Bilgiustam
Türkiye'nin Bilgi Sitesi

Staphylococcus (Staph) Enfeksiyonları

0 175

Genellikle staph (staf veya stafil) enfeksiyonları olarak adlandırılan Stafilokok enfeksiyonları, Staphylococcus (Staph)  EnfeksiyonlarıStaphylococcus adı verilen bir bakteri cinsinden kaynaklanır. Otuzdan fazla Staphylococcus bakteri suşu (türü) vardır. En sık görüleni, en yaygın insan patojeni (hastalığa neden olan) Staphylococcus aureus’tur. Staphylococcus aureus (SA) birçok yaygın stafilokok bakterisinin en tehlikelisidir. Bunlar, gram-pozitif, fakültatif anaerob, küre şeklindeki (kokal: yuvarlak, üzüm salımı şeklinde) bakterilerdir.
Staphylococcus aureus (staph) bakterileri, genellikle hiçbir soruna veya hastalığa neden olmayan nispeten yaygın, sağlıklı insanların derisinde veya burnunda (her 10 kişinin yaklaşık 2 ile 3’ünde )yaygın olarak taşınan bir bakteri türüdür. Bu, “kolonizasyon” olarak bilinir, bakteriler bulunur ancak enfeksiyona neden olmaz. Bununla birlikte, bakteri vücuda bir yara, kesik veya sıyrık veya açık deri (ör. egzamanın neden olduğu zedelenmiş cilt) yoluyla girer ve çoğalırsa bazı durumlarda ölüme neden olabilen hafif ila şiddetli enfeksiyonlar oluşturabilir. Çoğu staph enfeksiyonu hafiftir ve antibiyotiklerle tedavi edilebilir. Staph, cilt enfeksiyonlarının en yaygın sebepleri arasındadır ve ciddi yara enfeksiyonları oluşturabilir. Çıbanlardan kan zehirlenmesine kadar birçok farklı staph enfeksiyonu türü vardır. 1950’lerden bu yana, bazı staph türleri antibiyotiklere karşı direnç geliştirmiştir. Metisilin adlı antibiyotiğe dirençli olan Staphylococcus aureus türü, metisiline dirençli Staphylococcus aureus (MDSA veya İngilizce kısaltması MRSA) olarak adlandırılır. Aureus, Latince bir kelimedir ve altın (bir metal olan altının kimyasal sembolü de bu isim nedeniyle Au’dur) anlamındadır. İnsan ve sığır kökenli Staphylococcus aureus türlerinin (suşlarının) altın sarısı karotenoid pigmentler (stafiloksantin) oluşturması nedeniyle kolonileri altın sarısı renginde görünür, dolayısıyla enfeksiyon nedeniyle oluşan irinler sarı/altın rengindedir. Bu nedenle MDSA genel olarak “altın staph” olarak adlandırılmaktadır.

Staf Enfeksiyonları Nasıl Yayılır?

Koltuk altları (aksilla), kasık ve deri altı kıvrımları stafilin yaşamaktan hoşlandığı diğer yerlerdir. Bu bakteriler, enfekte bir kişiyle doğrudan temas kurularak, kontamine nesnelere (spor salonu ekipmanı, telefonlar, kapı kolları, televizyon uzaktan kumandaları veya asansör düğmeleri gibi) ya da yüzeylere doğrudan temas yoluyla, daha az sıklıkla hapşırma veya öksürme yoluyla dağılan enfekte damlacıkların solunması yoluyla kişiden kişiye yayılabilir. Kötü kişisel hijyen ve açık yaraları kapatmamak stafil enfeksiyona neden olabilir. Staph çevrenin bir parçası olduğundan, derinlemesine el yıkamak enfeksiyonun yayılmasını önlemeye yardımcı olabilir.
Deri enfeksiyonları yaygındır ancak bakteriler kan dolaşımı yoluyla yayılabilir ve uzak organlara bulaşabilir. Deri enfeksiyonları, enfekte bölgede kabarcıklara, apselere, kızarıklık ve şişmeye neden olabilir. Cilt enfeksiyonları çocuk bakım merkezleri gibi cilt temasının çok olduğu kalabalık yerlerde daha yaygındır. Taşıyıcılar, bakterilere sahip olan ancak bakterilerin neden olduğu herhangi bir semptomu olmayan kişilerdir. Taşıyıcılar, bakterileri burunlarından elleriyle vücudun diğer bölgelerine taşıyabilir ve bazen enfeksiyona neden olabilir. Hastanede yatan veya hastanede çalışan kişilerin taşıyıcı olma olasılığı daha yüksektir. Kişilerin yediği yiyeceklere stafil bakteriler bulaşmışsa, gıda zehirlenmeleri de yaşanır.

Kimler Staph Enfeksiyonu Riski Altındadır?

Herkeste staph enfeksiyonu gelişebilir ancak bazı insanlar staph enfeksiyonlarına diğerlerinden daha yatkındır ya da daha yüksek risk altındadır. Hastanelerde çalışan kişilerin ciltlerinde bakterilerin bulunma olasılığı daha yüksektir. Enfeksiyon gelişme olasılığı daha yüksek olanlar şunlardır:
-Kreşe, anaokuluna veya okula gitmeye başladıklarında “okul yaraları” (impetigo) olarak bilinen bir enfeksiyon geliştirebilecek çocuklar ve bebekler
-HIV/AIDS hastaları veya bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar (immünosupresanlar) kullananlar, zayıflamış bir bağışıklık sistemine sahip olanlar
-Hastaneye yatırılan, yakın zamanda ameliyat olan, bir organ nakledilen veya vücutlarında implante edilmiş bir tıbbi cihaz (yapay kalp kapakçıkları, eklemler veya kalp pilleri gibi) veya bir damara uzun süre yerleştirilmiş bir kateter, besleme veya solunum tüpleri gibi tıbbi ekipmanlar bulunanlar
-Diyaliz gerektiren kronik böbrek hastalığı olan kişiler
-Kronik akciğer bozuklukları (kistik fibroz veya amfizem gibi) olanlar
-Kortikosteroidler gibi ilaçlar, kanser kemoterapisi veya radyasyon tedavisi alanlar
-Sağlık çalışanları ile teması ve diğer hasta insanlara yakınlığı nedeniyle uzun süre hastanede kalan kişiler
Uyuşturucu enjekte edenler
-Diyabet, damar hastalığı veya egzama gibi kronik bir durumu olanlar
-Yeni doğanlar ve emziren anneler
-Uzun süre tampon kullananlarda bayanlar
-Doğuştan kalp kusurları olanlar
-Grip, lösemi hastası olan, vücudunda yanık ya da açık bir yara bulunanlar
-Kronik cilt bozuklukları olanlar

Staph Enfeksiyonu Türleri

Staphylococcus aureus enfeksiyonları hafif olanlardan yaşamı tehdit edenlere kadar değişir. Farklı stafil bakteri türleri vücudun çeşitli bölgelerinde sorunlara neden olur. En yaygın stafilokok enfeksiyonları şunlardır:
Deri Enfeksiyonları
Staphylococcus aureus bakterileri en yaygın olarak cilt enfeksiyonuna neden olur. Bu enfeksiyonlar, yüz de dahil olmak üzere vücudun herhangi bir yerinde, genellikle ağız ve burun çevresinde olabilir. Derideki stafil enfeksiyonları, herhangi bir kişi Staphylococcus bakterileriyle temas ettiğinde de ortaya çıkar. Cilt enfeksiyonunun belirtileri arasında kızarıklık, şişme, ağrı, sıcaklık ve/veya irinle dolu yaralar bulunur. Genellikle sivilce gibi ( kırmızı, iltihaplı, irin dolu) görünürler, sıvı sızdırabilirler. Staph enfeksiyonundan gelen irin bulaşıcıdır. Enfekte akıntıya dokunulursa, havlu veya üzerlerinde bakteri bulunan diğer eşyalar, cisimler tutulursa enfekte olunabilir. Vücutta enfeksiyonun meydana geldiği bölgeye bağlı olarak belirtiler değişir. Ciltte çıban, apse, kabarcık ve kızarıklık oluşabilir. Apseler derinin hemen altında sıcak, ağrılı irin birikimleridir.Staphylococcus (Staph)  EnfeksiyonlarıGöbek deliğinde de staf enfeksiyonu olabilir. Göbeğe piercing yaptırmak, fazla kilolu ya da obez olmak, şeker hastası olmak ya da dar giysiler giymek göbek deliğinde staf enfeksyonu oluşmasına neden olabilecek risk aktörleri arasındadır. Göbek deliğinin kuru, temiz tutulması enfeksiyona engel olur. Bu, bakteri ve mantar oluşumunu minimumda tutmaya yardımcı olur. Herhangi bir rahatsızlık varsa veya enfeksiyon belirtileri görülüyorsa mutlaka doktora gidilmelidir.
Derideki diğer stafil enfeksiyonları impetigo, yara enfeksiyonu, selülit, folikülit ve stafilokokal haşlanmış deri sendromudur.
impetigo (okul yaraları): Yeni doğan bebekleri ve okul çocuklarını etkileyebilen oldukça bulaşıcı, huysuz bir cilt enfeksiyonudur. Sıvı dolu kabarcıklar veya yaralar oluşur ve patlayarak sarı, kahverengi veya bal rengi bir kabuk bırakır. İmpetigo kaşınabilir veya acıtabilir. Çocuklarda staph enfeksiyonları kabarcıklara ve sivilce benzeri topaklara neden olmasının yanı sıra titreme, ateş ve genel olarak iyi olmama hissine neden olabilir.
Selülitis: Derinin ve hemen altındaki dokunun enfeksiyonudur, şişmiş, kırmızı, ağrılı cilt ve dokuya neden olur.
Folikülitis: Cilt enfeksiyonları arasında en az ciddi olanıdır. Bir saç kökü (folikül) enfekte olur ve saçın tabanında hafif ağrılı, küçük bir sivilceye veya sivilce benzeri küçük bir kabarcığa ve ağrıya neden olur.
Stafilokokal Haşlanmış Deri Sendromu: Yenidoğanlarda ve küçük çocuklarda görülen stafilokok haşlanmış deri sendromu (SHDS veya İngilizce kısaltması SSSS) ciddi enfeksiyonlardandır. Bu enfeksiyon vücudun her yerinde derinin soyulmasına neden olur.

Mastitis (Meme İltihabı)
Mastitis veya mastit daha çok emziren, bebeğini anne sütüyle besleyen kadınlarda görülür. Göğüslerde iltihaplanma, ağrı ve apselere (irin toplanmasına) yol açar. Emziren kişilerde bebeğin ağzındaki bakteriler meme ucundaki bir çatlaktan memeye girer. Göğüs sık sık boşaltılmadığında bakteriler sıkışır ve enfeksiyona neden olur.

Osteomiyelitis
Bakteriler kemikleri enfekte ederek iltihaplanma ve ağrıya neden olabilir. Bu enfeksiyona osteomiyelitis (ya da osteomiyelit) denir. Diyabet nedeniyle derin bası yaraları veya ayak yaraları olan kişilerde olabileceği gibi, Staphylococcus aureus kan dolaşımındaki bir enfeksiyondan veya yakındaki yumuşak dokudaki bir enfeksiyondan kemiğe yayıldığında da meydana gelebilir. Osteomiyelitis titreme, ateş ve kemik ağrısına neden olur. Enfekte kemik üzerindeki deri ve yumuşak dokular kırmızılaşır ve şişer, yakındaki eklemlerde sıvı birikebilir.

Akciğer Enfeksiyonu (Zatürre)Staphylococcus (Staph)  Enfeksiyonları
Bakteriler akciğerlere girerse, oluşan apseler nedeniyle zatürre (tıptaki diğer adı pnömoni) ve diğer solunum problemleri gelişebilir. Zatürre sıklıkla yüksek ateşe, nefes darlığına ve kanlı olabilen balgamlı öksürüğe neden olur. Akciğer apseleri bazen genişler ve akciğerlerin etrafındaki zarları tutar ve bazen de irin birikmesine neden olur, durum ampiyem olarak adlandırılırlar. Bu sorunlar nefes alışverişini zorlaştırır.

Endokarditis
Bakteriler kalbe kan dolaşımı yoluyla, bazen de ağızdan girer. Diş sağlığı kötü olan veya dişlerini fırçalarken kanaması olan kişiler bu durum için daha fazla risk altında olabilir. Endokarditis ya da endokardit kalbin iç yüzeyinin ya da zarının (tek sıralı yassı epitellerden oluşan endokard ya da endotel tabakasının) enfeksiyonudur. Kalp kapakçıkları etkilendiği gibi kalp kası da etkilenebilir. Semptomlar ateş, terleme, kilo kaybı ve hızlı kalp atış hızını içerir. Staph bakterileri nedeniyle meydana gelen endokarditis, kalp kapakçıklarına hızla zarar vererek kalp yetmezliğine (nefes almada güçlükle birlikte) ve muhtemelen ölüme neden olabilir. Bakteriler yapay kalp kapakçıkları, kalp pilleri ve deri yoluyla kan damarlarına yerleştirilen kateterler gibi vücuttaki tıbbi cihazlarda birikme eğilimindedir.

Kan Dolaşımı Efeksiyonları
Kan dolaşımı enfeksiyonları bir damara yerleştirilen bir kateter uzun süre yerinde kaldığında ortaya çıkabilir. Kanda dolaşan bakteriler ve salgıladıkları toksinleri çeşitli sendromların oluşumunu sağlayabilir. Damarlarda kırmızı ve ağrılı iltihaplanma ile seyreden septik flebit denilen bir enfeksiyon ortaya çıkabilir. Kan dolaşımı enfeksiyonu ciddi yanıkları olan kişilerde yaygın bir ölüm nedenidir.
Septisemi ve sepsis: Bakteriler vücuda toksin saldığında, septisemi (kan zehirlenmesi) adı verilen ciddi bir enfeksiyon meydana gelebilir. Septisemi tedavi edilmediğinde kan dolaşımındaki staph bakterileri son derece ciddi, iltihabi bir durum olan sepsise neden olabilir. Semptomlar ateş ve tehlikeli derecede düşük kan basıncını (hipotansiyon) içerir. Sepsis, pıhtı oluşumuna, oksijenin önemli organlara yeterince taşınamamasına ve organ yetmezliklerine neden olabilir.
Toksik şok sendromu: Toksik şok sendromu (TŞS) şiddetli bir septisemi türüdür. Adet gören bir kişi uzun süre tampon kullandığında, tamponun üzerinde kan toplanır ve vajinadaki bakterilerin üremesi için ideal ortamı oluşturur. Bakteriler vajina duvarındaki küçük kesiklerden vücuda girer ve toksik şok sendromunu oluşturur. Toksik şok sendromuna ayrıca bazı streptokokların ürettiği toksinler de neden olabilir. Bu sendrom, ateş, kızarıklık, çok düşük kan basıncı ve birkaç organ yetmezliği gibi hızla ilerleyen ve şiddetli semptomlara neden olur.

Stafilokokal Gıda Zehirlenmesi
Staphylococcus aureus’un birçok suşu vardır. Bazı suşlar stafilokokal gıda zehirlenmesine neden olan toksinler üretir. Staph bakterileri genellikle gıdaları tutarken çapraz bulaşma nedeniyle yutulur. Bakteri içeren bir şey yiyenler, şiddetli olabilen kusma ve ishale yol açan gıda zehirlenmesi yaşayabilir. Pişirme işlemi boyunca yüksek gıda hijyeni standartları korunarak gıda zehirlenmesi önlenebilir. Yiyecekler her zaman doğru şekilde pişirilerek, pişmiş yiyeceklerin çiğ yiyeceklerle kirlenmemesine dikkat edilerek ve yiyecekler doğru sıcaklıkta saklanarak güvende tutulmalıdır.

Diğer Stafilokok Enfeksiyonları
Staphylococcus aureus, koagülaz adı verilen bir enzim üretir. Diğer stafilokok türleri üretmez ve bu nedenle üretmeyenler “koagülaz negatif stafilokoklar” olarak adlandırılırlar. Bu bakteriler normalde tüm sağlıklı insanların derisinde bulunurlar ve Staphylococcus aureus’tan daha az tehlikeli olmalarına rağmen, genellikle kişiler bakterileri hastanede aldıklarında ciddi enfeksiyonlara neden olabilir. Bakteriler, deri yoluyla bir kan damarına yerleştirilen kateterlere veya implante edilmiş tıbbi cihazlara (kalp pilleri veya yapay kalp kapakçıkları gibi) bulaşabilir. Koagülaz negatif stafilokoklar genellikle birçok antibiyotiğe dirençlidir. Birçok dirençli bakteriye karşı etkili olan vankomisin, bazen rifampin ile birlikte kullanılır. Tıbbi cihazlar, enfekte olursa, genellikle çıkarılmalıdır.

Staph Enfeksiyonu Semptomları Nasıl Hafifletilebilir?

Staph enfeksiyonu olabileceği düşünülüyorsa, tıbbi yardım alınması önemlidir. Derideki stafil enfeksiyonu semptomlarını hafifletmek için etkilenen bölge sabun ve su ile temizlenmelidir. Rahatsızlığın azalmasına yardımcı olması için soğuk kompresler ve reçetesiz satılan ağrı kesiciler denenebilir. Gıda zehirlenmesi durumlarında, dehidrasyon riskini azaltmak için iyileşirken bol sıvı tüketilmelidir. Masaj ve sıcak kompresler mastitis semptomlarını hafifletebilir.

Staph Enfeksiyonlarının TeşhisiStaphylococcus (Staph)  Enfeksiyonları

Staph enfeksiyonu belirtileri varsa, teşhis ve tedavi için bir sağlık kuruluşuna gidilmelidir. Kişide veya çocuğunda kabarmış, tahriş olmuş veya kırmızı bir cilt alanı varsa, özellikle de ateş varsa mutlaka bir doktora danışılmalıdır. Bir stafil enfeksiyonunu sadece sağlık hizmeti sağlayıcıları teşhis ve tedavi edebilir. Staph enfeksiyonu olup olmadığının belirlenme şekli, vücudun hangi bölgesinin etkilendiğine bağlıdır. Deride staph enfeksiyonlarını görmek kolaydır yine de bakteri varlığının ve türünün teşhis edilmesi için genellikle Gram boyama testlerine ve bakteri kültürü testlerine başvurulur.
Cilt: Stafilokokal cilt enfeksiyonları genellikle görünümlerine göre, genellikle etkilenen bölge incelenerek teşhis edilir. Bakteri testi için deriden bir örnek de alınabilir.
Gıda zehirlenmesi: Doktor hastaya ne kadar süredir hasta olduğunu ve semptomların ne kadar kötü olduğunu sorar. Hastadan bir dışkı örneği vermesi istenebilir.
Mastit: Belirtiler değerlendirildikten sonra bakteri varlığının test edilmesi için anneden alınan süt örneği laboratuvara gönderilebilir.
Toksik şok sendromu: Bakteri olup olmadığını kontrol etmek için idrar veya kan örneği alınabilir. Laboratuvar sonuçları tanıyı doğrular ve hangi antibiyotiklerin stafilokokları öldürebileceğini (duyarlılık testi) belirler. Bazen enfeksiyonun organları etkileyip etkilemediğini görmek için bir BT taraması da istenebilir.
Endokardit: Teşhis semptomlara, kan testlerine ve ekokardiyograma (Ekokardiyografi ya da kısaca EKO) dayandırılır.
Osteomiyelit: Bir doktor osteomiyelitten şüphelenirse, röntgen, bilgisayarlı tomografi (BT), manyetik rezonans görüntüleme (MRG), radyonüklid kemik taraması veya bunların bir kombinasyonu yapılır. Bu testler hasarın nerede olduğunu gösterebilir ve ne kadar şiddetli olduğunu belirlemeye yardımcı olabilir. Test için bir örnek almak amacıyla kemik biyopsisi yapılır. Numune bir iğne ile veya ameliyat sırasında alınabilir.

Staph Enfeksiyonlarının Tedavisi

Küçük staph enfeksiyonları kendi kendine geçebilir ancak buna güvenmemek daha iyidir. En doğrusu bir doktora başvurmaktır çünkü staph enfeksiyonları hızla kötüleşebilir ve ciddi olabilir. Staphylococcus aureus’a bağlı enfeksiyonlar antibiyotiklerle tedavi edilir. Doktorlar, bakterilerin antibiyotiklere dirençli olup olmadığını ve eğer öyleyse hangi antibiyotiğe dirençli olduğunu belirlemeye çalışırlar. Derideki çoğu stafil enfeksiyonu vakası, topikal bir antibiyotik (cilde uygulanan) ile tedavi edilebilir. Apse ya da irin birikimi varsa genellikle boşaltılır. Sağlık uzmanı ayrıca irinin dışarı çıkması için bir minik insizyon (kesi) yaparak bir çıbanı veya apseyi boşaltabilir. Doktorlar ayrıca vücuttaki ve ciltteki stafil enfeksiyonlarını tedavi etmek için oral antibiyotikler (ağızdan alınan) reçete eder. Kullanılması gereken antibiyotikler enfeksiyon tiplerine göre değişiklik gösterir.
Staphylococcus aureus’ların bazıları birden fazla antibiyotiğe dirençli durumdadır. Metisiline Dirençli Staphylococcus aureus ( kısaca MDSA veya İngilizce kısaltması MRSA), metisilin adı verilen bir antibiyotiğe karşı güçlü bir dirence sahiptir ve çoğu antibiyotik kullanılarak tedavi edilemeyen ciddi enfeksiyonlara neden olabilir. Hastanede edinilen enfeksiyon, MDSA’ya karşı etkili antibiyotiklerle (vankomisin, linezolid, tedizolid, kinopristin artı dalfopristin, seftarolin, telavansin veya daptomisin) tedavi edilir. Enfeksiyonun ne kadar şiddetli olduğuna bağlı olarak haftalarca antibiyotik verilebilir. MDSA enfeksiyonu bir sağlık kuruluşunun dışında da bulaşabilir. Toplumdan edinilen MDSA suşları genellikle trimetoprim/sülfametoksazol, klindamisin, minosiklin veya doksisiklin gibi diğer antibiyotiklere ve ayrıca hastanede edinilen MDSA enfeksiyonlarını tedavi etmek için kullanılan antibiyotiklere duyarlıdır.
MDSA nedeniyle doktorlar reçeteye antibiyotik yazma konusunda çok temkinli hale gelmiştir. Bakterilerin dirençli hale gelme riskini azaltmaya yardımcı olmak için yalnızca gerçekten ihtiyaç olduğunda antibiyotik kullanılmalıdır. Folikülit gibi MDSA’ya bağlı hafif cilt enfeksiyonları genellikle basitrasin, neomisin ve polimiksin B (reçetesiz temin edilebilir) veya mupirosin (sadece reçeteyle alınabilir) içeren bir merhemle tedavi edilir. Bir merhemden fazlasına ihtiyaç duyulursa, MDSA’ya karşı etkili antibiyotikler ağızdan veya damardan verilir. Hangi antibiyotiğin kullanılacağı, enfeksiyonun ciddiyetine ve duyarlılık testinin sonuçlarına bağlıdır.
Enfeksiyon, vücutta kemik veya yabancı bir madde içeriyorsa (kalp pilleri, yapay kalp kapakçıkları ve kan damarı greftleri gibi) bazen antibiyotik rejimine rifampin ve muhtemelen başka bir antibiyotik eklenir. Genellikle enfeksiyonu tedavi etmek için enfekte kemik ve yabancı madde cerrahi olarak çıkarılmalıdır.
Şiddetli stafil enfeksiyonlarında, uzmanlar bakterileri öldürmek için İV (intravenöz veya damar içi) antibiyotik kullanır. IV gerektiren çok ciddi bir stafil enfeksiyonu varsa, hastanın bir süre hastanede kalması önerilebilir. Tedavi devam ederken birtakım yan etkiler görülebilir. Yan etkiler, staph enfeksiyonunu tedavi etmek için kullanılan antibiyotik tipine bağlı olarak değişir. Topikal merhemlerin, kullanılan ya da sürülen cilt bölgesinde batma, kaşıntı ve kızarıklık gibi yan etkileri olabilir. Oral antibiyotiklerin sık görülen yan etkileri bulantı, kusma ve ishaldir.
Çoğu zaman staph enfeksiyonları olan ve uygun şekilde tedavi edilen kişiler için gidişat iyidir. Çoğu durumda olduğu gibi en iyi gidişat genellikle enfeksiyon erken teşhis edilip tedavi edildiğinde ortaya çıkar. Antibiyotik alınıyorsa, 48 saat sonra bulaşıcılık gider. Yine de daha iyi hissetmek bundan daha uzun sürebilir. Tedavi edilmezse staph enfeksiyonları ölümcül olabilir. Bu, reçete edilen antibiyotiğin tamamını almanın önemli olmasının bir nedenidir. Direnç yaratmadaki bir faktör, insanların ilacı sadece kendilerini daha iyi hissedene kadar almaları, kalanını bırakmasıdır, bu da mikropların tamamen gitmeyeceği anlamına gelir. Bir staph enfeksiyonu daha ciddi olduğunda hastalığın geleceği değişir. Kişi yüzeysel bir cilt enfeksiyondan, daha büyük bir yaraya veya vücutta gelişen bir enfeksiyona göre daha çabuk iyileşir. Staph enfeksiyonu sistemik ise (vücutta, bir organ sisteminde), iyileşme süresi çok daha uzun sürebilir. Bu nedenle tıbbi yardım almak çok önemlidir.

Staph Enfeksiyonlarında Kullanılabilen Doğal Ürünler

Geçmişte staph enfeksiyonlarıyla savaşmak için bal, uçucu yağlar, zencefil, zerdeçal ve sarımsak gibi bazı doğal ürünler kullanılmıştır. Araştırmacılar, bu eski antimikrobiyal ajanlar (bazıları tarafından antikbiyotik olarak adlandırılır) üzerinde çalışmalar yapmaktadır. Kısmen bazı mikropların bazı ilaç türlerine dirençli hale gelmesi nedeniyle bu maddelere olan ilgi artmaktadır. Ancak araştırmanın bu noktasında, tedavi için yalnızca bal veya sarımsak veya bu türden herhangi bir şeye güvenmek akıllıca değildir. Doğru teşhis edildiğinden ve tedavi edildiğinden emin olmak için doktorun durumu görmesi gerekir.

Doktora Gidilmesini Gerektiren BelirtilerStaphylococcus (Staph)  Enfeksiyonları

Staph enfeksiyonu çok hızlı bir şekilde ciddi hale gelebileceğinden kırmızı, tahriş olmuş veya ağrılı bir cilt alanı veya irinle dolu kabarcıklar gibi enfeksiyon belirtileri varsa, bir haftadan fazla sürerse, kişinin bağışıklık sistemi zayıfsa hemen bir hastaneye gidilmeli ve doktorla iletişime geçilmelidir. Staph enfeksiyonunu yalnızca bir doktor (uzman) teşhis ve tedavi edebilir. İnvaziv (zararlı, tehlikeli, yayılmacı) staph (ya da stafil) enfeksiyonları, cilt enfeksiyonlarından çok daha az yaygındır ancak genellikle daha şiddetlidir. Birçok invaziv stafil enfeksiyonu türü vardır. İnvaziv bir stafil enfeksiyonunun belirtileri, genel olarak kendini iyi hissetmeme, baş dönmesi, yüksek ateş (38 santigrat derecenin üzerinde bir vücut sıcaklığı), kontrol edilemeyen titremeler, hızlı kalp atışları ve/veya nefes darlığı, karışıklık veya oryantasyon bozukluğu, uyuşukluk, azalmış idrara çıkma olabilir. Enfeksiyonun ciddi olduğunu düşündüren belirtiler varsa en kısa sürede doktorla görüşülmeli veya bir ambulans istenmelidir.

Staph Enfeksiyonu Nasıl Önlenebilir?

İnvaziv bir stafil enfeksiyonu oluşma riski altında olanlar için sağlıklı yaşam tarzına sahip olmak, sağlıklı bir beslenme sürdürmek, düzenli egzersiz yapmak, alkolü en aza indirmek, sigara ve yasa dışı uyuşturuculardan kaçınmak önemlidir. Çoğu durumda, temel hijyen yoluyla staph cilt enfeksiyonu gelişmesi önlenebilir. Ciltte kesik ve çizik gibi sorunlar varsa temiz tutulmalı, iyileşene kadar tüm açık yaralar su geçirmez bir örtü ile örtülmelidir. Eller daima sabun ve akan su ile iyice yıkanmalı, temiz bir havlu veya tek kullanımlık kağıt havlu ile kurulanmalıdır. Özellikle, enfekte bir bölgeye dokunmadan veya temizlemeden önce ve sonra, tuvalete gittikten sonra, burun silindikten sonra, evcil hayvanlar da dahil olmak üzere hayvanlarla uğraştıktan sonra eller yıkanmalıdır. Alkol bazlı el ovma solüsyonlarının, ellerin gözle görülür şekilde temiz olduğu, özellikle de suyun hemen bulunmadığı durumlarda kullanılması, örneğin seyahat ederken veya piknik yaparken faydalı olabilir. Bu çözümler ev veya iş durumunda gerekli değildir. Alkol bazlı el ovma solüsyonlarının asla kullanılmaması gereken bazı durumlar vardır, örneğin tuvalete gittikten sonra el yıkama yerine kullanılmamalıdır. Havlular ve kişisel eşyalar (kozmetikler, diş fırçası, giysi ve çarşaf gibi) başkalarıyla paylaşılmamalıdır. Enfeksiyon kaybolmadan önce yatak takımları ve havlular sıcak su ve çamaşır suyu ile günlük olarak temizlenmelidir.
Toksik şok sendromunun gelişmesinin önlenmesi için kadınlar her dört ila sekiz saatte bir kullandıkları tamponları değiştirmeli ve en düşük etkili emiciliğe sahip tamponları tercih etmelidir. Emziren anneler her emzirmede memeyi tamamen boşaltmaya çalışmalıdır. Mümkün olduğunda meme uçları kurumaya bırakılmalıdır.
Çalışma yüzeylerinin ve pişirme kaplarının temiz olması sağlanarak ve yemek hazırlamadan önce (ve yemek yemeden önce) daima eller yıkanarak, gıdalar uygun şekilde pişirilerek ve bozulabilir gıdalar iki saat içinde soğutularak gıda zehirlenmesi riski azaltılabilir. Herhangi bir kişi hastaysa, özellikle mide problemleri veya açık yaraları ve kesikleri, stafilokokal cilt enfeksiyonu varsa yiyeceklere dokunmamalıdır.
Bazı doktorlar, stafilokokları burundan çıkarmak için burun deliklerinin içine antibiyotik mupirosin uygulanmasını önermektedir. Bununla birlikte, aşırı mupirosin kullanımı mupirosin direncine yol açabileceğinden, bu antibiyotik yalnızca insanların enfeksiyon kapma olasılığı yüksek olduğunda kullanılır. Örneğin belirli operasyonlardan önce veya cilt enfeksiyonunun yayıldığı bir evde yaşayan kişilere verilir. Belirli ameliyat türlerini geçirmesi gerektiğinde stafilokok taşıyıcıları ameliyattan önce genellikle bir antibiyotik ile tedavi edilirler. Bazı sağlık kuruluşlarında, insanlar kabul edildiklerinde rutin olarak MDSA taramasından geçirilir. Bazı tesisler, yalnızca belirli operasyonları geçirmek üzere olanlar gibi MDSA enfeksiyonu kapma olasılığı yüksek olan kişileri tarar. Tarama, burundan pamuklu çubukla alınan bir numunenin test edilmesini içerir. MDSA suşları tespit edilirse, bakterilerin yayılmasını önlemek için insanlar izole edilir.

Antibiyotiklere Direnç

Bakteriyel bir enfeksiyon, sayısız bakteriden oluşur. Antibiyotikler henüz bulunmadan ve kullanılmadan önce ciddi bir enfeksiyon birçok insan için ölümcül olmuştur. Staph enfeksiyonlarının çoğu antibiyotiklerle tedavi edilebilir fakat birçok suş, antibiyotiklerin etkilerine karşı direnç geliştirmiştir. Taşıyıcı kişiler antibiyotik alırsa, antibiyotikler dirençli olmayan suşları öldürür ve esas olarak dirençli suşları bırakır. Bu bakteriler daha sonra çoğalabilir ve enfeksiyona neden olurlarsa enfeksiyonun tedavisi daha zordur. Bakterilerin dirençli olup olmadığı ve hangi antibiyotiklere direnç gösterdikleri genellikle insanların enfeksiyonu nerede kaptığına (bir hastanede, sağlık kuruluşunda ya da böyle bir tesisin dışında, toplumda) bağlıdır. Gereksiz veya aşırı antibiyotik kullanımı ilaca dirençli suşları teşvik eder. Genel olarak dezenfektanların aşırı kullanımı da ilaç direncine yol açabilir. Çoğu durumda, iyi temizlik veya sabun ve ılık su ile yıkama yeterlidir.
Penisilin, bakteri dirençli hale gelene kadar staph enfeksiyonlarının tedavisinde etkili olmuştur. 20. yüzyılın ikinci yarısı boyunca stafil enfeksiyonlarını başarıyla tedavi eden metisilin ve vankomisin gibi yeni antibiyotikler geliştirilmiştir. Hastanelerde antibiyotikler yaygın olarak kullanıldığından, hastane personeli genellikle dirençli suşlar taşır. İnsanlar bir sağlık kuruluşunda enfekte olduğunda, bakteriler genellikle penisilin ile ilgili hemen hemen tüm antibiyotikler (beta-laktam antibiyotikler olarak adlandırılır) dahil olmak üzere çeşitli antibiyotik türlerine dirençlidir. Hemen hemen tüm beta-laktam antibiyotiklere dirençli bakteri suşlarına metisiline dirençli Staphylococcus aureus (MDSA) adı verilir. Metisiline dirençli staph suşları 1970’lerde gelişmiş ve dünya çapındaki hastaneleri, hastalarda kalıcı enfeksiyonlarla sıkıntıya sokmuştur. Japonya’da vankomisine dirençli bir altın staph suşu ortaya çıkmış ve ABD, Avustralya ve diğer ülkelerde vankomisine karşı kısmi dirençli suşlar bulunmuştur.
Dirençli suşlara (MDSA suşları) sahip staph enfeksiyonları, yakın zamanda (geçen yıl içinde) hastanede bulunmamış veya tıbbi bir prosedürü (diyaliz, ameliyat veya kateter gibi) olmayan insanlar da dahil olmak üzere toplumda daha yaygın hale gelmektedir. Bu enfeksiyonlara toplumdan edinilen ya da toplum kökenli MDSA denir ve sayıları giderek artmaktadır. Benzer olsalar da hastanelerde bulunan staph suşlarından farklıdır ve hafif ila şiddetli enfeksiyonlara neden olabilir.
Antibiyotik direnci ciddi bir halk sağlığı sorunudur. S. aureus’un yeni dirençli suşlarının ortaya çıkmasını önlemek için dünya çapında önlemler alınmalıdır. Uzmanlar antibiyotik kullanımında daha muhafazakar bir yaklaşım önermektedir. Geniş spektrumlu antibiyotikler yerine dar spektrumlu antibiyotiklerin kullanımı, vankomisin gibi antibiyotiklerin kullanımının sınırlaması da öneriler arasındadır.Staphylococcus (Staph)  Enfeksiyonları
Hastanelerde ve toplumda hijyen uygulamaları, enfeksiyon önleme ve kontrol önlemleri sürdürülmeli veya geliştirilmelidir. Staph enfeksiyonlarına karşı etkili yeni antibiyotik serileri de geliştirilmelidir. Dirençli bakterilerin oluşmasını engellemek amacıyla hastanede tüm yüzeyler iyice temizlenmelidir. Hastane personeli standart hijyen uygulamalarını ciddiyetle sürdürmeli, herhangi bir nedenle kirlendiğinde, hastalara prosedür uygulamadan önce ve sonra daima ellerini yıkamalıdır. Hastalarla yakın olan personel eldiven, önlük ve maske (gerekirse) takmalıdır. Personel hastalar arasında gözlem yaparken (nabız ve ateş gibi), yatak hazırlarken veya diğer benzer görevleri yaparken alkol bazlı el ovma solüsyonu (klorheksidinli veya klorheksidinsiz) kullanmalıdır. Gerektiğinde enfekte hastalar izole edilmeli, kullanılmış ekipman ve çamaşırlar dikkatli bir şekilde taşınmalıdır.

Kaynakça:
https://my.clevelandclinic.org/health/diseases/21165-staph-infection-staphylococcus-infection
https://www.healthdirect.gov.au/staph-infections
https://medlineplus.gov/staphylococcalinfections.html
https://www.hemensaglik.com/makale/stafilokok-enfeksiyonlari
https://www.esraazman.com/TR/CiltHastaliklari/staph-enfeksiyonu
https://www.msdmanuals.com/home/infections/bacterial-infections-gram-positive-bacteria/staphylococcus-aureus-infections

Yazar: Müşerref Özdaş

Bunları da beğenebilirsin
Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.