Ringelmann Etkisi Nedir ?

Herhangi bir işin başarılmasında geçmişten günümüze sürekli tartışılan bir olgu olmuştur: Bireyse başarı mı önemlidir yoksa grup başarısı mı ? Anadolu’da işlerin birlikte yapılmasının doğurduğu neticelerle alakalı hem olumlu hem olumsuz çokça atasözü vardır. “Bir elin nesi var, iki elin sesi var”. “Birlikten kuvvet doğar”. “Anca beraber kanca beraber”; birlikte çalışmanı motivasyona etkisini ifade eden ve biraz da argo bir atasözü olarak görülen”Nerede çokluk, orada b…luk” deyimi ise makalemizde ifade etmeye çalışacağımız fenomeni anlatmaktadır.
Ringellman etkisi ya da diğer adıyla sosyal kaytarma grup/ekip yapısında gerçekleştirilen işlerde, birey sayısı arttıkça yapılan iş için sarf edilen performansın düştüğünü gösteren bir fenomendir.Bu fenomen ismini bu efektin ortaya çıkmasına imkan tanıyan Ziraat Mühendisi Maximilien Ringelmann’dan almıştır. Ringelmann 1913 senesinde yaptığı bir testte sırasıyla belirli sayıda işçiden çekebileceği en kuvvetli hamleyle bir halat çekme oyunu oynamalarını istemiştir. Testte ilk ilk önce birer sonra ikişer sonrasında sekizer kişi yer almıştır. Kişiler veya gruplar halatı çekerken bir gerilim ölçer vasıtasıyla kişi sayısının oluşan gerilim yani çekme ve işe koyulma oranı üzerindeki etkisini ölçmüştür. Normalde yaygın kanıya göre herhangi bir işe katılan kişi sayısı arttıkça gösterilen performansın da katlanarak artması gerekmektedir. Ringelmann test sırasında bir kişinin halatı çekerken uyguladığı çekme kuvvetini 63 kg basınç olarak ölçmüştür. Üç kişilik grupta bu basıncın 160 kg, sekiz kişilik grupta ise 284 kg olduğunu kaydetmiştir. Yapılan bu ölçümlerin birliktelik ve determinist matematiksel kurallara göre sırasıyla üç kişide 189, sekiz kişide 504 olması icap ederdi ancak bilim dünyasına da bir fenomen olarak geçen bu tuhaf sonuçta da görüldüğü üzere ortada açıklaması zor bir tablo söz konusuydu.
Halat çekme, Ringelmann’nın rastgele seçtiği bir aktivite değildi. Halat çekme grup dayanışması, gücün birey sayısı ve performansına göre en düzeyde ortaya çıktığı düşünülen geleneksel bir iş/oyundur. Halat çekmenin bir diğer yönü, söz konusu iş ayrı ayrı görev sınıflarına ayrılamayacak, tüm üyelerin ortak maksimum eforuyla şekillenen bir iş olmasıdır. Bu bakımdan görev taksimi mümkün değildir.
Ringelmann testinde görülmüştür ki ekibe katılan birey sayısı arttıkça gösterilen ortak performans düşmüştür. Ringelmann testinin çıkardığı neticeler, takım ruhu, ekip motivasyonu, kaynaşmanın gücü… gibi kavramların sorgulanmasına ve tekrar gözden geçirilmesine yol açmıştır.
Ringelmann etkisinde birey üzerindeki sosyal baskı ve görev bilincinin göreve katılan kişi sayısı arttıkça azaldığı, bunun da bireysel katılımı yani eforu azalttığı görülmüştür. Buna bilim adamları sosyal kaytarma ismini vermişlerdir. Ringelmann fenomenini açıklamak için bilim çevrelerinden çok farklı açıklamalar gelmiştir.
İlk olarak performans ölçümü açıklamasını irdeleyelim, bu açıklamaya göre kişi tek başınayken yapılan işten doğan sorumluluk daha ölçülebilir dolayısıyla performans değerlendirmesi daha net bir şekilde yapılabilir. Daha fazla bireyden oluşan gruplarda bireyin performansını ölçmek zorlaştığından bunun farkında olan bireyde kaytarma eğilimi gelişir. Birey topluluk halinde tek tek her bireyin ne kadar katkı sağladığının tespit edilemeyeceği yerlerde” ne de olsa kimse beni fark etmez” veya “ ne de olsa başkaları benim yerime de yapar” diyerek normalde sergileyebileceğinden daha düşük katılım gösteriyor.
İkinci geçerli açıklama da yanlış atfetme ve eşitlemedir. Bu yaklaşıma göre birey diğerlerinin performansını net ve objektif olarak ölçemediğinden kendi performansına daha fazla değer ve anlam biçer. Diğerlerinin kaytardığı gibi hatalı bir yorum geliştirerek sergilemekte olduğu performansı azaltarak güya diğerleriyle kendini eşitlemeye çalışır. Ön yargı ve adaletsizliğe karşı dengeleme mantığı taşıyan bu dürtünün Ringelmann etkisinde katkısı olduğu bir tahmindir.
Üçüncü tahmin, bireylerin üst kapasiteleri altında bir amaç belirleme yanılgılarıdır. Gruba katılan kişi sayısı arttıkça bireyler söz konusu iş için belirlenen hedeflere daha çabuk ve zahmetsiz ulaşılabileceği gibi hatalı bir algı içine girerek normalde göstereceğinden daha düşük efor sergiler. Burada kişi kendini davranışını şöyle argümante eder: Bu kadar kişiyle bu iş daha az çabayla da kesin yapılır o yüzden kendimi kasmama gerek yok, der. Bu açılamanın geçerliliği sonradan yapılan farkı testlerle kaybolmuştur.
Dördüncü olarak motivasyon yönetimi ve kaybı ifade edilir. Birey gerçekleştirdiği işte karar ve inisiyatif alamadığı için yapılan işten haberdar olma oranı azalır ve amacını yitirerek motivasyon kaybı yaşar.

Son açıklamada değerlendirme yanılgısı olarak ifade edilir. Birey kalabalık içinde kaytarmanın negatif etkilerinden daha rahat kurtulabileceğini düşünür yahut aynı şekilde adil bir ödül dengesinin olmayacağına inanarak performansını düşürür. Birey sadece kendi başınayken sağlıklı bir şekilde değerlendirilip takdir edilebileceğine inanır.

Ringelmann’dan sonra bu şaşırtıcı etkiyi açıklamak için çok sayıda araştırmacı oldukça farklı içeriklere sahip deneyler yapmışlardır. Bütün deneylerde bu etkinin geçerliliği sınanmakla birlikte farklı yönleri ortaya çıkarılmıştır. S.Shirakashi isimli bilim adamı yaptığı testte Ringelmann etkisinin bireyci toplumlarda dayanışmacı toplumlara göre çok daha fazla olduğunu tespit etmiştir.
Dayanışma ve yardımlaşma kültürünün çok daha kuvvetli olduğu Tayvanlı öğrencilerle bireyci kültürün ağır bastığı Amerikalı öğrencilerin yer aldığı bir testte Tayvanlı öğrencilerin grup halinde yaptıkları işlerde daha az Ringelmann etkisi gösterdikleri tespit edilmiştir.

Peki Ringelmann Etkisini Ortadan Kaldırmak İçin Neler Yapılabilir ?

1-Bireylerin sosyalliği arttırılmalı yani bireyler sosyal kolaylaştırma bakımından desteklenmeli. Bireyin tek başınayken gösterdiği özen ve dikkat, birey aynı işi kendisini başkaları izliyorken grup faaliyeti olsa bile gösterir. Burada grup içindeki karşılıklı denetimin arttırılması ifade edilir.
2-Bireyin yapılan işle özdeşleşmesi sağlanmalı. Yapılan iş bireyin kendisini tanımlayan parçalardan biri haline gelirse sergilenen efor otomatik olarak artar. Bireyin işle özdeşleşmesi doğal olarak işin başarısızlığından doğan sorumluluğun da şahsileştirilmesini sağlayacağından burada doğal bir kişisel motivasyon devreye girer.
3-Başarısızlık durumunda ceza sisteminin ayrıntılandırılması. Ringelmann etkisini ortaya çıkaran faktörlerin başında bireyin kendi aylaklığının diğer üyelerce telafi edileceğine inanmasıdır. Burada her üyenin grubun başarısından faydalanmasının değil de muhtemel başarısızlık karşısında cezalandırılması Ringelmann etkisinin önüne geçmede etkili olabilir. Bireyin söz konuş iş içindeki varlığının belirgin hale getirilmesi sunduğu eforu arttırır.
4-Hedeflerin belirginleştirilip ayrıntılandırılması. Ringelmann etkisine yol açan bir diğer mühim faktör de hedeflerin belirsizliğidir. Hedeflerin belirsizliği, bireylerin daha fazla fedakarlık yapmalarını azaltmaktadır. Grup üye sayısının sınırlı tutulup hedeflerin belirginleştirilmesi bireylerin sarf ettiği efor oranını arttırmaktadır.

Kaynakça:
https://www.psikonot.com/ringelmann-etkisi

Ringelmann Etkisi (Ringelmann Effect)

Yazar: Erdal Uğur

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :