Bir insan topluluğunun olduğu her yerde düzen, disiplin ve emre itaat daima üzerinde çokça durulan konuların başında gelmiştir. Nitekim büyük orduların ve imparatorlukların zafer yahut mağlubiyetleri de bu hususlardaki başarılarına bağlı olmuştur. Orduların savaşlarda düşmanlarına karşı gösterdikleri merhametsizlik sadece birbirlerine yönelik olmamıştır. Bu merhametsizlikten çoğu zaman bizzat söz konusu ordunun kendi askerleri de nasibini almıştır.

Desimasyon, Latince bir kelime olarak “decimatio ” teriminden gelir. Bu kelime ona bölmek manasına gelse de Roma askeri kanununda “onuncunun öldürülmesi” manasına gelmekteydi. Bu terim ve mevzubahis uygulama İlk kez Roma lejyonerler ordusunda ortaya çıkmıştır. Roma İmparatorluğu, heybetli kudretini ve kıtalar aşan sınırlarını savaşma kabiliyeti yüksek, eşsiz bir disiplinle hareket eden ordusuna borçluydu. Bu savaşma kabiliyeti, sıkı ve çağına göre oldukça ileri sayılabilecek taktikleri sürekli güncelleyen eğitim anlayışı ve çelik misali sert disiplinle elde edilmekteydi. Eğitim Roma lejyonlarının bugün birçok devlette yeni yeni gündemde öne çıkmaya başlayan profesyonel askerlik kavramını üretmişti. Roma lejyonları saldırı, savunma taktiklerinde devrini aşan bir nama ve kabiliyete sahipti. Roma subayları orduda elde edilen bu yüksek başarı ve savaşma yeteneğini sadece cezalarla değil aynı zamanda uygun terfiler ve farklı ekonomik arayışlara girmeyi gerektirmeyecek bir maaşla sağlamaktaydılar. Ordu subayları her askerin sıkı sıkıya uyması gerektiği kurallar koymuş ve bu kurallar ihlal edildiğinde de işlenen suça veya yapılan hataya göre muhtelif cezalar belirlemişlerdi. Bu cezalar, bugünde modern orduların temel askeri disiplin kuralları ve cezaları olarak mevcudiyetini muhafaza etmektedir. Roma lejyonlarının disiplin ve ceza uygulamaları hakkın daki bilgilerimiz , MS. IV. asrın sonu ile V. asrın başında yaşamış olan tarihçi Flavius Vegetius Renatus’un el kitabı şeklinde hazırladığı kayıtlara dayanır. Roma lejyonları ve Roma lejyonunda çeşitli suçlar için uygulanan başlıca cezalar şunlardı:

Castigatio: Hafif suçlar için öngörülen sopa cezası. Bu ceza günümüz ordularında yüzbaşıya denk gelen Centurion’ların yanlarında taşıdığı sopalarla uygulanırdı.
Pecuniaria multa: Askerin kullandığı eşyaya zarar vermesi halinde verilen maaştan kesme cezası
Munerum indictio: Huzursuzluğa sebep olan ya da kavga çıkaran askerlere verilen angarya ve pis işlerin yaptırılması
Militiae mutatio: Görev yaptığı yerde hakkında utanç verici iddialar çıkan veya bölge halkıyla sorun yaşayan askerlere verilen sürgün cezası
Gradus deiectio: Söz konusu cezanın tekrarlanması halinde verilen tenzili rütbe, yani rütbe düşürme.
Missio ignominiosa: Ahlaksızlık veya hırsızlık gibi suçları işleyenlere verilen ordudan atılma
Renatus’un el kitabında yer alan cezalar içindeki desimasyon, en kanlı ve merhametsiz olanıydı. Seçilen onuncu kişinin öldürülmesi anlamına gelen bu cezanın uygulanışı ve sebep olduğu etkiler o kadar ürperticiydi ki ilk uygulandığından sonra senelerce kimse tarafından uygulanmamıştır.

Desimasyon Cezası Nasıl Uygulanırdı?

Latince “onuncunun öldürülmesi” anlamına gelen decimatio, cezası genellikle mağlubiyetle neticelenen savaşlarda uygulanırdı. Komutanların savaşın seyri açısından sahip oldukları ordunun tamamına mesaj vermek istemesinin ürünüdür. Bu cezanın, prosedürü itibariyle söz konusu ordu tarafından kendi askerlerine uygulanmakla birlikte nadir olarak esir alınan düşman askerlerine de uygulandığı görülmüştür. Bu insafsız ve gaddar ceza genellikle tabur veya alayların tamamına verilirdi. Desimasyon, harp sırasında firar ederek diğer askerler arsında korku ve dağılmaya sebep olan, emirlere itaat etmeyen, savaş araç ve gereçlerini kasıtlı olarak iş göremez hale getiren ve savaşmayı reddeden birliklere verilirdi. Cezaya göre birlikteki(cohort olarak isimlendirilen ve yaklaşık 480 askerin bulunduğu bu birlik günümüzde tabur veya alaya karşılık gelir) askerler onar kişilik gruplara taksim edilir ve her gruptaki askerlerden kura(piyango) yoluyla bir kişi seçilirdi. Seçilen bu kişi arkadaşları tarafından sopa ve taşlarla feci şekilde katledilirdi. Askerler sadece tamamen masumken katledilme korkusu yaşamakla kalmıyor aynı zamanda sıkı bağlarla birbirine bağlı oldukları ve canlarının emanet ettikleri arkadaşlarını öldürmek zorunda kalıyorlardı. Desimasyon cezası katı bir adalet anlayışı içinde uygulandığından ceza sadece sıradan askerlere değil, birlikte yer alan rütbeli tüm askerleri kapsayacak şekilde uygulanırdı. Desimasyon cezası askerlere kendi arkadaşlarını vahşice katlettirmekle sınırlı değildi. Bu ceza ile söz konusu birliğin yüzde onu katledildikten sonra birlik ordugahtan çıkarılarak köle askerlerin kaldığı kampta yaşamaya mecbur bırakılırdı. Aşağılanmış bir şekilde kamptan çıkarılıp kölelerle yaşamaya başlayan askerlere yemek olarak genellikle hayvanlara verilen veya kuşatma durumunda zorda kalan askerler için tercih edilen gıdalar ve gıda miktarı eksiltilmiş olarak sunulurdu.

Cepheden kaçan ya da emirlere karşı gelen bir cohort’a verilirdi bu ceza. Ceza verilen birlikte tüm askerler hiçbir rütbe ayrımı yapılmaksızın onarlı gruplara ayrılır, ölümüne bir kuraya tabi tutulurdu. Kuranın sonucunda cohort’daki her 10 askerden 1’i, kurayı kazanan diğer 9 silah arkadaşı tarafından taşlanarak ve sopa ile dövülerek katledilirdi. Kısacası kimsenin suçlu ya da masum olup olmadığına bakılmazdı.

Gelelim Desimasyon’a (Latince decimatio). Cezaların içinde en ağırı, en insafsızı, en acımasızı. Savaş esnasında isyan eden veya görev yerini terk eden ya da emirlere uymayan askerlerin ait olduğu Cohors’un (Tabur) tamamına verilen cezadır. Ne olacak, taburun hepsi mi katledilecek? Tabi ki hayır. Bir tabur askerin tamamen ortadan kaldırılması orduda zafiyete yol açacağından başka bir yöntem düşünülmüş; Kura.

Ceza verilen birlik, hiç bir ayrım gözetilmeden, suçlu-suçsuz bakılmadan, ister binbaşı, yüzbaşı olsun ya da sıradan bir lejyoner, iltimas geçilmeden onarlı gruplara ayrılır, ölümüne bir kuraya tabi tutulurdu.

Gözünüzün önüne bir getirin. Binlerce asker, ordunun kendisi tarafından katlediliyor. Çok zalimce ve gaddarca bir uygulama değil mi? Askerlerin psikolojisini bir düşünün. Geçirdikleri ölüm korkusunun yanında, kurayı kazansalar bile arkadaşlarının katili oluyorlar. Bu da yetmiyor, geride kalan askerlere zahire istihkakı olarak buğday yerine arpa veriliyor ve Roma ordugahının dışında kölelerle birlikte uyumak zorunda bırakılıyorlar.

Desimasyon Cezasının Tarihçesi

Bu ceza ilk defa MÖ 471 senesinde Roma ile Volsiciler arasında yaşanan savaşta kararlaştırılmış ve uygulanmıştır. Ceza, devrin meşhur tarihçisi Titus Livy tarafından kayıtlara geçirilmiştir. Volsicilerle yapılan savaşta askerlerinin korkaklık gösterdiği ve verilen emre uymayarak savaşın mağlubiyetle neticelenmesine sebep olduğunu düşünen Romalı General Appius Claudius Sabinus Regillensis, bu cezayla ordusuna ibretlik bir ders vermek istedi. Regillensis’e göre askerleri bilerek savaş cihazlarını tahrip ederek ve emirlere aykırı davranarak mağlubiyete sebep olmuşlardır. Ceza o kadar vahşiceydi ki daha sonra asırlarca bu cezayı uygulamayı kolay kolay pek kimse istememiştir. Regillensis’ten sonra bu cezayı uygulayan ilk kişi meşhur köle isyanı lideri Spartaküs’ü durdurmak isteyen Marcus Licinius Crassus’tur. Crassus Spartaküs’ün başlattığı bu isyan dalga dalga önlenemez bir şekilde yayılınca, askerler arasında baş gösteren korkaklığı ve firarı önlemek için radikal bir tedbir almanın kaçınılmaz olduğunu düşünmüş ve bu cezayı uygulamıştır. Cezanın sebep olduğu korkunun isyanı önlemede büyük bir rol oynadığı ifade edilir devrin tarihçileri ve askeri yorumcular tarafından.

Bu iki dramatik vakıadan sonra Jul Sezar’ın Roma 9. Lejyonu’a karşı bu cezayı uyguladığı kaydedilir. Desimasyonun kaydedilen diğer uygulanışı ise Marcus Antonius tarafındandır. Antoniusi media’da aldığı yenilgiden sonra ordusunu bu şekilde cezalandırmıştır.

Desimasyonun uygulandığı bir diğer savaş da Otuz yıl Savaşları’dır. Bu savaşta Kutsal Roma-Germen İmparatorluğu albaylarından biri olan Madlon’un süvari alayı, Leipzig yakınlarında yapılan Breitenfeld Muharebesinde savaşmadan çekilince , zincirleme etkiyle diğer birçok birlik yok edilmiştir. Savaşın mağlubiyetle sonuçlanması üzerine Prag’ta toplanan Kutsal Roma – Germen İmparatorluğu Askeri Mahkemesi, Madlon’un alayına desimasyon cezası vermiştir.

Bir diğer yakın kayıt Birinci Cihan Harbi’ne aittir. İtilaf devletleri safında Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’na saldıran İtalya, beklenenin aksine savaşta büyük bir mağlubiyet almış ve 250 bin askerini kaybetmiştir. Capote Savaşı olarak bilinen bu savaşta İtalyan generaller yaşanan mağlubiyetin faturasını askerlere keserek bu cezayı uygulamışlardır. En kanlı desimasyon örneklerinden biri de 1914 senesinde Finlandiya İstiklal Savaşı’nda yaşanmıştır. Finli askerler esir aldıkları Rus askerlerini, buz üzerinde tek sıra olarak dizer ve liderlerinden başlayarak her beş askerden birini oracıkta öldürmüşlerdir. Varkaus savaşında yaşanan bu olay Huruslahti Gölü’nün buzunun üzerinde infaz edildiği için halen anılmakta olup Fince Huruslahden Arpajaiset (Huruslaht piyangosu) olarak anılmaktadır.

Desimasyonun tarihte pek çok yerde karşımıza çıkar. Tarihçiler tarafından bu olayların doğruluğu tartışılmakla birlikte yakın geçmişte modern desimasyon uygulamalarına da rastlanır. En yakın örneğimiz İkinci Dünya Savaşı’dır. II. Dünya Savaşı’nın en kanlı geçtiği yerlerden biri olan Stalingrad’da Rus askerleri esir aldıkları Alman Nazi askerlerini onarlı sıralar halinde dizdikten sonra her on askerden birini oracıkta alınlarından vurarak öldürmüşlerdir.

Desimasyon Cezasının Savaş ve Disipline Etkisi

Desimasyın cezasının etkileri tarihçiler ve askeri analistler tarafından farklı farklı değerlendirilmiştir. Cezanın vahşiliği ve insan onurunu hiçe sayan mahiyeti tüm analist ve uzmanların ortak tespitidir. Ceza yalnızca haksız bir ölüm furyası anlamına gelmenin yanında askerlere candan bağlı oldukları arkadaşlarının öldürtmesi bakımından ayrıca tartışmalı bir hadisedir. Savaş esnasında askerleri mutlak bir zafere odaklamanın iki yolu vardır: Sevgiye, sadakate bağlı bir azim ve korku. Kimi askeri uzmanlar, komutanların kritik karar eşiklerinde askerler üzerinde etkiye sahip en kuvvetli dürtünün korku olduğunu savunarak desimasyonu haklı bulur. Ancak yeterince dikkatli uygulanmadığında askerleri savaşa motive etmekten askerlerin çok savaş iradelerini kıran ve düşmana teslim olmaları teşvik eden bir etkisi olduğunu göz ardı edilmez. Ters etki yapmasının yanında söz konusu ordunun asker sayısı ve tecrübeli asker potansiyelini doğrudan zedelediği için de savaşan ordunun harp kabiliyeti üzerinde olumsuz bir rol oynayabilir. Nitekim yukarıda sayılan olumsuzlukları askeri otoriteler tarafından görüldüğü için bilhassa Roma Lejyonunda nadiren uygulanan bir ceza olmuştur.

Kaynakça:
https://militaryhistorynow.com/2014/02/26/no-safety-in-numbers-a-brief-history-of-decimation/
http://web.archive.org/web/201102160…&division=div2
http://penelope.uchicago.edu/Thayer/…l_Wars/1*.html
http : //classics.mit.edu/Plutarch/crassus.html
http://penelope.uchicago.edu/Thayer/…l_Wars/2*.html

Yazar: Erdal Uğur

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here