Beyaz Dutun (Morus Alba) Sağlık Açısından Faydaları

Morus alba’nın kan şekeri ve yağ seviyelerini düşürmek, beyin fonksiyonunu desteklemek ve kemik kaybını önlemek de dahil olmak üzere birçok faydası bulunmaktadır. Bunun yanında bitkinin bildirilen sadece basit birkaç yan etkisi vardır. Bu yazıda beyaz dutun tüm potansiyel sağlık yararları ve mekanizmaları hakkında bilgiler bulunmaktadır. Bilimsel adı Morus Alba olan beyaz dutun sağlık açısından faydaları aşağıdaki gibidir:

Diyabet

101 sağlıklı insanlar üzerinde yapılan 4 klinik çalışmada, dut yaprağı özütü sindirim, emilim, düşük kan şekeri ve insülin öğünlerinden sonra karbonhidrat oranlarında ani artışlar elde edillmiştir. Benzer şekilde ekstrakt, tip 2 diyabetli 84 kişi üzerinde yapılan 3 klinik çalışmada bu durumu geliştirme riski olan açlık şeker seviyelerini, şeker ve insülin artışlarını azaltmıştır. Dut özü, ile bir nutrasötik kompleks kırmızı maya pirinci ve berberindeki gibi şekere bağlanmış açlık kan şekeri, kan insülini ve hemoglobin gelişme riskini azaltmış yüksek kan yağ düzeyleri olan yaklaşık 400 insan üzerinde yapılan 2. çalışmalarda (glikozile hemoglobin) tip 2 diyabet şikayetlerini azaltmıştır.
Beyaz dut yaprağı ekstresi, obez farelerde insülin duyarlılığını ve glikoz toleransını da geliştirmiştir. Ayrıca Cels’te azalmış glikoz seviyeleri, taşıyıcı üretimini artırarak GLUT4’üde arttırmıştır. Beyaz dut özü diyabetik komplikasyonlara da yardımcı olmaktadır. Bu antioksidan sistem ve kan yağ profili ile 60 diyabet hastası üzerinde yapılan klinik bir çalışmada, bu hastalığın ilerlemesini yavaşlatmıştır. Ek olarak, diyabetik farelerde, antioksidan ve şeker düşürücü aktivitesi gözleri hücre ölümüne karşı korumuştur. Sonuç olarak, kanıtlar beyaz dutun kan şekeri düzeylerini düşürmeye yardımcı olabileceğini düşündürmektedir.

1) Kalp Hastalığının Önlenmesi

48 kişi 2 klinik çalışmalarda dut ekstresi, yüksek kan yağ seviyeleini, düşük trigliseridleri, toplam kolesterolü, kötü kolesterolü (LDL), iyi kolesterolü (HDL), enflamasyonu (belirteçleri CRP) ve oksidatife (8-izoprostan) seviyelerini düzenlemiştir. Benzer şekilde yaklaşık 400 kişi üzerinde yapılan 2 çalışmada beyaz dut, kırmızı maya pirinci ve berberin içeren bir nutrasötik kompleks, toplam ve LDL kolesterol, trigliserit ve kan basıncını düşürmüştür. Beyaz dut özü ayrıca hayvan çalışmalarında kan damarlarında yağ birikmesini azaltmış ve kan basıncını düşürmüştür. Sonuçlar umut verici olsa da, sadece 4 klinik çalışma yapılmıştır ve ikisi beyaz dut ekstraktını kolesterol ve kan basıncını düşürebilecek diğer bileşiklerle birleştirmiştir.

2) Belleğin Geliştirilmesi ve Öğrenme

60 yetişkinde yapılan bir çalışmada, günde 1-2,1 gram beyaz dut yaprağı ekstresi beyin fonksiyonlarını ve hafızayı arttırmıştır. Farelerde, beyaz dut özü NGF seviyelerini arttırmış ve bu da beyin hücresi büyümesine yol açmıştır. Fareler daha sonra daha iyi tutma ve nesne tanıma süreleriyle görüldüğü gibi gelişmiş öğrenme ve hafızaya sahip olmuşlardır. Başka bir çalışmada dut ekstraktı ile tedavi edilen sıçanlar, gelişmiş hafıza, ayrıca beyin hücresi yoğunluğunu ve beyinde ki düşük oksidatif stresi göstermişlerdir. Tek bir klinik çalışma ve bazı hayvan araştırmaları, beyaz dutun hafızayı ve öğrenmeyi geliştirdiğini iddia etmek için yeterli kanıt olarak kabul edilmemektedir. Daha ileri klinik araştırmalar gerekmektedir.

3) Cildi Beyazlatma

Hem beyaz dut kökü kabuğu hem de yaprakları cildi beyazlatabilmektedir ve cildi aydınlatan kozmetiklerde potansiyel uygulamalarını düşündürmektedir. Cilt üzerinde koyu lekelere (melazma) neden olan 50 kişi üzerinde yapılan klinik bir çalışmada % 75 beyaz dut yağı, cilt pigmentasyonunu azaltmıştır. Mulberroside F muhtemelen bu etkiden sorumludur. Fare hücrelerinde melanin oluşumunu ve tirozinaz aktivitesini inhibe etmiştir. Yine, beyaz dutun bu potansiyel kullanımını desteklemek için sadece bir klinik çalışma yetersizdir. Daha büyük popülasyonlar üzerinde daha fazla klinik araştırmaya ihtiyaç duyulmaktadır.

4) Obezite

Düşük kalorili, dengeli bir diyet yiyen 46 aşırı kilolu insan üzerinde yapılan bir klinik çalışmada, beyaz dut özü takviyesi kilo kaybını yaklaşık 3 kat artırmıştır. Beyaz dutun diğer bitki özleriyle kombinasyonu, farelerde iştahı bastırmış ve yağ seviyelerini düşürmüştür. Ayrıca obezite ile ilgili hastalıklara karşı da koruma sağlamaktadır. Farelerde yaprak ekstraktı, Nrf2 seviyelerini dengede tutmuştur. Bu, yağ üretimini dengeleyebilir, antioksidan enzimler üretebilir ve obezite ile ilişkili yağlı karaciğer hastalıklarını önleyebilir. Bir kez daha, sadece küçük bir klinik çalışma ve bazı hayvan araştırmaları, obeziteyi ve komplikasyonlarını azaltmak için beyaz dut kullanımını desteklemektedir. Daha fazla klinik araştırmaya ihtiyaç duyulmaktadır.

5) Kemik Kaybı

İki postmenopozal kadın üzerinde yapılan klinik bir çalışmada beyaz dut ve Vietnamlı kişniş (Polygonum odoratum) özlerinin (1500 mg/gün) bir kombinasyonu, iki kemik oluşumu markörünü (kan osteokalsin ve alkalin fosfataz) arttırmış ve kemik kaybını (CTX) azaltmıştır. Beyaz dutları başka bir bitkisel öz ile birleştiren tek bir klinik çalışma, kemik kaybını önlemedeki rolünü desteklemek için açıkça yetersizdir. Tek başına beyaz dut kullanan daha fazla klinik deney gerekmektedir.

Hayvan ve Hücre Araştırmaları

Antienflamatuar
Oxyresveratrol, beyaz dutun aktif bir bileşenidir. Çeşitli bileşikleri ve yolları ( iNOS / nitrik oksit üretimi, PGE2 sentezi ve NFkB aktivasyonu) baskılayarak antienflamatuar bir etki göstermektedir. Ayrıca beyaz kan hücrelerinin dokularda birikmesini ve iltihaplanmaya neden olmasını engelleyen MEK ve ERK yolunun aktivasyonunu da engellemektedir. Moracin M, cAMP seviyelerini artıran ve inflamatuar yanıtı azaltan PDE4 enzim aktivitesini inhibe etmektedir. Beyaz dut yaprağı ve meyve ekstraktlarının bir kombinasyonu, farelerde obezite ile ilişkili iltihabı iyileştirmiştir. Aynı zamanda inflamatuar markör düzeylerini ( TNF-a, CRP, IL-1 ve iNOS) düşürmüştür. Ayrıca, beyaz dut kökü kabuğu fare hücrelerinde iltihabı azaltmıştır.
Bağışıklık güçlendirici
Beyaz dut meyvelerinde makrofajların aktivitesini arttıran ve bağışıklık yanıtını arttıran bileşikler bulunmaktadır. Hücrelerde, ekstraktları bazı pro-enflamatuar sitokinlerin (TNF-a, IL-6 ve IL-10 ) ve habercilerin (NO ve PGE2) aktivitesini uyarmıştır.
Kaygı
Beyaz dut özütü, farelerde stres kaynaklı davranış, parçanın yeniden üretilmesinin ve anti-anksiyete yaratmanın etkisinden kaynaklanan GABA’yı ve dopamin miktarını azaltmıştır.
Depresyon
Beyaz dut kökü kabuğunun aktif bir bileşiği olan Sanggenon G, sıçanlarda antidepresan etkilere sahip olmuştur. Bu bileşikle yapılan tedavi HPA ekseni aktivitesini ve depresif davranışları azaltmıştır. Beyaz dut yaprağı çayı da farelerde depresif davranışı azaltmıştır. Ancak kas gücünü ve koordinasyonu da azaltmıştır.
Stres yanıtı
Beyaz dut, kortizol seviyelerini normalleştirerek vücudun stresle baş etmesine yardımcı olmaktadır. 21 gün boyunca kronik strese maruz kalan fareler, beyaz dut kökü ekstraktı ile tedavi edildiğinde beyin fonksiyonu, ruh hali, hormonal denge ve kan şekeri dengesinde daha az bozukluk göstermiştir.
Yorgunluk
Bilim adamları nörotransmitter GABA’yı beyaz dut yapraklarından izole etmişlerdir. Bu esnasında farelerde örneğin, glikojen ve hormon seviyeleri gibi dayanıklılık artışı egzersiz gibi yorgunluk çeşitli biyolojik göstergeler geliştirmişlerdir.
Antimikrobiyal
Beyaz dut yaprakları birkaç antimikrobiyal flavonoid, alkaloid ve stilbenoid içermektedir. Ayrıca ekstraktları mik e’de (Staphylococcus aureus, Pseudomonas aeruginosa, Candida albicans, Candida krusei, Candida tropicalis ve Aspergillus flavus’a karşı) antimikrobiyal aktivite göstermişlerdir. Dut kök kabuğundan Kuwanon G belirgin boşluklar ve diş eti hastalığına neden olabilir, bakteri büyümesini inhibe edebilir.
Kanser
Beyaz dut özü, kansere neden olan bir kimyasal (NDEA) verilen sıçanların karaciğer kanseri geliştirmesini engellemiştir. Beyaz dut meyvelerinden izole edilen bir bileşik (siyanidin-3-glukozit) k test tüplerinde meme kanseri hücrelerini baskılamış ve farelerde tümör büyümesini azaltmıştır Beyaz dut kabuğu özü, kolorektal kanser hücresi büyümesini durdurmuş ve ölümlerini indüklemiştir. Hücre büyümesi ve bölünmesi (siklin D1) için gerekli olan protein seviyelerini azaltırken hücre ölüm proteini (ATF3) üretimini aktive etmiştir. Bileşikleri morusin ve kuwanon C ve G muhtemelen bu etkilerden sorumluydu.

Kaynakça:
ethnoherbalist.com
guidedoc.com
natureknowsproducts.com
davidpublisher.org

Yazar: Özlem Güvenç Ağaoğlu

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar