Mukarnas Nedir ?

Mukarnas ya da mukarnes, İslam mimarisinin süsleme ve taşıyıcı geçiş tekniklerinden biridir. İslam mimarisinin harikuladeliklerinden bir olarak kabul edilen bu teknik, prizmatik formların simetrik bir harmonisini temsil eder. Geometrik şekiller ve bu şekiller üzerinde ışığın oluşturduğu etkilerle elde edilen üç boyutlu algı hissi veren Mukarnas, gerek geçiş formlarındaki yeri gerekse de ihtişamlı bir süsleme aracı olarak İslam mimarisinin nadide eserleri olan cami, türbe, kümbet, saray ve medreselerin en sık kullanılan mimari unsurlarındandır. Mukarnas kelimesinin kökenine dair muhtelif açıklamalar mevcuttur. Bu kelimenin Yakutçadaki ‘çıkıntı’ manasına gelen ‘karnas’ kelimesinden türediği iddia olunsa da bu tekniğin çıkışının Batı mimari sanatından etkilenmenin bir ürünü olduğu düşünüldüğünde Mukarnas teriminin Yunanca ‘korönis’ kelimesin¬den Arapça kelime türetme kaidelerine uyularak türetilmiş olduğu görülmektedir.

Osmanlıca sözlüklerde bu terim için şu karşılıklar verilmektedir:

Mukarnas: (a. s.);

1) Merdiven şeklinde dereceleri olan çatma tavan, kubbe.
2) Kubbe biçiminde olan.
3) Bir çeşit serpuş.
4) Nakışlı, işlemeli, rengârenk olan.

Mukarnas Stili

Modern mimari literatüründe Yunanca damla damla akan manasına gelen ‘skalaktit’ terimiyle karşılanan bu teknik İslam mimarisinin batı mimarisinden ayırt eden en spesifik tekniklerinden biridir. Kökenine dair farklı açıklamalar vardır. İlk örneklerinin Mısır’da ortay çıkıp oradan Orta Asya’ya yayıldığı belirtilir. Buna dayanak olarak da 1085 tarihli Cüyûşî Camii’ndeki (Bedr el-Cemâlî Meşhedi) minarede kullanılan teknikler ileri sürülür. Yine aynı şehirdeki Akmer Camii’nin cephesinde, niş dolgularında ve köşe elemanlarında Mukarnas yapı tekniklerini görmek mümkündür. Diğer bir görüşe göre, Mukarnas tekniğinin kaynağı İran’dır. Gerek Mukarnas tekniği için elverişli inşa malzemelerinin varlığı açısından zengin oluşu gerekse de Mukarnas stiline ait en eski ve günümüzdeki en ihtişamlı örneklerinin burada bulunması be tekniğin burada doğduğu görüşünü destekler. İran’ın İsfahan, Nişabur gibi kentlerinde bu tekniğin örnekleri günümüzde bile yaygınlıkla tercih edilmektedir. Bu durum, Mukarnas tekniğinin coğrafyanın karakteristiklerinden biri olduğunu gösterir.

Mukarnasın dış mimarideki ilk kullanımı İran’ın kuzeyinde yer alan Mâzenderan’daki 1022 tarihli Laçin Türbesi ile Irak’ın başkenti olan Bağdat’ın kuzeyinde bir kent olan Sâmerrâ’daki İmam Dur Türbesi’ndeki kubbenin en eski Mukarnas örneği olabileceği de ileri sürülür.
Müslüman mimarların sonsuz bir tutkuyla adanmışlığının en güzel örnekleri olan Mukarnas formlar, ince bir zekanın yanı sıra sonsuz bir sabrın eseridirler. Bu derece büyüleyici ve hayranlık uyandırıcı olmalarının sebeplerinden biri de budur. Mukarnas tekniğini zamanla geometri ve matematiğin sınırsız imkanlarıyla geliştiren Müslüman mimarlar, mekanların girişinden cami mihrapları, sütun başlıkları, taç kapı, şerefe, korniş, minber, kubbe ve pandantif yapı ile trompların geçiş unsurlarına, özel ve kamu mekanlarının nişlerinin dekore edilmesine kadar oldukça geniş bir alanda kullanmışlardır. Mukarnas tekniğindeki geometrik formlar bir bütün olarak ‘Mukarnasat’ olarak ifade edilmiş bu formu oluşturan parçalara ‘diş, püskül, peş, asaba, badem, kanat, yırtmaç, pah…’ gibi adlar verilmiştir. Mukarnas tekniği, biraz da İslam mimarisindeki tasvir engelinin doğurduğu estetik bir teknik olarak ortaya çıkmıştır. İslam’da Hıristiyanlıktaki gibi İkonaların olmayışının verdiği eksiklik çok daha derin bir soyutluk ve estetik değer taşıyan bir teknik olarak mukernaslarla giderilmiştir. Mukarnas yapılar, özellikle Hıristiyan mimarisinin kutsal mekanlarda büyülü atmosfer ve mistik hisler doğuran etkisinin İslam dünyasındaki karşılığıdır. İslam toplumunun ezoterik dünyası düşünüldüğünde Mukarnas tekniğinin bir tezyinat ve estetik aracı olmanın yanı sıra sağladığı ışıltılı renk harmonisi ve üç boyutlu algı oluşturmasıyla soyut dünyaya açılan bir kapı işlevi görmektedir. Birçok yapıda Mukarnaslerin büyülü bir amaca hizmet ettiği ve insanları kötülüklerden koruduğuna inanılan bir etki taşıdığına inanılmıştır. Camilerin giriş kapılarında kullanılmasının başlıca sebeplerinden biri de bu koruyuculuk inancıdır. Yine klasik Cami mimarisinde mihrap bölümlerinin vazgeçilmezlerinden bir olmasının sebebi de Mukarnasların taşıdığı bu manevi dünyaya açılan bir etkisinin olduğuna inanılmasıdır.

Mukarnas tekniği Orta Asya’nın en uç köşelerinden Endülüs Sarayları’na kadar son derece geniş bir coğrafyada İslami mimarinin başlıca yapı unsurlarından biridir. Bu yaygınlığın birçok sebebi vardır. Bu sebeplerin başında yukarıda ifade ettiğimiz estetik, dini, mistik faktörlerin yanında bu tekniğin oymanın yanı sıra taş, çini, ahşap, tuğla gibi birçok değişik yapı malzemesiyle de yapılabilmesidir. Mukarnas tekniği veya stili, bir inşa tekniği olarak dönüş ve geçişlerdeki işlevselliğinin yanında sağladığı zengin yaratıcılık özellikleriyle kullanıldığı yapılara karakter kazandırma özelliğine de sahiptir.

Mukarnas tekniği, sağladığı soyut hisler ve uyandırdığı hayranlıkla Budizm’deki mandalaları hatırlatır. Tıpkı mandalalar gibi Mukarnas geometrik formların oluşturduğu simetri ve ışık-gölge harmonisi meditatif bir etki doğurur. Çini ve ışıltılı renk cümbüşlerinin sunduğu uyumla Mukarnasların birleşimi derin bir huşu ve huzur verir mekandaki insana. Bu bağlamda dini mekan mimarisi bakımından İslam mimarisinin bir zenginliği olarak karşımıza çıkar bu teknik. Böylesine asil ve köşe taşı bir teknik-stil olan mukarnas hakkında maalesef ki yapılan yerli araştırma sayısı son derece sınırlıdır.

Kaynakça:
boredpanda.com/mosque-ceilings/
islamansiklopedisi.info/dia/maddeb.php?Tanim=&MaddeAdi=mukarnas

Yazar: Erdal Uğur