Proaktif davranış, öngörülü olmanın ve önlem almanın ötesinde, değişme ve değiştirmeyi de içeren bir davranıştır. Kişiye daha iyi bir gelecek yaratabilir ya da en azından kötü bir geleceğin etkilerini hafifletebilir. Bu nedenle, proaktivite süper bir güç olarak da kabul edilebilir. Çünkü karşılaşılabilecek problemleri önceden saptayabilir ve engeller, fırsatları görür, izler ve yakalar ya da stratejik bir yaklaşımla kişisel olarak seçilmiş bir gelecek yaratır.

Proaktif davranış hayati bir öneme sahiptir. Davranışlarımızın çoğu oldukça pasiftir ve alışkanlıklar, rutinler, mevcut koşullar, çeşitli baskılar, statükoyu destekleyen ve bizi hep aynı çizgide tutan önyargılar tarafından dikte edilirler. Oysa proaktivite günlük alışılmış davranışlarımızdan belirgin bir biçimde farklıdır. Stratejik bir davranış değişikliğinin zaman içindeki etkisi o eylemin ne kadar proaktif olduğunu ya da olmadığını gösterir. Bu konudaki araştırmaların çoğu örgütsel davranış ve yönetimle ilgili yayınlarda yer almıştır. Ancak son yıllarda diğer alanlara da yayılmış ve kişilikle ilgili psikoloji literatüründe “kayıp element” olarak tanımlanmıştır.

İnsanlar, proaktif davranma eğilimlerinin gücüne göre değişmektedir, ancak bu sabit bir özellik değildir. Proaktivite, herkesin yapabileceği ve ne yaptığını bilerek karar verebileceği bir dizi davranıştır. Olasılıklar sonsuz olmakla birlikte her şey insanların düşünmeye harcadığı emek ve çabaların miktarlarına bağlıdır. Proaktif davranış yapıcı değişime neden olan eylemdir. Başarılı bir öz yönetim, liderlik, girişimcilik, hatta bir toplumun küresel sorunlarını ele almak ve çözmek için gereklidir.

Proaktif Davranışın Kişisel Karşılıkları

Birçok teori, araştırma ve kanıt, proaktif davranmanın olumlu sonuçlarını ortaya koymuştur. Bireylerin proaktif olması, iş performansını, takım performansını, kariyer başarısını (memnuniyet, iyi ücret ve ilerleme) ve kişinin psikolojik yapısını olumlu etkilemektedir. Proaktivite ayrıca liderlik ve girişimcilikte daha iyi sonuçlara yol açmaktadır. Kişiler, proaktivitenin gücünü bilerek, kendilerini değiştirmeye veya kendileri dışındaki şeyleri değiştirmeye odaklanabilir.

Kişiler, kendi davranışlarını, örneğin liderlik taktiklerini veya çalışma alışkanlıklarını güçlendirmeyi ya da iş performanslarını, sağlıklarını ve iş stresinin etkilerini hedefleyebilirler. Veya işlerini kendi koşullarına uydurmayı (örneğin, iş değiştirme, çalışma ortamını iyileştirme, önemli bir konuda liderlik etme, yeni bir şirket kurma) veya diğer kişiler için bir şeyler yapmayı (örneğin koçluk, mentorluk, ekip çalışması) hedefleyebilirler. Kuşkusuz, proaktif olmanın riskleri de vardır. İş yerleri yeni inisiyatifler peşinde koşulmasını istemeyebilir, proaktif çabaların hedefleri uygun olmayabilir ya da sonuç pahalı bir başarısızlık olabilir. Etkili proaktivite, doğru stratejik düşünmeyi ve akıllıca yürütmeyi gerektirir.

Proaktif Davranışı Güçlendirmenin İlkeleri

Bütün proaktif davranışlar, kişinin kendi düşünce ve kendi iradesiyle yaptığı seçimlerle daha çekici bir geleceğe doğru yön değiştirmesini ve o yönde ilerlemesini içerir. Proaktif davranışı güçlendirmenin temel ilkeleri ise şunlardır:

Önceden düşünmek: Her zaman geleceğe uzun vadeli bir bakış açısıyla bakmaktır. İnsanın benzersiz bir özelliği öngörüdür. Mevcut durumda nereye doğru gittiğini tahmin edebilir ve olası daha iyi sonuçlara yönelebilir.

Kendini yönetmek: Proaktivite, harici faktörler tarafından dikte edilmeyen kişisel bir davranış seçimidir. Kişi, kararlarının kendi değerlerine ve ilgi alanlarına uygun olduğundan emin olmalıdır. Kendi yaklaşımını uygulayarak istediği sonuçları elde etmek için eylemlerini değiştirebilir.

Stratejik düşünmek: Proaktif hedeflerin ve davranışların ayrıntılı düşünülmüş ve titiz bir şekilde seçilmiş olması gereklidir. Örneğin, başkalarının nasıl tepkiler verecekleri ya da başkalarının desteğinin nasıl alınabileceği iyi hesaplanmalıdır.

Harekete geçmek: Proaktivite yalnızca düşünmeyi değil, yapabilmeyi gerektirir. Ancak stratejik olarak düşünmeden, yalnızca eylem odaklı harekete geçenler arzu ettikleri sonuçlara ulaşamazlar. Düşünenler ve vizyonerler ise düşüncelerini eyleme dönüştürür ve yeni hedeflerine doğru ilerleme kaydederlerse proaktif sayılırlar.

Duruma uyarlamak: Koşul değişikliklerinden ve hatalardan hızlı bir şekilde ders çıkarmak ve davranışı duruma uyarlamak önemlidir. Ve koşulların neden olduğu taktik değişiklikleri yaparken stratejik vizyon korunmalıdır.

İnsanların nelere ihtiyaçları olduğunu bilmek proaktif davranışın amacını tanımlar. Yaşamlarında ve işlerinde insanlar özerklik isterler; yetkin olmak, kontrol sahibi olmak, başkalarıyla ilişki kurmak, amaç ve anlam duygusuna sahip olmak isterler. Proaktif davranış, kişisel olarak uzun vadeli çekici hedeflere yönelik seçilmekte ve dikkatle takip edilmektedir. Buna başkaları ile güvenilir bir işbirliği eklendiğinde, proaktivite liderliğe ve giderek kişinin kendisinin ve başkalarının ihtiyaçlarını karşılayabileceği bir güce dönüşür. Proaktif davranış, fırsat yaratma, yenilikçilik, girişimcilik ve problem çözme özellikleriyle, daha iyi iş performansı ve memnuniyeti, büyük kariyer başarısı ve örgütsel refah dahil olmak üzere çok önemli sonuçlara ulaşabilir.

Kaynakça:
– Andrew J. DuBrin, “Proactive Personality and Behavior for Individual and Organizational Productivity”, Edward Elgar Pub
– Chrissy Scivicque, “The Proactive Professional: How to Stop Playing Catch Up and Start Getting Ahead at Work and in Life!”, CCS Ventures, LLC
– Sharon K. Parker, Uta K. Bindl, “Proactivity at Work: Making Things Happen in Organizations”, Routledge.

Yazar: Oben Güney Saraçoğlu

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here