Türkçede Fiilimsiler (Eylemsiler)

Fiilimsiler, fiillerden türetilen, fiil (eylem) anlamına sahip, ancak fiillerin tüm özelliklerini taşımayan sözcüklerdir ve olumsuzluk ekleri dışında, fiiller gibi şahıs ya da zaman ekleri alarak çekimlenemezler. İsim cümlelerinde “ek fiil” ekiyle yüklem olabilirler, fiil cümlelerinde ise yüklem olamazlar. Fiilimsiler, fiillere eklenen “yapım ekleri” ile oluşturulur ve cümlelerde isim, sıfat ya da zarf biçiminde yer alırlar.

İsim-fiiller:

Hem fiil hem de isim özelliği bulunan fiilimsilere isim-fiil denilir ve “-ma (-me), -mak (-mek), -ış” ekleriyle yapılırlar: “Çocuk okumayı öğrendi.”, “Bu akşam maça gitmek istemiyorum.”, “Dokunduğu her şeyin altın olmasını istiyor.” gibi. Burada, isim-fiil eki olarak kullanılan -iş ekinin, işteşlik eki olan ve fiilden fiil üreten -ış ekiyle karıştırılmamasına dikkat edilmelidir. Örneğin, “Onun bakışı bizi çok etkiledi.” cümlesinde, -iş ekiyle isim-fiil türerken, “Hasretle bakışıyor gözleri.” cümlesinde, işteşlik eki olan -ış ile fiilden fiil türemektedir.

Gene, “bir isim-fiil eki olan -ma ile bir olumsuzluk eki olan -ma birbiriyle karıştırılmamalıdır. “Orhan sahilde koşmayı sever.” derken bir isim-fiil türemiş, ancak “Sakın koşmayın!” derken -ma olumsuzluk eki görevi taşıdığından, koşmak fiili fiil olarak kalmıştır. “Sizinle konuşmamayı yeğlerim.” cümlesindeki gibi, gitmemek, konuşmamak, yapmamak, gülmemek gibi fiillerde ise, birinci -ma (-me) olumsuzluk eki, ikinci -ma (-me) isim-fiil ekidir. Bazı sözcüklerde de, isim-fiil kalıcı bir isim durumuna geçer. Örneğin, “Yaz aylarında her gün dondurma yeriz.” cümlesinde, dondurma sözcüğü fiilimsi değil, kalıcı isim durumundadır. İsim-fiiller, yanlarındaki diğer öğelerle birlikte, “Balık tutmak onu mutlu ediyordu.” cümlesindeki gibi “yan cümlecik” kurarlar.

Sıfat-fiiller (Ortaçlar):

Sıfat-fiiller, bir yandan fiilin anlamını taşırken, bir yandan da kendilerinden sonra gelen ismi nitelemektedirler. Yani bir iş, oluş, hareket bildirdiklerinden fiil özelliği taşırken, aynı zamanda bir ismi nitelediklerinden sıfat özelliği de taşırlar. “Sokakta koşan çocukları izliyordu.” cümlesindeki gibi, fiillere -an, -ası, -mez, -ar, -di(k), -ecek, -miş ve -di(ği) eklerinin getirilmesiyle türetilirler. Koşan çocuklar tamlamasındaki “koşan” sözcüğü, eylem bildirirken, çocukları da niteleyerek koşmayan çocuklardan ayıran bir sıfat-fiildir.

Sıfat-fiiller bir ismin sıfatı gibi kullanılarak sıfat tamlaması biçimnde yan cümlecik kurarlar. Sıfat-fiilleri, çekimli fiillerle karıştırmamak için, ekleri alan fiilin asıl yargıyı mı yoksa bir yan yargıyı mı bildirdiğine ve sıfat görevi yapıp yapmadığına bakılır. Örneğin, “Bu kız akşama kadar koşar.” cümlesindeki “koşar” sözcüğü yan cümlecik kurmadığından ve bir ismin sıfatı olmadığından, fiilimsi değil, çekimli fiildir.

Sıfat-fiiller, kendilerinden sonra bir isim gelmiyorsa, fiil anlamlarını kaybedip kavramlaşırlar. Bu sözcüklerin kalıcı isim olup olmadıkları, isim-fiillerdeki gibi, olumsuz eki alıp alamadıklarına bakılırak anlaşılır. Sözcük olumsuz yapılabiliyorsa fiilimsi, yapılamıyorsa isimdir. Örneğin, “İşe gelirken bir tanıdığa rastladık.” cümlesinde, “tanımadığa” denilemeyeceğinden bu sözcük fiilimsi değildir.

Zarf-fiiller (Ulaçlar):

Fiillerin kök ya da gövdelerine getirilen, -e, -esiye, -ip, -meden, -ince, -ken, -dikçe, -erek, -mez, -ir, -diğinde, -eli, -meksizin, -cesine gibi eklerle oluşturulan, fiillerin durumunu ya da zamanını bildiren, çekim eki almayan ve yan cümlecikler kuran sözcüklere zarf fiil (bağ-fiil, ulaç) denilmektedir. Örneğin, “Kıyıda otururken aklıma geldi.” derken, fiil önce geniş zaman eki, sonra fiilimsi eki (-ken) alarak zarf-fiil olmuştur. “Odaya girer girmez bağırmaya başladı.” cümlesinde zaman, “Tabureyi çekip oturdu.” cümlesinde ise durum belirten zarf-fiiller genellikle “Ne zaman?” ve “Nasıl?” sorularının yanıtıdır. Bazı zarf-fiiller, “Arkadaşlarla gittiğimiz parkta doyasıya eğlendik.” cümlesindeki gibi kalıcı zarfa dönüşürler. Bazı zarf-fiiller ise, “donup kalmak, silip süpürmek” gibi kendilerinden sonra gelen fiillerle ikili bileşik fiil oluştururlar.

Kaynakça:
– Nesrin Bayraktar, “Türkçede Fiilimsiler”, Türk Dil Kurumu Yayınları, Ankara, (2004).

Yazar: Oben Güney Saraçoğlu

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :