Banaba Yaprağı Nedir, Sağlık Açısından Faydaları Nelerdir?

Banaba yaprağı ekstresi antidiyabetik bir takviyedir ve yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu takviyenin destekçileri kilo kaybına yardımcı olabileceğini iddia etmektedirler. Bu yazıda banana yaprağı ne olduğu ve sağlık açısından faydalarının neler olduğuna dair bilgiler bulunmaktadır.

Banaba Yaprağı Nedir?

Genellikle banaba olarak bilinen Lagerstroemia speciosa, Filipinler’de yaygın olarak yetiştirilen tropikal bir ağaçtır. Geleneksel uygulayıcılar ve sağlık yönetimi stratejilerini doğal olarak tamamlayan kişiler bunu antidiyabetik olarak kullanmaktadırlar. Bu ağacın yapraklarının su ve metanol (alkol) özleri kapsül şeklinde satılmaktadır. Bu kan şekeri seviyelerini düşürmeye ve kilo kaybını teşvik etmeye yardımcı olmaktadır. Kapsüller genellikle yeşil çay, yeşil kahve, demirhindi gymnema, karabiber veya vanadyum ve magnezyum metaller gibi başka maddeler içermektedir.

Bileşenler ve Mekanizmalar

Banaba yaprağı ekstraktının aktif bileşenleri arasında korosolik asit, lagerstroemin ve gallotaninler bulunmaktadır. Korosolik asit, birçok hayvan ve insan deneyinde glikozu düşürmüştür ve bunun nedenleri aşağıdaki gibidir:
• Vücuttaki hücreleri daha yüksek miktarlarda glikoz almak için aktive etmek
• Vücudun nişastaları veya sakarozu glikoz moleküllerine ayırmasını engellemek
• Vücudun karbonhidrat içermeyen enerjiden enerji için glikoz üretmesini önlemek (glukoneogeneziye karşı)
Bu yaprak aynı zamanda yağ seviyelerini düşürmektedir (trigliseritler ve kötü kolesterol LDL). Banaba nar, çilek ve badem gibi birçok yaygın meyve ve kuruyemişte bulunan bir tür molekül olan ellagitanninler içermektedir. Lagistroemin gibi Ellagitanninler, glikoz taşıyıcılarını (GLUT’lar) aktive ederek ve daha fazla sinyal (iletim) molekülünün üretimini teşvik ederek glikoz taşıma aktivitesini artırmaktadır. Nf-kB ve MAPK gibi iletim molekülleri, GLUT’lar ile birlikte, hücrelerin glikozu emmesine ve enerji için kullanmasına yardımcı olmaktadır. Banaba’nın önemli gallotanninlerinden biri olan PGG, hücre çalışmalarında yağ hücresi üretimini (adipogenez) aktice etmektedir. Gallotaninler, kırmızı şarapta bulunan ve diyabetik hastalarda kan şekerini azaltan bir bileşik sınıfı olan bileşik sınıfıdır. Bu mekanizmalar bazı araştırmacıların banaba’nın antidiyabetik potansiyeli konusunda daha derin araştırmalar yapılmasına yol açmıştır.

Banaba Yaprağının Faydaları

Banaba yaprağı takviyeleri FDA tarafından tıbbi kullanım için onaylanmamıştır ve genellikle katı klinik araştırmalardan yoksundur. Araştırmacılar banaba yaprağının bazı faydalarını bildirmişlerdir ve bunlar aşağıdaki gibidir:
1) Kan şekeri kontrolü
Banaba yaprağı, glikoz toleransını artırarak kan şekerini düşürmeye yardımcı olmaktadır. Vücuttaki glikoz üretimini % 30’a kadar azaltmakta ve depolama moleküllerinin (nişasta ve glukagon gibi) glikoza parçalanmasını azaltmaktadır. Birçok antidiyabetiğin aksine, banaba’nın kilo alımını arttırdığı gözlenmemiştir. Bir yıl süren bir çalışmada, 15 diyabetik hasta günde 100 mg saf suda çözünür banaba ekstresi hapı almıştır. Hem 6 ayda hem de 1 yılda, hastalar glukoz toleransını önemli ölçüde iyileştirmişlerdir. Yılsonunda kan şekeri düzeylerinde % 16’ya varan bir azalma olmuştur, ancak düşük kan şekeri (hipoglisemi) olmamıştır. Başka bir klinik çalışmada, hafif tip 2 diyabetli 24 hastaya günde 3 kez banaba, yeşil çay, yeşil kahve ve garcinia (demirhindi) karışımı içeren 3 tablet verilmiştir. Hastaların kan glukozunda ortalama % 13,5 azalma olmuştur.
10 tip 2 diyabetik hastayı içeren 2 haftalık bir başka çalışmada, denekler günde % 1’lik bir korosolik asit konsantrasyonu ile 32 mg veya 48 mg banaba kapsül almışlardır. Klinik araştırmanın sonunda kan şekeri seviyelerinde % 30’luk bir azalma görülmüştür. Bu umut verici sonuçlara rağmen, FDA kan şekerini düşürmek için banaba’yı onaylamamıştır. Onay için gereken titiz standartlara ulaşması için, güvenli ve etkili bir doz belirlemek için büyük ölçekli klinik çalışmalar yapılmalıdır.
Prediyabet: Prediyabetik insülin direncine sahip kişiler de banabadan yararlanabilmektedir. 80 prediyabetik yetişkinin bir klinik çalışmasında, banaba ekstresi 12 hafta boyunca insülin duyarlılığını geliştirmiş ve pankreatik beta hücre fonksiyonunu korumuştur. Bununla birlikte banaba, yemekten sonra kan şekerinin yükselme derecesini azaltmamıştır. İnsülin direncini kontrol etmede ve diyabete ilerlemeyi önlemede banabanın ne kadar yararlı olabileceğini belirlemek için daha fazla klinik araştırmaya ihtiyaç duyulmaktadır.
2) Kilo yönetimi
Diyabetin yaygın bir yan etkisi kilo alımıdır ve ne yazık ki kan şekerini azaltmak için reçete edilen birçok antidiyabetik ilaç da yağ birikimini teşvik ediyor gibi görünmektedir. Buna karşılık, Banaba yaprağının kilo alımını arttırdığı gösterilmemiştir. Bazı araştırmacılar, banaba’nın glikoz depolama moleküllerinin nişasta ve glukagon gibi parçalanmasını önleyebileceğini önermişlerdir. Yeşil kahve çekirdeği ekstresi ve D3 vitamini ile birlikte, banaba diyabetli 30 gönüllüde vücut kompozisyonu belirteçlerini (yağ kütlesi ve yağsız kitle) geliştirmiştir. Aynı zamanda yağ hücrelerinin (adipositler) üretimini azaltmış, kolesterol ve trigliserit seviyelerini düşürmüştür.
30 katılımcıyla yapılan 60 günlük bir pilot çalışmada Banaba, yeşil kahve çekirdekleri, D3 vitamini ve Moringa oleifera yaprağı (yaban turpu) karışımını içeren tabletler, vücut yağ seviyelerini plasebo ile düşürmüştür. Bazı klinik obezite çalışmalarının sonuçları umut verici kabul edilirken, banaba asla doktorun reçete ettiği yerde kullanılmamalıdır.
3) Antioksidan aktivite
Banaba yaprağı ekstresi sıçanlarda süperoksit seviyelerini düşürmüştür. Süperoksit, işaretlenmeden bırakılırsa hücrelerin düzgün çalışmasını engellemektedir ve bir enfeksiyon bölgesinde bakteriyel sağ kalım oranını artırmaktadır. Diyabetik farelerde banaba özütü, vücuttaki bir antioksidan enzim olan katalaz seviyelerinin artmasına yardımcı olmuştur. Katalaz, zararlı, reaktif bir oksijen bileşiği olan hidrojen peroksidin (H2O2) nötrleştirilmesine yardımcı olmaktadır.
4) Kalp sağlığı
Banaba yaprağı ekstresi, tannik asidin bir alt sınıfı olan gallotanninler içermektedir. Banabanın bir bileşeni olan tannik asit, kalp hastalığına yoğun olarak dâhil olan bir protein olan endotelin -1 üretimini engellemektedir. Banabada önemli bir bileşen olan % 0,072 korosolik asit tedavisi, hipertansif sıçanlarda kan basıncını önemli ölçüde düşürmüştür.
5) Karaciğer hastalığı
Alkolsüz steatohepatit, karaciğerde aşırı yağ birikmesine neden olan bir karaciğer hastalığıdır ve aşırı fruktoz (şeker) tüketimi bu hastalığın ana nedenidir. Sıçanlarda, banaba ekstresi steatohepatitli karaciğer hasarını azaltmış, toplam kolesterol ve kan ALT düzeylerini düşürmüştür.
6) Antienflamatuar aktivite
Banaba yaprağı ekstraktından gelen korosolik asit, farelerde araşidonik asit oluşumunu engelleyerek iltihaplanmayı önlemeye yardımcı olmuştur. Bu prostaglandin ve lökotrien oluşumunu önlemiştir. Prostaglandinler, yan etki olarak ağrıyı indükleyen hormonlardır ve lökotrienler, enflamatuar sitokinleri serbest bırakan hücrelerdir. Hücrelerde banaba özütü, inflamasyona neden olan NF-kappaB’nin aktivasyonunu bloke etmektedir. Banaba yaprağı ekstresi, hayvan ve hücre çalışmalarında iltihabı inhibe etmiştir.
7) Antiviral aktivite
Banaba yaprağı ekstraktındaki korosolik, gallik ve ellagik asit, virüslerin insan hücrelerini (proteazlar ve ters transkriptaz) almak için kullandığı enzimleri inhibe etmektedir. Hücrelerde, bu asitler HRV-4 (İnsan Rhinovirüs) ve HIV gibi patojenlerden viral enfeksiyonun önlenmesine yardımcı olmaktadır. Bu aktivitenin klinik yararlılığı, insanlarda yalnız yaşayan canlı hayvan modellerinde hiç test edilmediğinden belirsizdir.
8) Antibakteriyel aktivite
Bir bakteri çalışmasında, alkol yerine sudan elde edilen banaba yaprağı ekstresi, S. aureus, B. subtilis, P.aeruginosa ve E. coli gibi zararlı bakterilerin büyümesini başarılı bir şekilde engellemiştir. Antibakteriyel aktivitenin muhtemelen banabada bulunan tanenler ve triterpenoidlerden (biyoaktif moleküller) kaynaklandığı gösterilmiştir.

Kanser Araştırması

Banabanın ana bileşenlerinden biri olan korosolik asit, laboratuvar ortamında izole kolon kanseri hücrelerini öldürme potansiyeli açısından araştırılmaktadır. Ayrıca korosolik asidin tümör büyümesini destekleyen bir bileşik olan 12-O-tetradekanoilphorbol-13 asetat’ı (TPA) inhibe ettiği bulunmuştur. Bu sonuca dayanarak, araştırmacılar ekstre veya aktif banaba bileşiklerinin hayvan modellerinde kanser gelişimini önleyip önleyemediğini test edebilirler. Günümüzde kanserin önlenmesinde veya tedavisinde banaba yaprağı önerecek yeterli kanıt yoktur, ancak araştırmalar devam etmektedir.

Sınırlamalar ve Uyarılar

Banaba’nın birçok faydası kapsamlı hayvan çalışmalarından elde edilmiştir. İnsan çalışmaları azdır ve sıklıkla bir takviye karışımı kullanılmaktadır. Bu da yararlı etkilerin ne kadarının sadece banaba özütünün neden olduğu sonucunu çıkarmayı zorlaştırmaktadır. Bu, banabanın FDA tarafından herhangi bir nedenle onaylanmamasının nedenlerinden biridir.

Yan Etkiler ve Önlemler

Klinik çalışmalarda hiçbir yan etki bulunmamıştır. Muzun kan şekerini düşürme kapasitesinin düşük kan şekerine (hipoglisemi) neden olacağının mantıklı beklentisinin aksine, 6 klinik çalışma böyle bir etkiye yol açmamıştır.

İlaç Etkileşimleri

Çemen otu dahil otlar, sarımsak, guar zamkı ve at kestanesi (hepsi kan şekeri seviyelerini düşürmeye yardımcı olan), diyabetik ilaçlarla birlikte, teorik olarak banaba ile birlikte alındığında daha fazla etkiye sahip olacaktır.

Dozaj

Güvenli ve etkili bir banaba ekstresi dozu yoktur, çünkü birini bulmak için yeterince güçlü bir klinik çalışma yapılmamıştır. Sadece mevcut klinik çalışmalarda fayda sağlayan dozlar bulunmaktadır. Banaba özütü, ya izole edilmiş bir özüt ya da diğer bileşenlerle birleştirilmiş bir özüt olarak hap biçiminde temin edilmektedir. Çeşitli çalışmalarda yetişkinlerde % 1 korosolik asit konsantrasyonu ile günde 32 ila 48 mg banaba özü kullanılmıştır. Bununla birlikte, belirlenmiş bir standart yoktur ve dozaj önerileri, ürüne ve haplardaki banabın bileşim yüzdesine bağlı olarak değişmektedir. Pediatrik çalışmalar kesin değildir; bu nedenle bir tıp uzmanının tavsiyesi ve gözetimi olmaksızın çocuklara banaba özütü kesinlikle verilmemelidir.
Klinik çalışmalara göre Banaba, insülin duyarlılığını artırma potansiyeli olan yaprakları antioksidan polifenollerle dolu tropikal bir ağaçtır. İnsanlarda, banaba kan şekerini de düşürmüş ve kilo alımını engellemiştir. Hayvan ve hücre çalışmaları potansiyel antimikrobiyal ve antienflamatuar aktiviteyi araştırmaya başlamışlardır. Hamile kadınlar ve çocuklarda güvenlik profili eksik olsa da, Banaba yaprağı genellikle tüketilmesi güvenli kabul edilmektedir. Teorik olarak, kan şekerini azaltan diğer bileşiklerle etkileşime girebilmektedir, ancak bu kanıtlanmamıştır.

Kaynakça:
rxlist.com
bensnaturalhealth.com
theharmonycompany.com
healthbenefitstimes.com

Yazar: Özlem Güvenç Ağaoğlu

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar