Modern dünyamızın çarklarını döndürebilme için ihtiyaç duyduğumuz en önemli yakıt türü şuan için benzindir. Her gün yaklaşık sekiz yüz milyondan fazla motorlu taşıt yedi milyar civarında bu yakıttan tüketir. Ve bu yakıta karşı açlığımız süreli artarak yükselmektedir. Dünyadaki petrol hatlarının içinde dolaşan yüksek parlayıcı sıvının yolculuğu olağanüstü karmaşık ve tehlikeli işlemektedir. Ayrıca mükemmel mühendislikle kimyasal büyücülüğünün birleşimini mecbur kılar. Peki ama bu nasıl yapılır?

 

Amerika Birleşik Devletleri Teksas; sert rüzgarların estiği bu sıcak ve çora arazi ilk bakıldığında buranın kırsal bir bölge olduğunu düşünebilirsiniz. Ama aslında burası dünyanın en zengin noktalarından biridir. Çünkü Teksas, Amerikan Petrol Endüstrisinin merkezinde yer alır. Burada 1894 yılından beri petrol çıkartılıyor. Ama 1901 yılında Lucas Ugush’ın Birleşik devletlerdeki petrol üretimini üç kat artırmasıyla petrolün gerçek hakimiyeti başlamıştır. o günden bu güne Tesas topraklarında 60 milyar varil petrol çıkartıldı ve eğer petrol şirketlerinin hesaplamaları doğruysa daha çıkartılabilecek 10 milyar varil petrol bulunmakta. Peşinde oldukları yapışkan pis kokulu siyah sıvının adı ham petrol. Benzin üretimi için gerekli olan ham madde işte bu! Fermiye döneminde oluşan küçük deniz, bitki ve hayvanlarının kalıntıları.

 

Oluşan ısı ve basınç sayesinde 250 milyon yıl sonra bu kalıntılar dünyanın en önemli kaynakları haline dönüştü. Bu siyah altın Teksas çayı, var olan en önemli şey, çürük yumurta gibi kokuyor olsa da aynı zamanda para kokuyor. Bu sıcak ve nemli Teksas sabahında Derk-62 kuyusu çalışanları yeni bir kuyu açma için kollarını sıvadı. Tesas’ta her ay iki binden fazla yeni uyu açılıyor ve bu kuyular her gün yerden dokuz yüz bin varil ham petrol çıkarıyorlar. Bu miktarda petrolün devamlılığını sağlamak için lider petrol üreticiler her gün ortalama bir kuyu açıyorlar. Bu işlemler için elmas uçlu başlıklarla yeryüzünü kazıyorlar. Fakat oluşan sürtünme çok büyük ısılara neden olmakta. Bu nedenle yüksek basınçlı su süreli aşağı pompalanarak başlığı soğutuyor. Ardından su çamur olarak yüzeye çıkarken beraberinde kesilen parçaları taşıyor.

 

Hem gürültülü hem de tehlikeli bir iş. Delici üzerindeki basıncı tam olarak doğru seviyede tutması gerek. Çok az olursa delemez. Çok fazla olursa uç kırılır. Dahası sürekli oluşabilecek bir gaz sızıntısı bir felakete neden olabilir. Kazı işi devam ettikçe ekip durmadan yeni dokuz metrelik kazı borularını demir bıçın dedikleri beş tonluk otomatik anahtar yardımıyla sondaj borusuna ekler.

Delici başlığı her saat yaklaşık beş metre ilerlerken bu zor iş her iki üç saate bir yirmi dört saat boyunca tekrarlanır. Sonunda eğer şansları varsa petrolle karşılaşırlar. ilk olarak sıkışan petrol döşenen borular kanalıyla açılan küçük delikten yüzeye fışkırır. Ama bu doğal basınç sonsuza kadar sürmez. Bu nedenle sondaj akımının devamı için jek pompası (at başı) kullanılır. Motorlu çarkın ürettiği dönme hareketi dikey harekete dönüşür ve dev bir metal şırınga gibi toprak altındaki petrolü emer. Rafine edilmesi 370 C derecedeki ham petrol kulenin altına pompalanır.

Çaydanlıktan yükselen buhar gibi yukarı doğru tırmanır. buhar soğuduğunda sıvı haline döner ve en ağır asfalt monekürleri alta çöker. Benzin ve jet yakıtı gibi daha hafif moneküler yapıya sahip kısımlar sıvı haline dönüşünceye kadar yükselir ve üst kısımda emilir. Bütün bu benzinin üretimi ile gelen sorunsa bu kadar patlayıcı sıvısıyla nasıl başa çıkılacağıdır. Aslında benzini değerli kılan bu yüksek parlayıcı özelliğidir. Her 191 litrelik ham petrol varilinden; 88 litre benzin, 48 litre mazot, yaklaşık 26 litre jet yakıtı ve gaz yağı, yaklaşık 7 litre propan 32 litre de motor yağı ve plastik ham maddesi gibi diğer ürünler elde edilir. Benzin istasyonunun dev rezervuarına boşaltıldıktan sonra benzin sonunda kullanıma hazırdır.

Kaynakça:
bilim.org

Yazar: Suna Korkmaz

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here