Lityum Orotat’ın Faydaları ve Yan Etkileri

Lityum; su, toprak, mineraller,meyveler, sebzeler ve lityum bakımından zengin olan diğer bitkilerde bulunan alkali bir metaldir. Lityum, temel bir mikro besin maddesi olarak sınıflandırılmıştır. Bu, bütün insanların, sağlıklı olması için küçük dozlarda gerektiği anlamına gelmektedir. Lityum göz ardı edilen bir besindir, çünkü genellikle bipolar bozukluk için yüksek doz reçeteli formülasyonlarla ilişkilidir. Yüksek dozlarda lityum, çok fazla yan etkilere neden olabilmektedir.
Lityumun normal dozlarda doğal olarak alındığında birçok faydası bulunmaktadır. Kişiler yiyeceklerden ve sudan eser miktarda lityum alabilmektedirler fakat seviyelerinin biraz daha fazla olmasının kişilerde sakin ve huzurlu bir ortam yarattığı bilinmektedir. Birçok enzim, hormon, vitamin ve büyüme faktörü işlevlerini yapmak için lityuma ihtiyaç duyar, ayrıca bağışıklık ve sinir sistemlerini de desteklemektedir. Hücre yenilenmesini teşvik eder, hatta telomerleri artırarak ömrü uzatabilmektedir. Modern zamanlarda lityum takviyesi popülerliği, lityum orotat ile başlamıştır. Bazı takviyeler, lityum sitrat veya aspartat tuzları içermektedir. Lityum takviyeleri, reçeteli lityumdan çok daha düşük dozlarda kullanılmaktadır. Aşağıda genel olarak lityum orotat’ın faydaları yer almaktadır.

Lityum Orotat’ın Faydaları

Beyni korur: Lityumun düşük dozları bile beyni korur. Örneğin, hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar alt terapötik lityumun, aşırı glutamatın neden olduğu hasarı önleyen NMDA reseptörlerini bloke ettiğini göstermektedir. Ayrıca Lityum metabolizmada, hücre büyümesinde ve bağışıklık sisteminde rol oynayan bir enzim olan GSK-3’ü de inhibe etmektedir. GSK-3’ün aşırı aktifliği, bipolar bozukluk ve Alzheimer hastalığı dahil olmak üzere birçok hastalıkla bağlantılıdır. GSK-3’ü bloke ederek, lityum beyin hücrelerinin (apoptoz) ölümünü önleyebilir, hayvan ve hücre çalışmalarına göre potansiyel olarak bu psikiyatrik bozuklukları önüne geçebilmektedir. Hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalara göre, düşük dozlarda lityumun kurşun maruziyetinin toksik etkilerine karşı da koruma sağlayabileceğini göstermektedir. Ayrıca küçük dozlarda lityum beyni toksisite ve psikiyatrik bozukluklardan koruyabilmektedir.
Hücre büyümesini ve onarımını destekler: Pek çok hücre uygun gelişim ve onarım için lityum bağımlıdır. Örneğin, fare üzerinde yapılan bir çalışmada, lityum desteğinin beyindeki BDNF, NGF ve GDNF gibi büyüme faktörlerinin konsantrasyonunu arttırdığı bulunmuştur. Bu faktörler nörotrofiktir, yani beyin yiyeceğidir. Nörotrofik faktörler , beyni büyütmek ve beyin hasarını onarmak için yeni nöronların doğumunu arttırır. Yeni beyin hücrelerinin doğuşuna nörojenez denir ve akıl hastalıklarından kurtulmada özellikle önemlidir. Aynı zaman da bu faktörler, beynin yeni bağlantılar kurma ve yaşam boyunca uyum sağlama yetenekleri olan nöroplastisiteyi arttırmaktadır. İnsan hücreleri üzerindeki araştırmalara göre, kandaki damarları etkileyen başka bir büyüme faktörü türü olan subterapötik seviyelerdeki lityum (0.2 mmol/L), VEGF’yi arttırmaktadır. Bu, inmeden sonra kan damarı onarımında potansiyel olarak yardımcı olabilmektedir.
Büyüme faktörleri etkiler: Yapılan birkaç çalışmaya göre, lityumun kan, beyin ve kemiklerdeki kök hücreleri uyardığını ve yaralanma sonrası doku onarımını iyileştirdiğini göstermektedir. Ayrıca lityumun otofajiye neden olduğuna dair bazı kanıtlar da bulunmaktadır. Otofaji kendi kendine yemek anlamına gelir ve hücresel açıdan detoksa eşdeğerdir. Otofaji eski hücre malzemesini alır, geri dönüştürür ve bileşenleri yeniden kullanır. Bu süreç yaşlanan hücreleri yeniler, hastalıkları önler ve yaşam süresinin uzamasının anahtarıdır. Lityum vücuttaki büyüme faktörlerini ve kök hücreleri yükseltir, bu da yeni hücrelere yol açar ve hasarlı dokuların onarımını arttırmaktadır.
İntihar riskini azaltabilir: Lityum intihar davranışı üzerinde benzersiz etkileri vardır. Reçeteli lityum, duygu durum bozukluğu olan kişilerde antidepresan ve antipsikotik ilaçların çoğundan daha iyi intihar riskini azaltmaktadır. Düşük dozda lityum da intiharları azaltabilir ve bu yeraltı suyunda bulunan lityum eser miktarlarla bile etkilidir.
Kamusal içme suyunda daha yüksek lityum seviyeleri, Teksas’taki 226 ilçeden su örneklerine bakarak yapılan bir araştırmaya göre, daha düşük intihar oranlarıyla güçlü bir şekilde bağlantılıdır. Aslında, lityum seviyeleri ile intihar oranları arasındaki aynı ilişki, Japonya, İtalya, Litvanya ve Yunanistan gibi birçok ülkede bulunabilir. Bununla birlikte, Danimarka’da 4 milyona yakın yetişkinle yapılan 22 yıllık bir çalışma bu bağlantıyı bulamamıştır. Bu, Danimarka’nın içme suyunda ortalama litre başına 12 mikrogram olan düşük ortalama lityum seviyesi ile açıklanabilmektedir. İçme suyunda daha yüksek lityum konsantrasyonu olan bölgelerde yaşayan kişiler daha düşük intihar oranlarına sahip olma eğilimindedir.
Ceza davranışlarını azaltabilir: İşte en ilgi çekici bölüm lityum insanları daha uyumlu ve kolay hale getiriyor gibi görünmektedir. Öte yandan, lityum eksikliği saldırganlık ve şiddet ile ilişkilendirilmiştir. Daha barışçıl, daha az saldırgan, daha az itici ve daha mutlu insanların tükettikleri sularında ve yemeklerinde daha fazla lityum olup olmadığını merak edilmektedir. Elbette, bu durumu bu kadar basitçe açıklamak doğru olmasa bile lityum denklemin bir parçası olabilir. Yapılan bir araştırmaya göre 27 ilçeden 9 yıl veri değerine göre içme suyunda daha yüksek lityum konsantrasyonu olan bölgelerde daha düşük cinayet, tecavüz ve hırsızlık oranları vardır. Yunanistan’da yapılan bir çalışmada da benzer sonuçlar bulunmuştur. Kamu su kaynağında lityum seviyesi daha yüksek olan şehirlerde cinayet, tecavüz ve uyuşturucu kullanımı daha düşük görülmektedir. Düşük lityum ve cezai davranış arasındaki bağlantı tamamen anlaşılmamıştır, ancak lityumun dürtü kontrolünü iyileştirme yeteneği büyük bir rol oynamaktadır.
Biliş gücünü geliştirir: Danimarka’da yapılan yoğun bir çalışma, 800 binden fazla insanın içme suyu örneklerini karşılaştırılmıştır. Yüksek miktarda lityum içen kişilerin daha düşük demans oranlarına sahip olduğunu bulunmuştur. Hafif bilişsel bozukluğu olan 45 kişiden oluşan bir çalışmada, subterapötik lityum demansa ilerlemesini geciktirmiştir. Bir çalışma, mikrofiber bir lityumun (300 mikrogram) Alzheimer hastalarında bilişsel kaybı önlediğini tespit edilmiştir. Teksas’taki 234 ilçeden su örneklerine bakarak yapılan bir araştırmaya göre, içme suyunda daha yüksek lityum seviyeleri de Alzheimer hastalarında ölüm riskini azaltmıştır.
Ömrü uzatabilir: Lityumun kullanım ömrü üzerindeki etkisinin araştırılması ilgi çekici sonuçlar ortaya koymaktadır. Teksas’ta yapılan bir araştırma, musluk suyunda daha yüksek miktarda bulunan lityum seviyesinin, herhangi bir nedenden ötürü daha düşük ölüm oranlarıyla bağlantılı olduğunu bulmuştur. Çeşitli çalışmalara göre, bu ömrünü uzatan etki, lityumun, DNA tutma kromozomlarını kapatan küçük proteinler olan telomerlerin uzunluğunu arttırma kabiliyetinden kaynaklanıyor olabilir. Telomerler ne kadar uzun olursa hücrelerin o kadar fazla bölünmesi gerekir. Telomerlerin uzunluğu ömrü kum saatinin üst kısmında kum gibi bir durumdur. Lityumun yaşam üzerindeki etkileri de sağlıklı mitokondriyi koruyan mitokondriyal cirosu geliştirme kabiliyetinden kaynaklanıyor olabilir. Örneğin, Lityumun yuvarlak kurtlar üzerinde yapılan bir çalışmada, mitokondriyal fonksiyonu iyileştirerek ömrünü arttırdığını tespit edilmiştir.
Alkolizm tedavisine yardımcı olabilir: Yapılan bir çalışmada, en az 6 ay boyunca günlük 150 mg lityum orotatlı 42 alkolik hasta tedavi edilmiştir. Hastaların yaklaşık üçte biri relaps olmadan 1-3 yıl, çeyreklerde de herhangi bir nüks olmadan 3-10 yıl geçmiştir. Aynı çalışma, kas güçsüzlüğü, iştahsızlık ve hafif apati gibi hafif yan etkileri de bildirmiştir. Ancak, daha az verildiğinde bu etkiler kaybolmuştur.
Ruhsal bozuklukları önleyebilir: Reçeteli bir ilaç olarak, lityum bipolar bozukluk, depresyon ve şizofreni dahil olmak üzere birçok psikiyatrik durumu tedavi etmek için kullanılır. Ek olarak, lityumun ruh sağlığına daha ilginç yararları vardır. Eski raporlar, yalnızca tedavi edemeyeceğini, aynı zamanda bazı zihinsel bozuklukları önleyebileceğini öne sürmektedir. Birçok maden suyu lityum içerir, ancak Teksas’taki Mineral Wells olarak ün salmıştır. Teksas, 19. yüzyılda birçok maden suyu tesisi bulunmaktaydı, binlerce akıl hastalığı ve çeşitli kronik sağlık sorunları olan kişi, lityumun iyileştirici yararlarını elde etmek için bu kaynaklara başvurmaktaydı. Bazıları ise bu kaynakların yakınlarda yaşamaktan sağlık durumunun iyi olduğunu bildirmişlerdir.
Son zamanlarda yapılan çalışmalar ise lityum konusunda ipuçları vermektedir. Japonya’daki 3 binden fazla öğrencide, musluk suyunda lityum seviyesi daha yüksek olanlarda depresyon semptomları daha az olduğu tespit edilmiştir. Tüm anekdotlara rağmen, düşük dozda depresyon ve bipolar gibi zihinsel bozuklukları önlemek için lityum hakkında hala kesin kanıtlara ihtiyaç vardır.
Depresyon tedavisine yardımcı olabilir: Reçeteli lityum geleneksel antidepresanlara cevap vermeyen kişilerde depresyonu tedavi etmek için kullanılmaktadır. Ancak düşük dozda lityum bile bazı yararlar sağlayabilir. Bir çalışmada venlafaksin ile tedaviye yanıt vermeyen 51 depresyon hastası incelenmiştir. Normal venlafaksin tedavisine düşük doz lityum eklendiğinde, hastaların yaklaşık yarısında acil bir iyileşme görülmüştür. Huntington hastalığı tedavisine yardım edebilir: Huntington hastalığı olanlarda düşük dozda lityum yararlı olabilir. Huntington’lu 3 hastayı içeren bir vaka serisi, düşük dozlu lityumun (150 mg) hareket ve davranışsal semptomları nasıl iyileştirdiğini açıklamaktadır. Aslında, şu anda Huntington tedavisi için geliştirilmekte olan düşük dozlu bir lityum formülasyonu vardır. Yapılan hayvan çalışmalarında, bu yeni ilacın motor fonksiyonlarını geliştirdiğini ve beyin hücre ölümünü önlediğini göstermektedir.
İnsülin direncini azaltabilir: Lityum, bir araştırmaya göre, insüline dirençli sıçanlarda glikoz taşınmasını ve glikojen sentezini geliştirmektedir. Çalışmanın araştırmacıları, lityumun, diyabet ve insülin direncine sahip hastalara potansiyel olarak yardımcı olabilecek insülin etkisini artırdığını öne sürmektedir.
Kemik sağlığını destekleyebilir: Hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalar, lityumun kemik kırılma riskini azaltabileceğini ve kemik büyümesini teşvik edebileceğini göstermektedir. Yapılan insan çalışmaları kemik sağlığına benzer yararlar ortaya koymuştur, ancak sadece reçete edilen lityum dozları test edilmiştir.
Otoimmüniteyi ve inflamasyonu azaltabilir: Lityum, bağışıklık sistemiyle çeşitli mekanizmalar yoluyla etkileşime girebilir. Yapılan hayvan çalışmalarına göre, GSK-3’ü inhibe ederek, lityum otoimmüniteyi (bağışıklık sisteminin kendi vücuduna saldırdığı durumlar) önleyebilir. Lityum ayrıca otoimmün enflamasyona neden olan Th1 hücrelerini ve interferon-gama’yı baskılar. Diğer immün sistem etkileri, enflamatuar prostaglandinlerin aktivitesini azaltırken IgG ve IgM antikorlarının üretimini arttırmayı içerir.
Uyku geliştirmeye yardımcı olabilir: Hayvan ve hücre çalışmalarına göre, lityumun sirkadiyen ritmi üzerinde birkaç ilginç etkisi vardır. Sirkadiyen ritim süresini uzatabilir ve normal 24 saatlik bir döngüden senkronize edilmemesi durumunda kişiye yardımcı olabilir. Lityum aynı zamanda uyku-uyanıklık döngüsünde yer alan genlerin ve proteinlerin aktive olmasına yardımcı olabilir, bu da vücudun gündüz ve gece döngüleri ile daha iyi senkronize olmasına yardımcı olabilir. Bu, lityumu gün boyu biyolojik işaretlerde sıfırcılara karşı bir çeşit hassaslaştırıcı kılar. Klinik çalışmalar, lityum ilaçların bipolar hastalarda uykuyu iyileştirebileceğini göstermektedir. Bununla birlikte, düşük dozda lityumun aynı yararı sağlayıp sağlamadığı bilinmemektedir.
Baş ağrısını giderebilir: Birçok çalışmanın gözden geçirilmesi, lityumun nadir fakat ciddi bir baş ağrısı tipi olan küme baş ağrısının şiddetini azalttığını göstermektedir. Subterapötik seviyeler bile (kanda 0.4 ila 1.0 mmol/L) birçok hastada semptomları iyileştirebilir. Lityum ayrıca hipnik baş ağrısına da yardımcı olabilir. Bu nadir görülen baş ağrısı genellikle yaşlıları etkiler, kişinin her gece aynı saatte uykudan uyanmalarını sağlar. Yaşlı bir erkeğin vaka raporuna göre düşük dozlu lityum karbonat (200 mg/gün), iki gün içerisinde hipnik baş ağrısını tamamen düzeltmektedir.

Lityum Orotatın Yan Etkileri

Tipik yan ekiler
• Reçeteli lityum dozları birçok yan etkiye neden olabilir ve yüksek seviyelerde toksik olabilir. Neyse ki, takviyelerde bulunan az miktarda lityumun yan etkileri daha azdır. Vaka bulgularına dayanarak, lityum orotat kullanan bazı kişiler baş ağrısı, bulantı ve ishal yaşadığı bildirilmiştir. Bazı kişilerde de biraz iletişim kopukluk hissedildiği bildirilmiştir. Alınan dozu azaltmak, bu yan etkileri artırabilir. Aynı anda 18 tablet lityum orotat aldıktan sonra bulantı ve kusma yaşayan bir kadına ait bir olgu sunumu vardır. Bu büyük miktardan sonra bile, kandaki lityum seviyesi sadece 0.4 mmol/L idi, normalde toksik olduğu düşünülen seviyelerden çok uzundur (> 1.5 mmol/L) Ancak, birkaç vaka raporunun dışında, lityum orotatın yan etkileri veya toksisitesi hakkında çok az bilgi bulunmaktadır. Lityum orotat (normal dozlarda) muhtemelen reçeteli lityum olarak çok daha az yan etkiye neden olur, ancak kesin olarak söylenmesi gereken daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır. Lityumun bazı yaygın yan etkileri şunlardır:
• Artan susuzluk
• Artan idrara çıkma
• Kuru ağız
• Mide bulantısı
• İshal
• Titreme (genellikle ellerde)
• Kilo almak
• Mide rahatsızlığı
• Uyuşukluk
• Kabızlık
• Akne
Diğer riskler
Reçeteli lityum alan hastalar sürekli toksisite belirti ve bulguları açısından izlenir. Önemli bir endişe, lityumun böbrekler üzerindeki etkisidir. Lityum ilaçları böbrek fonksiyonlarını azaltabilir ve potansiyel olarak böbrek yetmezliğine yol açabilir. Lityum ayrıca, hipotiroidizm ile sonuçlanabilecek tiroid ve paratiroid bezlerine zarar verebilir. Bununla birlikte, bu toksisiteler genellikle yüksek lityum seviyeleri (> 1,5 mmol/L) ile ilişkilidir. Asıl soru, düşük dozlarda lityumun (lityum orotattaki gibi) aynı toksisitelere neden olabileceğidir. Ancak ne yazık ki, hiçbir güvenlik çalışması özellikle lityum orotata bakmamaktadır.
Genel olarak, mevcut kanıtlar düşük dozlu lityumun güvenli olduğunu göstermektedir. Uzun süreli klinik çalışmada, düşük dozlu lityumun böbrek fonksiyonunu etkilemediğini bulunmuştur. Bununla birlikte, TSH’de yükselmeler ve yan etkilerin sayısını bulmuşlardır. Düşük doz reçeteli lityum, takviyelere göre çok daha fazla lityum içerir. Normal dozlarda lityum orotatın aynı toksisitelere neden olması olası değildir, ancak daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır. Ayrıca, lityumun hamilelik sırasında toksik etkileri olabileceği unutulmamalıdır. Hamile olanlar veya hamile kalmayı planlayanlar, herhangi bir lityum almadan önce doktora danışmalıdır.

Sınırlamalar

Lityum orotat üzerine yapılan araştırmalar çok sınırlıdır ve çalışmaların çoğu onlarca yıllıktır. Lityum orotatın faydalarının birçoğu, düşük doz reçeteli lityum bakan çalışmalardan çıkarılmaktadır. İçme suyunda bulunan eser miktarda lityum miktarını inceleyen çalışmalar, lityum takviyelerinin potansiyel yararları hakkında da bazı bilgiler vermektedir.

Gıdada Lityum

Sık yenilen yiyeceklerin çoğu bir miktar lityum içerir. Bazı tahminlere göre, tahıllar ve sebzeler toplam lityum alımınızın yaklaşık% 66 ila% 90’ına katkıda bulunur. Lityum bakımından zengin yiyeceklerden bazı örnekler:
• Kuruyemiş (8.8 mikrogram/g)
• Tahıllar (4.4 mikrogram/g)
• Balık (3.1 mikrogram/g)
• Sebzeler (2.3 mikrogram/g)
• Süt ürünleri (0.5 mikrogram/g)
Bunun anlamı, bir fincan mısır gevreğinin size 0,4 mg lityum vereceği anlamına gelirken, yarım fincan fındık veya 200 gram balık yaklaşık 0,6 mg lityum alır. Bazı çay türleri ayrıca iyi bir lityum kaynağı olabilir. Çeyrek litre siyah çay yaklaşık 0.58-1.35 mikrogram/g lityum sağlarken, aynı hacimde kırmızı çay 0.72-1.70 mikrogram/g içerir. Unutmamalıdır ki, bu gıdalardaki lityum miktarı, içinde yetişen toprağa bağlıdır. Düşük lityum alanlarında yetişen gıdaların lityumda daha düşük olacağını unutulmamalıdır. Teksas gibi çoğu kuru bölge lityumda daha yüksektir.

Lityum Orotat Dozajı

Lityum orotat takviyeleri, tümü günde bir kez alınması gereken çeşitli güçlerde mevcuttur. En yaygın doz 5 mg element lityum içerir. Bu, çoğu kişinin 1mg olan yiyecek ve sudan elde ettiği miktarın biraz üzerindedir. Düşük lityumlu bir bölgede yaşanıyorsa, bu muhtemelen iyi bir bakım dozudur. Diğer ürünler, 10 ila 20 mg kadar bazik lityum içerir ve bunlar düşük dozlarda faydalı bir etki görmeyenler için uygun olabilir. Anekdotal olarak, bazı kişiler lityum’a duyarlıdır. Yan etkileri olan kişiler daha düşük dozlar almaktan daha fazla yarar görebilir (1 ila 2,5 mg elemental lityum).

Düşük Doz Lityum

Bazı çalışmalar, subterapötik ya da mikrodoz lityum olarak da adlandırılan düşük dozlu lityum un yararlarını araştırılmıştır. Düşük dozlu lityum, normalden düşük dozajlarda reçeteli lityumun (lityum karbonat) kullanılmasını ifade eder. Düşük dozlu lityumun tam dozu çalışmalar arasında değişiklik gösterir, ancak tipik olarak günde 150 ila 300 mg arasındadır. Bazı mikrorodoz çalışmaları, 300 mikrogram (0.3 mg’a eşdeğer) kullanmak kadar düşüktür. Bu alt terapötik lityum dozları, normal reçeteli lityum dozlarından (tipik olarak 900-1800 mg/gün olarak reçetelenir) 3 kat daha düşüktür, fakat tipik olarak lityum orotat tarafından sağlanan dozlardan çok daha yüksektir.
Vücudun düzgün çalışması için küçük miktarlarda lityum gerekir. Biraz daha lityum alan kişiler daha huzurlu olur ve dolayısıyla intihar oranlarını düşürür. Ek dozlar beyin sağlığını, hücre yenilenmesini destekler ve hatta ömrü uzatabilir. Düşük dozlarda, lityum biliş gücünü iyileştirebilir ve otoimmüniteyi azaltabilir. Araştırma raporlarına göre, yan etkiler genellikle hafiftir. Çok düşük dozlar (yaklaşık 5 mg/gün elemental lityum) muhtemelen lityum yoksun bölgelerde yaşayanlar için en iyi seçenektir.

Kaynakça:
patientslikeme.com
greatplainslaboratory.com

Yazar: Özlem Güvenç Ağaoğlu

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :