Bilgiustam
Türkiye'nin Bilgi Sitesi

Turist Vizesinin Süresi Aşılırsa Ne Olur?

0 4

20. yüzyılla beraber hayatımıza yeni kavramlar dahil olmuştur. Bunlar arasında ülkelerin bir diğerinden talep ettiği dokümanlar ve güvenceler gelmektedir. Özellikle, bir ülkenin uyruğuna mensup kişileri de kapsayan bu uygulamalar, beraberinde ciddi anlamda denetim imkanı da getirmiştir. Özellikle I. Dünya Savaşı sonrasında bir kimsenin bir ülkeden başka bir ülkeye seyahat etmesi, bazı kurallara bağlanmıştır. Bu kurallar arasında pasaport taşıma zorunluluğu en üst sırada yer alır. Pasaport ya da kimlikle seyahat halen seyahat edebilmenin tek yoludur ve buna riayet edilmesi gerekir. Aksi bir durumda ülkeye girişine izin verilmemesi bir yana çıkışınıza da izin verilmez. Bunun amacı, şahısların ülkeler arasında yaptıkları seyahatlerin kontrolünü ve dolayısıyla da milli güvenliği sağlamaktır. Türkiye yıllardır Avrupa Birliği’yle üyelik müzakereleri yürütse de halen olumlu bir gelişme yaşanamamıştır. Bunun nedeni çok çeşitli etmenlere dayansa da, ülkemizin ekonomik değerlerinin Avrupa Birliği standartlarının neredeyse yarısının da altında olmasıdır. Romanya ve Bulgaristan örnekleri verilse de bunlar tam olarak doğru örnekler değildir. Bunun nedeni, söz konusu iki ülkenin de son derece küçük olması ve nüfuslarının toplamının İstanbul’dan daha fazla olmamasıdır. Oysa ülkemiz oldukça fazla bir nüfusa sahiptir ve olası üyelik ya da vizesiz seyahat imkanı Avrupa Birliği’nin önde gelen ülkelerini göçmen tehdidiyle baş başa bırakabilir. Zaten üyelik görüşmelerinin en hafif imtiyazları arasında olan turistik statüde 90 günlük vizesiz seyahat dahi Türkiye’ye tanınmıyor ya da başka bir ifadeyle tanınmaktan korkuluyor.

Bu yüzden Türk vatandaşları Japonya hariç dünyadaki bütün endüstriyelleşmiş ülkelere vize almaksızın seyahat edememektedir. Çünkü ekonomik ve sosyal veriler nazara alındığında Türk vatandaşları Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere Avustralya ve Kanada gibi ülkeler açısından potansiyel kaçak durumundadır. Bunu değiştirmek bizim kendi elimizdedir. Daha çok çabalayarak ülkemizin refahını artırırsak bu durumda vizelerin kalkma ihtimali de oldukça yüksek olacaktır. Türk vatandaşları bu yüzden vize almak zorundadır. Bu vizeler kendi kategorilerine göre hamiline çeşitli haklar tanır. Bu hakların en başında ülkeye girişle beraber ne kadar süre kalınabileceği vardır. Bu süre, size o ülkede ikamet etme ve de vizenin içeriğine göre diğer bazı haklardan istifade etme imkanı tanır. Genel olarak vizelerin sürelerinden bağımsız olarak oturum süreleri ayrı belirlenir. Örneğin 10 yıllık bir Amerikan vizesine sahipseniz bu durumda siz, 10 yıllık süre zarfından Amerika Birleşik Devletleri’ne seyahat edebilirsiniz. Ancak unutulmaması gerektiği, 10 yıllık vizenin size 10 yıllık oturum hakkı vermediğidir. 10 yıllık vize size Amerika Birleşik Devletleri için her takvim yılında azamı olarak 6 ay kalma hakkı verir. Yani başka bir ifadeyle eğer süreli tam olarak azamı bir şekilde kullanırsanız. Bu durumda 10 yıllık vize için her 6 ayda bir ülkeden ayrılmanız gerekir ve sonra tekrar ülkeye girebilmeniz için 6 ay da Amerika dışında kalmanız gerekir.

Bu kural diğer ülkeler için de geçerlidir. Ancak bazı ülkelerde giriş çıkış yapılması sürenin herhangi bir bekleme şartı aranmadan yenilenmesi anlamına gelir. Örneğin Avustralya için bu durum tam olarak böyledir. Başka bir ifadeyle Avustralya vizeniz varsa ve ülkeye seyahat ediyorsanız bu durumda ülkeye kabul edilmeniz durumunda 3 aylık bir oturuma sahip olacaksınız demektir. Bu süre dolmadan ülkeyi terk eder ve ertesi gün geri dönerseniz teknik olarak süreniz yenilenir. Ama fiili olarak ülkeye kabul gümrük memurunun elinde olduğu için eğer sizin niyetinizin sürenizi uzatmak ve ülkede daha fazla kalmak olduğunu düşünür ve de siz bu durumu izah etmekte zorlanırsanız, girişiniz reddedilebilir. Burada ekonomik olarak iyi bir gelire sahip olmak sizin o ülkede yasadışı olarak çalışmadığınıza karine teşkil eder. Eğer size verilen süreleri ihlal ederseniz, bu durumda çok ciddi bir tehlikeyle karşılaşabilirsiniz. Eğer ülkeyi kendi rızanızla terk ederseniz, bu durumda ihlal ettiğiniz süreyle bağlı olarak her ülkenin kendi mevzuatı uyarınca bir yaptırımı söz konusudur. Bu yaptırım sizin o ülkeye ya ömür boyu ya da belli bir süre için girmenizi engellemeye yöneliktir. O yüzden vize sürenizi kesinlikle ihlal etmemenizi tavsiye ediyoruz. Bir diğer olasılık da sizin polis marifetiyle süre aşımı yaptığınızın saptanmasıdır ki, bu durumda yaptırım daha da ağır olabilmektedir. Başka bir ifadeyle burada dikkat etmeniz gereken en önemli husus, vizenizin ne kadar süreyle size seyahat imkanı sağladığı değil, girişte sizin ne kadar süre o ülkede kalabileceğinizdir. Eğer bu konuda tereddüt yaşıyorsanız, sizin ülkeye kabulünüzü yapacak olan memura ne kadar süre ile ülkede kalabileceğinizi sorabilirsiniz. Bunu pasaportunuza giriş için damga vurduktan sonra sorunuz. Öncesinde değil.

Kaynakça:

Amerika Vizesi Hakkında Bilmeniz Gereken 10 Şey

Yazar:Emir Karasu

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.