Bilgiustam
Türkiye'nin Bilgi Sitesi

Disleksili Çocukların Okuma Becerileri Oyunlarla Artıyor mu?

0 4

Video oyunları bilişsel eğitimde hızla önemli bir konu haline geliyor. Araştırmaların çoğu, oyunları hastaların performanslarını ve hafızalarını iyileştirmelerine yardımcı olacak potansiyel bir araç olarak görüyor. Ancak, farklı video oyun türlerinin beynin beyaz maddesine ve bilişsel performansa yaptığı etkiler henüz ayrıntılandırılmamış durumda. Restoratif Nöroloji ve Nörobilim araştırmacıları, iki farklı oyun türünün (eylem ve strateji) öğrenme üzerinde işlevsel olarak farklı etkilerinin olup olmadığını belirlemek için analizlerini sürdürüyor.

Araştırmacılar, her oyunun farklı sonuçlara yol açtığını buldular. Spesifik olarak, strateji oyunlarının hafıza ile ilgili beyin bölgesindeki işlem hızı ve beyaz cevher bağlantısı ile ilişkili olduğu, aksiyon oyunlarının ruh halini idare eden beyin bölgesiyle ilişkili olduğu görüldü. Her iki oyun türü de, bellek ile ilgisi olan görevlerde daha iyi performans elde edilmesini sağlamakta. Ayrıca hız gerektiren görevlerde yüksek performansın, strateji oyunu oynayan kişilere özgü olduğu bulundu.

Gelişimsel disleksi, öğrenme güçlüğü kapsamındaki, okuma ve yazmada zorluk çekilmesi durumudur. Standart tanımı, zekanın, bilişsel ve duyusal yeteneklerin tamamen normal gelişmelerine rağmen, okuma ve yazmada güçlük çekilmesi sorunu olarak özetlenebilir.Okuma veya yazma sorunları, zihinsel yetersizlik, yetersiz / uyumsuz eğitim veya görme bozuklukları gibi duyusal problemlerle açıklanamadığında, kişi genellikle okuma sorunlu olarak tanımlanır. Bu arada, disleksinin gerçekten var olup olmadığı ya da duruma farklı kişiler arasındaki bireysel farklılıkların yansıyıp yansımadığı konusunda dikkatli olunmalıdır.

Washington Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada, öğrencileri özel eğitime yönlendirmek için örneğin yazmada zorluk çekme gibi tek bir öğrenme sorunu kategorisi kullanmanın bilimsel olarak desteklenmediğini göstermektedir. Bazı öğrencilerin yalnızca yazmada sorunu olmasına karşın, bazılarında hem okuma hem de yazma sorunları görülmektedir. Disleksi ve disgrafili çocuklar arasındaki, beyinlerinin yapısal beyaz cevher ve fonksiyonel gri madde farklılıklarını belirleyen araştırmacılar, bulguların bu özel öğrenme güçlüklerinin her birine özel tedavi uygulanması gereğini vurguluyorlar.

UW Öğrenme Engelliler Merkezi başkanlığını yürüten psikolog Virginia Berninger’e göre, sonuçlar bu farklı engellerin farklı beyin temelleri olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla farklı teşhis kriterlerine ve farklı tedavi yöntemlerine ihtiyaç var. Çalışma, disleksi teşhisi konulan, kelime okuma ve yazma zorluğu çeken 17 çocuk, disgrafi teşhisi konulmuş yazı yazma zorluğu çeken 14 çocuk ve 9 dil öğrenen yabancı çocuk ile birlikte, 4-9 sınıflar arasındaki 40 çocuğu kapsıyordu. Çocuklara, gösterilen bir harfi izleyen bir sonraki harfi yazmaları, bir metindeki eksik harfleri tamamlamaları ve astronotlarla ilgili bir metin planlamaları istendi.

Çocukların, UW Öğrenme Engelliler Merkezi’nde geliştirilen optik kalemlerle yazdıkları kaydedilirken, aktif beyin bağlantılarını gerçek zamanlı olarak ölçen bir fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) cihazı kullanıldı. Üç grubun her biri yazılı dilde ve bilişsel görevlerde anlamlı farklılıklar gösterdi. Kontrol grubunda, gri maddedeki dili işleme ve bilişsel düşünceyle ilişkili fonksiyonel bağlantıları kolaylaştıran daha fazla beyaz madde bağlantısı vardı. Bunun aksine, disleksi ve disgrafisi olan çocuklarda, daha az beyaz cevher bağlantısı ve daha fazla gri cevher bağlantısı olduğu görüldü. Başka bir deyişle, beyinleri aynı görevleri yerine getirmek için daha fazla çalışmak zorundaydı.

Araştırmalara göre, bilgisayar oyunları oynamak disleksik çocukların daha iyi okumasını sağlıyor. 12 saat oyun oynamanın, bir yıllık okuma çalışmasından veya geleneksel okuma bozukluğu tedavilerinden elde edilen xonuçlardan daha iyi performans sağladığı görüldü. Kanıtlar, araştırma ekibinin, disleksiyi dil becerilerinden ziyade görsel dikkati ilgilendiren sorunlarla ilişkilendiren daha önceki çalışmalarının sonuçlarını da destekliyor.

Padua Üniversitesi’nden Andrea Facoetti ve İtalya’daki Medea Bilim Enstitüsü, hareketli video oyunlarının görsel dikkatin birçok yönünü zenginleştirdiğini, disleksik çocukların, yazılı bir sözcüğün yüklendiği anlam ve bilgiyi daha hızlı özümsemek için dikkatlerini yönlendirmeyi ve odaklanmayı öğrendiklerini açıkladı. Bulgular, görsel dikkat eksikliklerinin, her on çocuktan birinde okumayı aşırı derecede zorlaştırdığını gösteriyor ve disleksinin temelini oluşturduğunu ileri süren hipotezi destekliyor. Disleksi için bugüne kadar video oyunlarını içeren herhangi bir onaylanmış tedavi yöntemi henüz yok.

Sando Franceschini, Simone Gori, Milena Ruffino, Simona Viola ve Massimo Molteni’nin de dahil olduğu Facoetti’nin ekibi, disleksili iki grup çocuğun okumalarını, fonoloji ve dikkat becerilerini, 80’er dakikalık dokuz oturumda oynadıkları eylemli veya eylemsiz video oyunlarının öncesinde ve sonrasında test ettiler. Eylemli video oyunu oyuncuları, daha doğru ve daha hızlı okumayı başardılar. Uygulanan çeşitli dikkat testlerinde de daha yüksek başarı gösterdiler. Facoetti’ye göre, disleksinin altında yatan beyin mekanizmalarını anlamak için bu sonuçlar çok önemli.

Ancak bu sonuçlar, herhangi bir gözetim, denetim ya da sınırlama olmadan sürekli video oyunları oynanmasını önermek anlamına gelmiyor. Başka bir araştırma, günde bir saatten az bir süreyle video oyunu oynamanın, çocukların ve gençlerin daha iyi uyum sağlamalarıyla bağlantılı olduğuna işaret ediyor. Oxford Üniversitesi tarafından 10-15 yaş aralığındaki 5.000 denekle yapılan araştırmada, kısa bir video oyunu oynayan gençlerin, daha önce hiç oynamamış olanlardan ya da üç saat veya daha fazla video oyunu oynayanlardan daha iyi uyum sağladıkları bulundu. Çalışmada, günde bir ila üç saat arasında “orta seviyede” oyun oynayanlarda ise herhangi bir olumlu etki saptanmadı.

Gene, Paris Descartes Üniversitesi ve Columbia Mailman Halk Sağlığı Okulu araştırmacıları tarafından birlikte yapılan ortak bir araştırmada, video oyunları oynamak için harcanan zaman ile çocukların zihinsel sağlığı ve bilişsel ve sosyal becerileri arasındaki ilişkiler değerlendirildi ve belirli sürelerle oynanan video oyunlarının küçük çocuklar üzerinde olumlu etkileri olabileceği bulundu. Sonuçlar, 6-11 yaşları arasındaki çocuklar için yürütülen Avrupa Okul Çocukları Akıl Sağlığı projesinin verilerini baz aldı.

Tüm bulgular, erken müdahaleler için büyük bir umut oluşturuyor. Çalışmalar, bilimsel sonuçlara dayanan, disleksili çocuklarda semptomları azaltabilecek veya disleksi riskinde olan çocuklara okumayı öğrenmeden önce uygulandığında disleksiyi önleyebilecek iyileştirme programlarının yolunu açmakta. Üstelik, çocuklar eğlenerek iyileşecekler.

Kaynakça:
-T.L.Richards, T.J.Grabowski, P.Boord, K.Yagle, M.Askren, Z.Mestre, P.Robinson, O.Welker, D.Gulliford, W.Nagy, V.Berninger, “Contrasting brain patterns of writing-related DTI parameters, fMRI connectivity, and DTI–fMRI connectivity correlations in children with and without dysgraphia or dyslexia”, NeuroImage:Clinical, (2015)

Yazar: Oben Güney Saraçoğlu

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.