Yıl boyu meyve eksik olmayan ülkemizde yaz meyvelerinin yeri bir başkadır. Üzüm asma bitkisinin üzerinde salkımlar halinde gelişen yaz aylarının sevilen meyvelerinden biridir. Tazesiyle, kurusuyla, pekmeziyle, şırasıyla, koruğuyla her biçimde tüketilen üzümü özellikle bağda, yapraklar arasında, salkımlar halinde görmek güzeldir. Kur’an-ı Kerim’de ismi geçen bu taneli ve lezzetli yaz meyvesi eski medeniyetlerin sanat eserlerinde de görülmektedir. Asırlar boyunca yetiştirilen ve kullanılan, bol vitaminli ve besleyici bir cennet meyvesi olan üzüm kalp dostudur.

Asma Bitkisi ve Üzüm

Üzüm asma bitkisinin meyveleridir. Asmagiller familyasının bir üyesi olan ve Vitis vinifera bilimsel adı ile tanınan, parçalı yapraklara sahip olan asma tırmanıcı bir bitkidir. Asma bitkisinin üzüm salkımlarını yani meyvelerini taşıyabilmesi için dikiminin üzerinden 3-5 yıl geçmelidir. Birçok çeşide ve tada sahip olan üzümün kullanıldığı alanlar da oldukça fazladır. Çekirdeksiz sultaniye üzüm en çok yetiştirilen üzüm türüdür. Üzümün sıkılması ile şıra, şıranın kaynatılıp koyulaştırılması ile pekmez, pekmezin de yoğunlaştırılması ve renginin açılması ile bulama denilen bir ürün elde edilir. Trakya yöresine ait bir lezzet olan ve “Pişmiş aş” anlamına gelen bulama pekmezin çöven otu da kullanılmasıyla özel bir şekilde muamele edilmesi ile elde edilen krem rengi tonlarında, kaymağımsı kıvamda bir çeşit helvadır. Bulama elde etmek için özellikle yöreye ait bir üzüm çeşidi olan “Kınalı yapıncak” kullanılır. Yöre halkı bulamayı ya dövülmüş ceviz serperek ya bir dilim mis kokulu köy ekmeğinin üzerine sürerek ya da iki adet bisküvinin arasına koyarak tüketmektedir.

Sirke ve Asma Yaprağı

Mutfaklarımızda yerini alan sirke birçok farklı meyveden yapılsa da en çok üzümden yapılır. Kanser sorununun en iyi çözümlerinden biri olan, şırası, pastili, kompostosu, reçeli de yapılan üzüm mevsimindeyken yaş yani taze diğer zamanlarda da kuru olarak tüketilmektedir. Kuru üzüm çayın en yakın dostu keklerin ve çerez olarak tüketilen leblebinin de vazgeçilmezidir. Meyvesi kadar asma yaprakları da mutfakların baş tacıdır. Özel günlerde, bayramlarda, ailecek yenilen yemeklerde, pikniklerde, hanımların gün toplantılarında sofralarda başköşede yaprak dolması yer alır. Asma yaprağı tıpkı kuru üzüm gibi dış ülkelere ihraç edilerek ekonomiye katkı sağlar.

Üzüm Nasıl Yetişir?

Dünya üzerinde 15000 kadar çeşidi olan üzümün Türkiye’de 1200 çeşidi yetişmektedir. Her üzüm çeşidi kendine has bir tada, şekle ve tane boyuna sahiptir. Anavatanı küçük Asya ve Kafkasya olan asmanın milattan önce 5000 yıllarından beri kültürü yapılmaktadır. Asmanın gen merkezi Türkiye’dir ve ülkemiz bağ yetiştiriciliği bakımından uygun bir kuşaktadır. Ülkemizde en çok üzüm üretilen bölgeler Akdeniz, Marmara, Ege, Karadeniz, Güneydoğu Anadolu ve Kuzeydoğu Anadolu’dur.
Üzüm bağlarında yetiştirilen asma genellikle aşı ve daldırma teknikleri ile çoğaltılır. En iyi verim aşılama tekniğinden alınır. Aşılama tekniği ile ürün alma süresi de kısadır. Asmalar yumuşak toprakları tercih eder. Killi ve kalkerli topraklar üzüm yetiştirmek için uygun olsa da kireçli topraklarda da asma yetiştirilebilir. İyi ürün alabilmek için üzüm bağındaki asmalar uygun bir şekilde sulanmalı, toprak bakımı yapılmalı, gübrelenmeli ve budanmalıdır. Asma çubukları toprağa dikildikten 5-6 sene sonra meyve verebilmektedir. Asmalar yılda 2 defa budanmalıdır. Bunlar yaz ve kış budamalarıdır. Her şey usulüne uygun bir şekilde yapılırsa yüksek kaliteli ürünler elde edilir.

Üzüm Çeşitleri

Çok sayıda üzüm türü olsa da yetiştiriciler arasında birkaç türü tercih edilir. Örneğin Pembe Germe üzümü rengi ile hayranlık uyandırır. Trakya İlkeren adından da anlaşılacağı gibi erken olgunlaşan siyah bir üzüm çeşididir. Siyahımsı mavi rengi ve etkileyici görünümü ile Michele Palieri (Yalova Karası), yoğun tadıyla Razakı, Italia, Macabeu gibi türlerden başka siyah üzüm, Saman çekirdeksizi, aromalı bir tadı olan Hamburg misketi, kırmızının hoş bir tonuna sahip olan Flame seedless, Yalova üzümü, Beyaz üzüm, Kuş üzümü ( Corinth), kırmızı-mor renkli tanelere sahip olan Cardinal, Ege’nin lezzetli Bornova misketi, Fransa kökenli, kıpkırmızı, şıralık Chardonnay, brendi ve kanyak yapımında kullanılan İtalya kökenli Ugni Blanc diğer tanınan üzüm çeşitlerindendir. Yurdumuzda en çok yetiştirilen üzüm çeşitleri Çekirdeksiz Sultani, Misket, Öküzgözü, Horoz Karası, Kalecik Karası, Ada Karası, Çavuş, Keçi Memesi, Müşküle, Boğaz Kere’dir.

Üzümün Yararları

Meyvesi dışında yaprakları da mutfaklarda besin olarak kullanılan asma bitkisi oldukça şifalıdır. E, C ve K vitaminleri, niasin, tiamin, folat, riboflavin, karoten-ß, karoten-alfa, bol miktarda glikoz içeren üzüm tam bir enerji ve şifa deposudur. Hazımsızlığa iyi gelen üzümün meyveleri mideyi ve sindirim sistemini dinlendirir. Bol miktarda lif içeren üzüm kanserle savaşta da kullanılır ve bağışıklık sistemini güçlendirir.

Üzümün içeriğindeki zeaksantin ile lutein göz sağlığı bakımından yararlıdır. Akciğerdeki nem miktarını artırdığından dolayı astım hastalarına da iyi geldiği düşünülmektedir. Üzüm meyvesi kabızlıktan cilt kırışıklığına kadar birçok alanda yararlıdır. Beyaz ya da yeşil üzüm magnezyum, potasyum, demir, fosfor, B6 ve B1 vitaminleri bakımından zengindir. Bu üzümden daha çok hoşaf ve sirke yapılmaktadır. Siyah üzümün ise daha çok kan yapıcı özelliğinden yararlanılmaktadır. Stresi ve yorgunluğu azaltan üzüm taze iken günde yaklaşık 200 gram yani orta boy bir kâsenin alacağı kadar tüketilebilir. Kışın kuru üzümün her gün 10–15 adet (bir avuç ya da bir kahve fincanı) tüketilmesi önerilmektedir. Ancak üzümde yüksek oranda glikoz şekeri bulunduğundan diyabetliler (şeker hastaları) dikkatli olmalı ve az miktarda tüketmelidir. Aşırı tüketilen üzüm alerjiye, kilo alımına, hazımsızlığa, ishale sebep olabilir. Özellikle siyah üzümün çekirdekleri fazla tüketilirse zehirleyebilir.

Üzüm Suyundaki Güç

Evde kolaylıkla hazırlanabilen üzüm suyu sinüzit ve migren hastalığında kullanılmaktadır. Haftada sadece 3 defa içilen üzüm suyu baş ağrısına çözüm olmaktadır. Beyin gelişiminde de önemli bir rolü olan üzüm ve suyu Alzheimer hastalığını önlemekte, bunamayı geciktirmektedir. Özellikle mor üzümden elde edilen meyve suyu kan dolaşımı ve kan damarlarının esnekliği bakımından çok yararlıdır. İçerdiği polifenoller kan pıhtılaşmasını engeller ve kalp krizinden korur. Üzüm ve üzüm suyu tansiyonu düşük olan hastaların da kan basıncını yükseltmektedir. Üzümdeki yararlı maddelerin çoğu çekirdeğinde bulunduğundan çekirdekleriyle birlikte fakat iyice çiğnenerek tüketilmelidir.

Son Yılların Gözdesi: Üzüm Çekirdeği

Sağlık problemi yaşayanlar için alternatif tedavi çeşitleri her zaman rağbet görmüştür. Bu tedavisi çeşitlerinin içine üzüm çekirdeği de ilave edilmiş ve son yılların gözdesi olmuştur. Kullanımı yaygınlaşan üzüm çekirdeği antioksidan deposudur. İçerdiği Quersetin adlı kimyasal madde kan yapımında etkilidir. Ayrıca C vitamini içerir, kan dolaşımını artırır, kılcal damarları güçlendirir ve güneşin zararlı ışınlarının cilde zarar vermesini engeller. Üzüm çekirdeğinin vücuttaki toksinleri dışarıya attığı, bağışıklık sistemini güçlendirdiği ve kansere yakalanma riskini azalttığı da düşünülmektedir.

Kaynakça:
https://www.acil.net
https://www.saglikaktuel.com
https://sagligabiradim.com

Yazar: Müşerref Özdaş

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here