Mitokondriyal İşaretleyiciler (Krebs Döngüsü Metabolitleri)

Krebs döngüsü trikarboksilik asit veya TCA döngüsü olarak da bilinmektedir. Bu döngü karbonhidratlardan, yağlardan ve proteinlerden enerji üretiminin merkezidir. Döngü bir dizi reaksiyondan oluşmaktadır ve metabolitler diğer metabolik yollardan çeşitli adımlarda girmektedir. Döngünün birincil işlevlerinden biri, elektron taşıma zincirinde (ETC) enerji (ATP formunda) üretmek için kullanılan NADH & FADH’nin üretilmesidir. Genetik veya çevresel faktörler nedeniyle herhangi bir adımdaki herhangi bir bozulma, teorik olarak, daha yüksek veya daha düşük organik asit seviyelerine yol açmaktadır.
Krebs çevrimi girdileri piruvat, yağ asitlerinin yan ürünlerini veya birkaç amino asitten (glutamat , alanin) oluşmaktadır. Ek olarak tiroid hormonları ve kortizol Kreb döngüsünü etkilemektedir.

Süksinik Asit (Süksinat)

Süksinik asit enerji üretiminde önemli bir role sahiptir. Bu asit, Krebs döngüsü ara maddesi olmasının yanı sıra, döngüye dallı zincirli amino asit metabolizması yoluyla da girmektedir. Süksinik asit metabolizması hem sentezi, keton cisim kullanımı ve GABA şant ile de bağlantılıdır. Asidi parçalayan enzimler düzgün çalışmadığında seviyeler artmaktadır ve bunun bazı nedenleri bulunmaktadır. Bu nedenler aşağıdaki gibidir:
• B2 Vitamini eksikliği
• CoQ10 eksikliği
• Bakteriyel enfeksiyonlar
• Toksinlere ve ağır metallere maruz kalma
• Diyabet
• Kanama veya yaralanma
• Düşük oksijen nedeniyle yüksek rakım
• Fibromiyalji (idrar)
• Kanser
• Down sendromu
• Süksinat dehidrojenaz eksikliği gibi nadir genetik bozukluklar
Ayrıca düşük seviyelere neden olan bazı durumlar bulunmaktadır ve bunlar aşağıdaki gibidir:
• B12 Vitamini eksikliği
• Polikistik over sendromu (PCOS)
• Kronik yorgunluk sendromu
• Böbrek hastalığı
• Kanser
Nadir metabolik bozuklukları taramak için yüksek idrar süksinat seviyeleri kullanılmaktadır. Ayıca diğer çeşitli sağlık sorunları nedeniyle de artmaktadır.

A-Ketoglutarik Asit (Alfa-Ketoglutarat)

Alfa-ketoglutarik asit veya 2-oksoglutarik asit olarak da bilinen alfa-ketoglutarat, enerji metabolizmasının bir ara bileşiğidir. Hücreler yiyecekleri enerjiye dönüştürdüğünde üretilmektedir. Kemiklerde, kaslarda protein üretmek ve protein yıkımını azaltmak için önemlidir. Aynı zamanda bağışıklığa da katkıda bulunmaktadır. Alfa-ketoglutarat, atletik performansı arttırmak için takviye olarak ve bazen de ameliyattan sonra kas kaybını önlemek için bir ilaç olarak kullanılmaktadır. Bazı durumlar alfa-ketoglutarat seviyelerini artırmaktadır ve bunlar aşağıdaki gibidir:
• Alfa-ketoglutarat takviyeleri
• Tiamin (B1 vitamini)
• Riboflavin (B2 vitamini) eksikliği
• Niasin (B3 vitamini) eksikliği
• Pantotenat (B5 vitamini) eksikliği
• Lityum
• Obezite
• Yağlı karaciğer hastalığı
• Diyabet
• Kanser
• Nadir genetik bozukluklar
Ayrıca Alfa-ketoglutarat testi nadir metabolik bozuklukları taramak için kullanılmaktadır.

Sitrik Asit (Sitrat)

Sitratın bir kısmı yiyeceklerden, ancak çoğu kemiklerden gelmektedir. Aslında, vücuttaki toplam sitratın yaklaşık % 90’ı kemiklerde depolanmaktadır ve gerektiğinde kana salınmaktadır. Ayrıca sitrik asit mitokondride enerji metabolizmasının bir parçası olarak üretilmektedir. Bununla birlikte, mitokondriyal sitratın kan ve idrar sitrat düzeyleri üzerinde büyük bir etkisi bulunmamaktadır. Böbrekler, sitrik asidi kandan parçalayarak veya idrara süzerek sorumludur. Bazı hormonlar sitratın böbrek klerensini etkilemektedir ve bunlar aşağıdaki gibidir:
• Paratiroid hormonu (PTH) – idrar sitratını azaltır
• D vitamini – idrar sitratını azaltır
• Kalsitonin – idrar sitratını arttırır
Bazı durumlar idrar sitrat seviyelerini artırmaktadır ve bunlar aşağıdaki gibidir:
• Sitrik asit bakımından zengin yiyecekler yemek veya potasyum veya magnezyum sitrat gibi sitrik asit içeren takviyeler almak
• Malik asit takviyeleri
• Daha yüksek kan şekeri seviyeleri
• Diyabet ve diyabetik nefropati
Ayrıca bazı durumlar idrardaki sitrat seviyelerini azaltmaktadır ve bunlar aşağıdaki gibidir:
• Fazla sodyum
• Kola aromalı gazlı içecekler
• Egzersiz
• Diyet sitrat eksikliği nedeniyle düşük sitrat kan seviyeleri
• Açlık veya ketozis
• Magnezyum eksikliği
• Düşük potasyum (hipokalemi)
• Vücutta çok fazla asit (metabolik ve hücresel asidoz)
• Yüksek paratiroid hormon seviyeleri (hiperparatiroidizm)
• E. coli enfeksiyonu
• Su hapları ve anti-konvülzanlar gibi bazı ilaçlar
• Nadir genetik bozukluklar
Düşük sitrat seviyelerine sahip olma riskini artıran faktörler bulunmaktadır ve bunlar aşağıdaki gibidir:
• Bitkisel lif bakımından düşük diyet
• Düşük idrar hacmi (dehidrasyon)
• Süt ürünü olmayan hayvansal proteinlerin daha fazla alımı
• Yüksek vücut kitle indeksi (VKİ)
• Gut ve yüksek ürik asit seviyeleri
İdrardaki düşük ürik asit düzeyleri böbrek taşları ve osteoporoz ile ilişkilendirilmiştir. Sitrik asit seviyeleri, böbrek taşı riskini artıran ve osteoporoz ile bağlantılı olan sağlıksız diyetler ve obezite ile azalmaktadır. Ayrıca altta yatan bazı sağlık koşulları ve ilaçlardan dolayı da azalabilmektedir. Bununla birlikte diyabette sitrik asit seviyeleri artmaktadır.

Akonitik Asit (Aconitate)

Cis-akonitik asit ve trans-akonitik asit olmak üzere iki tür akonitik asit bulunmaktadır. Vücut yiyecekleri enerjiye dönüştürdüğünde ara bileşik olarak cis-akonitik asit üretmektedir. Trans-akonitik asit ise şeker kamışı gibi bitkilerde bulunmaktadır. Çalışmalar akonitik asit seviyelerinin daha yüksek olduğunu göstermektedir. Akonitik asit seviyelerini yükselten faktörler bulunmaktadır ve bunlar aşağıdaki gibidir:
• Alkolizm
• Metabolik sendrom
• Kronik yorgunluk sendromu
• Otizm
• Kanser
• Nadir doğuştan metabolik bozukluklar
• Astımı tedavi etmek için kullanılan ilaçları alan bazı kişiler (budesonid ve salbutamol)
Yapılan bazı çalışmalarda böbrek hastalığında daha düşük akonitik asit seviyeleri olduğu bulunmuştur. OAT testi savunucuları artan akonitik asidin tükenmiş glutatyonu gösterdiğini, yani glutatyon takviyesinin yararlı olabileceğini belirtmektedir. Bununla birlikte, glutatyon takviyesi ile yüksek akonitik asit seviyeleri arasında bir bağlantı gösteren herhangi bir çalışma bulunmamaktadır.

Fumarik Asit (Fumarat)

Fumarik asit, hücreler gıdayı enerjiye dönüştürdüğü için mitokondride üretilen bir ara bileşiktir. Bazı faktörler fumarik asit seviyelerini artırmaktadır ve bu faktörler aşağıdaki gibidir:
• Yorucu egzersiz
• Kalori kısıtlaması
• Diyabet
• Böbrek hastalığı
• Kanser
• Down sendromu
• Fumaraz eksikliği veya mitokondriyal hastalık gibi nadir genetik hastalıklar
Malik asit (Malat)
Malik asit, elma, üzüm, ravent gibi meyve ve sebzelerde ekşi tada katkıda bulunmaktadır. Ayrıca işlenmiş gıdalara katkı maddesi olarak eklenmektedir. Hücreler, enerji metabolizmasının bir ara bileşiği olarak malik asit üretmektedir. Bu aşırı diyet alımından kaynaklanmaktadır veya mitokondride enerji üretimi ile ilgili bir sorun olmaktadır.

Kaynakça:
nih.gov
vma.is.
intechopen.com
healthengine.com

Yazar: Özlem Güvenç Ağaoğlu

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar