Havacılık

günümüz itibariyle dünyanın en gözde sektörleri arasında üst sıralarda yer alır. Bu sektörün doğuşu ve gelişimi geçtiğimiz yüzyıla kadar uzanır. Başka bir ifadeyle 20. yüzyılla beraber hayatımıza giriş yapan havacılık, hiç beklenilmediği kadar hızlı bir şekilde gelişim göstermiş ve gündelik hayatımızın vazgeçilmez parçalarından biri olmuştur. İlk olarak resmi kayıtlara geçen uçuş 1900’lerin ilk yıllarına uzanmaktadır. Birleşik Devletler’de bisikletçilik sektöründe faaliyet gösteren ”Wright Kardeşler” sadece saniyeler ile ifade edilen başarılı bir uçuş gerçekleştirmiş ve uçak buluşunun daimi patentine sahip olmaya hak kazanmıştır. İşte bu küçük adım, ileride yaşanacakların habercisi olmaya yetmiştir. Günümüze gelindiğinde sektör sıradışı bir seviyeye ulaşmıştır. Artık uçakların olmadığı bir dünya düşünülememektedir. Bu sektör son derece gelişime açık oluşu itibariyle, dünyanın halen olduğu gibi, zaman içersinde ilerleyen dönemlerde de en gözde alanlardan biri olmaya devam edecektir. Hal böyle olunca, var olan uçaklara onlara kullanmaları için pilotlar yetiştirmek havayolu şirketlerinin güncel meselelerinden biri haline gelmiştir. Özellikle ülkemizde havacılık dünyanın diğer ülkeleri de nazara alınırsa, son derece hızlı gelişen sektörlerdendir. Her yıl filosunu artıran Türk havayolu şirketleri, bu anlamda istihdam açığıyla da karşı karşıyadır.

Birçok havayolu şirketi, bu istihdam açığını kapamak için gayret göstermekte ve burslarla bir anlamda sektöre ilgi duyan gençlerin ilgisini çekmeye çalışmaktadır. Ancak durum her ne kadar böyle olsa da, özellikle pilotaj eğitimi nazara alınacak olursa, halen çok ciddi anlamda açık söz konusudur. Pilotaj havacılık sektörünün en kilit eğitimleri arasında üst sıralarda yer alır. Uçaklar son derece modernleştirilmiş olsa da onların kullanımı halen pilotların elindedir ve bu ilerleyen yıllarda da böyle olacaktır. Pilot yetiştirmek sanılanın aksine çok meşakkatli bir görevdir. Öncelikle, bir kimsenin uçmaya doğuştan gelen bir hevesi olmalıdır. Uçaklarla bir bağ kuracak duyguya sahip olmalıdır. Söz konusu bu temel değerler, başta Amerika ve Avrupa ülkeleri olmak üzere birçok gelişmiş coğrafyada temel alınan ilk kriterdir. Yoksa bir kimsenin para kazanma hevesiyle pilotluk eğitimi alması tek başına ticari yolcu uçaklarında pilotluk yapmasına cevaz vermez. En azından gelişmiş birçok ülkede durum böyledir. Bizde ise durum biraz farklıdır ve eleştiriye de açıktır. Çünkü pilot olmak isteyen birçok genç bunu havacılık tutkusundan değil, ekonomik refah için düşünmektedir. Bu da pilotaj eğitiminin ya hiç alınamaması ya da başarısızlıkla sonuçlanmasına neden olmaktadır. Unutulmaması esas olan ilk parametre, havacılık aşkının varlığının olup olmadığı meselesidir.

Eğer bu şartı sağlarsanız, sonraki şartlar pilotaj eğitiminde sizden aranılan yasal zorunluluk şartları olacaktır. Bunların başında öncelikle T.C. vatandaşı olmak, adli sicil kaydına sahip olmamak, en az 4 yıllık eğitim veren bir kurumdan lisans derecesiyle mezun olmuş olmak, 30 yaşını tamamlamamış olmak, yabancı dil seviyesi açısından TOEFL Speaking 75 ya da IELTS speaking 6 derecesine sahip olmak. Eğer bu sayılan şartlara sahipseniz, pilotaj eğitimi açısından ticari havayolu şirketlerine müracaat edebilirsiniz. Pilotaj eğitimi aslında son derece pahalı bir eğitimdir. Ancak Türkiye merkezli havayolu şirketleri buna rağmen eğitim alma hevesi olan gençlere bu eğitimi ücretsiz verip, daha sonra belirli bir süre için maaşlarından kesinti yapma suretiyle geri tahsil eder. Ortalama olarak bir pilotaj eğitimi 120 bin avro civarında olup, kaptan pilotların ise maaşları 25 bin Türk lirası seviyesindedir. Aslında eğitim alındıktan sonra, kazanılan maaşla kısa sürede borcunuzu ödeyebilirsiniz. Bu anlamda pilotaj son derece önemli ve güzide meslekler arasında olmasının yanı sıra çok kazandıran meslekler arasındadır.

Kaynakça:
http://www.yeniisfikirleri.net/pilot-olmak/

Yazar:Emir Karasu

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here