Serbest Radikaller Vücudu Nasıl Etkiler?

Serbest radikaller; hücrelere zarar verebilen kararsız atomlardır. Bu kararsızlık özelliğinden dolayı, hastalığa ve yaşlanmaya neden olur. Yaşlanma ve bir grup hastalıkla ilişkili olsalar da, insan sağlığı ile ilgili rolü ve hastalıklara yol açmasının nasıl engelleneceği hakkında az bilgi vardır.

Serbest radikallerin ne olduğunu anlamak için temel kimya bilgisi gerekiyor. Atomlar, yörünge adı verilen enerji düzeylerinde bulunan elektronlarla çevrilidir. Her bir yörüngenin bir grup elektronla doldurulması gerekir. Yörünge tamamen dolduğunda elektronlar, diğer yörüngeyi doldurmaya başlar.

Eğer bir atomun dış yörüngesi tamamen dolu değilse, dış yörüngesini elektronlarla tamamlamak için başka bir atomla bağ kurabilir. Bu tür atomlar serbest radikaller olarak bilinir. Dış yörüngesi tamamen dolu olan atomlar kararlıdır ama serbest radikaller kararsızdır. Dış yörüngesindeki elektron açığını telafi etmek için, diğer bileşenlerle çabucak reaksiyona girerler.

Oksijen molekülleri, eşlenmemiş elektronları olan tekil atomlara ayrıldığında, bağlanmak için başka moleküller ya da atomlar arayan kararsız serbest radikallere dönüşürler. Bu durum sürekli olursa, oksidatif stres adı verilen bir süreç başlar. Oksidatif stres, vücut hücrelerine zarar verebilir. Bunun sonucunda bir grup hastalık ve kırışıklıklar gibi yaşlanma ile ilişkili belirtiler ortaya çıkar.

1956 yılında ilk defa ortaya atılmış olan yaşlanmanın serbest radikal teorisine göre, serbest radikaller zamanla hücreleri parçalar. Vücut yaşlandığında, serbest radikallerin etkileriyle savaşma yeteneğini kaybeder. Daha fazla serbest radikalin ortaya çıkması sonucu, daha fazla oksidatif stres ve hücrelere daha fazla hasar verilir. Böylece normal yaşlanmanın yanında dejeneratif bir sürece yol açar.

Çeşitli hastalıklar ve teoriler oksidatif stresle bağlantılıdır. Bunlar:
1) Alzheimer ve diğer tür demanslar gibi merkezi sinir sistem hastalıkları
2) Tıkanan damarlardan dolayı kardiyovasküler hastalıklar
3) Rheumatoid arthritis ve kanser gibi otoimmün ve inflamatuar hastalıklar
4) Kataraklar ve yaşa bağlı görüşün azalması
5) Cildin esnekliğini kaybetmesi, kırışıklıklar, grileşen saç, saç kaybı ve saç niteliğindeki değişiklikler
6) Diyabet türleri
7) Huntington ve Parkinson Hastalığı gibi genetik dejeneratif hastalıklar

Yaşlanmanın serbest radikal teorisi yeni sayılabilir ama çok sayıda çalışma teoriyi destekler. Örneğin; sıçanlar üzerinde yapılmış bir çalışma, sıçan yaşlandıkça serbest radikallerin önemli ölçüde arttığını gösterir. Bu değişikler, sağlıkta yaşa bağlı değişikliklerle örtüşür.

Zamanla araştırmacılar, yaşlanmanın serbest radikal teorisini mitokondri odaklı olarak dönüştürdüler. Mitokondriler hücrelerde, oksijenli solunum aracılığıyla hücre için gereken enerjinin üretilmesini sağlayan küçük organellerdir. Sıçanlar üzerine yapılan çalışmalar, mitokondride üretilen serbest radikallerin hücredeki bileşenlere zarar verdiğini ortaya çıkardı. Bu hasar daha fazla serbest radikal üretilmesine yol açan hasarlara neden olur. Bunun sonucunda hücrenin hasar görme süreci hızlanır.

Yaşlanma zaman içerisinde hızlandığı için bu teori, yaşlanmayı açıklamaya yardımcı olur. Dereceli olarak ama giderek artan şekilde serbest radikallerin birikmesi; zaman içerisinde sağlıklı vücutların bile neden yaşlandığının ve zarar gördüğünün tek açıklamasıdır.

Sebepleri

Yaşlanma ve hastalığın serbest radikal teorisi, bazı insanların neden diğerlerinden daha yavaş yaşlandığını açıklayabilir. Serbest radikaller vücutta doğal olarak üretilse de, yaşam şekli faktörleri üretimlerini arttırır. Bu faktörler; pestisit ve hava kirliliği gibi toksik kimyasallara maruz kalmak, sigara içmek, alkol ve kızarmış yiyeceklerdir. Bu faktörler; kanser ve kalp hastalıkları gibi hastalıklarla bağlantılıdır. Bu faktörlere maruz kaldıktan sonra hastalığın ortaya çıkmasının nedeni oksidatif stres olabilir.

Antioksidanlar ve Serbest Radikaller

Antioksidanlar, diğer moleküllerin oksidasyonunu ve serbest radikallerin etkisini engelleyen moleküllerdir. Serbest radikallere elektron verirler ve böylece onların reaktivitesini azaltırlar. Antioksidanları eşsiz yapan özellik; kendileri reaktif serbest radikallere dönüşmeden elektron verebilmeleridir.

Her bir serbest radikalin etkisiyle savaşabilen tek bir antioksidan yoktur. Serbest radikallerin vücudun farklı bölgelerinde farklı etkileri olduğu gibi, her antioksidan kimyasal özellikleri nedeniyle farklı davranır. Bazı özel durumlarda bazı antioksidanlar, oksidanlara dönüşebilir.

Yapılan araştırmalara göre antioksidanlar, serbest radikallerin meydana getirdiği hasarı tedavi edemez. Serbest radikallerin, hastalıkla savaşan hücrelerin erken bir belirtisi olması olasıdır ya da serbest radikal oluşumu yaşla birlikte kaçınılmazdır. Daha fazla veri olmadan, serbest radikallerle ilgili sorunları anlamak mümkün değildir.

Serbest radikallerle ilişkili yaşlanmayla savaşmakla ilgilenen insanlar; hava kirliliği ve kızarmış yiyecekler gibi serbest radikallerin yoğun bulunduğu kaynaklardan kaçınmalıdır. Buna ek olarak sağlıklı ve dengeli bir beslenme programı oluşturmalıdırlar.

Kaynakça:
https://www.medicalnewstoday.com/articles/318652.php

Yazar: Ayça Olcay

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :