Biyokinezi Nedir, Uygulama Teknikleri Nelerdir?

Okuma Süresi: 8 Dakika  | Yazdır

Biyokinezi, telekinezinin özel bir alanı olarak canlı varlığına dair her türden dönüştürme ve değiştirme yeteneği ve gücünü ifade eder. Telekinezi alanındaki çalışmalar İkinci Dünya Savaşı zamanında Naziler tarafından üzerinde önemle durulan konulardan biri olmuştur fakat bu alandaki çalışmalar bilhassa Ruslar tarafından soğuk savaş sürecinde para psikoloji ve psişik araştırmalar başlığı altında derinlikli olarak sürdürülmüştür. Telekinezi , genel olarak nesnelerin enerji gücüyle uzaktan kontrolü ve dönüştürülmesi olarak açıklanabilir. Halk arasında çoğunlukla sihirbazlık olarak telakki edilen zihin gücüyle çatal bükme, bardak kırma gibi gösteriler olarak zikredilen telekinezi aslında oldukça geniş yelpazede bir para normal faaliyettir. Telekinezi çalışmaları içinde aşağıda kısaca tanımlamaya çalıştığımız yetenek bölümleri telekinezinin gizemli bir dünyasının ne kadar geniş bir yelpazeye sahip olduğunu gösterir.

Pirokinezi (Pyrokinezi): Ateşi etkileme ve ateşe hükmetme yeteneği.
Magnokinezi: Elektromanyetik ve manyetik alanları yönetme yeteneği.
Airkinezi(Aerokinezi): Zihin gücüyle havaya hükmetmek.
Hidrokinezi: Zihin gücüyle sıvı haldeki maddelere özel olarak suya hükmetmek..
Girokinezi(Gyrokinezi): Yer çekimsel olayların kontrolü.
Elektrokinezi: Beyin gücüyle elektriğe hükmetme ve elektrik üretme.
Termokinezi: Maddeleri ısıtabilme ve ısılarına hükmetme yeteneği.
Atmokinezi: Atmosfer olaylarını kontrol etme. Aerokinezi yükselim yeteneği.
Biyokinezi: İnsan vücudu üzerinde değişiklikler yapması. DNA değiştirme.
Terrakinezi: Toprağa hükmetme.
Sonokinezi: Ses dalgalarını yönlendirme ve etkileme yeteneği

Telekinezi, son yıllarda gerek fizik ve görüntüleme teknikleri alanındaki gelişme ve buluşların gerekse de Eski Mısır’dan Antik Yunan’a kadar tarihin ilk zamanlarından beri çeşitli kaynakların varlığından bahsettiği görünmeyen enerji alnına dair özel bir yetenek ve dönüştürme faaliyetidir. Bu makalemizde ele aldığımız biyokinezi ise doğrudan insan bedenine yönelik olduğu için, telekinetik yetenekler içerisinde özellikle popüler bir yere sahiptir. Biyokinezi teriminin kelime olarak tahlili yapıldığında “biyo”, “canlı organizmalarla ilgili” ve “kinesis”, ‘hükmetme, dönüştürme, etkileme’ manalarına gelen iki kelimenin birleşiminden doğar. Bu terim genel olarak doğuştan getirilen veya sonradan özel teknikler kullanılarak hücre gelişimleri ve DNA dönüşümleri sağlamak suretiyle göz , saç ve ten renginin değiştirilmesinden hastalıkların tedavisine, boyun ve kasların istenilen forma kavuşturulmasına kadar oldukça geniş bir hükmetme faaliyeti olarak karşımıza çıkar. Temelinde sadece psişik kuvvetlerin olduğu biyokinezi bilinçaltının tamamen hakimiyet altına alınarak kendisini gösteren uzun vadeli bir telkin çalışmasıdır.Yapılan araştırmalar psişik olarak kendimize ve dış dünyaya yönelttiğimiz tüm telkinlerin spesifik bir dalga boyu frekansına sahip olduğu ve bu frekansların laboratuvar ortamında ispatlanmış etkilerinin olduğu artık tüm bilim otoriteleri tarafından kabul edilen bir hakikattir.Lazer teknolojisinde olduğu gibi çıplak gözle göremediğimiz değişik dalga boyuna sahip biyokinetik enerji dalgaları cisimler üzerinde kalıcı değişiklikler yapmaktadır. Biyokinezi telkinleri özel bir ortamda kuvvetli bir yoğunlaşmayla gerçekleştirildiğinde sonuç vermektedir. Yine meditasyonda olduğu gibi dış dünyanın kaotik ve parazitlerle dolu etkilerinden tamamen arınmış bir zihin biyokinezi için olmazsa olmazlardandır.Biyokinetik etkiyi arttırmak, zihni daha uyarılmış kılmak için ayrıca subliminal ve hipnotik frekanslı müzikler kullanılmaktadır.

Biyokinezi telkin ve temrinleri sırasında kullanılan subliminal müzikleri çoğu zaman biz duyamayız zira bunları sadece bilinçaltımız duyar ve işler. Bazı temrinler çalışmalarında kullanılan seslerle birlikte hipnotik etkili görseller ve bu görsellerin içine saklanmış mesajlar bulunur. Biz farkında olmadan bilinçaltımız bu mesaj ve sesleri işler. Rekalamcılık ve sinemada da kullanılan 25. Kare tekniğiyle zihnimiz aldığımız mesajlar tarafından etki altına alınır. Biyokinezi sırasında kullanılan gerek ses gerekse de görseller istediğimiz sonucu daha hızlı elde etmek için destekleyici olarak işlev üstlenir. Biyokinezi temrinleri vücudumuz için arzuladığımız değişiklikleri vaat etmenin yanında metabolik hastalıkların iyileşmesinde , gündelik yaşamın stres ve depresif etkilerinden deşarj olma, çakraların açılarak hayata daha pozitif bakılmasını sağlama, düşük benlik saygısı, travma, korku gibi herhangi bir zihinsel hastalığa da mühim faydaları mevcuttur.

Biyokinezi tekniğini uygulayarak yapılan çalışmaların kaydedilen bir zararı veya yan etkisi rapor edilmemiştir ancak bu çalışmalar sırasında uzun süren kuvvetli mental yoğunlaşmadan doğan baş ağrısı veya değiştirilmek istenen bölgede kızarıklık, baş dönmesi gibi geçici durumlar doğabilmektedir.Bu yüzden uzmanlar ve biyokinetik deneyim sahibi kişiler, egzersizler sırasında sık molalar vermek ve bol bol su tüketmeyi tavsiye etmektedirler.

Biyokinetik telkin ve temrinlerin ne kadarlık bir sürede etkili olduğu konusunda herkes için geçerli standart bir süre söz konusu değildir.Egzersizden beklenen değişiklikler için 1 aydan 1 yıla kadar devam eden süreçler gerekebilir.Çalışmaların süresi kişinin odaklanma ve yoğunlaşmışlık durumuna, etkinliklerin uygulanma sıklığına ve destekleyici materyal ve tekniklerin kullanımına bağlı olarak değişkenlik göstermektedir. Biyokinezi çalışmalarından daha etkili ve hızlı sonuç almak için mahir bir uzman desteği oldukça önemlidir.Kapsamlı biyokinetik değişimleri birtakım psişik metodların kullanılmasıyla daha etkili sonuç verir. Bu teknikler : hipnoz, meditasyon, imajinasyon( zihinde canlandırma ve gerçekmiş gibi senarize etme), EFT(Emotional Freedom Technique, yani Duygusal Özgürleşme/Arınma )…
Biyokinetik egzersiz ve uygulama teknikleri için gerek İnternet ortamında gerekse de matbu kaynaklarda çok sayıda muhtelif anlatım vardır. Bu kapsamda örnek olması açısından aşağıdaki telkin uygulama programı başlangıç için meraklılarına faydalı olabilir.

Teknik-1:

Adım 1: Uyku saatiniz gün içerisinde ne zamansa bu zamana denk gelecek şekilde uyumaya başlamadan hemen önce temrinlere başlayın. Vücudunuzun tam olarak kendini rahat hissettiği bir yere uzanın. Gözünüzü kapatarak tam bir meditasyon dinginliği yakalamak için olan hiçliğe/boşluğa odaklanın.

Adım 2: Tam olarak gündelik bedensel ve zihinsel rahatlığa eriştikten sonra bedeninizi ve gözlerinizi kapalı olarak hayal edin. Sonra zihninizde değiştirmeyi arzuladığınız organın ideal halini hayal edin. Bu değişikliklerin yavaşça geliştiğini ve vücudunuzun bu yeni haline odaklanın.

Adım 3: Zihninizde hayal ettiğiniz yeni formunuza, görüntünüze bakıp arzuladığınız formun kendinize doğru yürüdüğünü içinize girdiğini onun adeta içinize girerek bedeninizin orijinal halinin yerini aldığını hayal edin. Daha sonra hayali olarak gözlerinizi açtığınızı ve aynaya gittiğinizi düşleyin. Aynaya baktığınızda kendi göz renginiz yerine istediğiniz rengi görün.

Adım 4: Uyku halinden çıkın ve normal dünyaya dönün. Bilinciniz
açılsın. Zihninizde imajinize ettiğiniz şeyin etkilerine bakın.

Yukarıda anlatılan egzersizleri en az bir ay boyunca her gece yapmaya çalışın. Zihninizde canlandırdığınız ideal görüntünüzü odaklanın ve sürekli bunu görmeye çalışın.Bu görüntüyü zihninizde sürekli canlı tutmanız alt bilince sürekli mesaj olarak işlenecektir.Burada öncelikle kendinizi bu görüntüye inandırmalısınız. Ayna karşısında zihninizde canlandırdığınız yeni görüntünüze uygun tepkiler veriniz.”Hey şuna bak! Gözlerim ne güzel, saçlarım nasıl da uzun, boyum ne de uzun, kaslarım nasıl da güçlü…” gibi. Daha büyük bir inandırıcı etki için bunu arkadaşlarınızla da paylaşın. Eğer bir ay boyunca çalışmalarda büyük bir değişiklik olmadan düzenli olarak yaparsanız ideal formunuza adım adım yaklaştığınızı görmeye başlarsınız.Tüm telekinetik faaliyetlerde olduğu gibi biyokinezide de can alıcı faktör koşulsuz ve sorgulanmayan bir inanç, sabır ve odaklanamadır. Kendinizi inandırırsanız güçlü bir değişim görürsünüz ve çalışmayı tamamlamış olursunuz.
Oldukça popüler olması bakımından biyokinezi denilince akla ilk gelen çalışma göz renginin değiştirilmesidir. Bu bakımından okuyucularımızdan istifade etmek isteyenler için yukarıda vücudun istenilen bölümleri için genel olarak verdiğimiz biyokinezi tekniğine ilaveten göz rengi değiştirmek için kullanılan bir tekniği de aşağıya ilave ediyoruz:

Teknik -2:

Adım-1 Gözlerinizi kapatarak kendinizi rahatlattıktan sonra, gözünüzdeki melanin adı verilen göze renk veren pigmenti hayal ederek hangi rengi istiyorsanız o rengin iris içerisinde yavaş arttığını veya yayıldığını hayal edin. Konsantrasyon seviyenize göre hayal ettiğiniz rengin artışı hızlanır.

Adım-2 Bu adımda gözleriniz açık ve subliminal frekanslı müzikler ve hipnotik görsellere odaklanarak göz bebeğinizi olabildiğince büyütmeye imkan tanıyın.Bu çalışmayı her seferinde en az yarım saat yapın.

Adım-3 Değişiklikleri görene kadar bu işlemi her gün tekrarlayın.

Bütün bu çalışmalar ancak biyokinezi hakkında etraflı bilgi sahibi olarak ve tam bir adanmışlık sağlandığında cevap verir.Ayrıca bilinçsiz ve abartılmış çalışmaların yarardan çok zarar getireceği konusunda farklı görüşler vardır.

Kaynakça:
irowunblogu.blogspot.com.tr/2015/06/kineziler.html
http://wespop1.blogspot.com.tr/2015/05/what-is-biokinesis.html
subliminalbiokinesis.wordpress.com/2017/02/20/faq-frequently-asked-questions-about-subliminals-frequencies-biokinesis/

Yazar: Erdal Uğur