Asidik Yağışların Onarılamaz Ekolojik Sonuçları

Küresel ısınma ve iklim değişikliğine yol açan etkenlerin yarattığı bir başka tehdit unsuru olan asidik yağışlar, gökyüzüne yükselip bulutlara karışan asit gazların bulutlarca “absorbe edilmesi”yle yağmurun normalden daha yüksek bir asitlik seviyesinde yağmasıdır. Yağmur doğal olarak asidiktir, ancak asit gazlarla daha da asidik hale gelir. Doğanın da zaman zaman yanardağlarla yarattığı asit gazların asıl büyük bölümü ise kömür ve petrol gibi fosil yakıtların sürekli olarak ve hızla artan miktarlarda yakılmasından yani insanlardan kaynaklanmaktadır.

Asitlerin karşıtları alkalilerdir. Alkalilere örnek olarak diş macunu ve kabartma tozu gösterilebilir. Amonyak ve beyazlatıcılar gibi güçlü alkaliler de tehlikeli olabilirler. Asitlerin ve alkalilerin güçlerini ölçmek için pH ölçeği kullanılır. Düşük bir pH sayısı bir maddenin asit olduğunu bildirirken, yüksek bir ph sayısı o maddenin alkali olduğunu gösterir. Normalde biraz asidik olan yağmurun pH değeri 5,5’tir. Eğer yapılan ölçümde pH değeri 5,5’in altında çıkarsa, o yağmurun muhtemelen asit gazlarla kirlenmiş olduğu anlaşılır.

Asidik yağışları oluşturan gazlar kükürt ve azottur. Bu gazlar havadaki oksijen ve su buharı ile karıştığında, kükürt dioksit ve azot oksidin oluşmasına neden olurlar. Atmosfere salınan kükürtün büyük bölümü elektrik santrallerinden gelmektedir. Azot oksidin çoğu ise, dünyanın her yerindeki türlü araçlardan, uçaklardan, otomobillerden, kamyonlardan kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla, asit yağmurları, dünyanın her yerinde ciddi sorunlar yaratmaktadır. Ayrıca, asit gazlar sert rüzgarlarla da çok uzaklara taşınabildiklerinden, örneğin İskandinav ülkelerindeki asit yağmuru, diğer Avrupa ülkelerindeki hava kirliliğinden kaynaklanabilmektedir.

Yağmurlar asidik olduğunda ağaçları, gölleri, binaları ve tarım alanlarını etkilemektedir. Asit yağmurları içindeki asit, yapraklardaki ve topraktaki önemli mineralleri etkilemekte ve bitkileri, ağaçları ve tarım arazilerini yok etmektedir. Toprak alkali ise, asit yağmuru yağdığında asit nötr hale gelir ve bitkiler çok fazla etkilenmezler, ancak eğer toprak az da olsa asidik ise, sonuç felaket olabilir. Göllere ve nehirlere asit yağmuru yağdığında, bölgedeki yaşam (suyun kütlesine bağlı olarak) kısa bir sürede ortadan kalkabilir. Asit yağmuru ile kirlenmiş içme suyu ise beyin hasarına neden olmaktadır.

Asidik Yağışların Ana Etkileri

Asit yağmuru toprağın kimyasal bileşimini, bitkilerin faaliyetlerini ve tüm yüzey sularının asitliğini etkiler. Bu, asit yağmurunun çevreye çok yönlü etkileri olduğu anlamına gelmektedir. Asit yağmurlarının artışı, insanların, hayvanların, bitkilerin sağlığını ve sudaki canlıların yaşamını kalıcı olarak etkiliyor. Asidik konsantrasyonun derecesi ne kadar yüksek olursa, sonuçlar o kadar kötü olabilir. Etkilerin şiddeti, atmosferdeki asidik birikimlerin yoğunluğuna ve asitlik seviyelerine bağlıdır:

-Toprak Kimyasının Bozulması

Asit yağmuru toprağın kimyasını ve biyolojisini etkiler. Topraktaki mikroplar, biyolojik aktivite ve toprağın pH derecesi zarar görür veya değişime uğrar. Topraktaki biyolojik aktivitelerin gelişmesi ve sürmesi için optimum bir pH değerinin korunması gereklidir. Bu nedenle, toprağa karışan asit yağmuru, optimum pH seviyesini değiştirerek kimyasal ve biyolojik aktiviteleri tersine çevirir. Bu duruma uyum sağlayamayan hassas toprak mikroorganizmaları ölür, aynı zamanda toprak mikropları için gerekli enzimler denatüre olur. Yüksek asit seviyeleri ayrıca hayati mineralleri, kalsiyum ve magnezyum gibi besinleri de ortadan kaldırır. Sonuç olarak, toprak bileşimini ve kalitesini, bitkilerin yaşamını ve mikroorganizmaları destekleme kabiliyetini kaybeder.

-Ağaçların ve Bitki Örtüsünün Yok Olması

Asidik yağış ağaçların ihtiyaç duyduğu en hayati besinleri yok ederken, ayrıca ağaçların çevresindeki sulara çok fazla alüminyum bırakarak, ağaçları su alamaz hale getirir. Ağaçların ve bitki örtüsünün hastalık ve haşere saldırılarına karşı savunması çöker. Asit yağmuru, bodur büyümeye ve hatta bazı ağaç ve bitki türlerinin yok olmasına yol açmaktadır. Örneğin, bugün Almanya’da, “kara orman” adıyla anılan, asit yağmurunun söz konusu etkilerini açıkça gösteren, tüm yaprakları dökülmüş, yalnızca kapkara ağaç gövdelerinden ve dallarından oluşan büyük bir alan bulunmaktadır.

-Sucul Yaşam Formlarının Yok Olması

Asit yağmuru pH ve alüminyum konsantrasyonlarını değiştirmektedir. Yüzey sularındaki pH konsantrasyonunun büyük ölçüde etkilenmesi sonucunda balıklar ve diğer suda yaşayan canlılar da büyük ölçüde etkilenmektedir. 5’in altındaki pH seviyelerinde, çoğu balık yumurtası yumurtadan çıkamamaktadır. Düşük pH derecesi yetişkin balıkları da öldürebilmektedir. Akarsular, göller ve okyanuslardaki sulardaki biyolojik çeşitlilik, havza alanlarındaki su asidik hale geldikçe önemli ölçüde etkilenmektedir. Yüksek su asitliği, her türlü su canlılarının, balıkların, bitkilerin, böceklerin ve su kuşlarının yaşam koşullarını dayanılmaz kılıp onları öldürmekte ve türlerini azaltmaktadır. Örneğin Çin, Kuzey Amerika ve İskandinavya’da, çok sayıda göl ve nehir, uzun süredir yüksek seviyelerde asit yağmurları aldıklarından “ölü bölge”ye dönüşmüş durumdalar ve sularında herhangi bir yaşam formuna sahip değiller.

-İnsan Sağlığına Etkileri

Asit yağmuru insan sağlığı üzerinde doğrudan bir etkiye sahip olmayabilir. Bununla birlikte, havadaki asit yağmurunu oluşturan partiküller solunumu ve insan sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir. Çocuklar ve astım gibi solunum rahatsızlığı olanlar olumsuz yönde etkilenmektedir. Burun, boğaz ve gözlerdeki tahrişler ve baş ağrısı hafif etkilerden bazılarıdır. Yoğunlaşmış asidik seviyeler, astım ve bronşit gibi kalp ve akciğer problemleriyle, hatta kanser gibi risklerle bağlantılıdır. Asit yağmuru karışan musluk suyunun beyin üzerinde ciddi zararları vardır.

-Aşındırma Etkileri

Asit yağmuru metaller ve taşlar üzerinde aşındırıcı etkilere sahiptir. Sonuç olarak, konutların yıpranmasına, metallerin aşınmasına ve yüzeylerdeki boyaların soyulmasına neden olmaktadır. Mermerden ve kireçtaşından yapılmış yapılar, asit kalsiyum bileşiklerini erittiğinden asit yağmurundan çok etkilenmektedir. Bu etki binalara olduğu gibi, mezar taşlarına, heykellere ve tarihi eserlere de zarar vermektedir. Çelik, bronz, bakır ve demir gibi metaller de asit yağmuru nedeniyle paslanmaktadır.

Kaynakça:
– B. J. Mason, “Acid Rain: Its Causes and its Effects on Inland Waters”, Clarendon Press.
– Sally Morgan, Jenny Vaughan, “Acid Rain (Earth SOS)”, Franklin Watts Ltd.

Yazar: Oben Güney Saraçoğlu

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :