Yurtdışı İş Başvurularında Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Lise yıllarında alınan eğitim aslında öğrencilerin üniversite dönemi sonrasında yapabilecekleri açısından son derece belirleyici olabilmektedir. Aslında birçok yabancı eğitim kurumunda liseler öğrencilerin mesleki öğretilerle tanışmaya başladığı ve aynı zamanda mesleki İngilizce eğitimini de aldıkları kurumlardır. Elde edilen bu eğitim sonraki yıllarda üniversite eğitimiyle de birleşince, birçok öğrenciye üst düzey hayaller kurma konusunda teşvike dönüşmektedir. Öncelikle, yabancı bir ülkede eğitim alınmasa da Türk öğrencilerin birçoğu eğitimlerini bir kısmında yurtdışında bulunmayı tercih etmektedir. Ayrıca orada yaşamayı ve çalışmayı hayal edenlerin sayısı da hiç de azımsanacak kadar az değildir. Öğrencilerin birçoğu henüz mezun olmadan yabancı şirketlerle iletişime geçmeyi henüz öğrenmese de yine de bu konuda gelişim söz konusudur. Öncelikle doğrudan bir iş başvurusu yaparken, stajyer olarak yabancı bir ülke sınırları dahilinde çalışma imkanı elde edilebilecek sonuçlardandır. Bu sizin kariyerinizin yeni bir şekle bürünmesi açısından son derece önemlidir. Eğer CV’nizde yabancı bir ülkede staj yapıldığı yer alıyorsa, bu size iş başvurusunda ciddi anlamda avantaj sağlayacaktır. Unutulan en önemli mesele ise, yabancı ülkelere yapılacak başvurularda, çalışma izni meselesidir.

Başta Avrupa Birliği ülkeleri olmak üzere Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve Avustralya gibi ülkelerde çalışma izni almak son derece güç bir durumdur. İş başvurusu yaparken bunu her daim göz önüne alınız. Birçok ülkenin yasasına göre, bir yabancı uyruklu şahsın çalışma izni alması belirli şartlarda söz konusudur. Öncelikle Avrupa Birliği’nden söz edersek, iş için sizin kilit rol oynamanız gerekir ve kazancınızın da yıllık 50 bin avronun üzerinde olması bir yasal zorunluluktur. Bu durum CV’nizde yer vereceğiniz özellikleriniz ve eğitimizle elde edeceğiniz bir durum olabilir. Diğer ise, sizin yaptığınız işin bir başka Avrupa Birliği üyesi ülke vatandaşınca yapılması zor olan bir iş olmasıdır. Öyle ki, sizin bu iş için aranılan kan olmanız gerekir. Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve Avustralya için de benzer durumlar söz konusudur. Öncelikle iş başvurusu yaparken dikkat edilmesi gereken diğer bir ayrıntıda yabancı dil bilginiz ve mesleğiniz açısından ne kadar yetkin olduğunuzdur. Eğer TOEFL ya da IELTS gibi uluslararası geçerliliği olan belgelerle dil seviyenizi C1 veya C2 seviyesinde olduğunu ispatlarsanız, bu durumda işi kapma konusunda avantajlı hale gelirsiniz. Ancak yine de bu mutlaklık sağlamaz.

İş başvurusu yaparken, vereceğiniz referansların İngilizce bilmesi de kilit rol oynar. Çünkü her ne kadar ülkemizde referansların arandığı az görülen bir durum olsa da yurtdışında ise durum tam tersidir. Verilen referanslar işe kabulünüz açısından kilit bir rol üstlenir. Bu yüzden dil yetkinlikleri son derece önemlidir. Eğer yurtdışından çalışma izniniz varsa ve de Türkçe dilini konuşabilen bir çalışan aranıyorsa, bu durumda işe kabul edilme ihtimaliniz son derece yüksek kabul edilir. Türklerin çalışma izniyle istihdam edildiği ülkeler sıralamasında Almanya en üst basamakta yer alır. Onu, Fransa ve İngiltere, Amerika Birleşik Devletleri takip eder. CV’nizin güncel ve İngilizce dilinde olması iş başvurusu yapacağınız yabancı kurum açısından son derece önemlidir.

Kaynakça:
https://www.yurtdisibasvuru.com/yurt-disi-is-basvurulari-nasil-yapilir-h6154.html

Yazar:Emir Karasu

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :