Yaşamın Başlangıcına Dair 7 Teori

1. İlkel Çorba (Hayat Çorbası) ve Elektriksel Kıvılcım

Bazı araştırmacılara göre Frankenstein teorisi olarak da geçen bu teori Miller-Urey’in 1953 yılında ortaya attığı teoridir. Bu teoriye göre dünya hayatı organik bir takım bileşikler bakımından zengin olan sığ göletlerde ortaya çıkmıştır. Bu göletlere düşen şiddetli yıldırımlar organik bileşiklerden bir takım aminoasit molekülleri ve nihayet tek hücreli olan bakterileri oluşturacak bir biçimde bir araya getirmesini sağladı.

Aminoasitlerden DNA’nın hangi aşamalara göre oluştuğunu açıklayamaması teorinin en büyük eksiği olarak bilinmektedir. Bunun yanında ilk dünya atmosfer yapısının hidrojen bakımından çok eksik olduğu biliniyordu. Buna rağmen volkanik bir takım olaylar atmosfere amonyak, metan ve hidrojen gazlarını salmış olabilir.

2. Toprak Kil Katmanları

Hayatı ortaya çıkaran ilk organik moleküllerin kil yapısında bulunan çamurdan sentezlenmiş olduğu fikridir. İskoçya Glasgow Üniversitesi’nden ünlü kimyacı Graham Cairns-Smith bu fikrin en büyük savunucusudur. Kil yapısında olan tabakanın canlı hayatı için gereken korunaklı, istikrarlı ve sıcak ortamı vermiş olması mümkündür. Cairns-Smith DNA’da bulunan aminoasitlerin protein şeklinin nasıl olacağına dair bilgi verdiğini ve kilde bulunan mineral yapılı kristallerin organik moleküllerin DNA yapısında dizilişini sağlayan bir kalıp haline geldiğini söylüyor. DNA ilk seferde kendini kopyalayıp ikiye bölününce kile gerek kalmamıştır.

3. Volkanik Derin Deniz Bacaları

Hayatın hidrojen gazı bakımından zengin olan moleküllerini denize döken volkanik derin deniz bacalarında meydana geldiğini savunan bir teoridir. Derin deniz bacalarını oluşturan nokta gözenekli mineraller bir takım hassas reaksiyonları hızlandırıp karmaşık yapılı organik bileşiklerin meydana gelmesini hızlandırmış olabilir. Kimyasal enerji ve ısı enerjilerinin açığa çıkmasını sağlayan derin deniz bacaları günümüzde bile deniz diplerinde bulunan ve çok az ışık alan canlılar için besin ve vitamin kaynağıdır.

4. Soğuk Başlangıç

Bilim adamlarına göre güneş, üç milyar yıl kadar zaman önce günümüzden çok daha soğuk olduğu için dünya buzullar ile kaplanmış olabilir. Yüzlerce metre kalınlığında olan bu devasa buz kütleleri, su tabakasının altında bulunan kırılgan yapılı organik molekülleri güneşten gelen zararlı ultraviyole ışıklardan koruyup hayatın gelişmesini sağladı. Soğuk ortam her ne kadar kimyasal tepkimelerin hızını azaltsa da önemli bir takım moleküllerin bozulmadan uzun bir zaman tepkimeye girmesini sağlayarak yaşamı hızlandırmış olabilir.

5. RNA Teorisi

Bu teori, yaşamın başlangıcı ile ilgili bir paradoksu çözmeye yönelik bir teoridir. Bu paradoks DNA protein yapılardan oluşmuş ve protein yapılar da DNA molekülünün sağladığı kod sayesinde oluşmuştur. O halde bu ikisinden hangisi ilk olarak ortaya çıkmıştır. Bu sorunun cevabı hem proteinleri kesip biçen bir enzim gibi çalışan hem de DNA’ya benzer şekilde bilgileri depolayan RNA molekülü olabilir. Hem proteinler hem de DNA RNA’dan oluşmuş fikrine dayanmaktadır. Molekül sentezlemesi çok daha hızlı olduğu için bilgileri RNA’dan devralarak hâkimiyeti ele geçirdi. Son zamanlarda PNA ve TNA gibi değişik moleküller RNA alternatifi olarak önerilmektedir. Kuzey Carolina Üniversitesi üyelerinden olan Charles Carter ve Richard Wolfenden tarafından 2015 yılında yapılan araştırmalarda RNA bilmecesinin eksik olan halkasının ortaya çıktığı söylenmektedir. Fakat RNA teorisi henüz geçerlilik sağlayamadı.

6. En Basit Başlangıç

Bu teoriye göre yaşam, tepkimeleri baştan sona kadar düzenleyen RNA gibi bir takım komplike moleküller meydana getirmeden önce basit ve geçici moleküller ile (kimyasal reaksiyonun yalnızca ilk aşamasında mevcut olan) ortaya çıkmış olabilir. Bu aşamadan sonra yalnız olan moleküller reaksiyonun sonunda oluşan ürüne RNA ve DNA meydana getirmek üzere tek zincirde daimi şekilde dizilmiş olabilir. Bu tarz molekül modelleri “önce metabolizma” diyen ve önce gen teorilerine karşı çıkan köken teorisi grubuna giriyor ve RNA teorisine karşı tez olarak sunuluyor.

7. Dış Köken

Hayat ilk önce uzay boşluğunda bulunan kuyruklu yıldızlarda asteroitlerde ya da güneş sisteminde bulunan Mars gibi gezegenlerde meydana gelmiş ardından belli uzay olaylarıyla dünyaya gelmiş olabilir. Mars gezegeninin dünyadan yaklaşık bir milyar yıl önce atmosferinde oksijen bulundurması bu teorinin en sağlam çıkış noktalarındandır. Diğer çıkış noktası ise DNA evrimsel analizinin molekül oluşmasından 9,7 milyar kadar yıl önce, güneş sistemi oluşmadan önce ortaya çıkmış olabilme tezidir.

Kaynakça:
https://www.livescience.com/13363-7-theories-origin-life.html

Yazar: Taner Tunç

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :