Emziren Anneden Bebeğe HIV Aktarılması Önlenebiliyor mu?

Yenidoğan beslenmesinde, insan sütü, evrimsel perspektiften bakıldığında biyolojik bir norm, zamanla test edilmiş bir bakım standardıdır. Anne sütünün bebeğin sağlığı için faydaları sayısız kez belgelenmiştir. Birçok çalışma, enfeksiyon, alerji, astım, artrit, diyabet, obezite, kardiyovasküler hastalıklar ve çeşitli kanser risklerini önemli ölçüde azalttığını göstermektedir. Anne sütü almamanın en temel dezavantajları arasında, bağışıklık ve sinir sistemlerinin tam olarak gelişmediği yaşamının ilk iki yılında, yalnızca doğumdan sonraki ilk günlerde salgılanan bir “pre-süt” sıvı olan kolesteromun yanı sıra, bebeğin doğum sonrası dönemde korunmasına yardımcı olan diğer biyoaktif faktörlerin sağladığı immünolojik korunmanın kaybı vardır. Ancak anne sütü, ağır metaller, pestisitler ve virüsleri de taşımaktadır.

HIV (İnsan Bağışıklık Eksikliği Virüsü), vücudumuzun hastalıklara karşı doğal savunması olan bağışıklık sistemine saldıran bir virüstür. Virüs, bağışıklık sistemindeki T-yardımcı hücresi olarak adlandırılan bir çeşit beyaz kan hücresine saldırır ve bu hücrenin içinde kendi kopyasını üretir. T-yardımcı hücrelerine CD4 hücreleri de denilmektedir.

HIV daha fazla CD4 hücresini yok ettikçe ve kendi kopyalarını daha çok ürettikçe, kişinin bağışıklık sistemini kademeli olarak çökertir. Bu, tedavi görmeyen bir HIV vakasının, her geçen gün enfeksiyonlar ve hastalıklarla savaşmak için daha da zorlanacağı ve ölüme yaklaşacağı anlamına gelmektedir. HIV vakaları, tüberküloz, hepatit B ve hepatit C gibi diğer enfeksiyonları da geliştirme riski altındadır.

HIV virüsünün hastalığın ölüme götüren son aşamasında neden olduğu AIDS’in, yani “Edinilmiş Bağışıklık Eksikliği Sendromu”nun, virüsün aktarılmasıyla gelecek nesillerde de görülmesi hastalığın en önemli tehditini oluşturmakta. Kaynakları sınırlı birçok ülkede, HIV bulaşmış anneler, bebeklerini emzirmek ve anne sütü yoluyla HIV bulaştırma riskini göze almak ya da emzirmeyerek erken çocukluk döneminin ölümcül birçok hastalığından korunmaları için gerekli doğal bağışıklık sağlayıcılardan bebeklerini mahrum bırakmak gibi zor bir tercihle karşı karşıya kalmaktadırlar.

Eunice Kennedy Shriver Ulusal Çocuk Sağlığı ve İnsani Gelişme Enstitüsü (NICHD) ve Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri tarafından desteklenen araştırmacılar, ilk kez 2008 yılında, yoksul ülkelerdeki HIV’li anneler için emzirmeyi destekleyen araştırma bulgularını yayınlamışlardı. Çalışmalarını sürdüren araştırmacılar, anne sütü ile beslenen bebeklerde, HIV karşıtı bir ilaç kullanılarak HIV enfeksiyonu riskini önemli ölçüde azaltmanın mümkün olduğunu açıkladılar.

Araştırmacılar, yaptıkları “temas sonrası bebek profilaksisi” (PEPI) çalışmasında, bir güneydoğu Afrika ülkesi olan Malavi’de yaklaşık 3.000 bebeği izlediler. Standart bir anti-HIV tedavisi (doğumda uygulanan nevirapin (NVP) üzerine bir hafta süreyle günde bir kez zidovudin (ZDV) verilmesi) ile iki 14’er haftalık iki farklı ilaç tedavisinin sonuçlarını karşılaştırdılar. Bir gruptaki bebeklere günlük olarak NVP verilirken, ikinci gruba günlük olarak NVP ve ZDV verildi. Bebeklerin hiçbiri doğumda HIV pozitif değildi.

Araştırmacılar, bebekler 6 aylık olduklarında, standart tedavi uygulanan bebeklere oranla,14 haftalık NVP kullanan bebekler arasında HIV’in yüzde 60 oranında azaldığını buldu. 14 haftalık kombine NVP + ZDV tedavisi uygulanan bebekler arasında ise iletim yüzde 49 oranında azalmıştı. Bebekler 9 aylık olunca, standart tedavi grubundaki bebeklerin yüzde 10,6’sında HIV görüldü. Buna karşılık, 14 haftalık NVP grubunda yüzde 5.2, NVP + ZDV grubunda ise yüzde 6.4 oranında HIV görüldü. HIV enfeksiyonunda görülen düşüş sırasıyla yüzde 51 ve yüzde 40 oranında olmuştu. İki 14 haftalık tedavi grubu arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı değildi.

Araştırmacılar, emzirilen bebeklere anti-HIV ilaçlarının uygulanmasının, HIV enfeksiyonunu azaltmada pratik ve etkili bir yöntem olduğu sonucuna vardılar. NIH (National Institutes of Health) tarafından desteklenen araştırmacılar, HIV’in bebeklere bulaşmasını önlemek için geliştirdikleri tedavilerin güvenilirliğini ve etkinliğini incelemeye devam ediyor.

Kaynakça:
-M.Nathaniel Mead, “Contaminants in human milk: weighing the risks against the benefits of breastfeeding”, Environmental Health Perspectives,116 (10), (2008).
-D.C.Douek, M.Roederer, R.A.Koup, “Emerging Concepts in the Immunopathogenesis of AIDS”, Annual Review of Medicine, 60, (2009).
-J.A.Levy, L.S.Kaminsky, W.J.W.Morrow, K.Steimer, P.Luciw, D.Dina, J.Hoxie, L.Oshiro, “Infection by the retrovirus associated with the acquired immunodeficiency syndrome”, Annals of Internal Medicine,103.

Yazar: Oben Güney Saraçoğlu

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :