Bilgiustam
Türkiye'nin Bilgi Sitesi

Teknoloji Çocukları ve Ergenleri Nasıl Etkiliyor?

0 35

Beynin heyecan verici veya ödüllendirici durumlara tepki veren bölgeleri ve bunun yanında dürtüleri planlamaya ve kontrol etmeye yardımcı olan bölgeleri vardır. Her iki sistem de öğrenmeye yardımcı olmak için birlikte çalışır. Çocuklar ve gençler geliştikçe beyinleri değişir ve gelişir, bu da ödül bölgeleri ile kontrol bölgeleri arasındaki dengeleri değiştirir. Bu beyin değişiklikleri, çocukları ve gençleri keşfetmeye, risk almaya ve arkadaşlarından öğrenmeye daha istekli hale getirir. Bununla birlikte, bu beyin değişiklikleri, özellikle arkadaşlar etrafta olduğunda veya çok fazla heyecan olduğunda çocukların davranışlarını düzenlemesini de zorlaştırır.
Teknoloji, ödül ve kontrol arasındaki dengeye dokunarak öğrenmeyi geliştirebilir. Bununla birlikte, bazı teknolojik özellikler sağlıksız sosyal etkileşimleri de teşvik edebilir veya çevrimiçi dürtüleri kontrol etmeyi çok zorlaştırabilir. Bu yazıda, dijital cihazların beynin kontrol ve ödül alanlarının öğrenmeyi nasıl etkilediği ve olumlu öğrenmenin nasıl teşvik edileceğine dair bilgiler bulunmaktadır.

Gençlerin Teknoloji Kullanımı Gün Geçtikçe Artmaktadır

Teknoloji söz konusu olduğunda, çocuklar ve gençler nihai uzmanlardır. Amerika Birleşik Devletleri’nde 13 ile 17 yaş arasındaki gençlerin yüzde doksan beşinin akıllı telefonu vardır ve % 94’ü İnternet’i günde en az bir kez kullandıklarını bildirmektedirler. Çocuklar büyüdükçe ve ergen olduklarında, bağımsızlık kazanırlar ve özellikle ortaokul yıllarında teknolojik cihazlar kullanmak yanında yanlarında taşımaya başlarlar. Teknoloji, sınıf içinde ve dışında bağlantı kurmak, öğrenmek ve eğlenmek için birçok fırsat sunar. Ancak teknoloji aynı zamanda diğer etkinliklerden ve ilişkilerden dikkatin dağılması, çok fazla kalınan ekran süresi veya sürekli paylaşım yapma isteği gibi riskler de taşımaktadır Bunun yanında teknolojinin olumlu veya olumsuz etkileri, gençlik döneminde beyni gelişen bireylerin bazı temel özellikleriyle farklılıklar göstermektedir.

Teknolojinin Etkisi Çevrim İçi Yapılan Etkinliklerin Kalitesine Bağlıdır

Birkaç temel nedenden dolayı teknoloji kullanımı üzerine araştırma yapmak zordur. Bu nedenler, insanların ne kadar medya kullandıklarını doğru bir şekilde rapor etmeleri zorlaştırmaktadır. Teknoloji kullanımının çocukların notlarının kötü olmasına ve üzülmesine neden olup olmadığını ya da zaten kötü notlar alan ve üzgün olan çocukların daha fazla teknoloji kullanıp kullanmadığını bilmek zordur. Ve uzun vadeli etkileri ölçmek için kullanıcıların büyümesini beklemek gerekir. Bu zorluklara rağmen, bu araştırmalar gerçekten önemlidir.
Araştırmacılar, teknolojiyi ölçülü olarak kullanmanın; anahtar olduğunu tespit etmişlerdir. Dijital cihazları kullanarak çok az veya çok fazla zaman harcayan insanlar, çoğu sorunu yaşamaktadır. Bununla birlikte, dijital cihazlarda makul miktarda yüksek kaliteli zaman geçirmek, kendini mutlu hissetmek ve arkadaşlarla bağlantı kurmak gibi olumlu deneyimlerle ilişkilendirilebilir. Yüksek kaliteli etkinlikler, arkadaşlarla ve aile ile sohbet etmek, bir proje üzerinde çalışmak, içerik oluşturmak veya videolar aracılığıyla öğrenmek gibi aktiviteler, kişinin teknoloji ile aktif olarak meşgul olmasını gerektiren etkinliklerdir.
Düşük kaliteli aktiviteler depresyon, kıskançlık ve yalnızlık duygularıyla ilişkilidir ve pasif bir şekilde internette gezinmeyi, kişinin kendisini sosyal medyada başkalarıyla karşılaştırmayı veya cihazları gecenin geç saatlerine kadar kullanmaya teşvik etmektedir. Hatta bazı kişiler diğer görevleri bitirmeden teknolojik cihazları kullanmayı tercih edebilmektedirler. Ayrıca, teknolojiyi amaçlı kullanmak, çoklu görev ve dikkat dağınıklığından kaçınmak önemlidir. Örneğin, arkadaşlarla sohbet ederken kullanıcı ev ödevi yaparsa, her iki aktivitenin de kalitesi etkilenebilmektedir.

Sosyal Medyanın Gençlerin Sosya- Duygusal Gelişimine Etkisi

Gençlik yılları (ergenlik) çocukların hem sınıf içinde hem de dışında çok şey öğrendikleri, ilgi alanlarını keşfettikleri, kim olduklarını ve kendileri hakkında nasıl hissettiklerini buldukları bir dönemdir. 10-24 yaşları arasında vücutta ve beyinde büyük değişiklikler olur. Bu yıllar boyunca kişi etrafında olup bitenlere özellikle duyarlı hale gelir çünkü sosyo-duygusal gelişimi kontrol eden beyin ağları, sosyo-duygusal olarak bilişsel kontrolden daha hızlı olgunlaşmaktadır. Bilişsel kontrol ağı, kişinin hedeflerine ulaşmasına yardımcı olmak için düşünceleri ve davranışları yönlendiren dikkat, hafıza ve karar verme gibi zihinsel süreçlerden sorumludur. Bu, karar verme ve öğrenme kapasitesinin, durumun ne kadar heyecan verici veya sosyal olduğundan etkilendiği anlamına gelmektedir.
Gençlerin çok önemli sosyo-duygusal gelişim hedefleri vardır. Kim olduklarını keşfetmek ve başkalarıyla ilişkiler geliştirmek gibi konularda sosyal medyadan etkilenebilir. Gençler, sosyal medyadaki beğeni veya takiplerin sayısına çok dikkat etmeye eğilimlidir, çünkü akranları tarafından beğenilmek ve bu süre zarfında popüler ve hayranlık duyulmak özellikle onlar için önemlidir. Bunun dışsal ödüller alması gerekmektedir. Özellikle arkadaşlardan gelen olumlu geri bildirimler, ergenlerin çoğunun sosyal medyayı sürekli kullanmasının nedenlerinden biri olabilir.
Sosyal medya, olumlu bir şekilde kullanıldığında arkadaşlarla bağlantı kurmak için harika bir araç olabilir (bir arkadaşın neyi sevdiğini öğrenmek veya onları cesaretlendirmek gibi). Sosyal medyanın bir diğer önemli olumlu yönü, birçok kimlik geliştirme fırsatları yaratmasıdır; mesela en sevilen grubun öğrencisi, arkadaşı, kardeşi veya hayranı olarak kimlik kazanmayı sağlayabilir. Bu keşif, kişinin kim olduğunu, neyi ve kimi sevdiğini anlamaya yardımcı olacaktır.
Bununla birlikte, popüler olma arzusu, riskli etkinlikler hakkında gönderi gönderme, kaba yorumlar yapma veya dikkat çekmek için açıklayıcı resimler gönderme ihtiyacını da tetikleyebilir. Dijital drama, siber zorbalık ve uygunsuz materyallere maruz kalma da ergenleri strese sokabilir veya üzebilir ve bir kişinin itibarına zarar verebilir. Duygular yükseldiğinde, bilişsel kontrol yetenekleri hala olgunlaşmadığı için iyi kararlar vermek özellikle zordur Bu nedenle, kişi duyguları inciten veya hangi resmi göndereceğini düşünen bir arkadaşına bir yanıt hazırlarken, sakinleşmek için biraz zaman ayırmalı ve gelecekte benliğinde bırakabilecek kalıcı izden pişman olup olmayacağını düşünmelidir.
Sosyal medyanın gönderileri beğenebilme, paylaşma ve açık bir şekilde yorum yapabilme gibi bazı özellikleri, insanların daha fazla dikkat çekmek, sanal bir izleyici kitlesini etkilemek ve kendilerini başkalarıyla karşılaştırmak için bir şeyler yapmasını sağlayabilir. Araştırmalarda, kendilerini başkalarıyla karşılaştıran ve sosyal medya aracılığıyla geri bildirim arayan ortaokul ergenlerinin daha depresif ve endişeli belirtiler bildirdikleri tespit edilmiştir. Ayrıca, başkalarının takibi için gezinirken çok zaman harcamak, bir kişinin özgüvenini etkileyebilir. Bununla birlikte, araştırmacıların cevaplamaya çalıştıkları bir soru, çevrimiçi faaliyetlerin sorunlara yol açıp açmadığı veya bu sorunları zaten yaşayan kişilerin sosyal medyayı zararlı olabilecek şekillerde kullanma eğiliminde olup olmadığıdır.

Kaynakça:
https://www.addicta.com.tr/Content/files/sayilar/17/5.pdf
https://www.ranzcp.org/news-policy/policy-and-advocacy/position-statements/the-impact-of-media-and-digital-technology-on-chil
https://www.researchgate.net/publication/333712911_Impact_of_Digital_Technology_on_Child_Health

Yazar: Özlem Güvenç Ağaoğlu

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.