Demir Kubbe Nedir?

II. Dünya Savaşı sırasında Almanların milyonlarca Yahudi’ye soykırım yaptığı dünya tarafından açıkça kabul edilmiş bir gerçektir. 1900’lü yılların ortalarına doğru patlak veren II. Dünya Savaşı’nda Almanların ilk hedefi bütün Avrupa’yı işgal edip kendi kontrolleri altına almaktı, aslında bir anlamda Avrupa Birliği’nin şu anki pozisyonu gibi düşünebiliriz. Almanya bütün Birlik üyesi ülkeleri dolaylı olarak kontrol etmektedir. II. Dünya Savaşı’nda Almanya bunu başaramayacağını kati olarak anlayınca ikincil olan Yahudi hedefler biranda ilk hedef haline dönüşmüştür. Bu da yaklaşık olarak 6 yıl süren savaş sürecinde 6 milyona yakın Yahudi’nin çeşitli işkencelere maruz kalarak öldürülmeleri sonucu doğurmuştur. Avrupa’da yaşama ihtimali neredeyse kalmayan Yahudiler, rotalarını Ortadoğu’ya çevirmişlerdir. Bu da onlara Filistin topraklarına yerleşme imkanını vermiştir. 1950’lerle beraber Filistin’e yerleşen Yahudiler, sonrasında burada devlet kurmuşlardır. Ancak bu Filistin ile İsrail’in yıllar sürecek savaşını da başlatmıştır. Filistin’e nazaran son derece teknolojik silahlara sahip olan İsrail, olası Filistin saldırılarına karşı ülkeyi adeta bir kubbe gibi koruma altına almıştır.

İsrail, Rafael Gelişmiş Savunma Sistemi ve İsrail Uçak Endüstrisi birlikte bir proje tasarlayarak İsrail’i olası Filistin saldırıları karşısında koruyacak bir hava savunma sistemini hayata geçirmişlerdir. İsrail, ürettiği batarya fırlatıcıları ile ülke topraklarını koruma altına almayı başarmıştır. Hatta, üretilen bu sistemin çok başarılı bir atış yüzdesine de sahip olduğu kabul edilmektedir. 2011 yılında hayata geçirilen bu ”Demir Kubbe” koruma kalkanı ile, İsrail kendi topraklarına düşebilecek kısa ve uzun menzilli her türlü hava saldırısını bertaraf etmeyi amaçlamaktadır. İsrail’in stratejik planı uyarınca şu ana kadar 10 adet batarya ülkenin çeşitli noktalarına itina ile yerleştirilmiştir. Ancak bu bataryalar gün içinde yer değişikliğine maruz kalarak olası hedeflerden kaçınmayı da başarmaktadır. Bir başka değişiyle söz konusu bataryalar sabit değil geçen bataryalar olması sebebiyle önceden yerinin tespit edilip imha edilebilmesi hemen hemen imkansızdır. İsrail 15 adet bataryanın ülke geneline yerleştirilmesini planlamış olsa da bugüne kadar sadece 10 adet batarya üretilmiştir.

Her bir bataryanın maliyeti, 50 milyon Dolar civarındadır. İsrail, söz konusu bataryaları çok stratejik bir şekilde yerleştirmekte ve böylece kör nokta ihtimalini neredeyse sıfıra indirmektedir. Söz konusu Demir Kubbe sistemi o kadar başarılıdır ki, bugüne kadar harekete geçen bataryaların isabet oranı yüzde 90’lar civarındadır ki, bu çok yüksek bir orandır. Geliştirilen bu sistem sayesinde 250 km ötedeki bir hedefi tespit edebilen Demir Kubbe sistemi, hedefin kendisi için tehlike arz edip etmediğini sahip olduğu algoritmalar sayesinde hemen hemen hatasız bir şekilde tespit edebilmektedir. Olası tehlikede çok ateşleme ile söz konusu hedef neredeyse hatasız bir şekilde vurulabilmektedir.

Yazar: Emir Karasu