Brinkmanship Stratejisi Nedir?

Uluslararası diplomaside 20. yüzyılın ortalarında sıkça kullanılan bu terim, günümüzde insan ilişkilerinde ferdi veya kurumsal taraflar arasındaki her türden müzakerede kazanan olmak için kullanılan bir yaklaşımdır. İngilizce bir kelime olarak ‘brinkmanship’ ; amacı uğruna her türden tehlikeyi göze alma manasında kullanılır. Bir diplomasi terimi olarak ise rakibi sürekli artan bir tehdit algısıyla karşı karşıya bırakarak istekleriniz doğrultusunda tavizler vermesini sağlamak veya geri adım attırmaktır. Brinkmanshipte rakibi, elinizdeki en ölümcül kozun varlığıyla sınayarak bir sonraki adımın felaket olacağı fikri içinde tutmak amaçlanır. Böylece rakip taraf felakete ilk yol açan olmamak için geri adım atmak zorunda kalır.Özellikle son günlerde yerel ve dünya medyasında önde gelen haber başlıklarından biri olan Kuzey Kore diktatörü Kim Jong Un’la gündemde olan diplomatik ve askeri bir stratejidir
Bu terim uluslararası siyasette ilk kez Maryland Üniversitesinde Ekonomi ve Kamu Yönetimi Bölümü’nde profesörlerinden Thomas C. Schelling tarafından ‘Çatışma Stratejileri’ (The Strategy of Conflict) adlı eserinde kullanılmıştır.Terimin asıl olarak siyaset dünyasına kazandırılması ise Eisenhower yönetiminin Dışişleri Bakanı John Foster Dulles ile olmuştur. Dulles Soğuk Savaş sırasında ‘uçurum kenarında savaş sanatı’ adını verdiği diplomatik görüşmelerde brinkmanship müzakere tekniğine özel bir ehemmiyet vermiştir.

Brinkmanship taktiği, son derece hassas ve tehlikeli yaklaşımdır. Tıpkı cambazın ip üzerinde emniyetsiz yürümesi gibi her an geri dönüşü olmayan bir tehlikeyle karşı karşıya olmayı gerektirir. Ya he ya da hiç restini anımastır bu bakımdan.Bu taktik, bilerek riski arttırarak riskin yarattığı tehlikenin lehte kullanılması üzerine inşa edilir fakat işler çığrından çıkarak tümüyle bir felaketin doğması da bu taktiği o kadar incelikli kullanmayı gerektirmektedir.Brinkmanship yaklaşımının etkili olabilmesi için ileri sürülen yahut görünür kılınan tehdidin de o ölçüde büyük olması gerekmektedir. Nitekim bu devletler arası ilişkilerde çoğunlukla nükleer veya diğer konvansiyonel olmayan silahların kullanımıyla başlayan topyekün bir savaş olur.Bu bağlamda farklı bir noktadan bakıldığında brinkmanship taktiğinin özel ve üstü kapalı bir tehdit türü olduğu görülür.İngiliz siyaset bilimci ve felsefeci Bertrand Russell , nükleer savaş tehditlerini ve bu tehdide yönelik Abd ve Sovyetlerin brinkmanship taktiğinin ‘tavuk oyunu’na benzetmiştir. Özellikle İngiltere ve Amerika’da oldukça popüler olan bu oyunda kapışma ve meydan okuma tutkunu olan gençler Rus ruletinde olduğu gibi ölümüne bir cesaret gösterisine girerler. Birbirine meydan okuyan gençler sadece bir arabanın sığabileceği iki şerit çizerek arabalarıyla birbirlerine karşı tam sürat ilerlerler.Bu ilerlemede çarpışma tehlikesinden en çok korkup ilk manevra yaparak şeridi terk eden kişi korkak tavuk ilan edilerek küçümsenir ve alaycı tezahüratlara maruz kalır.

Russell, tıpkı bu oyunda olduğu gibi küresel güçlerin bir taraf çekilinceye kadar ölümüne tehlikeye giriştiğini, bu mücadelede ya taraflardan birinin geri atacağı ya da her iki tarafın da tamamen yok olacağı bir politika olduğunu belirtir.
Brinkmanship diplomasi taktiği özellikle Soğuk Savaş esnasında Abd tarafından Sovyetlerin ortaya koyduğu nükleer tehdidi bertaraf etmek için kullanılmıştır. Soğuk savaş devrinde maksimum yıkım ve korku her iki taraf için de öncelikli hedef olunca kaçınılmaz olarak kuvvet ve korku faktörü diplomasinin de kaçınılmazlarından olur.
Brinkmanship yaklaşımı ABD Başkanı Dwight D. Eisenhower tarafından Sovyetler’in nükleer silahlanma yarışını kızıştırması üzerine takip edilmiş sonrasında Küba füze Krizi’nde John F. Kennedy ve Nikita Khrushchev arasında Kenedy tarfından da sürdürülmüştür. Aynı şekilde Berlin’in Doğu ve Batı diye ikiye ayrıldığı dönemde , Kore savaşında, Vietnam Savaşında brinkmanship politikası devam etmiştir.Abd ile rusya arasındaki bu uçurum kenarı diplomasisi Nikson’un ‘detente’ yani uluslararası yumuşama yaklaşımıyla büyük oranda terk edilmiştir. Detente politikasıyla Sovyetler Birliği ve Birleşik Devletler arsındaki gergin ilişkilerin hafifletilmesi temel hedef olarak gözetilmiş ve bu politika 1969’da ABD başkanları Nixon ve Ford’un temel dış politikası olmuştur.


Brinkinmanship taktiği yakın zamanda Yunanistan tarafından Türkiye’ye karşı kullanılmıştır.Yunanistan Rusya’da aldığı S- 300 füze sistemlerini Kıbrıs’a yerleştirmek isteyince Türkiye ile Yunanistan arasında kriz çıkmıştır.
Brinkmanship diplomasi taktiği her ne kadar Soğuk Savaş’ın getirdiği bir ortamın sonucu olsa da günümüzde de birçok değişik alanda etkili bir müzakere taktiği olarak karşımıza çıkar.Yüksek riskli bir strateji olmasının yanında cesaret ve iktidar sahibi olmanın göstergesi olduğundan iş dünyasında, hukukta, siyasette zekice yönetim becerisi isteyen brinkmanship yaklaşımı çokça tercih edilir. İş dünyasında veya küçük gruplar-kurumlar içinde brinkmanship taktiğinde,belirlenen hedefe varmak için büyük bir riski göze alarak aynı zamanda karşı taraf için de ciddi bir tehditi ortaya koyarız. Buradaki tehdit ve risk uluslararası siyasetteki kadar değilse bile birçok açıdan hayatımızı önemli oranda etkiler. Meslek hayatımızda patronumuz ve diğer idarecilerimizle görüşmelerimizde, sendikaların işverenlerle ya da hükümetle pazarlıklarında, yahut hukuki bir meselenin çözümünde bu taktik karşımıza çıkabilir. Zira brinkmanship stratejisi haklarımızın elde edilmesi ve korunmasının ancak sürekli bir gayret altında muhafazasının zorunlu olduğu günümüz için sürekli önemini koruyacaktır.

Brinkmanship stratejisi, gerek bireysel hayatta ve sivil amaçlı gerekse de uluslararası ilişkilerde diplomatik anlamda hayli ustalık ve zeka inceliği isteyen bir stratejidir.Tam manasıyla onu anlamadan ve güç dengelerinde sağlam ve etraflı bir maliyet-fayda analizi yapılmadan uçuruma sürüklenmekten başka bir şey değildir. Bu stratejiyi başarıyla kullanmak için onun özel niteliklerini anlamamız gerekir.
Brinkmanship stratejisinde asıl amaç rakibe hareket alanı bırakmamak , yapacağı tercihlerin meydana gelebilecek felaketin kendi eliyle olacağı gerçeğiyle karşı karşıya bırakarak geri adım atmasını sağlamaktır.Bu stratejide bir diğer kritik nokta, tehdidin niteliğiyle ilgilidir.Doğru bir brinkmanship stratejisinde tehdit ölçüsü; işe yarayacak ölçüde büyük, ama inanılacak ölçüde küçük olan bir tehdittir. Brinkmanshipte bu stratejinin taşıdığı özel nitelikler şunlardır:

1-Belirsizlik: Rakip taraf ortaya konulan tehditin boyutlarının muazzamlığı karşısında sonrasında yaşanacakların belirsizliğiyle zayof konuma düşer.
2-Riskin Kontrol Edilmezliği: Burada karşı tarafa, meydana gelebileceklerle ilgili inandırıcı risk unsurları sunmak yani ortaya konulan tehditi hissettirmek gerekir
3-Tehditin gerçekleşmesinden sakınmak. Burada her ne kadar özel bir tehdit oyunu sergileniyor ve bütün strateji tehdidin ciddiliği üzerine kurulu olsa da yine de tehditin gereğini yerine getirmekten kaçınmak en akıllıca çözümdür.

Kaynakça:
https://en.wikipedia.org/wiki/Brinkmanship<br /><br />
Stratejik Düşünme, Avinash K. Dixit, Barry J. Nalebuff;(2002) Sabancı Üniversitesi Yayınları<br /><br />

Yazar:Erdal Uğur

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :