmesiyle (Kg/m2) elde edilir.
5-Kan Basıncını Yönetmek
Tansiyonun (kan basıncının) yüksek olması inme için önemli bir risk faktörüdür. İnme iyileşmesi zordur ve ömür boyu sakat kalınabilir. Bu nedenle kan basıncı sağlıklı bir aralıkta tutulmalıdır. Kan basıncının 120/80 mm Hg’den az olması idealdir. Tuzun fazlası kan basıncını artıracağı için yiyeceklerden alınan tuz miktarı günde bir çay kaşığıyla ( yaklaşık 6 gr ) sınırlandırılmalıdır. İlaçların doktorun önerdiği şekilde alınması ve hareketin artırılması da öneriler arasındadır. Bu önerilere uyulması tansiyonla ilgili rakamların aşağı inmesi ve aşağıda kalması için gereklidir.
6-Kolesterolü Yönetmek
Yüksek kolesterol seviyeleri arterleri tıkayabilir, koroner arter hastalığı ve kalp krizi riskini artırabilir. Kalp krizi riskinin düşürülmesi için doymuş yağ, trans yağ ve kolesterol alımı azaltmalı ve hareket edilmelidir. Diyet ve fiziksel aktivite tek başına kolesterol seviyesini düşürmezse ilaç kullanmak gerekebilir. İlaçlar doktorun belirttiği gibi alınmalıdır.
Düşük bir LDL kolesterol (düşük yoğunluklu kolesterol veya kötü kolesterol) seviyesi, kalp sağlığı için iyi kabul edilir. Sağlıklı kişilerde LDL kolesterol 130 mg/dL’den daha az olmalıdır. Tehlike sınırı 130-160 arasıdır. 160 mg/dL’den yukarıda olması durumunda LDL yüksekliğinden bahsedilir. Doymuş ve trans yağlar açısından zengin bir diyet gibi yaşam tarzı faktörleri LDL kolesterolü yükseltebilir.
HDL kolesterolün ( yüksek yoğunluklu kolesterol veya iyi kolesterol) yüksek seviyelerde olması genellikle iyidir. HDL kolesterolün erkeklerde 40, kadınlarda 50 mg/dL’nin altında olması istenmez. Her iki cinsiyette de 60 mg/dL’nin üzerinde olması iyiye işarettir. Düşük HDL kolesterol kişiyi kalp hastalığı için daha yüksek risk altına sokar. Genetik faktörler, tip 2 diyabet, sigara içmek, aşırı kilolu olmak ve hareketsiz olmak HDL kolesterolün düşmesine neden olabilir.
Düşük HDL kolesterol veya yüksek LDL kolesterol ile birlikte yüksek bir trigliserit seviyesi (yüksek kan trigliseritleri olan kişilerde genellikle daha düşük HDL kolesterol bulunur) kalp krizi ve felç riskini artıran arter (atardamar) duvarlarında yağ birikintilerinin yığılması olan ateroskleroz ile ilişkilidir. Trigliserit miktarı 150 mg/dL’nin altında ise normaldir. Kandaki seviyenin 200’ün üstüne çıkması yüksek olduğu anlamına gelir. Daha da yükselmemesi ve sağlık sorunları yaratmaması için kontrol altına alınmalıdır.
Toplam kolesterol seviyesi HDL + LDL + trigliserit seviyesinin yüzde 20’sine karşılık gelir. Kandaki seviyeleri cinsiyete, yaşa göre değişebilir. Yirmi yaş üstü yetişkin erkek ve kadınlarda toplam kolesterol miktarı 125 ile 200 mg/dL arasında olmalıdır. Üst sınırdan (200 ile 240 arası) daha yüksek ise sorun var demektir ve müdahale gerektirir.
7-Diyabeti YönetmekKoroner Kalp Hastalığını ve Kalp Krizini Önlemenin Yolları
Şeker hastalığı (diyabet) olan bir kişide KKH (koroner kalp hastalığı ) gelişme olasılığı yüksektir. 65 yaş üstü şeker hastası ya da DM’li (Diabetes mellitus’lu) kişilerin en az %68’i bir tür kalp hastalığı nedeniyle, %16’sı felçten ölmektedir. Yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, sigara, obezite ve fiziksel aktivite eksikliği gibi diğer risk faktörleri, diyabetli bir kişinin kardiyovasküler hastalık geliştirme şansını büyük ölçüde artırabilir. Bu nedenle diyabet testi yaptırılması ve varsa kontrol altında tutulması önemlidir. Açlık kan şekerinin 100 mg/dL’nin (veya hemoglobin A1c < %5,7) altında tutulması gerekir. Fiziksel aktiviteyi artırmak, kiloyu ve tansiyonu normal düzeyde tutmak kandaki şeker seviyesini yönetmeye yardımcı olur. Şeker hastalığı varsa tansiyon seviyesi 130/80 mmHg’den fazla olmamalıdır.
Bir sağlık sorunu varsa, doktor kan şekerini, kolesterolü ve kan basıncını kontrol etmeye yardımcı olmak için statinler veya başka ilaçlar reçete edebilir. Tüm ilaçlar belirtildiği şekilde kullanılmalıdır. Doktor söylemediği sürece koruyucu bir önlem olarak aspirin alınmamalıdır. Kişi hiç kalp krizi veya felç geçirmediyse günlük aspirin alımı hiç yardımcı olmayabilir ve kanama riski de dâhil olmak üzere sorunlara neden olabilir. Kişi kalp krizi veya felç geçirdiyse, doktor başka bir kalp krizi geçirme riskini azaltmak için düşük dozda aspirin alınmasını isteyebilir.
8-Stresi Yönetmek
Stres birçok açıdan kalp hastalıkları ile bağlantılıdır. Örneğin, stres altındaki kişiler normalde olduğundan daha fazla yemek yiyebilir, sigaraya başlayabilir veya sigara içebilir. Araştırmalar, genç yetişkinlerde stres reaksiyonunun orta yaş tansiyon riskini öngördüğünü bile göstermiştir. Riski azaltmak için stres yönetilmeye çalışılmalıdır. Stresi yönetmeye yardımcı olacak bazı yollar arasında egzersiz yapmak, müzik dinlemek, sakin veya huzurlu bir şeye odaklanmak ve meditasyon yer alır.
9-Alkolü Sınırlamak
Çok fazla alkol içmek kan basıncını yükseltebilir, kardiyomiyopati, felç, kanser ve diğer hastalıkları artırabilir, yüksek trigliseritlere katkıda bulunabilir ve düzensiz kalp atışlarına neden olabilir. Aşırı alkol tüketimi obezite, alkolizm, intihar ve kazalara da katkıda bulunur. Ancak orta düzeyde alkol tüketiminin kalp koruyucu etkisi vardır. İçki içiliyorsa alkol tüketimi erkekler için günde en fazla iki ve kadınlar için günde bir içkiden fazla olmayacak şekilde sınırlanmalı, önerilen en üst limitler aşılmamalıdır. İçmeyenlerin alkol kullanmaya başlaması veya içenlerin içtikleri miktarı artırmaları önerilmez.
10-Yeterli uyku
Yeterli uyumamak yüksek tansiyon, obezite ve diyabet riskini artırabilir. Kişiler iyi uyku alışkanlıklarına sahip olmalı, uyku sorunları varsa bir doktora başvurmalıdır. Uyku apnesi, insanlarda uyku sırasında birçok kez nefes almayı kısa süreliğine durduran bir sorundur. Bu, iyi bir dinlenme yeteneğini engeller ve kalp hastalığı riskini artırabilir. Kişiler kendisinde uyku apnesi sorunu olabileceğini düşünüyorsa, ilgili birime başvurup bir uyku çalışması yaptırmak gerekip gerekmediğini öğrenebilir. Eğer uyku apnesi olduğu anlaşılırsa, bunun için tedavi görülmelidir.

Riskleri Bilmek ve Farkındalık ÖnemlidirKoroner Kalp Hastalığını ve Kalp Krizini Önlemenin Yolları

Aktif ve formda olmak, sağlıklı beslenmek, tütünden kaçınmak ve sağlığı daha fazla riske atabilecek hastalıkları yönetmek kalp krizi geçirme veya inme riskini azaltabilir. Yaşamla ilgili değişiklikler yapmak ve hayat boyu sürdürülebilecek sağlıklı alışkanlıklar oluşturmak için bilgilenmek ve farkındalık önemlidir. 40 -75 yaşları arasında olan ve daha önce felç ya da kalp krizi geçirmemiş olan kişiler yaşam tarzlarını kontrol altına alarak sağlıklı yaşamaya devam edebilir. Sigara içmek, böbrek hastalığına sahip olmak ya da ailede genç yaşta kalp krizi geçirmek gibi bir öyküsü olan kişiler riskleri artabileceği için daha dikkatli olmalıdır. Alınabilecek basit önlemlerle, yaşam tarzında yapılabilecek değişikliklerle, erken tanıyla ve tedavi ile ölümlerin önlenebileceği unutulmamalıdır.

Kaynakça:
https://www.nhs.uk/conditions/coronary-heart-disease/prevention/
https://medlineplus.gov/howtopreventheartdisease.html
https://hastane.duzce.edu.tr/article/2022-04-13/turkiyede-olumlerin-yuzde-40i-kalp-ve-damar-hastaliklarindan-kaynaklanmaktadir
https://www.ahmetarnaz.com/kalp-damar-hastaliklarinda-risk-faktorleri/

Yazar: Müşerref Özdaş

Bunları da beğenebilirsin
Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.