Kronomidler Nasıl Bir Canlıdır?

Yaygın adı: Kronomidler

Familya: Chironomidae

Alt takımı: Neınatocera (Sivrisinekler)

Takım: Dıptera (Çiftkanatlılar)

Tür sayısı: 5.000 (yaklaşık 820 ABD)

Boyutları: 1.5 mm kadar küçükten 10 mm’ye.

Fiziksel Özellikleri: Sivrisineklere benzer; fakat birbiri üzerine katlanmış kanatlar yerine gövde boyunca paralel tutulan kanatlar ve çok uzun olmayan emici hortumları vardır. Oseller yoktur, erkeğin çok tüylü antenleri vardır. Çiftleşme oğulları oluşturmazsa bitki örtüsü çevresinde yalnızca dururlar; geceleri büyük miktarlar halinde ışığa doğru gidebilirler.

Yaşam Çizgisi: Büyük çiftleşme oğulları oluştururlar; bazı türler partenojenetiktir (erkeklerin yokluğunda yavru üreten).

Beslenme Tarzı: Erişkinler kısa ömürlüdür ve beslenmezler; larvalar temel olarak bitki maddesiyle beslenir, ancak bazıları etçildir, diğerleri asalaktır.

Yaşam Alanı: Çok kuru alanlar dışında nerdeyse her habitat.

Yeryüzündeki Dağılımı: Kuzey Kutbu’ndan Antarktika’ya kadar dünya çapında (2 bilinen türle), fakat çok kuru bölgelerde bulunmaz.

Çok narin ve kısa ömürlü kronomidler en çok, bir yaz akşamında ya da ılık bir kış öğleden sonrasında çiftleşen oğullarında dans ederken dikkati çeker.

Erkek kronomidlerin tüylü antenleri ve büyük gözleri vardır. Bu durum muhtemelen erkeklerin bitki örtüsünde dişi aradıkları çiftleşme oğulları oluşturmayan türlerde önemlidir. Kronomidler kısa ömürlüdür ve erişkinler gibi beslenmezler. Erkekler büyük ihtimalle çiftleştikten sonra ölür, dişiler ise yumurtalarını bırakır bırakmaz aynı eylemi gerçekleştirir.

Kıyı Tatarcığı

Bazı kronomid türleri larvalarına bir yemek kaynağı bulmak için deniz kıyısına giderler. Bazı türlerde erişkinler tamamen kanatlıdır ve kıyının üst kısmında, kayaların arasında yaşarlar. Ancak diğerleri yüksek su seviyesinin altında yaşayabilirler. Erkekler tamamıyla kanatlı kalır, fakat dişiler uçamaz ve çiftleşmek için uçan erkeğin gelmesini beklemek zorundadır. Dalga geldiğinde, dişiler kayaların altındaki hava dolu yarıklarda ya da yoğun midye topluluklarının arasında bile yaşayabilir. En uç örnek Pontomyia türüdür. Erkekler su yüzeyinde kayan böcekler gibi, yürümek için kanatlarının uçlarını kullanarak deniz yüzeyinde gidebilmektedirler. Su altında da yüzebilirler. Dişi sinekten çok bir kurta benzer kanatları yoktur ve yalnızca ilkel (tamamlanmamış) bacaklara sahiptir. Eş arayamadığı için, erkeğin onu bulmasını beklemek zorundadır.

Larva Tatarcık

Erişkin kronomidler beslenemediği için, en önemli gelişim evresi larva döneminde meydana gelir. Tatarcık larvaları çok farklı yaşam tarzlarına sahiptir: Bazı türler karada yaşar ve nemli pislik, gübre ve toprakta yaşar; ancak kronomidlerin çoğu filtreli beslenen suda yaşayan larvalardır (yani ağız yapıları yiyeceği sudan filtreler). Sonraki grup görünüşte ortalama bir sinek larvasından çok kurtsu biçimde olmaya meyillidir.

Fark edilebilir bir anten ucu ve göğüsün ilk kısmında sahte bacaklara sahiplerdir. Sahte bacaklar (bacak olarak işleyen, fakat gerçek eklemli uzuvlar olmayan probacaklar) iki takım solungacı olan karnın arkasında da bulunabilir. Pek çok türün larvaları oksijen bakımından düşük olan suda yaşar. Sonuç olarak, kanları kırmızı, oksijen taşıyan pigment olan hemoglobin (tıpkı insan kanı gibi) içerir.

Bu parlak-kırmızı larvalar genelde kan kurtları olarak bilinir. Gölet ve kanalların dibinde çamur tüplerinde yaşarlar. Diğer suda yaşayan larvalar, ya bir nesneye bağlı olan ya da onlarla yaşayan durumlar yaratır. Kronomid larvaların bazıları, mayıs sineği larvaları gibi daha büyük suda yaşayan böceklerin üstüne bağlanır. Tatarcık larvaları, “ortakçı” ilişkisi olarak bilinen durumda, lezzetli lokmaları kaparak ev sahiplerini kendilerini taşımaları için kullanırlar, örneğin Asya’da Nanodadius asiaticus larvaları ev sahipleri dobson sinekleri ve balık sinekleri larvaları altında ipekten ağlar örerler. O halde tatarcık larvaları su yosunlarıyla ve ağa takılan yenebilir kırıntılarla beslenir.

Sonuçta ağın ikinci bir kullanımı vardır; çünkü tatarcık pupası için koruyucu bir örtü olarak işlev görür. En azından tatarcık larvalarının bir cinsi Symbiodadius ipek bir kesede mayıs sineği larvalarının üzerinde onların kanlarını emerek yaşayan tamamıyla parazitsidir.

Cricotopus türü larvalar yaşamlarını çeşitli su bitkileriyle beslenerek geçirirler Bitkilerin içinde yaşamak onları avcılardan korur. Bazı türler yabancı su otlarının istilasını kontrol etmenin olası bir yolu olarak son zamanlarda ilgi çekmektedir. Avrasyalı su civanperçemi (Mynopbyilum spicatum) ve hydrilla (Hydrilla venkillata, bir Asya bitkisi) Florida’dakı kanallarda bir sorun olarak düşünülmektedir. Yetişen bitkilerle beslenerek Cricotnpus lebetis larvaları gelişimlerini gösterirler. Kuzey Amerika’ya getirildiğinde tatarcığın otlarla birlikte tanıtıldığı ya da yerli bir Amerikan türü olup olmadığı bilinmemektedir.

Hayatta Kalmak İçin Adaptasyon

Suda yaşayan larvalarla kronomidlerin bir alt familyası bitki gıdasından vazgeçmiş ve etçil olmuştur. İyi gelişmiş çeneleri vardır ve kendi türlerinin daha küçük larvalarını yemenin yanı sıra sivrisinekler ve tatarcık larvalarıyla beslenirler. Tatarcık Polypedilum vanderplankinin ilginç larvası Nijerya ve Uganda’da tamamıyla karartılmamış kayaların üzerindeki gölcüklerde yaşarlar. Göletler aralıklarla dolar ve kurur. Sıcaklık 70°C’ye kadar yükselebilir, fakat larvalar ölmez. Tatarcık larvası gövdenin öldüğü fakat hayvanın canlı kaldığı bir durum olan crytobiosiste, gövdesinin su içeriği yüzde 3’e kadar düşse bile hayatta kaldığı kesinlikle bilinen tek böcektir

Bu durumda tatarcık hiç oksijen kullanmaz ve nereden bakılırsa bakılsın ölüdür. Saf nitrojen gazlı bir ortamda bile hayatta kalabilir. Ancak suya döndüğünde, tatarcık çabucak yeniden şişer ve normal yaşamına kaldığı yerden devam eder.

Karasinekler

Genelde narin yapılı olan tatarcık ve sivrisineklerle akraba olsa da, karasinekler (Simuliidae) bodur böceklerdir. Bazı türlerin dişileri insanlar, evcil hayvanlar ve kuşlarla beslenen vahşi kan emicilerdir. Öyle büyük miktarlarda saldırırlar ki, hayvanların düzgün beslenmesini engeller ve kurbanlarının çok miktarda kan kaybetmelerine neden olurlar. Bazen ısrarlı saldırıları ev stoklarında binlerce ölümle sonuçlanır. Karasinekler, temel göz sinirine saldırarak insanlarda körlüğe neden olan asalak kurt Onchocerca volvulus’u da taşır. Yaygın isimleri hindi tatarcıklarıdır; çünkü hindilerin bir kan asalığını da taşırlar.

Çoğunluğu su dışında yaşayan akraba sineklerin larvalarının aksine, karasinek larvaları suda yaşar. Pek çok türün larvası makat ucunda bir emici tarafından taşlara ya da başka nesnelere bağlanarak temiz akan suda yaşarlar. Akıntıda tutularak, akan sudan yiyeceği filtrelemek için ağız etrafındaki bir dizi çalıyı kullanırlar. Örümcekler gibi, hareket ettiklerinde bir güvenlik hattı olarak ipek bir şerit çekerler. Bu, eğer kazara kontrollerim kaybederlerse tamamen sürüklenmeyecekleri anlamına gelir. Pupa evresi su altında meydana gelir, larva ipek bir kozada döner. Erişkin ortaya çıkmaya nerdeyse hazır hale gelince, koza havayla dolar. Ortaya çıktığında sineğin dışındaki tüylerde tutulan hava, larvanın hemen uçuşa geçtiği su yüzeyine yükselmesini sağlar.

Kaynakça:
BBC

Yazar: Tuncay Bayraktar

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :