Evliliklerde Boşanmaların En Çok Olduğu Dönemler ve Sebepleri

Evlilik, insanın hayatında hayalini kurduğu en büyük şeydir belkide. Fakat her evlilik öyle hayal edildiği gibi sonsuza kadar sürmemektedir maalesef. Öyle ki son dönemlerde boşanmaların oldukça fazlalaştığı gözlemlenmiştir. Bir çok evlilik danışmanı ve sosyologlar tarafından bu durumun temeli araştırılmıştır.
Evliliklerde boşanmaların belirili sebeplere dayalı olduğu gözlemlenmiştir ve bu gözlem sonucunda belirli dönemlerde ortaya çıkmıştır. Bu dönemler evliliklerde boşanmaların en çok olduğu dönem olarak saptanmıştır. Genel olarak bakıldığında boşanma sebepleri, şiddetli geçimsizlik, maddi sıkıntı ve kadın veya erkeğin gördüğü duygusal yada somut şiddet olarak mahkemelerde beyan olarak sunulmuştur . Aslında toplumda henüz tam anlamıyla kavranamamış, hatta boşanma eşiğinde olan çiftlerin veya boşanmış çiftlerin bile içinde bulunduğu durumu fark edememiş olsa da olayın boyutu sadece yukarıda sayılan sebepler değildir. Belki de sadece dönemsel uyum nedeniyle boşanmış ve hala fark edememiş bir çok çift vardır.

Evliliklerde dönemsel uyum oldukça önem taşımaktadır. Bu dönemsel uyuma alışamamış çiftler maalesef ya büyük bir kavga ve kargaşanın içinde kendilerini bulurlar ve bir çok sorunla kendilerini oldukça kötü bir duruma sürüklerler. Daha kötüsü ise bir çok çiftin bu dönemi atlatamayıp kendilerini mahkeme dairesinde bulmasıdır. Peki bu boşanmada dönemsel uyum ve boşanma dönemleri nedir?
Evlilikte boşanma dönemleri en çok ilk beş yılda görülmüştür ve bununla beraber ilk beş yılı bir şekilde tamamlayıp evliliğini sürdüren çiftleri ortalama yirmi yılı dolduran evliliklerde de tehlikeler beklemektedir. Bu ilk beş yıl ve yirminci yılın ise tamamen kişinin iç dünyası ve iletişimi ile ilgili atlatılabilecek bir durumdur. İç dünyasında karamsar kusur arayan ve sürekli karşı tarafı suçlayan eleştirel bir kişinin evliliğini başarı ile sürdürmesi mümkün değildir.

Evlilikte uyum süreci ilk beş yılı kapsayan kritik bir dönemdir. Her iki bireyinde ailelerinden ayrılarak bir başka bireyle aile kurması bu ilk beş yıllık kritik dönemin başıdır. neden mi kritik? Çünkü alışılagelmiş bir yaşamdan çıkıp tamamen farklı sorumluluklar isteyen bir yaşamın içinde olmaktır evlilik. Özellikle bu dönemde oldukça fazla olan boşanmaların sebebi ise, kişinin sevdiği insanla beraber sırtlanmak zorunda olduğu bir hayatın ve sorumlukların olmasıdır. Bunlar ise ilk başta her iki bireyin ailelerine karşı olan tavırlar kabullenme süreci ve aileler arasındaki uyumu dengede tutmasıdır. Genel olarak ilk beş yıllık uyum süreci denen süredeki boşanmaların sebebi olarak şu ifadeler yer almaktadır.’Eşimi çok seviyorum fakat ailesi ile bir türlü anlaşamıyorum.’, Eşim bana çok iyi davranıyor fakat annesi ne derse reddetmiyor.’, ‘Sürekli eşimin ailesini mutlu etmek zorunda hissediyorum ve onlardan çok sıkıldım.’ gibi cümleler kurulduğu gözlemlenmiştir. Aslında bu süreci atlatmakta yeni evli olan çiftlerin yanı sıra ailelerininde anlayışlı yaklaşımları çok önem taşımaktadır. Neticede evliliğin bir akrabalık bağı oluşturduğunu unutmamak gerek. Ortalama beş yıllık süreç iki kişinin ancak birbirini tanıması ve ailelerini olan uyumu sağlayabilmesi için yeterlidir. Uzmanlarında belirttiği gibi eğer ilk beş yılı atlatmış bir evlilik varsa onu yirminci yıla kadar o evliliğin bitme olasılığı diğer evliliklere oranla çok daha azdır.

Ortalama yirminci yıl kadar süren evliliklerde de birden bire boşanma kararları oldukça sık görülmüştür. Bunun sebebi ise ilk beş yıldakinden biraz daha farklıdır. Bu birazda evliliği sürdüren şahısların karakterleri ile alakalıdır. Genelde yaş olarak çok daha olgun ve evliliğe uzun yıllar emek verilmiş olmasına rağmen çiftlerin boşanma talepleri oldukça çoktur. Bu orta yaş sendromunun evliliğe olumsuz getirisidir. Genelde bunca yıl sonra kadınlarda sadakat duygusu yoğunlaşırken erkeklerde birden bire gençleşme, aktifleşme ve içinde bulunduğu hayat ve ilişkiden sıkılma gibi duygular uyandırabilir. Hatta bunların sonucunda bazen evliliği çatırdatacak üçüncü şahılar bile araya girebilir. Yani tarafların yeni ilişkilerde bulunarak aldatmaya kadar gittikleri gözlemlenmiştir. Tabi bütün bunların sonucu olarak ise yine yıllarca emek verilmiş olan evliliğin bitmesi kaçınılmaz hal almaktadır.
Eğer evlilikten beklentiniz hayal edildiği gibi uzun yıllar sürmesi ve hiç bitmemesi ise; Bütün bu süreçleri kolaylıkla atlatabilmek için evlilik terapistleri, aile danışmaları, psikolog gibi uzmanlardan yardım istemekte fayda vardır. Unutulmamalıdır ki her evlilik kendi çerçevesinde emek ve birazcık fedakarlık ister. Bazen sebepsizce oluşan olumsuz kararları sorgulayıp altında yatan temel sorunu bulmak evliliği kurtarmak adına atılmış en büyük adım olacaktır.

Yazar: Feride AkdoĞan

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :