Bilgiustam
Türkiye'nin Bilgi Sitesi

Resveratroller ile Serbest Radikaller Arasındaki Mücadele

0 9

Bir antioksidan olarak resveratrol, hücrelere zarar veren serbest radikallerle mücadele eden etkili bir bileşendir. Yaşlanmayı yavaşlatıcı etkisi ile popüler olsa da sağlıkla ilgili birçok alanda faydası olduğu bilinmektedir.

Serbest Radikaller, Oksidatif Stres ve Resveratrol

Serbest radikaller, zincirleme tepkime ile birçok hücrenin yapısını bozabilmekte ve daha ileri düzeyde tümör büyümesine neden olabilmektedir. Oksidatif stres, serbest radikallerin antioksidanlara göre çok sayıda olduğu zamanlarda meydana gelen bir durumdur. Aralarındaki savaşta serbest radikaller baskın geldiği için farklı hastalıklar görülür. Kalp ve damar hastalıkları, Alzheimer ve Parkinson hastalıkları, eklem kireçlenmesi ve bazı kanser türleri oksidatif stres nedeniyle oluşmaktadır.
Resveratrol ve oksidatif stres arasındaki ilişki, 2011 yılında yapılan bilimsel çalışmada, ilginç sonuçları gündeme getirmiştir. Altı hafta boyunca resveratrol verilen kişilerde, diğer gruptaki almayan kişilere göre oksidatif stresin azaldığı kaydedilmiştir.

Resveratrol Nelerde Var?

Resveratrol en temelde bitkileri bakteri ve mantardan korur. Üzüm derisi, üzümden yapılan kırmızı şarap, dut, kızılcık ve böğürtlen en yaygın bilinen resveratrol kaynaklarıdır. İsteyenler takviye ürün olarak da satın alınabilir.
Üzümle ilgili önemli bir ayrımdan bahsetmek faydalı olacaktır. Resveratrol üzüm çekirdeğindeki antioksidanlarla karıştırılabilmektedir; fakat çekirdekte değil sadece üzüm derisinde yer alır. Dut, kızılcık ve böğürtlen gibi derisi parlak meyvelerde de aynı bakış açısı geçerlidir.

Resveratrolün Sağlık Açısından Faydaları

Fiziksel ve ruhsal sağlık odağında yapılan araştırmalarda resveratrolün faydaları geniş bir yelpazeyi barındırıyor:
Kalp ve damar sağlığı: Resveratrol, kötü kolesterol seviyesini dengelediği için, kalp ve damar sağlığına olumlu etki ediyor. Kan basıncının normal seviyede kalmasına katkıda bulunuyor.
Sağlıklı yaşlanma: Güçlü bir antioksidan olduğu için hücresel yaşlanma hızını azaltıyor. Bu nedenle birçok kozmetik firmasının krem formülünde yerini almış durumda…
Beyin sağlığı: Diğer antioksidanlardan farklı olarak trans-resveratrol beyin hücrelerine ulaşabiliyor. Hafıza gelişimi ve sinir sistemini destekliyor. Beyindeki kan akışını artırıcı etki yapıyor; bu da daha çok oksijen, besin değeri ve bilişsel işlev anlamına geliyor.
Testosteron hormonu: Erkeklerde yaşa bağlı azalan testosteron seviyesini artırıyor, kemik ve kas yapısını güçlendiriyor.
Östrojen hormonu: Kadınlarda menopoz döneminde düşen östrojen seviyesini yükseltiyor ve genel hormon dengesine iyi geliyor.
Kas geliştirme: Egzersizleri daha verimli hale getiriyor ve kaslarınızın iyileşme hızını artırıyor.
Kilo verme: Adiponektin hormonunu uyardığı için kan şekeri düzenlemesi ve buna bağlı kilo kontrolünü sağlayabiliyor.
Karaciğer sağlığı: Resveratrol, karaciğerdeki hücre ölümünü yavaşlatarak koruyucu etki yapıyor.
Cilt sağlığı: Hücresel düzeyde antioksidan özelliği ciltteki kırışıklıkların azalması için katkı sağlıyor.
Eklem ağrısı: Diz eklemlerindeki sorunlarda resveratrol rahatlatıcı etki yapıyor.
Günümüz şartlarında gıda ve içeceklerden sürekli zararlı madde biriktirdiğimiz düşünülürse, antioksidanların önemi bir kere daha anlaşılıyor. Resveratrol enzimi vücudun birçok bölümündeki hastalıklara karşı direnci yükseltiyor.

Kaynakça:
https://www.supplementler.com/bilgi-bankasi/antioksidan-ne-ise-yarar-faydalari-nelerdir
https://bilimfili.com/serbest-radikal-nedir/

Yazar: Melahat Yaprak

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.