Biyolojik Saat Nedir?

4537_3Evrendeki her şey gibi, canlıların vücut faaliyetleri de belirli bir düzen içerisinde işler. Bunlar günlük, aylık ya da yıllık periyotlar ile olabilir. Günlük olan yani 24 saatlik periyotlara “Biyolojik Saat” denir. Örneğin, düzenli bir insan için herhangi bir dış etki olmadan uyanma saati aynıdır. Vücut bunu sürekli dengede tutar. Biyolojik saat aynı zamanda canlıların hormonal dengesini de sağlar ve ne zaman salınacağını ayarlar. Bu ve bunun benzeri bütün metabolik işlemleri düzenleyen biyolojik saattir.

Washington Üniversitesinde yapılan bir araştırmaya göre canlılarda birden fazla biyolojik saat olduğu ortaya koyulmuştur. Uykusuzluk, uçak yolculukları, gece yatmama gibi dengeyi bozan unsurların, biyolojik saat tarafından düzeltilememesinin nedeni budur. Çünkü biyolojik saatler birbirleriyle uyumu sağlayamamaktadır. Yine bu araştırmaya göre, canlıların beyinlerinde bulunan binlerce hücre biyolojik saati oluşturmaktadır ve 24 saatlik ritimler ile düzeni sağlamaktadır.İnsan vücudu neredeyse her iş için biyolojik saatler kullanır.

İşte araştırmalara göre biyolojik saatler:

06.00: Salgılanan kortizon hormonuyla metabolizma canlanır ve canlı uyanır.

07.00: Bu saatlerde vücut tam gücünde olmadığından spor yapılmamalıdır. Sindirim organları bu saatte iyi çalıştığı için, güzel bir kahvaltı yapmak en doğru şeydir.

08.00: Bu saatte içilen sigara normale göre daha fazla zarar verir.

09.00: Vücudun dinç olduğu saatler. İğne veya röntgen için en uygun zaman.

10.00: Verimlilik en üst düzeyde, organizma harekete hazırdır. Vücut en yüksek ısısına ulaşmıştır, kısa süre bellek ise yaratıcı ve dinamiktir. Ancak 10.00-12.00 arası enfarktüse sık rastlanır.

11.00: Vücudumuzun tam formunda olduğu saattir. Kalp ve dolaşım o kadar zindedir ki muayenelerde kalpte bir bozukluk varsa gözden kaçırılabilir. Ayrıca bu saatte zihnimiz hızlı çalışır ve özellikle hesap işleri zorlanmadan yapılabilir.

4537_2

12.00: Dikkat azalır, uyku basar. Vücudun dinlenme ihtiyacı kendini gösterir. Midedeki asit fazlalaşır, beyindeki kan azalır. İstatistiklere göre, öğle uykusu uyuyabilen kişilerde enfarktüse % 30 daha az rastlandığı görülür.

13.00: Vücudun formdan düştüğü saattir. Verimlilik gün ortalamasının yüzde 20 altındadır. Bütün organlar en alt düzeyde çalışırken safra, öğleyin yenilen yemekleri hazmettirmek için iş başındadır.

14.00: Tansiyon ve hormon düzeyi düştüğünden bitkinlik hissedilir. Dişçi fobisi olanlar bu saatte randevu almalıdır. Çünkü bu saatte acı daha az hissedilir.

15.00: Enerji geri gelmiştir, bellek tam formundadır. Sabaha göre az olmakla birlikte beden, ikinci verimliliğe yaklaşır.

16.00 : Spor için en iyi saat. Tansiyon ve dolaşım çok iyi durumdadır. Mide asidini önleyici ilaçların etkisi bu saatte daha verimlidir.

17.00: Organların faaliyeti üst düzeydedir. Bedenin kuvveti artar. Böbrekler, mesane çok çalışır. Bu saatlerde midedeki asit miktarı fazlalaşır. Mide ülseri olanlar dikkat, 17.00’ye doğru mide kanaması geçirilmesi riski artar.

18.00: Akşam yemeği için en iyi saattir. Pankreas bu saatte özellikle aktiftir. Karaciğer alkole karşı her zamankinden daha dayanıklıdır.

19.00: Tansiyon ve nabız tembelleşir. Bu nedenle, tansiyonu düşüren ilaçlar konusunda dikkatli olunmalıdır. Sinir sistemi üzerinde etkili olan ilaçların tesir derecesi de fazladır.

20.00: Karaciğerdeki yağ düzeyi düşer ve kullanılmış kan kalbe tekrar her zamankinden fazla akar. Alerjisi olanlar ve astımlıların ilaçlarını almaları için en iyi zamandır. Bu saatte antibiyotiklerin etkisi de artar.

21.00: Sindirim organlarının günlük görevi sona erer. Yemek aktivitelerine dikkat, yenen her şey midede sabaha kadar hazmedilmeden kalır.

4537_1

22.00: Bu saatte akyuvarların çok aktif olduğu zamandır. Ayrıca, sayıca azaltılması gereken ilaçlar için çok uygundur. Bu ilaçlar yanlış zamanda alındığı zaman enfeksiyon tehlikesi artar. Sigara içenler de son sigaralarını içmelidir çünkü vücut nikotin ve benzeri zehirleri daha zor atar.

23.00: Tam dinlenme saatidir. Organizma tüm gün aktif bir şekilde faaliyette olan stres hormonu salgılamasını durdurur. Sakinleşmek ve gevşemek için en uygun anlar başlar. Tansiyon ve vücudun ısısı düşer.

24.00: Uyuduğumuz sırada deri hücreleri durmaksızın çalışır. ilk rüya safhası bu zamanda başlar.

01.00: Vücut kendini uykuya programlar. Verimliliğimiz en alt düzeye düşüp, dikkat azaldığından bu saatte çalışanların hata yapma olasılığı, iş ve trafik kazaları artar.

02.00: Görme duyusu ve refleksler zayıflar. Bu nedenle trafik kazalarının çoğu bu saatte olur. Vücut soğuğa karşı aşırı hassastır.

03.00: Melatonin hormonunun salgılanması tembelleşir, kararsız yapar. Bedensel ve ruhsal olarak karanlık bir safhadır. Melankolik hissedişte artış görülür ve intihar vakalarına çokça rastlanır.

04.00: Stres hormonundan enerji kazanılır. Enfarktüslerin görülme oranı 04.00 – 06.00 arasında özellikle fazlalaşır. Çünkü tansiyon oldukça fazla yükselir, kalp damarları çabuk gerilir.

05.00: Bu saatte vücuttaki erkeklik hormonu çok fazla salgılanır. Stres hormonu gündüz değerinin 6 katına çıkar. Hareketlilik artar ve kaybolan enerji geri gelir.

Yukarıdan da anlayacağımız gibi, vücudumuz her şey için en uygun zamanı her gün tekrarlamakta. Biz bu düzeni bozmaya çalışmadıkça da, işleyişine devam edecektir. Uyuduğumuz zaman, yemek yediğimiz zaman, uyandığımız zaman ve diğer bütün faaliyetlerimiz vücudumuz tarafında ayarlanmış zamanlarda yapılmalıdır.

Kaynakça:
http://www.biltek.tubitak.gov.tr/haberler/biyoloji/S-439-16.pdf
http://tr.wikipedia.org/wiki/Biyolojik_saat
http://www.sizinti.com.tr/konular/ayrinti/beynimizdeki-biyolojik-saat-nisan-2011.html
http://forum.shiftdelete.net/konu-disi/64176-iste-insanin-biyolojik-saati.html
http://indigodergisi.com/2012/05/kronobiyoloji-vucudumuzun-biyolojik-saati/

Yazar: Hasan Can Bozkurt