Bilgiustam
Türkiye'nin Bilgi Sitesi

Boswellia (Buhur) Nedir, Bileşenleri ve Faydaları Nelerdir?

0 6

Boswellia reçinesi veya sığla, eski bir doğal ilaç ve manevi törenler için bir araçtır. Ağrıyı ve iltihabı hafifletmek, eklemleri iyileştirmek, kan akışını düzenlemek ve daha fazlası için kullanılmıştır. Modern araştırma, geleneksel kullanımlarının çoğunu desteklemektedir ve diğer potansiyelleri ortaya çıkarmaktadır. Bu yazıda Boswellia’nın yararları, dozajı ve yan etkileri hakkında bilgiler yer almaktadır.

Boswellia Nedir?

Buhur veya olibanum olarak da bilinen Boswellia reçineleri, Boswellia ağaçlarından elde edilmektedir. Süt benzeri reçine olarak görülen ve turuncu-kahverengi sakız reçinesine sertleşen eksüda edilen sakız üretmek için ağaçların gövdelerinde kesikler yapılmaktadır. Boswellia dâhil olamk üzere birçok farklı çeşidi bulunmaktadır. Günümüzde en çok işlem gören sığla Umman, Yemen ve Somali’de üretilmektedir. Boswellia reçinelerinin çağlar boyunca zengin iyileştirici özelliklere sahip olduğu düşünülmektedir.

Geleneksel Kullanımlar

Antik çağlardan beri, sığla Afrika, Çin, Hindistan ve Orta Doğu’da çeşitli hastalıkların, özellikle kronik inflamatuar hastalıkların önlenmesi ve tedavisi için kullanılmaktadır. Bu bitkiden elde edilen reçineler geleneksel olarak romatoid artrit ve Crohn hastalığı gibi diğer enflamatuar hastalıkları tedavi etmek için kullanılmıştır. Boswellia serrata, Ayurveda’daki en değerli antik bitkilerden biridir. Hint tıbbı sisteminde, bir anti-enflamatuar, anti-artritik ve analjezik ajan olarak kullanılmıştır. Geleneksel Çin Tıbbında, B. carterii sığlağı genellikle kan dolaşımını iyileştirmek ve ağrıyı hafifletmek için bir çare olarak kullanılmaktadır. Ayrıca modern tıp ve farmakoloji Boswellia’nın anti-artritik, anti-enflamatuar, kalp dostu, ağrı kesici ve karaciğer koruyucu özelliklerinden bazılarını desteklemektedir.

Ana Bileşenler

Buhurda bulunan dört ana boswellic asit, pro-enflamatuar enzimlerin inhibisyonundan sorumludur. Boswellia da bulunan 4 ana bileşen aşağıdaki gibidir:
• boswellic asit (BA)
• asetil-P-boswellic asit (ABA)
• 11-keto-p-boswellic asit (KBA)
• 3- O -asetil-11-keto-p-boswellic asit (AKBA)
KBA, reçinenin en güçlü antienflamatuar bileşenidir ve 5-lipoksijenaz aktivitesini inhibe ederek lökotrien biyosentezini seçici olarak bloke etmektedir. AKBA, artrit, bronşiyal astım, kronik kolit, ülseratif kolit (UC), Crohn hastalığı (CD) ve kanser gibi çok sayıda enflamatuar hastalığa karşı potansiyel göstermiştir. Bununla birlikte Boswellic asitlerin yanı sıra, buhurdan izole edilen ek triterpen asitler yani, tirkuallik, lupeolik ve roburik asitler anti-enflamatuar potansiyele sahiptir.

Boswellia’nın Sağlık Açısından Faydaları

1) Osteoartrit
135 osteoartrit hastasının iki klinik çalışmasında spesifik bir boswellia özütü, 5-Loxin (3 ay boyunca günde 100 mg veya 250 mg) eklem ağrısı ve işlevselliğini önemli ölçüde iyileştirmiştir. Hastalar 7 günlük tedaviden sonra daha yüksek dozda belirgin düzelme yaşamaya başlamışlardır. 145 çeşit osteoartrit hastasının üç çalışmasında farklı tipte Boswellia özütü ağrıyı azaltmış ve diz fonksiyonunu iyileştirmiştir. Eklem bozukluğu olan sıçanlar ve fareler üzerinde yapılan çalışmalarda Boswellik asitler, şişliği azaltmış ve anti-artritik aktivite göstermiştir.
2) Ülseratif kolit
Boswellia’nın yara iyileştirici, ülser ve ishal karşıtı özellikleri geleneksel tıpta çağlar boyunca değerlidir. Boswellia serrata oleo-sakız özütü (BSE), antioksidan aktiviteye sahiptir ve bağırsak epitel bariyerini enflamatuar hasarlardan korumaktadır. Düşük seviyedeki kronik kolitli 30 hastanın tedavisinde faydalı olmuştur. Başka bir çalışmada 6 hafta boyunca günde günde 3 kez 350 mg B. serrata sakızı reçinesi verilen %80-82 remisyonu olan hastalarda ülseratif koliti iyileştirmiştir. Sıçanlarla yapılan çalışmalarda, akut kolitte iltihaplanmayı ve ishali önleyen antienflamatuar ve antioksidan etkiler göstermiştir. Bir çalışma, başka bir IBD formu olan Crohn hastalığı olan hastalarda Boswellia’nın plaseboya karşı üstünlüğü olmadığını göstermiştir.
3) Cilt koruması
Boswellic asitler içeren bir krem yüz cildine uygulanan bir çalışmada, görünüş, dokunsal pürüz ve ince çizgilerde önemli gelişmeler sağlamıştır. Başka bir çalışmada, % 2 Boswellia özü içeren bir krem 5 hafta boyunca günde iki kez uygulamada, radyoterapinin neden olduğu cilt kızarıklığını ve tahrişini önemli ölçüde azaltmıştır. Ayrıca plaseboya kıyasla kortizon kremi kullanma ihtiyacını % 60 azaltmıştır. Sedef hastalığı, pulları veya cilt tahrişi olan 59 hastada aynı ürün cildi rahatlatmış ve vakaların % 50-70’inde semptomları iyileştirmiştir.
4) Meme ağrısı ve benign meme topakları
76 kadın üzerinde yapılan bir çalışmada boswellic asit, betain ve myoinositol kombinasyonu meme ağrısını hafifletmiş ve benign meme topaklarını (fibroadenom) azaltmıştır. Bu tedavi aynı zamanda meme dokusu yoğunluğunu % 60 azaltmıştır. 64 genç kadından yapılan bir başka çalışmada, % 6 plaseboya kıyasla aynı kombinasyon iyi huylu göğüs topaklarının hacmini ortalama %18 azaltmıştır.
5) Beyin şişmesi
Beyin kanserli 44 hastayı kapsayan bir çalışmada, B. serrata (4200 mg / gün) radyoterapiye bağlı şişmeyi % 60 başarı oranı ile azaltmıştır. Ameliyattan 7 gün önce 3600 mg / gün Boswellia özütü uygulamak, malign gliomalı (beyin kanseri) 8/12 hastada tümör etrafındaki sıvıyı % 70 oranında azaltmıştır. Bununla birlikte tedavi sırasında beyin hasarı belirtileri daha da azalmıştır. Başka bir çalışmada, B. serrata sakız reçinesinin etanolik bir özütü, beyin şişmesini % 22-48 oranında azaltmıştır. Ancak, numune boyutu gibi önemli detaylar mevcut değildir ve bu endikasyon için Boswellia kullanımı hala deneyseldir ve sıkı tıbbi gözetim gerekmektedir.
6) Astım
Boswellia geleneksel olarak solunum sistemi üzerindeki etkisi ile değerlenir ve öksürük, nezle, bronşit ve astımı tedavi etmek için buhar inhalasyonlarında, banyolarda ve masajlarda kullanılmaktadır. Buhurda bulunan boswellik asitler lökotrien biyosentezinin inhibisyonundan sorumludur ve bu nedenle astım gibi birçok kronik durumda inflamasyonu azaltabilmekte ve önleyebilmektedir. 40 hastanın yaptığı bir çalışmada B. serrata’nın sakız reçinesi, nefes almada zorluk, hırıltılı solunum sesi ve atak sayısı gibi bronşiyal astım semptomlarını iyileştirmiştir.
7) Diş sağlığı
75 kız üzerinde yapılan bir çalışmada, sığla ekstraktı ve tozu plak kaynaklı diş eti iltihabını (diş eti iltihabı) önlemiştir.
8) Bilişsel işlev
Boswellia geleneksel olarak öğrenme ve hafızayı geliştirmek için kullanılmaktadır. B. papirrifera 80 multipl skleroz (MS) hastasında görsel-uzamsal bellekte anlamlı düzelme göstermiştir, ancak sözel bellek ve bilgi işleme hızı üzerinde bir etkisi olmamıştır. B. serrata, sinir hasarı olan 38 has- tada yapılan bir bilişte bilişselliği arttırmıştır, ancak genel sonucu anlamlı derecede iyileştirmemiştir. Anneleri gebelikte bu bitki ile tedavi edilen genç sıçanlarda biliş ve hipokampal nöronların hacminde artış görülmüştür. Sıçan epilepsi modelinde, Boswellia öğrenme yeteneğini geliştirmiş ve nöbetlerin bilişsel işlev üzerindeki olumsuz etkilerini ortadan kaldırmıştır. Beyin hasarı fare modellerinde, Boswellia reçinesinden izole edilen incensole asetat (IA) beyin dejenerasyonunu inhibe etmiş ve bilişsel performansı geliştirmiştir. Umut verici ön sonuçlara rağmen, Boswellia’nın pro-bilişsel etkilerini araştırmak için daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulmaktadır.
9) Diyabet
B. serrata, 60 diyabetik hastayı kapsayan bir çalışmada 6 hafta sonra kan HDL seviyelerini önemli ölçüde arttırmıştır. Ayrıca kolesterol, LDL, fruktozamin (şeker) ve karaciğer enzimlerini önemli ölçüde azaltmıştır. Diyabetik sıçanlarda, Boswellia glabra ve Boswellia serrata’nın oral yoldan verilmesi kan şekeri, kolesterol, trigliserit ve böbreklerde ve karaciğerde komplikasyonları önlemiştir. Boswellia özütü, tip 1 diyabetli bir hayvan modelinde kan şekeri seviyelerinin yükselmesini, pankreatik adacık tahribatını ve bunun sonucunda hiperglisemiyi önlemiştir.
10) Ağrı azaltma
B. serrata, 12 sağlıklı gönüllüde ağrı eşiğini ve ağrı toleransını önemli ölçüde arttırmıştır. Ayrıca Boswellia sacra, farklı fare modellerinde ağrı kesici özellikleri göstermiştir.
11) Baş ağrıları
Oral B. serrata, kronik küme baş ağrısı CCH’li dört hastada baş ağrılarının yoğunluğunu ve sıklığını azaltmıştır. Bu çalışmada bir kontrol grubu bulunmamaktadır ve küçük bir örneği vardı, bu yüzden sonuçlara yeterli değildir.
12) Kaygı ve depresyon
Boswellia reçine bileşeni olan incensole asetat (IA), fareler üzerinde yapılan çalışmalarda anksiyolitik ve antidepresif etkilere neden olmuştur.
13) Karaciğer koruması
Bilim adamları, bir hayvan çalışmasında karaciğer hasarını önlemek için B. serrata özütünün potansiyelini gözlemlemişlerdir. Boswellic asitlerle tedavi edilen alkolsüz yağlı karaciğer hastalığı (NAFLD) olan sıçanlar, gelişmiş insülin duyarlılığı ve karaciğer fonksiyonu göstermiştir. Farelerde kronik hepatit ile ilişkili fibroziste, Boswellia ve Salvia ekstraktlarının kombine oral uygulaması hastalığın seyrini iyileştirmiştir. Parazit Schistosoma yumurtaları karaciğer iltihabına neden olmaktadır, ancak Boswellia özütü fareler üzerinde yapılan bir çalışmada bu değişiklikleri önemli ölçüde azaltmıştır.
14) Antikanser etkileri
İncelenen farelerin çoğunda, Boswellia serrata ve Boswellic asidin, kanser büyümesini ve yerini inhibe etmiştir. Boswellia serrata ve Boswellic asidin alan farelerin kanser türleri aşağıdaki gibidir:
• Kolorektal kanser
• Mide kanseri
• Meme kanseri
Boswellia ve bileşenleri, test tüplerinde farklı tipte kanser hücrelerini öldürebilmiştir, ancak bu, canlı organizmalarda aynı antikanser etkilerini ima etmemektedir. Bununla birlikte Boswellia’nın olası antikanser etkileri hakkında herhangi bir sonuç çıkarmadan önce daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulmaktadır.
15) Kalp sağlığı
Boswellia carteri, kalp krizi geçiren hayvanlarda hafif kardiyoprotektif etki ve antioksidan aktivite göstermiştir. Boswellia sıçanlar üzerinde yapılan iki çalışmada kan inceltici aktivite göstermiştir. Başka bir sıçan çalışmasında, p-boswellic asit (BA) kanın pıhtılaşmasını önlemiş ve kan damarlarını yaralanmaya karşı korumuştur.
16) Mikrobiyal enfeksiyonlar
Boswellia carterii ve Boswellia dalziellii test tüplerinde mantar, gram-pozitif ve gram-negatif bakteri suşları gibi çeşitli mikroorganizmalara karşı antimikrobiyal aktivite göstermiştir.
Virüsler: Boswellia serrata sakızı reçinesi, laboratuvarda sivrisinek yoluyla bulaşan chikungunya virüsüne (CHIKV) ve veziküler stomatit virüsüne karşı antiviral aktivite göstermiştir.
Bakteriler: Boswellic asit (AKBA), Staphylococcus aureus ve Staphylococcus epidermidis tarafından biyofilm oluşumunu önlemiş ve azaltmıştır. Ayrıca AKBA, test edilen çeşitli oral kavite patojenleri üzerinde inhibe edici bir etki göstermiştir.
Protozoans: Bu bitkinin diterpenler, uyku hastalığına neden olan Trypanosoma brucei ve sıtmaya neden olan Plasmodium falciparum’a karşı aktif bulunmuştur.
Mantarlar: Boswellia türleri (B. carteri ve B. papyrifera) mücadele mantarları ve B. rivaehas, Candida albicans’a karşı en iyi aktiviteyi göstermiştir.

Boswellia Yan Etkileri

Boswellia (sığla) önemli bir yan etki göstermemiş ve güvenli olarak kabul edilmiştir. Olası yan etkiler hafiftir ve bu etkiler aşağıdaki gibidir:
• Mide bulantısı
• Karın ağrısı
• Mide ekşimesi
• Kaşıntı
Boswellia reçinesi oldukça düşük toksisiteye sahiptir. Güvenli maddeler listesine dâhil edilmiştir, ABD Gıda ve İlaç İdaresi (USFDA) tarafından gıda katkı maddesi olarak kullanılmasına izin verilmektedir. Hamilelik ve emzirme döneminde gıdalarda bulunan miktarlarda bile güvenlidir, ancak terapötik dozların (takviyeden) güvenliği değerlendirilmemiştir. Boswellia alınmadan önce muhakkak uzman bir doktorla görüşülmelidir. Sıçanlarda Boswellia serrata’nın tekrarlanan doz oral (90 gün) toksisite çalışması yapılmıştır ve Boswellia 500 – 1,000 mg / kg dozuna kadar nispeten güvenli kabul edilmiştir. Ayrıca sağlık üzerinde olumsuz bir etki gözlenmemiştir. Bununla birlikte rutin bir toksisite çalışmasında Boswellia reçinesi ve AKBA ciltte orta ila düşük toksisite göstermiştir.

Boswellia Dozajı

Boswellia (sığla) genellikle ağızdan bir kapsül, tablet veya kabuk kaynatma olarak alınmaktadır. Enflamatuar veya astımlı durumlar için önerilen doz günde üç kez 300-400 mg standartlaştırılmış ekstrakttır ve bu %60 boswellic asit içermektedir.
Bununla birlikte birçok çalışma Boswellia’nın çok düşük biyoyararlanım ve absorpsiyona sahip olduğunu belirtmektedir. Bazı araştırmalara göre, boswellic asitlerin plazma düzeyleri sadece yüksek yağlı bir yemekle uygulandığında saptanabilir hale gelmektedir.

Kaynakça:
newdirectionsaromatics.com
veterinarypracticenews.com
researchgate.net
sigmaaldrich.com

Yazar: Özlem Güvenç Ağaoğlu

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.