Vücutta Su Tutulmasını Azaltmanın Basit Yolları

İnsan vücudunun yaklaşık % 60’ı sudan oluşur. Su, vücudun düzgün çalışmasına yardımcı olmak için hayati önem taşır ve besin maddelerinin çözülmesinden ve atıkların uzaklaştırılmasından büyük ölçüde sorumludur. Vücut fazla suyu uzaklaştıramazsa su tutar. Bu durum sıvı tutulması veya ödem olarak da bilinir. Su tutma dolaşım sisteminde, dokular ve boşluklar içinde gerçekleşir, ellerde, ayaklarda, ayak bileklerinde ve bacaklarda şişmeye neden olur. Su tutma genellikle geçicidir ve kolayca tedavi edilebilir, ancak bazen ciddi bir tıbbi durumun göstergesi olabilir. Bir haftadan fazla süren su tutulması yaşanıyorsa ödemin nedenini belirlemek ve olası sağlık sorunlarını düzeltmek için doktora danışmak önemlidir. Su tutulması ciddi bir tıbbi durumun sonucu değilse ödem hızlı ve kolay bir şekilde hafifletilebilir. Sıvı tutulumu genellikle damarlardaki kan basıncının artmasından kaynaklanır ve bu da kılcal damarlar üzerindeki basınca katkıda bulunur.

Vücudun Su Tutma Belirtileri

Vücutta su tutulduğu genellikle ekstremitelerin şişmesi ile fark edilir. Çabalara rağmen kilo vermekte güçlük çekilmesi de su tutulmasının başka bir belirtisidir ancak fiziksel işaretler daha belirgindir. Su tutmanın fiziksel belirtileri arasında şişmiş ayak bilekleri ve kısa bir süre içinde açıklanamayan kilo alımı yer alır, ayrıca, yüzükler artık parmağa sığmayabilir ve mide şişebilir. Başparmakla ayak, ayak bileği veya baldıra yavaş, sabit bir basınçla hafifçe basmak ödemi anlamanın bir yoludur. Ödem varsa, deride bir çukur oluşur. Bu şekilde anlaşılsa da bacak şişmesinin nedenini belirlemek için profesyonel bir değerlendirme gereklidir. Vücut boyunca hücreleri çevreleyen sıvı içinde 5 kiloya kadar su depolanabilir. Aşırı kilolu insanlar daha fazla kalori tükettikleri için daha fazla su tutma ve sonuç olarak daha fazla miktarda sodyum tüketme eğilimindedir, bu da su tutulmasına büyük katkıda bulunur. Bazı ödem türleri, fazla sıvı birikiminin meydana geldiği bölgede orta derecede rahatsızlığa neden olabilir. Karpal tünel sendromu, sabah sertliği ve baş ağrısı şişliğe eşlik edebilir. Su tutma ayrıca adet öncesi sendrom ile karıştırılabilir veya mevcut adet öncesi sendromu daha da kötüleştirebilir.

Su Tutma Türleri

İki çeşit sıvı tutulması vardır. Birincisi, vücudun her yerinde şişlikler ile karakterize olan genelleşmiş ödemdir. Diğeri, vücudun belirli bölümlerini etkileyen bölgesel ödemdir. Bu durum en çok bacaklarda ve ayaklarda görülür ve ayrıca yüz, el ve kol bölgelerini de etkileyebilir. Lenfödem adı verilen spesifik bir lokalize ödem türü, lenfatik sistemdeki (vücudun ikinci dolaşım sistemi) bir tıkanıklık nedeniyle sıvıların bir bacak veya kolda birikmesidir. Bu durum kalıtsal olabilir veya lenfatik damarlardaki bir yaralanmanın sonucu olabilir. Bu tip sıvı tutulması belirtileri arasında şiddetli yorgunluk, cildin renginin değişmesi, ağır şişmiş uzuv ve etkilenen bölgenin nihai deformitesi bulunur.

Su Tutma Nedenleri

Ödemin birkaç nedeni vardır ve çoğu ciddi değildir. Değişen hormon seviyeleri nedeniyle kadınlarda sıvı tutulma riski daha yüksektir. Adet dönemi öncesi kadınlarda yaşanan hormonal değişiklikler sıvı tutulmasına neden olur ve meme hassasiyeti gibi belirtiler görülür. Vücudu su tutan kadınların fazla kilolu olma olasılığı daha yüksektir. Bazı kadınlar hamilelik sırasında da sıvı tutulması yaşar.
Düşük kalorili bir diyete başlandığı zaman da ödem oluşabilir. Kalori bakımından düşük bir diyet ödemin azalmasına yardım etmez, tam tersine kötüleştirir. Düşük kalorili bir diyette tipik olarak yeterli protein yoktur ve protein, dokulardaki anormal değişikliklerin düzeltilmesi için önemlidir.
Uzun süre ayakta kalmak, sıvıların bacaklarda toplanmasına neden olur, böylece su tutulmasını arttırır. Sıcak hava da sıvı tutulmasına neden olabilir, çünkü vücut sıvıyı uzaklaştırmada daha az verimlidir.
Bazı ilaçlar, özellikle yüksek tansiyon ilaçları ve steroid ilaçlar su tutulmasına neden olabilir. Su tutma, böbrek hastalığı veya kalp yetmezliği gibi ciddi bir tıbbi durumun belirtisi de olabilir. Ani veya şiddetli sıvı tutulması yaşayan birisi hemen tıbbi yardım istemelidir.

Ödemi Azaltmanın Yolları

Vücuttaki şişliğin hafif olduğu ve altta yatan bir sağlık sorunu olmadığı durumlarda, birkaç basit hileyle su tutulması ya da ödem azaltılabilir. Aşağıda vücutta su tutulma oranını azaltan yollardan bahsedilmiştir:

Daha Az Tuz Tüketmek

Yemeklerde kullanılan tuz, sodyum ve klorürden oluşur. Sodyum vücuttaki suya bağlanır ve hücrelerin içindeki ve dışındaki sıvıların dengesini korumaya yardımcı olur. İşlenmiş gıdalar gibi tuz bakımından yüksek besinler vücutta su tutabilir. Bu nedenle abur cubur yememek, pizza, hazır çorba ve tahıllar ya da gizli tuz içeriğine sahip olabilecek herhangi bir yiyeceği kesmek gerekir. Su tutulmasını azaltmak için en yaygın tavsiye sodyum alımını azaltmaktır ama bunun arkasındaki kanıtlar karışıktır. Çeşitli çalışmalar, artan sodyum alımının sıvıların vücutta daha fazla tutulmasına yol açtığını bulmuştur. Öte yandan, sağlıklı erkeklerde yapılan bir çalışma aynı etkiyi bulamamıştır, bu nedenle sonuçlar bireye bağlı olabilir.

Magnezyum Alımını Artırmak

Magnezyum çok önemli bir mineraldir. Aslında, vücutta 300’den fazla enzimatik reaksiyonda yer alır. Ayrıca, magnezyum alımını arttırmak su tutulmasını azaltmaya yardımcı olabilir. Bir çalışma, adet öncesi semptomları olan kadınlarda günde 200 mg magnezyumun su tutulumunu azalttığını bulmuştur. Adet öncesinde gerginlik sendromu (PMS) bulunan kadınlarda yapılan diğer çalışmalar da benzer sonuçlar bildirmiştir. İyi magnezyum kaynakları arasında fındık, kepekli tahıllar, bitter çikolata ve yapraklı, yeşil sebzeler bulunur. Ayrıca magnezyum takviyeleri de mevcuttur. Magnezyum takviyeleri eczanelerden veya çevrimiçi mağazalardan satın alınabilir.

B6 Vitamini Alımını Artırmak

B6 vitamini (piridoksin) kırmızı kan hücrelerinin oluşumu için önemlidir ve vücuttaki diğer birçok işleve hizmet eder. B6 vitaminin premenstrüel sendromlu (adet öncesi sendromu) kadınlarda su tutulmasını azalttığı gösterilmiştir. B6 vitamini açısından zengin yiyecekler arasında muz, patates, ceviz ve et bulunur. Bazı besinlerle birlikte vücuda alınan B6 vitamini takviyeler şeklinde de alınabilir.

Potasyum Bakımından Zengin Gıdalar Yemek

Su tutulmasını azaltmanın bir yolu, sebze ve meyveler gibi sağlıklı besinler yiyerek potasyum alımını arttırmaktır. Potasyum, birkaç önemli işleve hizmet eden bir mineraldir. Örneğin, vücudun çalışmasını sağlayan elektrik sinyallerinin gönderilmesine yardımcı olur. Ayrıca kalp sağlığı için de yararlıdır. Potasyum, su tutulumunu sodyum seviyelerini azaltarak ve idrar üretimini artırarak azaltır. Muz, avokado ve domates potasyum bakımından zengin gıdalara örnektir.

Karahindiba Almayı Denemek

Karahindiba (Taraxacum officinale), halk hekimliğinde uzun süre doğal bir diüretik olarak kullanılan bir bitkidir. Bir çalışmada, 17 gönüllüye, 24 saatlik bir süre boyunca üç doz karahindiba yaprağı özütü verilmiştir. Takip eden günlerde sıvı alımı ve çıkışı izlenmiş, üretilen idrar miktarında önemli bir artış olduğu görülmüştür. Bu, kontrol grubu olmayan küçük bir çalışma olmasına rağmen, sonuçlar karahindiba özütünün etkili bir diüretik olabileceğini göstermektedir. Dahası, çalışmalar karahindibanın birçok başka potansiyel faydaları olabileceğini düşündürmektedir. Karahindiba özü çevrimiçi bulunabilir.

Rafine Karbonhidratlardan Kaçınmak

Rafine karbonhidrat yemek kan şekeri ve insülin düzeylerinde hızlı artışlara yol açar. Yüksek insülin seviyeleri, böbreklerden sodyumun yeniden geri emilmesini artırır ve vücutta daha çok su birikmesine neden olur. Bu, vücuttaki sıvı hacmini artırır. Rafine karbonhidrat örnekleri arasında sofra şekeri gibi işlenmiş şekerler ve beyaz un gibi tahıllar bulunur. Ödem sorununu azaltmak isteyenler günlük diyete kepekli karbonhidratlar eklemeli, düzenli aralıklarla az miktarda yemek yemelidir.

Su Tutulmasını Azaltmanın Diğer Yolları

Su tutulma oranının azaltılması fazla araştırılmamıştır ancak su tutulmasını azaltmak için potansiyel olarak etkili birkaç yol daha vardır.
Hareket etmek: Sadece yürümek ve biraz dolaşmak ya da bisiklete binmek alt ekstremite (ayak, bacak) gibi bazı bölgelerdeki sıvı birikimini azaltmada etkili olabilir. Fiziksel egzersiz aslında kan damarlarının genişlemesine yardımcı olur. Uzun süren uçak yolculuklarında, hastanede uzun süre yatanlarda ve tekerlekli sandalye kullanan kişilerde de vücut su tutabilir, çünkü düzenli vücut hareketleri yoktur, bu nedenle doku aralarındaki fazla sıvı boşaltılamaz. Masa başı işleri olan kişiler ofiste dolaşmak için mola vermelidir. Ayakları yükseltmek de ödemin azaltılmasına yardımcı olabilir.
Daha fazla su içmek: Çelişkili görünmektedir ancak daha fazla su içmek aslında su tutulmasını azaltır. Su içmek tek başına ödem ile mücadeleye yardımcı olmaz ancak azaltılmasına büyük ölçüde yardımcı olur. Günde 8–12 bardak sıvı (su, meyve suları, süt) içilmelidir.
Atkuyruğu: Bir çalışmada atkuyruğu bitkisinin diüretik etkileri olduğunu bulunmuştur.
Maydanoz: Bu bitki, halk hekimliğinde bir diüretik olarak ünlüdür.
Hibiskus: Bir ebegümeci türü olan Roselle, halk tıbbında diüretik olarak kullanılmıştır. Yakın tarihli bir çalışma da bunu desteklemektedir.
Sarımsak: Soğuk algınlığı üzerindeki etkisi ile tanınan sarımsak, tarihsel olarak idrar söktürücü olarak kullanılmıştır.
Rezene: Bu bitkinin de diüretik etkileri olabilir.
Mısır püskülü: Mısır püskülü geleneksel olarak dünyanın bazı bölgelerinde ödem tedavisinde kullanılır.
Isırgan otu: Su tutulmasını azaltmak için kullanılan başka bir halk ilacıdır.
Limon suyu: İçme suyuna limon suyu eklemek daha sık idrara çıkılmasını sağlar ve ödemi azaltır. C vitamini bakımından zengin olan gıdaların çoğu doğal diüretik özelliklere sahiptir.
Kızılcık suyu: Kızılcık suyu başka bir doğal diüretiktir. Su tutma oranını azaltmak için her gün bir bardak su yerine bir bardak kızılcık suyu içilebilir.
Kahve: Kafeinin de ödemi azalttığı bilinir ancak çok fazla kafein dehidrasyona ( fazla su kaybına) neden olduğu için zararlı olabilir.

Ödem Tedavisi

Ödem tedavisi özellikle nedenine bağlıdır. Bazı basit diyet değişiklikleri su tutulmasını azaltmaya yardımcı olabilir. Yeni başlayanlar örneğin işlenmiş gıdaları keserek daha az tuz almayı deneyebilir. Alınan önlemlere rağmen vücudun su tutması devam ederse veya kişinin yaşamında çok fazla soruna neden olursa bir doktora görünmek gerekir. Ödem tedavi edilmezse, cildin gerilmesine neden olur ve daha büyük sorunlar oluşturabilir. Doktorlar, sıvının uzaklaştırılmasına yardımcı olmak için fazla idrar çıkaran bir reçete önerebilir. Bu tür ilaçlara diüretikler denir. Diüretikler vücudun su ve sodyumdan kurtulmasına yardımcı olur. Genel olarak, olası yan etkileri nedeniyle diüretiklerin kullanımında dikkatli olunmalıdır. Yan etkileri arasında baş dönmesi, dehidrasyon, halsizlik ve artan idrara çıkma bulunabilir.
Not: Bu bilgiler doktor tavsiyesi yerine geçemez. Beslenmede veya ilaçlarda herhangi bir değişiklik yapmadan önce doktora danışılması uygun olur.

Kaynakça:

https://www.supplementler.com
https://www.healthline.com
https://www.everydayhealth.com

Yazar: Müşerref Özdaş

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :